2010-02-06 - 10:00
TBMM GENEL KURULUNDAKİ KAVGA...
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, 2 Şubat Salı günü TBMM Genel Kurulu'ndaki kavganın, ''bir MHP klasiği'' olduğunu ifade ederek, ''MHP'nin töre anlayışı ve gelenekleri yeniden vizyona girmiştir. Yaşananlar, milletimize MHP'nin geçmiş sabıkalarını hatırlatmıştır'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, 2
Şubat Salı günü TBMM Genel Kurulu'ndaki kavganın, ''bir MHP klasiği'' olduğunu
ifade ederek, ''MHP'nin töre anlayışı ve gelenekleri yeniden vizyona girmiştir.
Yaşananlar, milletimize MHP'nin geçmiş sabıkalarını hatırlatmıştır'' dedi.
Bozdağ, AA muhabirine konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme
alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler sırasında, MHP Kırıkkale Milletvekili
Osman Durmuş'un ''Hele beyaz gömlekli doktorlar yok mu? Nejat Uygur'u ziyaret
etmek isteyen Hanımefendi'ye 'Gülhane'ye gelmeyin' demişler. Sizi beyaz
gömlekliler sizi! Üç beş kuruşu görünce kendinizi ne sanıyorsunuz? Peygamber
olarak anılan bir Başbakan'ın eşini nasıl kabul etmezsiniz? Üç beş kuruş paranıza
mı güveniyorsunuz? Sizin muayenehanelerinizi kapatsın da bir görün'' dediğini
hatırlattı.
''Bu ifadelerle Peygamberlik müessesesi; müstehzi bir eda ve üslupla
siyasi istismara ve siyasi polemiğe konu edilmiştir'' diyen Bozdağ, İslam
inanışına göre peygamberlik müessesesinin, Hazreti Muhammed ile son bulduğunu,
Peygamberlik müessesesinin, ''hangi saik ve gerekçe ile olursa olsun siyasi
istismara ve polemiğe konu edilmesinin'', hem peygambere hem de bütün
Müslümanlara saygısızlık olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Hiçbir insanlık, ahlak ve medeniyet anlayışı, bırakın bir ülkenin
Başbakanının eşi Hanımefendi'yi, hiçbir kimsenin eşini siyasi istismar, siyasi
polemik ve siyasi mücadele konusu yapılmasına izin vermez. Bizim sahip olduğumuz
insanlık, ahlak ve medeniyet anlayışı da böyle bir davranışı gerçekleştiren ve
himaye eden anlayışı onaylamaz. Ama maalesef MHP'li Osman Durmuş ve onu himaye
eden yaklaşımıyla MHP, hem Başbakanımızın eşi Hanımefendi'ye hem de
Hanımefendi'nin şahsında bütün kadınlara karşı insanlık, ahlak ve medeniyet
anlayışımızın asla onay vermeyeceği bir saygısızlık yapmıştır.
Peygamberlik müessesesinin hangi gerekçeyle olursa olsun siyasi istismara
ve polemiğe konu edilmesi, Başbakanımızın isminin de böylesi bir siyasi istismara
ve polemiğe karıştırılması, eşine dil uzatılması, hem Başbakanımıza hem AK
Parti'ye hem de AK Parti'ye gönül vermiş milyonlarca insana hakarettir,
saygısızlıktır. Başını örten insanlara dil uzatılmış ve başını örtenler
incitilmiş; kınanması gereken haksız ve hukuksuz bir uygulama açıkça
onaylanmıştır. Bu beyan, özgürlüğe ve demokrasiye açık saldırıdır. MHP'nin, bu
saygısızlık karşısında tavır koyup olaylara engel olması ve sonrasında herkesten
özür dilemesi gerekirken, bunu yapmayıp aksine saygısızlığı yapan vekile kurumsal
olarak sahip çıkarak; MHP Genel Başkanı, MHP parti ve grup yönetimini de bu
saygısızlığa ortak etmiştir.''

-''OSMAN DURMUŞ;UN SÖZLERİ, ÖNCEDEN PLANLANMIŞTIR''-

MHP'li Durmuş'un beyanlarının, ''bireysel ve spontane olmadığını''
savunan Bozdağ, ''MHP Meclis Grubunun bilgi ve onayı ile önceden planlanmış, plan
çerçevesinde bilerek ve istenerek yapıldığını'' ileri sürdü. Genel Kurulda Dinçer
hakkındaki gensoru önergesinin ele alındığını anımsatan Bozdağ, şunları
kaydetti:
''Gensoru görüşmeleri sırasında peygamberlik müessesesini, Başbakanımızın
eşini, başörtüsünü ve GATA'yı dile getirmeyi gerekli kılan bir gündem yoktu.
Durmuş'u bu açıklamayı yapmaya zorlayacak gündemdışı bir neden de yoktu. Gensoru
üzerinde ilk konuşan kişi olduğu için sataşma veya başka bir konuşma nedeniyle
böyle bir açıklama yapması da mümkün değildir. Beyanlar fiili bir durumu
yansıtmamaktadır. Çünkü konuşma irticalen değil, yazılı metinden yapılmıştır. Bu
kabul edilemez açıklamaya AK Parti Grubu adına cevap verilirken, MHP Grup
Başkanvekili Oktay Vural'ın CD'yi göstermesi ve Osman Durmuş'un ilave
açıklamaları, önceden yapılmış ve hazırlanmış bir çalışmayı gerektirir. Durmuş'un
ve MHP'nin bu olay nedeniyle özür dilemesi ve ayrıca MHP'nin Durmuş hakkında
disiplin hükümlerini uygulaması lazımken, bunu yapmayıp, tam tersine Durmuş'a
sahip çıkmışlardır.''
MHP sözcüsünün ''tahkir edici, ölçüsüz ve saygısız sözleri ve bunun
karşısında MHP yönetiminin aldığı tavrın kendilerini şaşırttığını'' belirten
Bozdağ, ''MHP'nin bugünü ve geçmişi; hukuki, manevi ve demokratik değerler
konusunda sabıkalıdır'' dedi.
AK Parti Aydın İl Genel Meclis üyesinin beyanının, ''gerekçesi ve saiki
her ne olursa olsun'' yanlış ve asla kabul edilemez olduğunu vurgulayan Bozdağ,
bu nedenle partinin yanlışı ve yanlış yapanı himaye etmediğini, ilgili kişinin
parti ile ilişkisini kestiğini söyledi. Milletin değerlerine saygılı bir partinin
yapması gerekenin de bu olduğunu ifade eden Bozdağ, ''MHP bugüne kadar bu yönde
adım atmamış, aksine tıpkı CHP'nin peygamberimize karşı saygısızlık yapan Önder
Sav'ı himaye ettiği gibi, MHP de Osman Durmuş'u korumuştur. MHP ve CHP'nin adeta
bir ruh ikizi gibi milletimizin değerlerine karşı kurdukları koalisyonu
milletimiz, hiçbir zaman unutmayacaktır'' diye konuştu.

-''ÖZÜR DİLEME ERDEMİNİ GÖSTEREMEYEN MHP...''-

Özür dilemenin erdem olduğunu vurgulayan Bozdağ, ''Ancak MHP'nin,
milletin kürsüsünde tezahür eden bu hakaretine karşı hukuku, inançları, değerleri
ve demokrasiyi o kürsüden savunan bir sözcüden özür beyanı istenemez. Burada asıl
özür dilemesi gereken Osman Durmuş, Devlet Bahçeli, Oktay Vural ve kurumsal
olarak MHP'dir. Özür dileme erdemini göstermeyen ve gösteremeyen MHP; hem vuran,
hem bağıran, hem tehdit eden, hem hakaret eden ve bütün bunlar yetmezmiş gibi
kendini de haklı gören pişkince bir tavır takınmıştır. Bu tavrı bir kez daha
kınıyorum'' dedi.
Mecliste yaşananların ''MHP klasiği'' olduğunu, MHP'nin töre anlayışı ve
geleneklerinin yeniden vizyona girdiğini savunan Bozdağ, şöyle konuştu:
''Yaşananlar, milletimize MHP'nin geçmiş sabıkalarını hatırlatmıştır.
Meclis Genel Kurulunda çıkan bir tartışmada Şanlıurfa Milletvekili Fevzi
Şıhanlıoğlu'nun ölümüne neden olmaktan ceza alan milletvekili, Cumhurbaşkanlığına
aday olmak isteyen kendi milletvekillerine töreyi uygulamaktan ceza alan
milletvekilleri, Yozgat Bayındırlık İl Müdürü'nün kafasına isimliği vuran
milletvekili, 'şimdi illegalite zamanı' deyip birbirini darp eden büyük kongre
delegeleri, kendi büyük kurultayından 2 gün önce 6 Kasım 2009 tarihinde, 'AK
Parti bizim kurultayımızı karıştırmaya kalkarsa, AK Parti'nin yurt çapındaki
hiçbir toplantısının huzur ve emniyet içerisinde yapılmasının güvencesi
olmayacak' diyen bir üslupla tehdit ve şantaj yapan bir genel başkana ve daha pek
çok sabıkaya sahip olan parti, MHP'dir. Siyasette kaba kuvvet, kavga, dövüş,
hamaset, tehdit, şantaj ve yumruk, fikri acziyetin sonucudur. Milletimiz; kaba
kuvveti, kavgayı, dövüşü, hamaseti, hakareti, tehdidi, şantajı, küfrü ve yumruğu
siyasette araç olarak benimsemiş olanları gayet iyi tanımaktadır. AK Parti
siyasette, fikir ve projeleriyle yarışmaya devam edecektir.''
Bekir Bozdağ, ''Yaşanan olayların parti olarak sorumlusunun MHP, kişi
olarak sorumlularının Durmuş ve olayları teşvik eden davranışlarıyla MHP Grup
Başkanvekilleri, saygısız davranışlara sessiz ve kayıtsız kalarak onay veren
Devlet Bahçeli ve tarafsız bir yönetim sergileyemeyen Meclis Başkanvekili Güldal
Mumcu'' olduğunu ifade etti. Bozdağ, ''Bütün haklılığımıza rağmen yaşananlardan
rahatsızız. Umarım bundan sonra böylesi hadislere milletimiz ve Meclisimiz şahit
olmaz'' dedi.