2012-04-12 - 17:10
Hasip Kaplan: "Derin devletin yargı boyutuyla soruşturulması, siyasi boyutuyla da Meclis Araştırma Komisyonunun çalışmaları sağlıklı olursa; yeni Anayasa sürecinde darbe heveslilerinin çoğunu tarihin çöplüğüne gömeriz."
28 Şubat'a yönelik soruşturmasında ayırımsız davranılması, 90'lı yıllar ve faili meçhullerin de tüm boyutlarıyla araştırılması gerektiğini ifade eden Kaplan şunları söyledi: "Bu süreç karanlık bir süreçtir. Ergenekon, Balyoz devam ederken derin devlet ve gladyonun es geçilmesi söz konusu olamazdı. Adaletin ve yargının dikkat etmesi gerekiyor. Sadece belli bir kesim değil, o dönemde çok sayıda suç vardır. Bu sürecin siyasi sorumluları da, medya sorumluları da vardır. Bu zemini hazırlayanların hepsi sürecin içindedir."
"Derin devletin yargı boyutuyla soruşturulması, siyasi boyutuyla da Meclis Araştırma Komisyonunun çalışmaları sağlıklı olursa; Yeni Anayasa sürecinde darbe heveslilerinin çoğunu tarihin çöplüğüne gömeriz" diyen Kaplan, "Çiller ve Güreş sonrası dönem olmak üzere mutlak surette adalet tecelli etmelidir. Tüm siyasi partilerin irade gösterdiği bu konuda objektif davranılmalıdır" dedi.
Başbakan'ın Mit Müsteşarı Hakan Fidan ile ilgili "sır küpü" ifadesinin geç gelmiş bir itiraf olduğunu belirten Kaplan, "O sır küpünün içinde Uludere de var mı? Başka neler var? 2-3 yıllık görüşme süreci itirafının yapılması geç de olsa olumludur. Hükümet emriyle yapıldığı ortaya çıkmıştır. Görüşmelerin kayıtları ve çözüm için de yol haritası vardır. Tıkanma nerede oldu, ne yapılabilir bunların da açıklanması gerekir" diye konuştu.
"Madem müsteşarınıza emir verdiniz ve görüştü, vekalet alıp görüşen avukatları neden tutukladınız?" diye soran Kaplan, "Avukatların tutuklanması uluslararası sözleşmeler aykırıdır. Savcı avukata 'neden görüştün' diyorsa bu utançtır. Sekiz aydır avukat, aile görüşmelerini engelliyorsunuz. Ortamı gerginleştiriyorsunuz. Uluslararası yasaları tanımama tavrınızı ne kadar sürdüreceksiniz?" şeklinde konuştu.
Suriye ile ilgili soruyu da cevaplayan Kaplan şunları söyledi: "Başından beri süreci kaygıyla izliyoruz. Komşularla savaş noktasına gelmek kritik, tehlikeli ve sonu olmayan bir maceradır. Tarihsel, dinsel akrabalığımız vardır. Bu sınırlarda bir bütün olarak Kürtlerin yaşıyor olması bizi çok yakından ilgilendiriyor. Meclisin dışlanarak Türkiye'nin taşeron, jandarma olmasını yanlış buluyoruz. Savaş tamtamlarının çaldığı tehlikeli bir süreçte liderlerin bilgilendirilmemesini yadırgıyoruz." (17:10)
"Derin devletin yargı boyutuyla soruşturulması, siyasi boyutuyla da Meclis Araştırma Komisyonunun çalışmaları sağlıklı olursa; Yeni Anayasa sürecinde darbe heveslilerinin çoğunu tarihin çöplüğüne gömeriz" diyen Kaplan, "Çiller ve Güreş sonrası dönem olmak üzere mutlak surette adalet tecelli etmelidir. Tüm siyasi partilerin irade gösterdiği bu konuda objektif davranılmalıdır" dedi.
Başbakan'ın Mit Müsteşarı Hakan Fidan ile ilgili "sır küpü" ifadesinin geç gelmiş bir itiraf olduğunu belirten Kaplan, "O sır küpünün içinde Uludere de var mı? Başka neler var? 2-3 yıllık görüşme süreci itirafının yapılması geç de olsa olumludur. Hükümet emriyle yapıldığı ortaya çıkmıştır. Görüşmelerin kayıtları ve çözüm için de yol haritası vardır. Tıkanma nerede oldu, ne yapılabilir bunların da açıklanması gerekir" diye konuştu.
"Madem müsteşarınıza emir verdiniz ve görüştü, vekalet alıp görüşen avukatları neden tutukladınız?" diye soran Kaplan, "Avukatların tutuklanması uluslararası sözleşmeler aykırıdır. Savcı avukata 'neden görüştün' diyorsa bu utançtır. Sekiz aydır avukat, aile görüşmelerini engelliyorsunuz. Ortamı gerginleştiriyorsunuz. Uluslararası yasaları tanımama tavrınızı ne kadar sürdüreceksiniz?" şeklinde konuştu.
Suriye ile ilgili soruyu da cevaplayan Kaplan şunları söyledi: "Başından beri süreci kaygıyla izliyoruz. Komşularla savaş noktasına gelmek kritik, tehlikeli ve sonu olmayan bir maceradır. Tarihsel, dinsel akrabalığımız vardır. Bu sınırlarda bir bütün olarak Kürtlerin yaşıyor olması bizi çok yakından ilgilendiriyor. Meclisin dışlanarak Türkiye'nin taşeron, jandarma olmasını yanlış buluyoruz. Savaş tamtamlarının çaldığı tehlikeli bir süreçte liderlerin bilgilendirilmemesini yadırgıyoruz." (17:10)
