2012-01-05 - 13:00
Oktay Vural, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in, Uludere'de yaşanan olayla ilgili yaptığı açıklamayı eleştirdi. Vural: "Çelik'in açıklamaları şeytani vesveselerinin sonucudur. Bu millete kan tasnifi yapmak, ırkçılık ve cahiliye döneminin kalıntısıdır. Hüseyin Çelik de bu dönemden kalma zihniyetle siyaset yapan bir bedbahttır. Bu zihniyet, ırkçılığın daniskasıdır" dedi.
Hüseyin Çelik'in açıklamalarına Başbakan'ın sözleriyle cevap veren Vural: "Başbakan konuşmasında 'Uludere'de 35 Kürt öldürüldü diyerek olayı etnik zemine çekmeye çalışanlar milli, ahlaki, insani değerleri ayaklara altına almış ve çiğnemiştir' diyor. Hüseyin Çelik'in açıklamaları, meseleyi etnik zemine çekmektedir. Başbakan'ın sözünü ettiği değerlerden yoksun birinin, AK Partinin sözcülüğünü yapması, bu partiye oy verenler için de bir züldür. Çelik'in açıklamaları, şeytanla yaptığı görüşmelerin ve şeytani vesveselerinin bir sonucudur" diye konuştu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'i, 'kan siyaseti' yürütmekle suçlayan Vural, BDP ve AK Parti'yi " ithal yumurta ikizleri" olarak nitelendirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Gültan Kışanak 'Uludere'de katliam yapıldı, Kürtleri yok etmek için bu operasyon yapıldı' diyor. Çelik'in açıklamaları ile Kışanak'ın açıklamaları arasında zerre kadar fark yoktur. Al birini vur ötekine. Hüseyin Çelik, BDP'nin değirmenine su taşımaktadır. Bunlar, ithal yumurta ikizleridir."
MHP'yi Türk ırkçılığıyla suçlayanların, bölücülerin zihniyeti ve temsilcileri olduklarını öne süren Vural, "Maskeli ve münafık bir siyaset sürdürülmektedir. Hüseyin Çelik, Türk milleti ve milliyetçiliğinin düşmanıdır. Taşeronu olduğu küresel patronlarının sözcülüğünü yapmaktadır. Türk milletinin kültüründen, egemenliğinden rahatsız olmaktadır. MHP'yi ırkçılıkla suçlayan Çelik gibi bölücüler, amaçlarına ulaşamayacaklardır. Çelik gibiler ne konuşursa konuşsun bu kervan yürüyecektir. Çünkü MHP olarak enselerindeyiz ve bizden korkmaya devam edeceklerdir" dedi.
Hüseyin Çelik'in açıklamalarının, Abdullah Öcalan'ın geçmişte söylediği sözlerin tekrarı olduğunu öne süren Vural, Çelik'in sözlerinin; ayrıştırmak, kutuplaştırmak ve çatıştırmak amacı taşıdığını söyledi.
Bedelli Askerlik Yasası görüşmeleri sırasında Milli Savunma Bakanı'na 'Genelkurmay'ın görüşü nedir' diye sorduğunu, Bakanın cevaben ' Genelkurmay evet dese ne olur, hayır dese ne olur' şeklinde cevap verdiğini hatırlatan Vural, "O dönem tüm gazetelerde Bakanın bu sözleri manşetlerden verilmişti. Bakan, o sözleri söylediğinde Genel Kurul'da alkışlar kopmuştu. 'Demokrasinin geldiği noktaya bakın' denmişti. Sonunda ne oldu? Milli Savunma Bakanı, o sözleri nedeniyle Genelkurmay'dan özür diledi. Genelkurmay'ı aşağılayanlar, Meclis'te bir milletvekilinin sorusuna dahi cevap vermeyerek bilgiden mahrum bırakanlar, daha sonra kapalı kapılar ardında özür dilemek zorunda kalıyorlar. Bu zihniyet, karakolda ötüyor, mahkemede şaşıyor zihniyetidir" şeklinde konuştu.
12 yıl zorunlu eğitimle ilgili kanun tasarısı hakkında da görüşlerini belirten Vural: "MHP, zorunlu eğitimin arttırılmasından yanadır. Ancak sağlam bir ekonomi politikasına ihtiyaç vardır. Aksi halde eğitilmiş insan gücü, işsizlik kaynağı haline gelebilir. Bu nedenle eğitim süresini arttırmak, tek başına yeterli değildir" diye konuştu. (13:00)
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'i, 'kan siyaseti' yürütmekle suçlayan Vural, BDP ve AK Parti'yi " ithal yumurta ikizleri" olarak nitelendirdiği konuşmasında şunları söyledi: "Gültan Kışanak 'Uludere'de katliam yapıldı, Kürtleri yok etmek için bu operasyon yapıldı' diyor. Çelik'in açıklamaları ile Kışanak'ın açıklamaları arasında zerre kadar fark yoktur. Al birini vur ötekine. Hüseyin Çelik, BDP'nin değirmenine su taşımaktadır. Bunlar, ithal yumurta ikizleridir."
MHP'yi Türk ırkçılığıyla suçlayanların, bölücülerin zihniyeti ve temsilcileri olduklarını öne süren Vural, "Maskeli ve münafık bir siyaset sürdürülmektedir. Hüseyin Çelik, Türk milleti ve milliyetçiliğinin düşmanıdır. Taşeronu olduğu küresel patronlarının sözcülüğünü yapmaktadır. Türk milletinin kültüründen, egemenliğinden rahatsız olmaktadır. MHP'yi ırkçılıkla suçlayan Çelik gibi bölücüler, amaçlarına ulaşamayacaklardır. Çelik gibiler ne konuşursa konuşsun bu kervan yürüyecektir. Çünkü MHP olarak enselerindeyiz ve bizden korkmaya devam edeceklerdir" dedi.
Hüseyin Çelik'in açıklamalarının, Abdullah Öcalan'ın geçmişte söylediği sözlerin tekrarı olduğunu öne süren Vural, Çelik'in sözlerinin; ayrıştırmak, kutuplaştırmak ve çatıştırmak amacı taşıdığını söyledi.
Bedelli Askerlik Yasası görüşmeleri sırasında Milli Savunma Bakanı'na 'Genelkurmay'ın görüşü nedir' diye sorduğunu, Bakanın cevaben ' Genelkurmay evet dese ne olur, hayır dese ne olur' şeklinde cevap verdiğini hatırlatan Vural, "O dönem tüm gazetelerde Bakanın bu sözleri manşetlerden verilmişti. Bakan, o sözleri söylediğinde Genel Kurul'da alkışlar kopmuştu. 'Demokrasinin geldiği noktaya bakın' denmişti. Sonunda ne oldu? Milli Savunma Bakanı, o sözleri nedeniyle Genelkurmay'dan özür diledi. Genelkurmay'ı aşağılayanlar, Meclis'te bir milletvekilinin sorusuna dahi cevap vermeyerek bilgiden mahrum bırakanlar, daha sonra kapalı kapılar ardında özür dilemek zorunda kalıyorlar. Bu zihniyet, karakolda ötüyor, mahkemede şaşıyor zihniyetidir" şeklinde konuştu.
12 yıl zorunlu eğitimle ilgili kanun tasarısı hakkında da görüşlerini belirten Vural: "MHP, zorunlu eğitimin arttırılmasından yanadır. Ancak sağlam bir ekonomi politikasına ihtiyaç vardır. Aksi halde eğitilmiş insan gücü, işsizlik kaynağı haline gelebilir. Bu nedenle eğitim süresini arttırmak, tek başına yeterli değildir" diye konuştu. (13:00)
