2009-12-10 - 17:50
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Tokat'taki terör saldırısıyla ilgili, ''PKK'nın bunu üstlenmesi, hükümetin komplo teorileriyle böylesine önemli bir konuya yaklaşımının ne kadar yanlış olduğunu göstermektedir. PKK'yı koruma, aklama, sakınma duygusunun hükümete hakim olduğunu görmek insana gerçekten acı veriyor'' dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Tokat'taki terör saldırısıyla ilgili, ''PKK'nın bunu üstlenmesi,
hükümetin komplo teorileriyle böylesine önemli bir konuya yaklaşımının ne kadar yanlış olduğunu
göstermektedir. PKK'yı koruma, aklama, sakınma duygusunun hükümete hakim olduğunu görmek
insana gerçekten acı veriyor'' dedi.
CHP Genel Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Baykal, bazı gazetecilerin
güncel olaylarla ilgili sorularını yanıtladı.
''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Anamuhalefet Partisinin Genel
Başkanı'nın 3.5 yıldır neden görüşmediği sorgulanıyor'' sözleri üzerine Baykal,
''Yaşananlar, geldiğimiz nokta, biz görüşmediğimiz için ortaya çıkmış değildir.
Tam tersi, bu yaşananlar ve ortaya çıkan tablo görüşmenin engelleyicisidir. Yani,
görüşmememizin sebebi değil, sonucudur bu durum'' dedi.
Baykal, 2004 yılında ''kadınlara, erkeklere'' bir çağrı yaparak, herkesi
Türkiye'ye sahip çıkmaya çağırdığını ifade ederek, şunları kaydetti:
''O zaman ne Kürt açılımı vardı ortada ne Anayasa Mahkemesinin kapatma
davası ne de kapatma davasının sonucunda verilen, 'AKP laiklik karşıtı eylemlerin
odağıdır' kararı vardı. Bu hükümetin tehlikeli bir istikamete girdiğini
söylediğim zaman kimse işin ciddiyetinin farkında değildi ve bu sözlere
aldırmıyordu. Ancak iktidarın tehlikeli yol aldığı ve treni raydan çıkarmaya
doğru gittiği anlaşılmaya başlayınca, bu gerçek herkes tarafından görülebilir
hale gelince bize dönüldü ve 'ne oluyor kardeşim şunu bir toparlayın' denilmeye
başlandı. Biz başından beri büyük bir sorumluluk ve sağduyu ile muhalefet
görevimizi yapıyor ve gerçekleri anlatmaya, kavratmaya çalışıyoruz. Yani,
Türkiye'nin bu hale gelişinin de görüşmenin olmamasının sorumlusu da muhalefet
değildir.''
''KONUŞSAK DA KONUŞMASAK DA BİR ŞEY DEĞİŞMEZ''
Türkiye'nin bu hale gelişinin sorumlusunun iktidar olduğunu savunan
Baykal, artık herkesin bu gerçeği kabul etmesini ve cesaretle söylemesini
istedi.
Deniz Baykal, şöyle devam etti:
''İktidar, bu anlayışla devam ettiği sürece biz konuşsak da konuşmasak da
bir şey değişmez. Önemli olan bir siyasi yörünge değişikliğidir. İktidarın
yörünge değişikliği Türkiye'yi bu sıkıntılılara sokmuştur.
Görüşmek için, konuşmak için bu iktidarın yeniden köklü bir yörünge
değişikliğine girmesine ihtiyaç var. 'Ben böyle giderim, bildiğim gibi, işime
geldiği gibi davranırım ama konuşarak bunu götüreyim bir şey olmaz' deniliyorsa
bu yanlıştır. Böyle olunca iktidarla ilişkiler insani, nezaket kurallarına
indirgenen görüşmeler düzeyine çekilmiş olur.''
İktidarla aralarında ''siyasi, temel bakış farklılıkları'' bulunduğunu
ifade eden Baykal, şunları kaydetti:
''Ben herkesi Türkiye'ye sahip çıkmaya çağırdığımda, iktidar daha
'laiklik karşıtı eylemlerin odağı' diye hüküm giymemişti. Ergenekon davası diye
bir dava da açılmamıştı. Biz CHP olarak Türkiye'nin nereye götürülmek istendiğine
dikkati çektiğimizde AKP'nin adı, sık sık değiştirilen açılım politikası da
yoktu. İnsanlar birbirlerine etnik kökenleri dolasıyla düşmanlık duyar bir
noktaya gelmemişti. Peki Niye geldi? Niye bu tartışmalar yaşanıyor? Niye
birdenbire böyle 'Kürt açılımı' diye bir laf çıktı ve problem haline getirildi.
Bu açılım rahatlatmadı, ferahlatmadı tam tersine gerginleştirdi, kutuplaştırdı,
husumet tohumları ekildi. Meydanlar, sokaklar taştan sopadan geçilmez hale geldi.
Hukuk devleti askıya alındı.''
"TOKAT'TAKİ TERÖR SALDIRISI"
''Tokat'taki terör saldırısıyla ilgili spekülasyonlar yapılıyor. Bu
spekülasyonlara ne diyorsunuz?'' sorusuna Baykal, şu yanıtı verdi:
''Komplo teorisi üretmek bir hükümete yakışmıyor. Hükümet neyin ne
olduğunu ortaya koyma durumundadır. Neyin ne olduğunu ortaya koyamıyorsa komplo
teorilerinden medet umarak, içine girdiği yanlış istikameti savunmaya çalışıyorsa
durum düşündüğümüzden daha da vahimdir. PKK'nın bunu üstlenmesi de hükümetin
komplo teorileriyle böylesine önemli bir konuya yaklaşımının ne kadar yanlış
olduğunu göstermektedir. PKK'yı koruma, aklama, sakınma duygusunun hükümete hakim
olduğunu görmek insana gerçekten acı veriyor.''
''Başbakan'ın gezisini kesmemesi de eleştiriliyor. Muhalefet 'dön' dedi,
dönmedi ama bugün gezisini kısaltmış'' sözleri üzerine Baykal, ''Başbakan ve
yakın çevresi bir kez daha 24 saat içinde çelişkili hükümler veren,
değerlendirmeler yapan bir siyaset izlediklerini gösterdi. Başbakan'ın, uyarıları
daha soğukkanlı değerlendirmesine ihtiyaç var. Karşıtlarını suçlayarak, halkın
gözünde yanlışını örtbas edemeyeceği ortaya çıkmıştır'' dedi.
''GEREKİRSE BEDEL ÖDEMEYİ GÖZE ALARAK KARŞI ÇIKTIK''
''Başta anamuhalefet olmak üzere, muhalefetin açılım ve diğer konularda
siyasi rant peşinde olduğu öne sürülüyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?''
sorusuna Deniz Baykal, şu yanıtı verdi:
''Hükümet, İçişleri Bakanı, 'Biz samimiyiz bu açılım politikasında. Rant
elde etmek için buna karşı çıkıyorlar' diyor. Adam yaptığını savunamıyor.
'Yaptığım iş ülkeye yarar getirdi, kardeşliği artırdık, barışı artırdık, hukuku
egemen kıldık, insanlar şimdi daha mutlu' diyemiyor. 'Muhalefet rant peşinde'
diye konuşuyor.
İnsanlar birbirine girdi, hukuk ortadan kalktı, polis bölünmeye başladı,
can güvenliği tehlikeye girdi. İnsanlar kökü kökeni nedeniyle birbirini suçlar
hale geldi, o hala samimiyetten bahsediyor, 'Ben samimiyim' diyor. Bakanın samimi
olup olmadığı kimseyi ilgilendirmez. Kimse kimsenin duygularını, samimiyetini
sorgulamıyor. Biz yapılan işin Türkiye'yi ne hale getirdiğini görüyoruz ve buna
karşı çıkıyoruz. CHP, rant olduğu için değil, memleket yararı olduğu için, herkes
seni alkışlarken buna karşı çıktı. Yanlış olduğuna inandığımız için gerekirse
bedel ödemeyi göze alarak karşı çıktık. Şimdi bunun yanlış olduğu ortaya çıkınca,
herkes bize hak vermeye başlayınca, ne söyleyeceklerini şaşırdılar. Bizim rant
peşinde olup olmadığımızı millet çok iyi biliyor.''
