2013-01-31 - 13:18
İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında askeri disiplin yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında askeri disiplin yasası ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Hükümetin askeri disiplin yasası ile ilgili olarak dağınık mevzuatı bir araya toplama, verilen disiplin cezalarının AİHM tazminat kararlarına neden olması ve sivil personelin kapsam dışına çıkarılmasını gerekçe gösterdiğini hatırlatan Tüzel, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "halkın nezdindeki güven verici yapısını çoktan kaybettiğini" iddia etti. Buna gerekçe olarak TSK'nın "devlet yönetimindeki iktidar çatışmalarındaki rolünü, darbeleri, insan hakları alanındaki olumsuz sicilini, anti demokratik yapısını ve asker intiharlarını" ileri süren Tüzel şunları kaydetti:
"AKP hükümeti, askeri vesayetten, askeri mekanizmalardaki derin örgütlenmelerden, darbe girişimlerinden yakınmış, iktidarının ilerlemesinde ayağına dolanan taşlardan kurtulmak için yargılamaların önünü açmış, bu devlet kurumunu olması gereken yere yani egemen sermaye sınıfının ve yönetici kişiliğinin güç aygıtı rol ve rotasına sokmuştur."
Başbakan'ın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili son değerlendirmelerine ve "terörle mücadelede moral değerlerini yıpratmayalım" sözlerine de değinen Tüzel, Başbakan'ın bu sözler, "TSK'yı siyasi gücüne katmanın rahatlığıyla" söylediğini ifade etti.
Yeni çıkan disiplin yasasının TSK'nın "anti demokratik yapı ve işleyişini sağlamlaştıracak bir içerik ve anlayışla ele alındığını" da sözlerine ekleyen Levent Tüzel, "böylesi despot ve otoriter, demokrasi ilkeleriyle doku uyuşmazlığı olan bir iktidara böylesi bir ordu aygıtı denk düşer diyebiliriz. Ama bu doku halimizin ve ülkemizin acil ihtiyacı olan demokrasi, barış ve özgürlüklere uymamaktadır" şeklinde konuştu. Levent Tüzel şunları kaydetti:
"Bu yasanın görüşülmesinde savaşın içinden geçen ve yeni savaş ortamlarına hazırlık yapan bir ülkenin insanları olarak savaşmamak, öldürmemek, insani değerleri gözetmek adına gündemden düşmeyen ve birçok ülkede tanınan vicdani ret hakkının tanınmayıp bedelli askerliğin yeniden çıkartılması ayrı bir garabettir. Açık eşitsizlik ve insan hakları yönüyle anayasaya aykırılık oluşturan bu düzenleme AKP hükümetinin başarısızlığının da tescili anlamındadır." (13:18)
Banu Doğan
Hükümetin askeri disiplin yasası ile ilgili olarak dağınık mevzuatı bir araya toplama, verilen disiplin cezalarının AİHM tazminat kararlarına neden olması ve sivil personelin kapsam dışına çıkarılmasını gerekçe gösterdiğini hatırlatan Tüzel, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "halkın nezdindeki güven verici yapısını çoktan kaybettiğini" iddia etti. Buna gerekçe olarak TSK'nın "devlet yönetimindeki iktidar çatışmalarındaki rolünü, darbeleri, insan hakları alanındaki olumsuz sicilini, anti demokratik yapısını ve asker intiharlarını" ileri süren Tüzel şunları kaydetti:
"AKP hükümeti, askeri vesayetten, askeri mekanizmalardaki derin örgütlenmelerden, darbe girişimlerinden yakınmış, iktidarının ilerlemesinde ayağına dolanan taşlardan kurtulmak için yargılamaların önünü açmış, bu devlet kurumunu olması gereken yere yani egemen sermaye sınıfının ve yönetici kişiliğinin güç aygıtı rol ve rotasına sokmuştur."
Başbakan'ın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili son değerlendirmelerine ve "terörle mücadelede moral değerlerini yıpratmayalım" sözlerine de değinen Tüzel, Başbakan'ın bu sözler, "TSK'yı siyasi gücüne katmanın rahatlığıyla" söylediğini ifade etti.
Yeni çıkan disiplin yasasının TSK'nın "anti demokratik yapı ve işleyişini sağlamlaştıracak bir içerik ve anlayışla ele alındığını" da sözlerine ekleyen Levent Tüzel, "böylesi despot ve otoriter, demokrasi ilkeleriyle doku uyuşmazlığı olan bir iktidara böylesi bir ordu aygıtı denk düşer diyebiliriz. Ama bu doku halimizin ve ülkemizin acil ihtiyacı olan demokrasi, barış ve özgürlüklere uymamaktadır" şeklinde konuştu. Levent Tüzel şunları kaydetti:
"Bu yasanın görüşülmesinde savaşın içinden geçen ve yeni savaş ortamlarına hazırlık yapan bir ülkenin insanları olarak savaşmamak, öldürmemek, insani değerleri gözetmek adına gündemden düşmeyen ve birçok ülkede tanınan vicdani ret hakkının tanınmayıp bedelli askerliğin yeniden çıkartılması ayrı bir garabettir. Açık eşitsizlik ve insan hakları yönüyle anayasaya aykırılık oluşturan bu düzenleme AKP hükümetinin başarısızlığının da tescili anlamındadır." (13:18)
Banu Doğan
