2010-03-11 - 14:06
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol, CHP Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonu'nda gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi.
CHP Grup Başkanvekili ve İzmir Milletvekili Kemal Anadol, CHP Grup Yönetim Kurulu
Toplantı Salonu'nda gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi.
"Milletvekili dokunulmazlıkları" konulu sohbet toplantısında Anadol, dokunulmazlığın kaldırılması
çağrısını yineledi. Bunun gerçekleşmemesi durumunda dokunulmazlık dosyalarının komisyonda
işleme konulmasını isteyen Anadol, ''Onu da mı yapmıyorsunuz? CHP'li milletvekillerinin
dokunulmazlıklarını kaldıralım'' dedi.
Anadol, ''Kanal kanal gezip boy gösteren Hüseyin Çelik'e (AK Parti Genel
Başkan Yardımcısı) tokat gibi cevap vermek'' için düzenlediğini belirttiği basın
toplantısında, CHP'nin 22. dönemden önce milletvekili aday adaylarından
''dokunulmazlıkların kaldırılması için olumlu oy kullanacağı'' konusunda noterden
belge aldığını ifade etti.
O seçimden önce CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Adalet ve Kalkınma
Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir televizyon programında
dokunulmazlıkların kaldırılmasını taahhüt ettiklerini belirten Anadol, ''AKP
yalan söyledi, söylediklerini unuttu ve milletvekili dokunulmazlıkları rafa
kalktı'' dedi.
Anadol, geçen dönem ''Adaletten Kaçanlar'' diye resimli afiş basarak,
Anadolu'ya dağıttıklarını belirtti.
Çelik'in ''Asıl Ceza Kanunundaki suçları işleyenler CHP'li
milletvekilleridir'' dediğini ifade eden Anadol, 587 dokunulmazlık dosyasındaki
suç isnatları ile ilgili bilgiler verdi.
''İhaleye fesat karıştırma'' suçlamasından AK Parti'nin 10, CHP'nin 1;
''görevi kötüye kullanma, keyfi davranma ve ihmal'' suçlamasından AK Parti'nin
34, CHP'nin 5; ''zimmet, kalpazanlık, sahtecilik, dolandırıcılık'' suçlamasından
AK Parti'nin 9, CHP'nin ise hiç dosyasının olmadığını belirten Anadol, şöyle
devam etti.
''Açık çağrıda bulunuyorum, Hüseyin Çelik ve Recep Tayyip Erdoğan'a:
Gelin anayasanın dokunulmazlık ile ilgili maddelerini kaldıralım. Dokunulmazlık
sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlı olsun. (Anayasa değişikliğine yokuz)
diyorlarsa Anayasa ve Adalet Karma Komisyonununda dosyalar. Başkanı da Burhan
Kuzu. Çoğunluk Adalet ve Kalkınma Partili milletvekillerinde. Bütün dokunulmazlık
dosyalarını işleme koysunlar. Hepimiz yargının önüne çıkalım. Anayasa
değişikliğine lüzum yok. Onu da mı yapmıyorsunuz Hüseyin Çelik, sizi işlediğiniz
suçlarla baş başa bırakıyoruz. CHP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını
kaldıralım. O dosyaları işleme koyun. Sizi de o utançla baş başa bırakalım. Siz
gitmeyin mahkemeye, bizimkileri kaldırın. Açık çağrı. Bunlara da (evet)
demiyorsanız hangi yüzle kanal kanal dolaşıp CHP milletvekillerinin dokunulmazlık
dosyaları ile ilgili beyanda bulunma cesaretini gösteriyorsunuz. Bu çağrıları
yinelemeye devam edeceğiz. Hüseyin Çelik kaçmaktan usanmıyorsa, biz de
kovalamaktan usanmayacağız. Yoksa, AKP değil adaletten kaçanlar partisi demeye
devam edeceğiz. Hüseyin Çelik'in cevabını merakla bekliyorum.''
Soruları da yanıtlayan Anadol, 'Ankara'da yakalanan bomba yüklü kamyonla
ilgili TRT'nin yayınını nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna, ''Felaket bir şey.
Daha soruşturma başlamamış, Cumhuriyet savcılığı ve emniyet daha dosyayı açmamış,
TRT bunu haber yapıyor. Bülent Arınç cevap versin bu soruya. Basına servis
yapmanın başını yandaş medyanın ötesinde TRT çekiyor artık. Çok acı. Bizim
verdiğimiz vergilerle bunu yapıyor. Başka kanallar yapıyor. TRT, bu, tüyü
bitmemiş yetimin hakkıyla yaparsa utandırıcı bir şey'' yanıtını verdi.
''Olayın kendisini nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine ise
Anadol, ''İhbar telefonu Amerika'dan mı geldi acaba'' dedi.
Kamyon olayıyla, belirli bir ''kumanda merkezi''nin olduğunun iyece
ortaya çıktığını ifade eden Anadol, şunları söyledi:
''O kumanda merkezi bu planlamayı yapıyor. Devletin organları içinde ve
dışında ajanları var, istihbarat topluyor o kumanda merkezi. Bazen Bülent
Arınç'ın evinde dolaşan iki subayı takip ediyor, bazen meşru bir askeri sevkıyatı
kaçak bir işlemmiş gibi ihbar ediyor. O kumanda merkezinden planlanıyor bunlar.
Herhalde TRT de o kumanda merkezinden gelen sinyalle bu yayınları yapıyor. Tam o
sırada TRT'de olan programda, konuşmacılar, sevkıyat haberi gelince (yeniçeriler
de devlete isyan etmişlerdi, ordu başbakan asmıştır) diye konuşabiliyor.''
Hangi kanalardan TRT'ye kimlerin alındığı, TRT kadroları dışındaki kaç
kişiye program yaptırıldığı, ne kadar para verildiği konusunda soru önergesi
verdiğini anımsatan Anadol, cevap alamadığını söyledi. Soru önergesini
yinelediğini, ona da mutlaka yanıt alamayacağını ileri süren Anadol, ''Bilgi
Edinme Yasasına göre mahkemeye başvuracağım. Bunların hesabı teker teker
sorulacak. Ve bunlar gidecek. Gittikleri zaman kendilerinden hesap sorulacağından
korktukları için telaş içindeler '' dedi.
Anadol, ''Hüseyin Çelik, Anayasa değişikliği için CHP ve Baykal darbe mi
bekliyor, dedi. Nasıl değerlendiriyorsunuz'' sorusuna ise şu karşılığı verdi:
''Mugalata, Hüseyin Çelik'in ağzına yakışan bir üslup. Anayasa
değişikliği için darbe filan gerekmiyor, ama Anayasa değişikliği için gerekirse
kurucu meclis gerekiyor. Yoksa Anayasa Mahkemesi kararıyla laiklik karşıtı
eylemlerin odağı haline gelmiş bir çoğunluk partisine Anayasa değiştirtmek,
hukuku, Anayasayı paspas etmektir. Kediye ciğer emanet etmek istemiyoruz. Onun
için bu Meclisin işi değildir. İktidardan gitmek üzere olan bir partinin
çoğunluğuna Anayasayı değiştirmek gibi çok önemli bir işlemi emanet etmek mümkün
değildir.''(14:06)
