2009-01-21 - 13:00
DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, öldürülen bazı kişilerin BOTAŞ kuyularına atıldığını iddia ederek, ''O kuyulardan bomba, silah değil cesetler çıkacak'' dedi.
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, Silopi'deki kimsesizler
mezarlığında, faili meçhul cinayete kurban giden 200 kişinin cesedinin bulunduğa
ve öldürülen bazı kişilerin BOTAŞ kuyularına atıldığına ilişkin iddialarını tekrarladı.
Demirtaş, DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın iddialarla ilgili
Genel Kurulda dün söz aldığını, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in de bu konuda
ellerinde bilgi ve belge bulunup bulunmadığını sorduğunu anımsattı.
TBMM'nin yasama organı olduğunu, milletvekillerinin talep ve iddialarının
yürütme ve yargı organları tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade
eden Demirtaş, ''Hiç kimse Meclis kürsüsüne somut delille çıkmaya mecbur değil''
dedi.
Demirtaş, 1993 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde
gözaltına alınan 11 kişinin daha sonra cesetlerinin bulunduğunu anlatan Demirtaş,
bu cesetlere ait belge ve fotoğrafları gösterdi.
Gözaltına alınan veya kaybolan bazı kişilerin cesetlerine ulaşıldığını
bildiren Demirtaş, ''2005'te kayıplarla ilgili çok sayıda başvuru yaptık. O zaman
da Başbakan aynıydı, iktidar aynıydı. Sanki hiç bu olaylar yaşanmamış gibi
gösterilmesi manidardır. BOTAŞ'ın ölüm kuyularıyla ilgili iddia, önceki
cesetlerin nerelerde gömüldüğünü söyleyen aynı itirafçıya yani Abdülkadir Aygan'a
ait. Tuncay Güney'in sunduğu kadar delil mi bekleniyor? TRT gitsin iddia edilen
yerlerde canlı yayın yapsın, mezarlar, kuyular açılsın. O kuyulardan bomba, silah
değil cesetler çıkacak'' diye konuştu.
''Türkiye'nin bu gerçeklerle yüzleşmesi lazım'' diyen Demirtaş, toplumun
devletle aidiyet bağlarının nasıl koparıldığının da araştırılması gerektiğine
dikkati çekti.
Demirtaş, iddialarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu
kurulması için önerge hazırladıklarını sözlerine ekledi.
mezarlığında, faili meçhul cinayete kurban giden 200 kişinin cesedinin bulunduğa
ve öldürülen bazı kişilerin BOTAŞ kuyularına atıldığına ilişkin iddialarını tekrarladı.
Demirtaş, DTP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır'ın iddialarla ilgili
Genel Kurulda dün söz aldığını, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in de bu konuda
ellerinde bilgi ve belge bulunup bulunmadığını sorduğunu anımsattı.
TBMM'nin yasama organı olduğunu, milletvekillerinin talep ve iddialarının
yürütme ve yargı organları tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade
eden Demirtaş, ''Hiç kimse Meclis kürsüsüne somut delille çıkmaya mecbur değil''
dedi.
Demirtaş, 1993 yılında Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alaca köyünde
gözaltına alınan 11 kişinin daha sonra cesetlerinin bulunduğunu anlatan Demirtaş,
bu cesetlere ait belge ve fotoğrafları gösterdi.
Gözaltına alınan veya kaybolan bazı kişilerin cesetlerine ulaşıldığını
bildiren Demirtaş, ''2005'te kayıplarla ilgili çok sayıda başvuru yaptık. O zaman
da Başbakan aynıydı, iktidar aynıydı. Sanki hiç bu olaylar yaşanmamış gibi
gösterilmesi manidardır. BOTAŞ'ın ölüm kuyularıyla ilgili iddia, önceki
cesetlerin nerelerde gömüldüğünü söyleyen aynı itirafçıya yani Abdülkadir Aygan'a
ait. Tuncay Güney'in sunduğu kadar delil mi bekleniyor? TRT gitsin iddia edilen
yerlerde canlı yayın yapsın, mezarlar, kuyular açılsın. O kuyulardan bomba, silah
değil cesetler çıkacak'' diye konuştu.
''Türkiye'nin bu gerçeklerle yüzleşmesi lazım'' diyen Demirtaş, toplumun
devletle aidiyet bağlarının nasıl koparıldığının da araştırılması gerektiğine
dikkati çekti.
Demirtaş, iddialarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu
kurulması için önerge hazırladıklarını sözlerine ekledi.
