2012-04-23 - 13:46
BDP Grup Başkanvekilleri Hasip Kaplan ve Pervin Buldan parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, bir yanda 23 Nisan kutlamaları gerçekleştirilirken, diğer yanda çocuklara karşı taciz, tecavüz ve işkence gibi insanlık dışı uygulamalar yaşandığını, bunun yanı sıra Türkiye'nin demokratikleşme, Kürt sorunu ve sosyal adalet gibi bir sorunla karşı karşıya olduğunu, bu nedenle 23 Nisan resmi kutlamaları ve törenlerine katılmadıklarını ifade ettiler.
BDP Grup Başkanvekilleri Hasip Kaplan ve Pervin Buldan parlamentoda düzenledikleri basın toplantısında, bir yanda 23 Nisan kutlamaları gerçekleştirilirken, diğer yanda çocuklara karşı taciz, tecavüz ve işkence gibi insanlık dışı uygulamalar yaşandığını, bunun yanı sıra Türkiye'nin demokratikleşme, Kürt sorunu ve sosyal adalet gibi bir sorunla karşı karşıya olduğunu, bu nedenle 23 Nisan resmi kutlamaları ve törenlerine katılmadıklarını ifade ettiler.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan "TBMM'nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yapılması gereken şey, bugünü kutlamalarla, törenlerle geçiştirmek olmamalıdır. Neredeyse bir asra dayanan demokratik parlamenter sistem başta olmak üzere adalet-eşitlik-özgürlük bağlamında ülkemizin, demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu temel sorunları bütün yönleriyle ele alıp, kapsamlı bir değerlendirme ve öz eleştiri yapmamız gerekir." diye konuştu.
23 Nisan'ın demokrasi ve özgürlüklerin yerleşmediği, Türkiye'nin çoğulcu bir Anayasa kavuşmadığı, anadil yasağının kalkmadığı, çocuklara karşı insanlık dışı uygulamaların devam ettiği bir ortamda karşılandığını söyleyen Kaplan, 92 yıl önce Büyük Millet Meclisi'nin birlik ruhuyla hareket eden Türkleri, Kürtleri, bütün farklılıkları, bütün renkleri kucaklayan çoğulcu bir temsiliyet ilkesine göre kurulduğunu, ancak daha sonra 1924 Anayasa'sı ile bu anlayışın terk edildiğini belirtti.
Türkiye'nin, demokratikleşmeden, Kürt sorununa, sosyal adaletten kalkınmaya varıncaya kadar siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlarda önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Kaplan, "Bu Parlamento'nun duvarlarında "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diye yazar, ama bu parlamentonun 8 üyesi bugün halen cezaevinde tutuklu. Yine Sayın Hatip Dicle'nin milletvekilliği gasp edildi. Bunun adı hukuk olabilir mi? Bunun adı halk egemenliği olabilir mi?" şeklinde konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ise, "Anadil yasağının sürdüğü, çocukların sokakta, cezaevinde işkence-tecavüz gibi insanlık dışı saldırılara maruz kaldığı, Roboski'de katledildiği, yaşamın her alanında sömürüldüğü, hak gaspına uğradığı acımasız bir ortamda ne yazık ki, çocuklarımız açısından daha yaşanılır, daha barışçıl bir ülkeden söz etmek olanaksızdır." dedi.
Bir yanda 23 Nisan kutlamaları gerçekleştirilirken, diğer yanda çocukların tacize, tecavüze, işkenceye ve katliama uğradığını belirten Buldan, renkli görüntülerin bir yanılsama olduğunu, görülmesi gerekenin bu olduğunu vurguladı.
Buldan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Roboski'de 19 çocuğun bedeni savaş uçaklarınca paramparça edildi. Onların adı bu 23. Nisan'da yok. Pozantı Cezaevinde tecavüze uğradılar, işkenceye maruz kaldılar. Evet, bu çocukların da adı 23 Nisan'da yok.
Bugün cezaevlerinde resmi rakamlara göre 2 bin 821 çocuk tutuklu. Sokaklarda sürüklenen, kolu kırılan, dipçikle öldüresiye dövülen, gaz bombalarına maruz kalan çocuklar? Onların da adı bu 23 Nisan'da yok.
Katilleri beraat ettirilen ya da failleri bulunamayan Uğur Kaymazların, Ceylan Önkolların, Mehmet Uytunların, Mizgin Özbeklerin, Enes Ataların da adı bu 23 Nisan'da yok. Çünkü onlar yaşamlarının daha ilk yıllarında katledildiler.
Bugün her türlü kötü şartlarda kayıt dışı olarak çalıştırılan 1 milyon dolayındaki çocuk, kalem yerine çekiç tutuyor, tornavida tutuyor. Onların da adı bu 23 Nisan'da yok."
Bütün bunların yaşandığı bir ülkede, çocuk bayramından söz edilemeyeceğini belirten Buldan, "Biz bu gerçeklere dikkat çekmek için 23 Nisan resmi kutlamaları ve törenlerine katılmadık." dedi.
Bir gazetecinin sorusu üzerine, BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, TBMM'de akşam gerçekleştirilecek resepsiyona da katılmayacaklarını belirtti.
(13.46)
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan "TBMM'nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yapılması gereken şey, bugünü kutlamalarla, törenlerle geçiştirmek olmamalıdır. Neredeyse bir asra dayanan demokratik parlamenter sistem başta olmak üzere adalet-eşitlik-özgürlük bağlamında ülkemizin, demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu temel sorunları bütün yönleriyle ele alıp, kapsamlı bir değerlendirme ve öz eleştiri yapmamız gerekir." diye konuştu.
23 Nisan'ın demokrasi ve özgürlüklerin yerleşmediği, Türkiye'nin çoğulcu bir Anayasa kavuşmadığı, anadil yasağının kalkmadığı, çocuklara karşı insanlık dışı uygulamaların devam ettiği bir ortamda karşılandığını söyleyen Kaplan, 92 yıl önce Büyük Millet Meclisi'nin birlik ruhuyla hareket eden Türkleri, Kürtleri, bütün farklılıkları, bütün renkleri kucaklayan çoğulcu bir temsiliyet ilkesine göre kurulduğunu, ancak daha sonra 1924 Anayasa'sı ile bu anlayışın terk edildiğini belirtti.
Türkiye'nin, demokratikleşmeden, Kürt sorununa, sosyal adaletten kalkınmaya varıncaya kadar siyasal, ekonomik ve toplumsal alanlarda önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyleyen Kaplan, "Bu Parlamento'nun duvarlarında "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diye yazar, ama bu parlamentonun 8 üyesi bugün halen cezaevinde tutuklu. Yine Sayın Hatip Dicle'nin milletvekilliği gasp edildi. Bunun adı hukuk olabilir mi? Bunun adı halk egemenliği olabilir mi?" şeklinde konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ise, "Anadil yasağının sürdüğü, çocukların sokakta, cezaevinde işkence-tecavüz gibi insanlık dışı saldırılara maruz kaldığı, Roboski'de katledildiği, yaşamın her alanında sömürüldüğü, hak gaspına uğradığı acımasız bir ortamda ne yazık ki, çocuklarımız açısından daha yaşanılır, daha barışçıl bir ülkeden söz etmek olanaksızdır." dedi.
Bir yanda 23 Nisan kutlamaları gerçekleştirilirken, diğer yanda çocukların tacize, tecavüze, işkenceye ve katliama uğradığını belirten Buldan, renkli görüntülerin bir yanılsama olduğunu, görülmesi gerekenin bu olduğunu vurguladı.
Buldan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Roboski'de 19 çocuğun bedeni savaş uçaklarınca paramparça edildi. Onların adı bu 23. Nisan'da yok. Pozantı Cezaevinde tecavüze uğradılar, işkenceye maruz kaldılar. Evet, bu çocukların da adı 23 Nisan'da yok.
Bugün cezaevlerinde resmi rakamlara göre 2 bin 821 çocuk tutuklu. Sokaklarda sürüklenen, kolu kırılan, dipçikle öldüresiye dövülen, gaz bombalarına maruz kalan çocuklar? Onların da adı bu 23 Nisan'da yok.
Katilleri beraat ettirilen ya da failleri bulunamayan Uğur Kaymazların, Ceylan Önkolların, Mehmet Uytunların, Mizgin Özbeklerin, Enes Ataların da adı bu 23 Nisan'da yok. Çünkü onlar yaşamlarının daha ilk yıllarında katledildiler.
Bugün her türlü kötü şartlarda kayıt dışı olarak çalıştırılan 1 milyon dolayındaki çocuk, kalem yerine çekiç tutuyor, tornavida tutuyor. Onların da adı bu 23 Nisan'da yok."
Bütün bunların yaşandığı bir ülkede, çocuk bayramından söz edilemeyeceğini belirten Buldan, "Biz bu gerçeklere dikkat çekmek için 23 Nisan resmi kutlamaları ve törenlerine katılmadık." dedi.
Bir gazetecinin sorusu üzerine, BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, TBMM'de akşam gerçekleştirilecek resepsiyona da katılmayacaklarını belirtti.
(13.46)
