2010-10-14 - 14:17
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKTAY VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, emekliye verilen zammın ''sadece bir buçuk kilo altın çilek parası'' olduğunu söyledi.Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, emeklilere yapılan zamdan, önceki gün TBMM'de yapılan gizli oturuma, Şili'de göçük altında kalan madencilerin kurtarılmasına ilişkin gündeminde yer alan konular hakkında görüşlerini basın mensuplarıyla paylaştı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, emekliye verilen zammın ''sadece bir buçuk kilo altın çilek parası'' olduğunu söyledi.Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, emeklilere yapılan zamdan, önceki gün TBMM'de yapılan gizli oturuma, Şili'de göçük altında kalan madencilerin kurtarılmasına ilişkin gündeminde yer alan konular hakkında görüşlerini basın mensuplarıyla paylaştı.

Birinci konunun tezkere meselesi olduğunu belirten Vural, TBMM'de tezkere görüşmelerinin yapıldığını ve gizli oturum yapıldığını anımsattı. Bu gizli oturumla ilgili bir açıklama yapmalarının mümkün olmadığını söyleyen Vural, " Gizli oturum tam bir gizli oturum olmuştur. Gizli oturumda dahi açıkçası her şey gizlenmiştir. Dolayısıyla gizli oturumda bile gizliliği haleldar edecek hiç bir şey olmamıştır." dedi

"PKK ve ABD ile ne pazarlıklar yapıldığını merak ettiklerini ve öğrenmek istediklerini'' belirten Vural, ''Aslında bu pazarlıklar gizlenemiyor. Suriye'de PKK'ya af ve teröristlere iş vaatleri görüşülmüştür'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, sözlerinde şunları kaydetti:

" Oturumun bu yönüne bakıldığı zaman tam manasıyla gizli bir oturum yapıldığı açık. Anlaşılan o ki devlet sırrı, gizli oturumlarda bile saklanmış durumda. Bu gün geldiğimiz bu noktada İktidarın bu yapılan kapalı oturumu sadece bizden muhalefetten değil, İmralıyla, bölücülerle ve ABD ile yapılan pazarlık konusundaki görüş ve düşüncelerini medyadan ve vatandaşlardan da saklamak amacıyla düzenlenmiş olduğu söz konusudur. Biz halen PKK ile ne görüşüldüğünü, ABD ile ne pazarlıklar yapıldığını merak ediyoruz. Bilmek istiyoruz, öğrenmek istiyoruz. Öğrenemediğimiz konularda bu sorularımızı açık bir şekilde soruyoruz. Çözüm olarak bugüne kadar ifade edilenden daha fazla demokrasi ifadesi ile Türkiye'yi bölmek isteyenlere karşı daha fazla demokrasi ne demektir? Bunun cevabını bekliyoruz.

İmralıya daha fazla demokrasi ne demektir? Bunu cevabını bekliyoruz. Bugün görüyoruz ki aslında pis ve kirli pazarlıklar saklanamıyor ne İmralı ile yaptıkları görüşmeler saklanabildi. Ne Suriye ile yaptıkları görüşmeler. Bakın Suriye devlet başkanı bütün ülkelerin af kapısını açık bırakması demek sureti ile PKK'ya bir af konusu gündeme getiriyor. Bunun dışında ne görüşülüyor? PKK'lılara teröristlere iş vaatleri görüşülüyor. Vatandaşları işsiz bırakanlar dağdaki teröristlere iş imkanı oluşturabilecek ve affedebilecek projeler peşinde dolaşıyor.

Dolayısıyla gördüğümüz bu noktada Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat'ın ifadesi ile bütün ülkeler af kapısını açık bırakmak sureti ile kapsamlı bir af konusu görüşülmektedir. Bizim bu görüşmelerden haberimiz yok. İmralı ile yapılan görüşmelerden, pazarlıklardan haberimiz yok. Bölücülüğe ne kadar daha fazla demokrasi adı altında taviz verileceği konusunda bize hiçbir bilgi verilmedi ve bugün geldiğimiz bu noktada maalesef gerçekten gizli oturumun hakkını vermek lazım, son derece gizli bir oturum olmuştur. Çünkü zaten gizlenmesi gereken hususlar dahi gizlenmiş durumdadır. Dolayısıyla bu bakımdan ben size bu kapalı oturum hakkında devlet sırrına girdiği için daha fazla bilgi veremeyeceğim."

Dün Genel Kurulda yapılan Anayasa Mahkemesine üye seçimine de değinen Vural, ''AKP'nin yüksek disiplin kuruluna üye seçimi gibi gerçekleştirildiğini'' savunan Vural, üyelerin ''siyasal tercihlerle seçildiğini'' ileri sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Aydın Çine Barajı'nın açılışında söylediği ''İlk kazma 1995 yılında atılmıştır. 2003 yılına kadar barajla ilgili olarak sadece yol inşaatları tamamlandı. O yıllardaki ödeneklerle devam edilseydi bu baraj tam 81 yılda tamamlanacaktı'' şeklinde sözlerini dinleten Vural, şunları kaydetti:

''Bir barajı yapabilmek için önce yolları yapmanız lazım. Başbakan 'önce yol yapılmış' diyor. Yol olmadan baraj olur mu? MHP'nin hükümet ortağı olduğu dönemde 2010 fiyatlarıyla verdiğimiz ödenek 112 trilyon. AKP ortalaması 124 trilyon. Eğer MHP'nin ortalamasıyla ödenek verilseydi MHP'den sonra bu baraj bu yılın sonunda, 2011 yılının başında yani 8,8 yılda bitecekti. Nerede 81 yıl? İnsanda biraz insaf olur. Hesap bilmiyorsun önüne konanı bari doğru düzgün oku. 'Kazmayı vurdular, biz de bitirdik, Allah razı olsun' der, bir teşekkür eder
insan. Kendisinden önce yapılanları küçülten, kendi döneminde yapılanları abartmak için her türlü tahrifatı yapanlardan bu ülkeye ne fayda gelir? Marmaray için de 'hayallerdeydi, biz yaptık' diyor. Senin hayal dediğinin ben ihalesini yapmıştım, kredisini bulmuştum.

Biz, bizden önce temeli atanlara da katkı sağlayanlara da şimdi de bu barajın bitirilmesi konusunda gayretlerinden dolayı bu hükümete de teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun ama Başbakandan bir 'Allah razı olsun' yok.''

Emekli maaşlarına yapılan zammı da gündemine alan Vural, içinde bazı gıda maddeleri olan ve üzerinde ''AKP'nin filesi emeklinin çilesi'' yazılı bir file getirdi. Vural, ''Emeklilere verilen zamla en düşük SSK emeklisinin maaşı 739 milyon olacak. Bu zamlarla emekli bu yıl 64,5 file alabilecek. 2010 yılında ise 68,6 file almış. 4 file çalınmıştır. AKP döneminde emeklinin çilesi artmıştır. Yapılan zamlar maalesef emeklinin giderek daha az ürün almasına sebebiyet vermiştir'' dedi.

Emeklilerin artık domatese ve ete ''vitrinden baktığını'' ileri süren Vural, elindeki altın çileği göstererek, ''70 milyon civarında zam yaptılar. Emekliye verilen zam sadece bir buçuk kilo altın çilek parası'' dedi.

Türkiye'de 2,2 milyon kişinin kredi kartı ve ferdi kredisini ödeyemez hale geldiğini belirten Vural, ''Takibe düşen tüketici kredileri 2002'den bu yana 70 kat, konut kredileri 85,4 kat artmıştır. Millet ödeyemiyor'' diye konuştu.

Vural, şunları söyledi:

''AKP'nin filesinden emeklinin çilesine, Aydın'ın Çine'sine kadar hep yalan rüzgarlarıyla avutulan milletimiz. Tablo bu. Bu ekonomi politikaları devam ettiği sürece hepimiz kaybedeceğiz dedi.

Gidip markette altın çilek arayacağınıza, 50 milyonluk altın çilek arayan Başbakan olarak göstereceğinize hiç olmazsa gizli saklı yapsanız, millet domates yiyemiyor, et yiyemiyor, beyefendi altın çilek peşinde... Sıhhati için daha çok yemesini öneriyorum ama emeklilerin de ete, daha sağlıklı beslenmeye ihtiyacı var.''

Vural, ''8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın öldürüldüğü iddialarıyla'' ilgili bir soru üzerine, ''Savcı değilim. Değerlendirme yapmam doğru olmaz. Sherlock Holmes değiliz. Bütün bunlar araştırılmalıdır. Sis perdesi bulunmamalıdır'' dedi.

Şili'de kurtarılan madencilerle ilgili bir soru üzerine de Vural, şunları kaydetti:

''Zonguldak'ta işçilerimizin göçük altında kalmalarına kader diye bakanlar, acaba dönüp baksalar... Bunda kendilerinin ne kadar ihmalleri, kusurları var, belki ders alırlar.

Ömer Dinçer '3 günde biz çıkarırdık' demiş. İki tane rahmetli işçimizin naaşları yerin altında ama bunu çıkarmak için herhangi bir gayret sarf edilmiyor. Keşke 3 günde çıkartsaydınız, keşke 3 günde madencilerimizin hiç olmazsa cesetlerine ulaşabilseydiniz. Bundan alabilecekleri çok dersler var. Bu madenlerde yerin altında kalanlarla ilgili ihmali, kusuru olanlar araştırılmalıdır.'' (14:17)