2017-10-16 - 15:58
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın Başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, CHP'nin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi. Genel Kurulda ayrıca, yapılan oylamada, RTÜK üyeliğine, AK Parti kontenjanından Ebubekir Şahin ve Taha Yücel; CHP kontenjanından İlhan Taşçı seçildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın Başkanlığında toplandı. Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın hastaneye kaldırıldığını ve sağlık durumunun iyi olduğu yönünde bilgi aldığını belirten Aydın, "Kendisine, ailesine, CHP grubuna geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." ifadesini kullandı.
Aydın, Ankara'nın başkent oluşunun 94. yıl dönümü de kutladı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Deniz Baykal'a geçmiş olsun temennisinde bulundu. Açıklanan işsizlik verilerine göre, genç nüfustaki işsizliğinin artığına dikkati çeken Akçay, sorunun ülkenin geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Binlerce gencin işsizlik sorunuyla karşı karşıya geldiği için lisans üstü eğitime yöneldiğini vurgulayan Akçay, genç işsizliğin ekonominin en zayıf halkası olduğuna işaret ederek, buna çözüm bulunmasını istedi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Baykal'a acil şifalar diledi. 17 yaşındaki Helin Palandöken'in okul çıkışında vurularak öldürüldüğünü anımsatan Kerestecioğlu, silahın ruhsatsız olduğunu ve internetten sipariş verildiğini belirterek, büyük tehlike yaratan silahlanmaya karşı hükümeti göreve çağırdı ve 28 Eylül'ün "Bireysel Silahsızlanma Günü" olarak kabul edilmesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Baykal'a anjiyo yapıldığını anımsatarak, sağlık durumuyla ilgili bilgi almak için arayan tüm siyasi parti genel başkanları, grup başkanvekilleri, bakanlar ve tüm milletvekillerine partisi adına teşekkür etti.
Baykal'ın CHP kadar Türkiye demokrasisi için de önemli olduğuna işaret eden Özel, "Yapmış olduğu görevlerin tümünde liyakatı ve vatanseverliiği, ülke menfaatleri ve devlet adamlığını ön plana koymuş olan sayın genel başkanımıza CHP olarak acil şifalar diliyoruz. En büyük umudumuzun onu en kısa zamanda aramızda görmek olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
Hayatının en zor telefon görüşmelerinden birini Helin Palandöken'in babası Nihat Palandöken ile yaptığını aktaran Özel, baba Palandöken'in bütün milletvekilleri ve bütün partilerden kızının davasını takip etmesini istediğini aktardı. Nihat Palandöken'in, "Biz yandık, başka babalar, anneler yanmasın" değini anlatan Özel, "Bu konuda da Meclis'i üzerine düşen görevi yapacağını ümit ediyoruz." ifadesini kullandı.
Bunun üzerine Başkan Aydın, "Davayı hep birlikte takip edeceğiz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Baykal'a acil şifalar dileyerek, Somali'nin başkenti Mogadişu'daki terör saldırısını kınadı. İnceöz, "Bu saldırı terörün ve terör örgütlerinin dünya ve insanlığı nasıl tehdit ettiğini, terörün bölgesinin, coğrafyasının olmadığını da çok açık ve net bir göstergesidir. Terör ve terör örgütlerine karşı aslında tüm dünyanın ortak bir mücadeleyi, söylemi ve duruşuyla sergilemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Somali'de yaraların sarılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla gerekli girişimlerde bulunulduğuna değinen İnceöz, Türkiye'nin bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Somalililerin yanında olacağını kaydetti.
Helin Palandöken'in ailesinin acısını paylaştıklarını belirten İnceöz, davanın takipçisi olacaklarını bildirdi. Dünya Gıda Günü olduğunu anımsatan İnceöz, israftan uzak durulmasını istedi.
Gündem dışı söz alan MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, İstanbul'da hafriyat kamyonlarının ve öğrenci servislerinin bazı sorunlar yarattığına işaret ederek, hükümeti ve İstanbul'u yönetenleri çözüm için göreve çağırdı.
CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, son dönemlerde AK Parti'li bazı belediye başkanlarının görevden alınmasının gündemde olduğunu belirterek, bunun halkının iradesi ve seçimlere saygısızlık olduğunu savunarak, suçu olan varsa bu kişilerin yargıya intikal ettirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kişilerin "istifa ederlerse AK Parti'de görev alacağı, etmezlerse İçişleri Bakanlığınca görevden alınacağı" yönünde iddiaların bulunduğunu aktaran İrgil, "Hani sandıkla gelen sandıkla giderdi." diye sordu. İrgil, masum olduğuna inanan belediye başkanlarının, buna "hayır" demesini istedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan da Ankara'nın başkent oluşunun yıl dönümü sebebiyle söz aldı.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, "ihalelerde yasal sorumluluğunu yerine getirmediği ve kamunun zarara uğratılmasına göz yumduğu" gerekçesiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkında verdiği gensoru önergesinin ön görüşmeleri başladı.
Görüşmelere geçilmeden, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, gensoru görüşmesinin Meclis televizyonundan yayınlanmamasını eleştirdi. Özel, "Görülüyor ki İçtüzük'te Genel Kurulun çalışmalarının yayınlanmasına ilişkin atfedilen yaklaşım, Mecliste karşılık bulmuyor." dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, İçtüzük'te Meclis çalışmalarının yayınlamasıyla ilgili "TBMM önemli ve özel haller saklı kalmak kaydıyla" ibaresinin bulunduğunu anımsatılarak, "Meclisin rutin çalışma saatlerinin dışında, önceki dönemde grup toplantıları, bütçe görüşmeleri, 23 Nisan ve 1 Ekim'de Meclisten istisnasız olarak yayın yapılmış. TBMM ile TRT arasındaki protokolün aynısı İçtüzüğe dercedilmiş. Gensoru ya da genel görüşme günlerinde yayın yapılmamış." ifadesini kullandı.
HDP ve MHP Grup başkanvekillerinin de yayın yapılabileceği yönünde görüş bildirmesi üzerine, TBMM Başkanvekili Aydın, bu konuda karar verme yetkisinin olmadığını söyleyerek, birleşime ara verdi ve grup başkanvekillerini görüşmeye çağırdı.
Aranın ardından, TBMM Başkanvekil Aydın, konunun, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın partilerin grup başkanvekilleriyle bir araya gelerek ya da Başkanlık Divanı toplantısında ele alınacağını söyledi.
Gensorunun imza sahibi olarak söz alan CHP İstanbul Millletvekili Aykut Erdoğdu, "Dünyanın en büyük inşaat yolsuzluğu olan üçüncü havalimanındaki yolsuzluklarla, havuzcu müteahhitlere 4,5 milyar Avro haksız kazanç sağlandı. Bu, Türkiye'deki her bireyden 250-300 TL almak demektir." iddiasında bulundu.
Kendilerine "Niye gensoru veriyorsunuz." diye sorulduğunu aktaran Erdoğdu, "Bu halk yoksulluktan kırılırken, bu konularla ilgili gensoru vermeyelim de ne yapalım? Gidecek yargı mı bıraktınız? Metal yorgunluğu diye bir şey yok, çürüme ve bozulma söz konusu. Çürümüş bir düzenle karşı karşıyayız. Beytülmala el uzatılmış durumda." dedi.
MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, kamu kaynaklarının etkin ve ekonomik kullanılmasına yönelik en etkili araçlardan birinin Kamu İhale Kanunu olduğunu bildirdi.
Fırsat eşitliğinin sağlandığı şeffaf ihale süreçlerinin, ektin, verimli ve ekonomik sonuçlar doğuracağını belirten Büyükataman, şöyle devam etti:
"Kamu İhale Kanunu'nda bugüne kadar geçen süreçte pek çok değişiklik yapılmış ve bu çerçevede haklı olarak eleştiriler de beraberinde gelmiştir. Bu değişikikler sonucu Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkeleri zedelenmiş, hırpalanmış, deyim yerindeyse delik deşik olmuştur. İhale mevzuatında yapılan değişikliklerle birçok işe istisna ve muafiyet getirilmiş olması, kamu kurumlarının doğrudan alım yapabilmesine olanak sağlanması, kamu vicdanında ihalelerin istenilen şekilde yönlendirildiği kanaatinin oluşmasına neden olmuştur. İstisnai yöntemleri genel uygulama haline getirmek doğru değildir.
Kamu ihalelerinin yasalara uygun, yolsuzluğa yol vermeyecek ya da çeşitli suiistimallere yol açmayacak şekilde uygulanması milli görevdir. Bürokratlarımız ihale kanununu önlerinde bir engel olarak görmemeliler. Kamu İhale Kanunu'nun, gelinen noktada, son kez, kamu vicdanını tatmin edecek şekilde değiştirilmesi ve elden geçirilmesi zaruri hale gelmiştir."
Büyükataman, MHP Grubunun Gensorunun aleyhinde oy kullanacağını ifade etti.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Kamu İhale Kanunu'nda yüzün üzerinde değişiklik yapıdığını, kanunun getiriliş amacının terk edildiğini öne sürdü.
Dora, "İhalelerin pazarlık usulüyle yapıldığına ve kamu kaynaklarının usulsüz şekilde özel teşebbüse aktarıldığına tanıklık etmekteyiz." dedi.
İhalelerin şeffaflık, rekabetçilik ilkeleri gözardı edilerek yapılmaya başlandığını savunan Dora, şunları kaydetti:
"Ulaştırma Bakanlığının, pazarlık usulü ihaleyi bir istisna olmaktan çıkararak yaygın hale getirilmesini ibretle görmekteyiz."
AK Parti Sivas Milletvekili Habib Soluk, "Yasama organı denetim yollarını kullanmalıdır ama milletimizin geleceğine yapılan asırlık projeleri dünya hayranlıkla izlerken bizler de yapılanların hakkını verelim." dedi.
AK Parti Sivas Milletvekili Soluk, CHP'nin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler sırasında grubu adına söz aldı.
Soluk, Kamu İhale Kanunu çerçevesinde yapılan ihalelerin mevzuata uygun ve şeffaf olarak gerçekleştirildiğini söyledi.
AK Parti iktidarları döneminde her alanda dünyanın örnek olarak gösterdiği yatırımların yapıldığını ve yapılmaya devam edileceğini vurgulayan Soluk, 2002'den beri ülkenin her yerini ulaşılır hale getirmeye çalıştıklarını vurguladı.
Ulaştırma ve haberleşme alanında mega projelerin ülkenin hizmetine sunulduğunu dile getiren Soluk, kaderine terk edilen demiryollarının da makus talihinden kurtarılarak yeniden devlet politikası haline geldiğini ifade etti.
Soluk, "Yasama organı denetim yollarını kullanmalıdır ama milletimizin geleceğine yapılan asırlık projeleri dünya hayranlıkla izlerken bizler de yapılanların hakkını verelim." diye konuştu.
AK Parti hükümetleri döneminde ülkenin uydu fırlatacak seviyeye ulaştığının altını çizen Soluk, TURKSAT 3A, TURKSAT 4A, TURKSAT 4B'nin fırlatıldığını, 2020'de TURKSAT 5A ve 2021'de TURKSAT 5B uydularının fırlatılarak, hizmete sunulacağını bildirdi.
Tamamen yerli ve milli olarak üretilecek TURKSAT 6A'nın çalışmalarının sürdüğünü belirten Soluk, şöyle konuştu:
"Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Demiryolları bir ülkeyi medeniyet ve refah nurlarıyla aydınlatan kutsal bir meşaledir. Demiryolları inşaatı siyaseti, hedeflerine ulaşmak için durmadan başarı ile tatbik edilmelidir' sözlerine rağmen demiryolları, Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet hedefini unuturcasına maalesef ihmal edilmiş, uzun yıllar ray bağlantılarına anahtar değmemiş, adeta kendi kaderine terk edilmişti. Malazgirt Zaferi'nde Sultan Alparslan gibi 'kefenimi giydim' diyebilen Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 2003 yılındaki talimatlarıyla demir yolları makus talihinden kurtarılarak yeniden devlet politikası haline getirilmiştir."
Habib Soluk, AK Parti iktidarında saymakla bitiremeyeceği mega projelere imza atıldığını, bunların görmezden gelinemeyeceğini ifade ederek, "Bunun en azından haksızlık olduğunu düşünüyorum. Gelecek nesilllere miras kalacak bu asırlık projelerin gensorularla önlenmesine asla gönlümüz razı olmayacaktır." dedi.
CHP adına konuşan Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Başbakan Binali Yıldırım'ın "İş mi yapacağız, mevzuat mı kollayacağız." diyerek, iktidarın iş şeklini aktardığını savundu.
Gazi Meclisin, kurtuluş mücadelesi verirken dahi içinden çıktığı Meclisi en sert şekilde denetlediğini, Atatürk dahil kimsenin kendisini hukukun üstünde görmediğini anlatan Öztrak, AK Parti iktidarları döneminde yönetimde keyfiliğin arttığını öne sürdü.
AK Parti'nin 2003'ten bu yana Kamu İhale Kanunu'nu 42 kez değiştirerek, "kanuna uymak yerine kanunu kendine uydurduğunu" savunan Öztrak, kanuna göre pazarlık usulünün özel ve istisnai durumlarda kullanılacağını ancak bu istisnanın iktidar tarafından açıkça suistimal edildiğini ileri sürdü.
Bakanlığa bağlı kurumların açtığı ihaleleri "iktidar partisine yakınlığıyla bilinen müteahhitlerin" aldığını iddia eden Öztrak, ihalelere ilişkin bilgi edinme hakkını kullandığını ancak yanıt alamadığını söyledi.
Soru önergelerine de yanıt alamadığını öne süren Öztrak, "Hukuksuz bir iş yoksa idarenin çok rahatlıkla paylaşacağı bu bilgiler neden milletle paylaşılmaz?" diye sordu.
Öztrak, şunları kaydetti:
"Eğer birileri TBMM'nin çıkardığı bi·r kanuna uymuyorsa, kanuna karşı hi·le yapıyorsa bunu yapanların hesap vermesi lazım. Yönetim keyfilik kaldırmaz. Keyfi yönetimlere saygı duyulmaz. Eğer iktidar, 'OHAL rejimi uyguluyorum, kimseye hesap vermem, kanun dinlemem, istediğim gibi davranırım' diye düşünüyorsa; kusura bakmasın o zaman biz de 'bu OHAL, FETÖ ile mücadele için değil, yandaşı abat etmek için çıkarıldı' deriz."
Bakanların Meclise karşı sorumluluğu bulunduğunu anımsatan Öztrak, "Meclis, bu duruma vaziyet etmek zorundadır. İhalelerde rekabet şartlarının oluşmasını engelleyenlerden ve adrese ihale teslim etmek için istisnai şartlarda uygulanabilecek hükümleri, istismar ederek kanuna karşı hile yapanlardan hesap sormak zorundadır. " dedi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, son 2 yılda 4 bin 440 ihale yaptıklarını, pazarlık usulü ihale kapsamında ise 139 ihale gerçekleştirdiklerini, bunlara 362 farklı firmayı davet ettiklerini bildirdi.
Arslan, CHP'nin hakkında verdiği gensoru önergesi üzerine TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, ulaştırma altyapılarının, ekonomik gelişmişliğin en önemli göstergesi olduğunu söyledi.
Bakan Arslan, bir ülkenin kalkınmasının, ekonomik olarak sanayisiyle ekonomisiyle özellikle katma değer oluşturarak büyümesinin olmazsa olmaz lokomatifinin, ulaştırma, ulaşım ve erişim olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Bu kapsamda bu ülkenin ulaşabilmesi, erişebilmesi adına 81 ilde yaptığımız projeleri bir an önce bitirmek, insanımızın hizmetine sunmak adına Kamu İhale Kanunu dahil olmak üzere bütün mevzuatlar çerçevesinde özellikle saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği ve kamuoyu denetim ilkelerini, en önemlisi de kamu yararı gözeterek bu işi yapıyoruz. Bu konuda hiçkimsenin şüphesi olmasın."
Hakkında verilen gensoru önergesinde yer alan ithamların doğru olmadığını ifade eden Arslan, bunları açıkça reddettiğini kaydetti. Arslan, doğru bilgi ve analizlere dayanmayan, içerikten yoksun, çoğu maksatlı gazete haberlerine dayanarak yapılan ithamlarla bir sonuç alınamayacağını belirtti.
Bir yatırımın, ya sosyal fayda sağlayacağı ya da katma değer oluşturacağı için yapıldığını dile getiren Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz ister sosyal fayda ister katma değer oluşturması adına yaptığımız bütün yatırımların uzamaması, tahribatların oluşmaması, katma değer oluşturması adına bir an önce bitirmek için yol alıyoruz. 2002'den önce karayolu sektöründe yatırım programındaki bir projenin ortalama bitme süresi 11 yılken, şimdi 4 yıldır. Denizcilik sektöründe yatırım programındaki bir projenin bitme süresi ortalama 30 yıl, şimdi 4 yıldır. Demiryolu sektöründe ortama 6 yılda bitiriyoruz. 2002 öncesinde 50 yılda yapılan 945 kilometredir.
Çok zor bir coğrafyada olduğumuzu, yoğun ve şiddetli sismik alanların olduğu, yüzde 75 deprem kuşağında olan güzergahlarda proje yaptığımızı, ülkemizi bir baştan bir başa bölünmüş yollarla bölerken, kuzeyden güneye ana koridorları oluştururken böyle bir coğrafyada çalışıyoruz. Bu coğrafyadan kaynaklı olarak bazen öngörmediğiniz sonuçlar ortaya çıkıyor. Bu durumlar ortaya çıktığında projelerin yarım kalmaması, tünellerin geçmişteki gibi çökmemesi, viyadüklerin bitebilmesi, yolların deprem ve heyelandan kaynaklı akıp gidip maliyetin daha fazla artmaması adına bir an önce bu projeleri bitirmemiz gerekiyor. Buna göre hareket ediyoruz."
Arslan, heyelan, sel, yeraltı suları, göçüklerin, ölçülenden daha az zayıf zeminlerin önceden öngörülemeyebileceğine işaret etti. Arslan, ihale ettikleri, başladıkları işte öngöremedikleri durumların çıkması halinde bunları bir an önce bitirmek için istisnai yollara başvurmaları gerektiğini kaydetti.
Eskisi gibi olmadıklarını, Türkiye'de birçok uluslararası organizasyon yaptıklarını, Antalya'da Expo 2016, Samsun'da engellilere yönelik olimpiyatları gerçekleştirdiklerini anlatan Arslan, bunlar için bağlantı yollarını bir an önce yapmak gerektiğini söyledi.
Bakan Arslan, bunları da istisnai metodlarla yapmak gerektiğini, istisnai metodların Kamu İhale Kanunun 20 ve 21. maddelerinde tanımlandığını anımsattı. Arslan, 21/b ve 21/c'nin bu kapsamda olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Ancak bilinmelidir ki 21. maddedeki ifadelerin tamamı 2003'te yürürlüğe giren Kamu İhale Kanunu'ndaki ifadelerin bizzat kendisidir. AK Parti hükümetleri dönemine bir kelime dahi değişiklik yapılmamıştır. Burada, bunun, bir usul, yol olduğu söylendi. Usul, yol olmadığını birkaç rakamla söyleyeyim. Son 2 yılda yaptığımız ihale toplamı 4 bin 440. Belki de birilerinin 80 yılda yaptığı. Bu ihalelerden sadece 139'u bu yöntemle yapıldı. 'Birilerine pasta dağıtıyorsunuz, birilerine peşkeş çekiyorsunuz' denildi. 21. madde kapsamında 139 ihale yapmışız, 362 farklı firma davet etmişiz, bunların 109 tanesi bu ihaleleri kazanmış. Aklınızdan, gönlünüzden geçeni bize mal etmeyin.
Özellikle bu yöntemle yapılan ihalelerde fiyat dışı unsurlar çok önemlidir. Davet ettiğiniz her firmanın 100 tam puan alması lazım fiyat dışı unsurlardan. Biz pastadan pay almanın peşindeyiz. 'Ama hangi pastanın?' 3, 4 saatlik uçuşla 35 trilyon dolarlık GSYİH olan, 1,5 milyar insana erişiyoruz. Bu 1,5 milyar insanın 7,5 trilyon dolar ticareti var. Bu 7,5 trilyon dolardan taşımacılıktan kaynaklı, o büyük pastadan pay almak istiyoruz, ülkemiz adına, insanımız adına."
Bakan Arslan, gazete haberinde, geçerli olmayan belgelerle ihale verildiğinin yazıldığına işaret ederek, "Kimin haddi, kimin hakkıdır?" diye tepki gösterdi.
Bu kapsamda birçok firmayı elediklerini dile getiren Arslan, yolun, mercinin belli olduğunu belirtti. Arslan, Kamu İhale Kurumu, idare mahkemesine, Danıştaya gidilebileceğini anımsatarak, "Birçok firma da gidiyor. Sonra onların verdiği kararlar çerçevesinde gereğini yapıyoruz. 'Gazete şöyle yazdı, falan şöyle dedi' diye onların dediğine göre hareket edemeyiz. Hukuka, kanunlara uyacaksınız, vatandaşın hakkını savunacaksınız. Bizim tam da yaptığımız budur. O yaygara koparanlar bunun dışında bir yol bekliyorlar bizden. Bunun dışında bir yöntemle hareket etmemizi bekliyorlar bizden. Kusura bakmasınlar o yol da o yöntem de biz yokuz." diye konuştu.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Aydın, Ankara'nın başkent oluşunun 94. yıl dönümü de kutladı.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Deniz Baykal'a geçmiş olsun temennisinde bulundu. Açıklanan işsizlik verilerine göre, genç nüfustaki işsizliğinin artığına dikkati çeken Akçay, sorunun ülkenin geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Binlerce gencin işsizlik sorunuyla karşı karşıya geldiği için lisans üstü eğitime yöneldiğini vurgulayan Akçay, genç işsizliğin ekonominin en zayıf halkası olduğuna işaret ederek, buna çözüm bulunmasını istedi.
HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Baykal'a acil şifalar diledi. 17 yaşındaki Helin Palandöken'in okul çıkışında vurularak öldürüldüğünü anımsatan Kerestecioğlu, silahın ruhsatsız olduğunu ve internetten sipariş verildiğini belirterek, büyük tehlike yaratan silahlanmaya karşı hükümeti göreve çağırdı ve 28 Eylül'ün "Bireysel Silahsızlanma Günü" olarak kabul edilmesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Baykal'a anjiyo yapıldığını anımsatarak, sağlık durumuyla ilgili bilgi almak için arayan tüm siyasi parti genel başkanları, grup başkanvekilleri, bakanlar ve tüm milletvekillerine partisi adına teşekkür etti.
Baykal'ın CHP kadar Türkiye demokrasisi için de önemli olduğuna işaret eden Özel, "Yapmış olduğu görevlerin tümünde liyakatı ve vatanseverliiği, ülke menfaatleri ve devlet adamlığını ön plana koymuş olan sayın genel başkanımıza CHP olarak acil şifalar diliyoruz. En büyük umudumuzun onu en kısa zamanda aramızda görmek olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
Hayatının en zor telefon görüşmelerinden birini Helin Palandöken'in babası Nihat Palandöken ile yaptığını aktaran Özel, baba Palandöken'in bütün milletvekilleri ve bütün partilerden kızının davasını takip etmesini istediğini aktardı. Nihat Palandöken'in, "Biz yandık, başka babalar, anneler yanmasın" değini anlatan Özel, "Bu konuda da Meclis'i üzerine düşen görevi yapacağını ümit ediyoruz." ifadesini kullandı.
Bunun üzerine Başkan Aydın, "Davayı hep birlikte takip edeceğiz." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Baykal'a acil şifalar dileyerek, Somali'nin başkenti Mogadişu'daki terör saldırısını kınadı. İnceöz, "Bu saldırı terörün ve terör örgütlerinin dünya ve insanlığı nasıl tehdit ettiğini, terörün bölgesinin, coğrafyasının olmadığını da çok açık ve net bir göstergesidir. Terör ve terör örgütlerine karşı aslında tüm dünyanın ortak bir mücadeleyi, söylemi ve duruşuyla sergilemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Somali'de yaraların sarılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla gerekli girişimlerde bulunulduğuna değinen İnceöz, Türkiye'nin bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Somalililerin yanında olacağını kaydetti.
Helin Palandöken'in ailesinin acısını paylaştıklarını belirten İnceöz, davanın takipçisi olacaklarını bildirdi. Dünya Gıda Günü olduğunu anımsatan İnceöz, israftan uzak durulmasını istedi.
Gündem dışı söz alan MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, İstanbul'da hafriyat kamyonlarının ve öğrenci servislerinin bazı sorunlar yarattığına işaret ederek, hükümeti ve İstanbul'u yönetenleri çözüm için göreve çağırdı.
CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, son dönemlerde AK Parti'li bazı belediye başkanlarının görevden alınmasının gündemde olduğunu belirterek, bunun halkının iradesi ve seçimlere saygısızlık olduğunu savunarak, suçu olan varsa bu kişilerin yargıya intikal ettirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu kişilerin "istifa ederlerse AK Parti'de görev alacağı, etmezlerse İçişleri Bakanlığınca görevden alınacağı" yönünde iddiaların bulunduğunu aktaran İrgil, "Hani sandıkla gelen sandıkla giderdi." diye sordu. İrgil, masum olduğuna inanan belediye başkanlarının, buna "hayır" demesini istedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan da Ankara'nın başkent oluşunun yıl dönümü sebebiyle söz aldı.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, "ihalelerde yasal sorumluluğunu yerine getirmediği ve kamunun zarara uğratılmasına göz yumduğu" gerekçesiyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkında verdiği gensoru önergesinin ön görüşmeleri başladı.
Görüşmelere geçilmeden, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, gensoru görüşmesinin Meclis televizyonundan yayınlanmamasını eleştirdi. Özel, "Görülüyor ki İçtüzük'te Genel Kurulun çalışmalarının yayınlanmasına ilişkin atfedilen yaklaşım, Mecliste karşılık bulmuyor." dedi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, İçtüzük'te Meclis çalışmalarının yayınlamasıyla ilgili "TBMM önemli ve özel haller saklı kalmak kaydıyla" ibaresinin bulunduğunu anımsatılarak, "Meclisin rutin çalışma saatlerinin dışında, önceki dönemde grup toplantıları, bütçe görüşmeleri, 23 Nisan ve 1 Ekim'de Meclisten istisnasız olarak yayın yapılmış. TBMM ile TRT arasındaki protokolün aynısı İçtüzüğe dercedilmiş. Gensoru ya da genel görüşme günlerinde yayın yapılmamış." ifadesini kullandı.
HDP ve MHP Grup başkanvekillerinin de yayın yapılabileceği yönünde görüş bildirmesi üzerine, TBMM Başkanvekili Aydın, bu konuda karar verme yetkisinin olmadığını söyleyerek, birleşime ara verdi ve grup başkanvekillerini görüşmeye çağırdı.
Aranın ardından, TBMM Başkanvekil Aydın, konunun, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın partilerin grup başkanvekilleriyle bir araya gelerek ya da Başkanlık Divanı toplantısında ele alınacağını söyledi.
Gensorunun imza sahibi olarak söz alan CHP İstanbul Millletvekili Aykut Erdoğdu, "Dünyanın en büyük inşaat yolsuzluğu olan üçüncü havalimanındaki yolsuzluklarla, havuzcu müteahhitlere 4,5 milyar Avro haksız kazanç sağlandı. Bu, Türkiye'deki her bireyden 250-300 TL almak demektir." iddiasında bulundu.
Kendilerine "Niye gensoru veriyorsunuz." diye sorulduğunu aktaran Erdoğdu, "Bu halk yoksulluktan kırılırken, bu konularla ilgili gensoru vermeyelim de ne yapalım? Gidecek yargı mı bıraktınız? Metal yorgunluğu diye bir şey yok, çürüme ve bozulma söz konusu. Çürümüş bir düzenle karşı karşıyayız. Beytülmala el uzatılmış durumda." dedi.
MHP Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, kamu kaynaklarının etkin ve ekonomik kullanılmasına yönelik en etkili araçlardan birinin Kamu İhale Kanunu olduğunu bildirdi.
Fırsat eşitliğinin sağlandığı şeffaf ihale süreçlerinin, ektin, verimli ve ekonomik sonuçlar doğuracağını belirten Büyükataman, şöyle devam etti:
"Kamu İhale Kanunu'nda bugüne kadar geçen süreçte pek çok değişiklik yapılmış ve bu çerçevede haklı olarak eleştiriler de beraberinde gelmiştir. Bu değişikikler sonucu Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkeleri zedelenmiş, hırpalanmış, deyim yerindeyse delik deşik olmuştur. İhale mevzuatında yapılan değişikliklerle birçok işe istisna ve muafiyet getirilmiş olması, kamu kurumlarının doğrudan alım yapabilmesine olanak sağlanması, kamu vicdanında ihalelerin istenilen şekilde yönlendirildiği kanaatinin oluşmasına neden olmuştur. İstisnai yöntemleri genel uygulama haline getirmek doğru değildir.
Kamu ihalelerinin yasalara uygun, yolsuzluğa yol vermeyecek ya da çeşitli suiistimallere yol açmayacak şekilde uygulanması milli görevdir. Bürokratlarımız ihale kanununu önlerinde bir engel olarak görmemeliler. Kamu İhale Kanunu'nun, gelinen noktada, son kez, kamu vicdanını tatmin edecek şekilde değiştirilmesi ve elden geçirilmesi zaruri hale gelmiştir."
Büyükataman, MHP Grubunun Gensorunun aleyhinde oy kullanacağını ifade etti.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, Kamu İhale Kanunu'nda yüzün üzerinde değişiklik yapıdığını, kanunun getiriliş amacının terk edildiğini öne sürdü.
Dora, "İhalelerin pazarlık usulüyle yapıldığına ve kamu kaynaklarının usulsüz şekilde özel teşebbüse aktarıldığına tanıklık etmekteyiz." dedi.
İhalelerin şeffaflık, rekabetçilik ilkeleri gözardı edilerek yapılmaya başlandığını savunan Dora, şunları kaydetti:
"Ulaştırma Bakanlığının, pazarlık usulü ihaleyi bir istisna olmaktan çıkararak yaygın hale getirilmesini ibretle görmekteyiz."
AK Parti Sivas Milletvekili Habib Soluk, "Yasama organı denetim yollarını kullanmalıdır ama milletimizin geleceğine yapılan asırlık projeleri dünya hayranlıkla izlerken bizler de yapılanların hakkını verelim." dedi.
AK Parti Sivas Milletvekili Soluk, CHP'nin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler sırasında grubu adına söz aldı.
Soluk, Kamu İhale Kanunu çerçevesinde yapılan ihalelerin mevzuata uygun ve şeffaf olarak gerçekleştirildiğini söyledi.
AK Parti iktidarları döneminde her alanda dünyanın örnek olarak gösterdiği yatırımların yapıldığını ve yapılmaya devam edileceğini vurgulayan Soluk, 2002'den beri ülkenin her yerini ulaşılır hale getirmeye çalıştıklarını vurguladı.
Ulaştırma ve haberleşme alanında mega projelerin ülkenin hizmetine sunulduğunu dile getiren Soluk, kaderine terk edilen demiryollarının da makus talihinden kurtarılarak yeniden devlet politikası haline geldiğini ifade etti.
Soluk, "Yasama organı denetim yollarını kullanmalıdır ama milletimizin geleceğine yapılan asırlık projeleri dünya hayranlıkla izlerken bizler de yapılanların hakkını verelim." diye konuştu.
AK Parti hükümetleri döneminde ülkenin uydu fırlatacak seviyeye ulaştığının altını çizen Soluk, TURKSAT 3A, TURKSAT 4A, TURKSAT 4B'nin fırlatıldığını, 2020'de TURKSAT 5A ve 2021'de TURKSAT 5B uydularının fırlatılarak, hizmete sunulacağını bildirdi.
Tamamen yerli ve milli olarak üretilecek TURKSAT 6A'nın çalışmalarının sürdüğünü belirten Soluk, şöyle konuştu:
"Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Demiryolları bir ülkeyi medeniyet ve refah nurlarıyla aydınlatan kutsal bir meşaledir. Demiryolları inşaatı siyaseti, hedeflerine ulaşmak için durmadan başarı ile tatbik edilmelidir' sözlerine rağmen demiryolları, Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet hedefini unuturcasına maalesef ihmal edilmiş, uzun yıllar ray bağlantılarına anahtar değmemiş, adeta kendi kaderine terk edilmişti. Malazgirt Zaferi'nde Sultan Alparslan gibi 'kefenimi giydim' diyebilen Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 2003 yılındaki talimatlarıyla demir yolları makus talihinden kurtarılarak yeniden devlet politikası haline getirilmiştir."
Habib Soluk, AK Parti iktidarında saymakla bitiremeyeceği mega projelere imza atıldığını, bunların görmezden gelinemeyeceğini ifade ederek, "Bunun en azından haksızlık olduğunu düşünüyorum. Gelecek nesilllere miras kalacak bu asırlık projelerin gensorularla önlenmesine asla gönlümüz razı olmayacaktır." dedi.
CHP adına konuşan Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Başbakan Binali Yıldırım'ın "İş mi yapacağız, mevzuat mı kollayacağız." diyerek, iktidarın iş şeklini aktardığını savundu.
Gazi Meclisin, kurtuluş mücadelesi verirken dahi içinden çıktığı Meclisi en sert şekilde denetlediğini, Atatürk dahil kimsenin kendisini hukukun üstünde görmediğini anlatan Öztrak, AK Parti iktidarları döneminde yönetimde keyfiliğin arttığını öne sürdü.
AK Parti'nin 2003'ten bu yana Kamu İhale Kanunu'nu 42 kez değiştirerek, "kanuna uymak yerine kanunu kendine uydurduğunu" savunan Öztrak, kanuna göre pazarlık usulünün özel ve istisnai durumlarda kullanılacağını ancak bu istisnanın iktidar tarafından açıkça suistimal edildiğini ileri sürdü.
Bakanlığa bağlı kurumların açtığı ihaleleri "iktidar partisine yakınlığıyla bilinen müteahhitlerin" aldığını iddia eden Öztrak, ihalelere ilişkin bilgi edinme hakkını kullandığını ancak yanıt alamadığını söyledi.
Soru önergelerine de yanıt alamadığını öne süren Öztrak, "Hukuksuz bir iş yoksa idarenin çok rahatlıkla paylaşacağı bu bilgiler neden milletle paylaşılmaz?" diye sordu.
Öztrak, şunları kaydetti:
"Eğer birileri TBMM'nin çıkardığı bi·r kanuna uymuyorsa, kanuna karşı hi·le yapıyorsa bunu yapanların hesap vermesi lazım. Yönetim keyfilik kaldırmaz. Keyfi yönetimlere saygı duyulmaz. Eğer iktidar, 'OHAL rejimi uyguluyorum, kimseye hesap vermem, kanun dinlemem, istediğim gibi davranırım' diye düşünüyorsa; kusura bakmasın o zaman biz de 'bu OHAL, FETÖ ile mücadele için değil, yandaşı abat etmek için çıkarıldı' deriz."
Bakanların Meclise karşı sorumluluğu bulunduğunu anımsatan Öztrak, "Meclis, bu duruma vaziyet etmek zorundadır. İhalelerde rekabet şartlarının oluşmasını engelleyenlerden ve adrese ihale teslim etmek için istisnai şartlarda uygulanabilecek hükümleri, istismar ederek kanuna karşı hile yapanlardan hesap sormak zorundadır. " dedi.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, son 2 yılda 4 bin 440 ihale yaptıklarını, pazarlık usulü ihale kapsamında ise 139 ihale gerçekleştirdiklerini, bunlara 362 farklı firmayı davet ettiklerini bildirdi.
Arslan, CHP'nin hakkında verdiği gensoru önergesi üzerine TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, ulaştırma altyapılarının, ekonomik gelişmişliğin en önemli göstergesi olduğunu söyledi.
Bakan Arslan, bir ülkenin kalkınmasının, ekonomik olarak sanayisiyle ekonomisiyle özellikle katma değer oluşturarak büyümesinin olmazsa olmaz lokomatifinin, ulaştırma, ulaşım ve erişim olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"Bu kapsamda bu ülkenin ulaşabilmesi, erişebilmesi adına 81 ilde yaptığımız projeleri bir an önce bitirmek, insanımızın hizmetine sunmak adına Kamu İhale Kanunu dahil olmak üzere bütün mevzuatlar çerçevesinde özellikle saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenilirliği ve kamuoyu denetim ilkelerini, en önemlisi de kamu yararı gözeterek bu işi yapıyoruz. Bu konuda hiçkimsenin şüphesi olmasın."
Hakkında verilen gensoru önergesinde yer alan ithamların doğru olmadığını ifade eden Arslan, bunları açıkça reddettiğini kaydetti. Arslan, doğru bilgi ve analizlere dayanmayan, içerikten yoksun, çoğu maksatlı gazete haberlerine dayanarak yapılan ithamlarla bir sonuç alınamayacağını belirtti.
Bir yatırımın, ya sosyal fayda sağlayacağı ya da katma değer oluşturacağı için yapıldığını dile getiren Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz ister sosyal fayda ister katma değer oluşturması adına yaptığımız bütün yatırımların uzamaması, tahribatların oluşmaması, katma değer oluşturması adına bir an önce bitirmek için yol alıyoruz. 2002'den önce karayolu sektöründe yatırım programındaki bir projenin ortalama bitme süresi 11 yılken, şimdi 4 yıldır. Denizcilik sektöründe yatırım programındaki bir projenin bitme süresi ortalama 30 yıl, şimdi 4 yıldır. Demiryolu sektöründe ortama 6 yılda bitiriyoruz. 2002 öncesinde 50 yılda yapılan 945 kilometredir.
Çok zor bir coğrafyada olduğumuzu, yoğun ve şiddetli sismik alanların olduğu, yüzde 75 deprem kuşağında olan güzergahlarda proje yaptığımızı, ülkemizi bir baştan bir başa bölünmüş yollarla bölerken, kuzeyden güneye ana koridorları oluştururken böyle bir coğrafyada çalışıyoruz. Bu coğrafyadan kaynaklı olarak bazen öngörmediğiniz sonuçlar ortaya çıkıyor. Bu durumlar ortaya çıktığında projelerin yarım kalmaması, tünellerin geçmişteki gibi çökmemesi, viyadüklerin bitebilmesi, yolların deprem ve heyelandan kaynaklı akıp gidip maliyetin daha fazla artmaması adına bir an önce bu projeleri bitirmemiz gerekiyor. Buna göre hareket ediyoruz."
Arslan, heyelan, sel, yeraltı suları, göçüklerin, ölçülenden daha az zayıf zeminlerin önceden öngörülemeyebileceğine işaret etti. Arslan, ihale ettikleri, başladıkları işte öngöremedikleri durumların çıkması halinde bunları bir an önce bitirmek için istisnai yollara başvurmaları gerektiğini kaydetti.
Eskisi gibi olmadıklarını, Türkiye'de birçok uluslararası organizasyon yaptıklarını, Antalya'da Expo 2016, Samsun'da engellilere yönelik olimpiyatları gerçekleştirdiklerini anlatan Arslan, bunlar için bağlantı yollarını bir an önce yapmak gerektiğini söyledi.
Bakan Arslan, bunları da istisnai metodlarla yapmak gerektiğini, istisnai metodların Kamu İhale Kanunun 20 ve 21. maddelerinde tanımlandığını anımsattı. Arslan, 21/b ve 21/c'nin bu kapsamda olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
"Ancak bilinmelidir ki 21. maddedeki ifadelerin tamamı 2003'te yürürlüğe giren Kamu İhale Kanunu'ndaki ifadelerin bizzat kendisidir. AK Parti hükümetleri dönemine bir kelime dahi değişiklik yapılmamıştır. Burada, bunun, bir usul, yol olduğu söylendi. Usul, yol olmadığını birkaç rakamla söyleyeyim. Son 2 yılda yaptığımız ihale toplamı 4 bin 440. Belki de birilerinin 80 yılda yaptığı. Bu ihalelerden sadece 139'u bu yöntemle yapıldı. 'Birilerine pasta dağıtıyorsunuz, birilerine peşkeş çekiyorsunuz' denildi. 21. madde kapsamında 139 ihale yapmışız, 362 farklı firma davet etmişiz, bunların 109 tanesi bu ihaleleri kazanmış. Aklınızdan, gönlünüzden geçeni bize mal etmeyin.
Özellikle bu yöntemle yapılan ihalelerde fiyat dışı unsurlar çok önemlidir. Davet ettiğiniz her firmanın 100 tam puan alması lazım fiyat dışı unsurlardan. Biz pastadan pay almanın peşindeyiz. 'Ama hangi pastanın?' 3, 4 saatlik uçuşla 35 trilyon dolarlık GSYİH olan, 1,5 milyar insana erişiyoruz. Bu 1,5 milyar insanın 7,5 trilyon dolar ticareti var. Bu 7,5 trilyon dolardan taşımacılıktan kaynaklı, o büyük pastadan pay almak istiyoruz, ülkemiz adına, insanımız adına."
Bakan Arslan, gazete haberinde, geçerli olmayan belgelerle ihale verildiğinin yazıldığına işaret ederek, "Kimin haddi, kimin hakkıdır?" diye tepki gösterdi.
Bu kapsamda birçok firmayı elediklerini dile getiren Arslan, yolun, mercinin belli olduğunu belirtti. Arslan, Kamu İhale Kurumu, idare mahkemesine, Danıştaya gidilebileceğini anımsatarak, "Birçok firma da gidiyor. Sonra onların verdiği kararlar çerçevesinde gereğini yapıyoruz. 'Gazete şöyle yazdı, falan şöyle dedi' diye onların dediğine göre hareket edemeyiz. Hukuka, kanunlara uyacaksınız, vatandaşın hakkını savunacaksınız. Bizim tam da yaptığımız budur. O yaygara koparanlar bunun dışında bir yol bekliyorlar bizden. Bunun dışında bir yöntemle hareket etmemizi bekliyorlar bizden. Kusura bakmasınlar o yol da o yöntem de biz yokuz." diye konuştu.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
