2019-11-26 - 23:59
Meclis Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Genel Kurulda, gündem dışı söz alan milletvekilleri, "25 Kasım Kadına Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" dolayısıyla konuşma yaptı.
AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci, şiddetin dini, inancı, kültürü ve milliyetinin olamayacağını belirterek, "Bizler ak kadrolar olarak yeryüzünde her türlü mücadelede yer alacağımızı yineliyoruz." dedi.
Bugüne kadar kadınların yaşadığı sorunlarla ilgili yapılan yasal düzenlemelerin kadınların ekonomi, bilim ve eğitimde güçlendirilmesine önemli katkılar sağlandığını, bu konuda yapılacak daha çok işin olduğunu ifade eden Ekinci, "Her kadın konusu gündeme geldiğinde veya acı bir hadise yaşandığında devletimizle dayanışma yerine, birtakım çevrelerin bu meseleyi istismar etmeleri de kendi çirkin siyasetlerine malzeme yapmaları üzücüdür." diye konuştu.
Kadınlar ve erkeklerin gerçek anlamda dayanışma içerisinde olması gerektiğinin altını çizen Ekinci, şunları kaydetti:
"Bugün gerçekten bir dayanışmadan bahsedeceksek başta HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde yavrularına kavuşma acısıyla gözyaşı döken anaların haykırışılarına kulak verilmelidir. Her türlü terör örgütü lanetlenerek annelerimizin talepleri karşılanması için dürüstçe somut adımlar atılmalıdır. Gerçekten bir dayanışmadan bahsedeceksek sokakta yürüyen bütün kadınların kılık ve kıyafetine bakılmaksızın yaşam tercihini veya inancını öne çıkarmadan tüm siyasi partiler tutarlı ve ortak bir tavır içerisinde olmalıdır. Bugün kadına şiddet konusunda dayanışma mesajı verilecekse, öncelikle bir grup başkanvekilinin partisinden olmayan bir kadın grup başkanvekiline haddini bildirmeye kalkışmasına hangi partiden olduğuna bakılmaksızın gerekli tepki verilmelidir."
CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Genel Kurulda kadına yönelik şiddeti konuşurken bile kadınlara yönelik şiddetin bazen babalarından, ağabeylerinden, eşten, sevgiliden, nişanlıdan ya da herhangi birisinden şiddet görmeye devam ettiğini söyledi.
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde Eskişehir'de bir kadının toprağa verildiğine dikkati çeken Karabıyık, "Mecliste bizler, öncelikle bu sorunlara eğilmeliyiz. Asıl sorumluluğumuzun bu olduğunu unutmamalıyız. Bu partiler üstü bir durumdur. Unutmayınız ki İstanbul Sözleşmesi bir kazanımdır, uygulanmalıdır ve arkasında duruyoruz." ifadesini kullandı.
HDP Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları Oruç, "Türkiye'de kadın cinayetlerini durduracağız" dedikçe kadına karşı cinayetlerin arttığını söyledi. Oruç, son 11 ayda 358 kadının katledildiğini, son 10 yılda çocuk istismarlarının yüzde 700 oranında artış gösterdiğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, öğretmenlerin hak ettiği değeri göremediğini savunarak, AK Parti hükümetleri döneminde öğretmenlerin sorunlarının her geçen gün büyüdüğünü iddia etti.
Dervişoğlu, sayıları yarım milyonu aşmış atanamayan öğretmenler ile ücretli ve sözleşmeli öğretmenler konusunun zaman kaybedilmeden çözülmesini istedi.
Türkiye'nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olan kadına şiddetin her geçen gün arttığını belirten Dervişoğlu, "Alınamayan tedbirler, yetersiz ve caydırıcılığı olmayan cezalar kadına şiddet vakalarını artırmaktadır. Bu konuda Adalet Bakanlığının açıkladığı rakamlar vahim bir tabloyu da gözler önüne sermektedir." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 25 Kasım'ın, MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in doğum günü olduğunu dile getirerek, "Başbuğ Türkeş, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin, cesaretin, ferasetin ve dirayetin ete kemiğe bürünmüş hali, fikir ve hareket adamıdır. O, devlet ebed müddet ilkesi çerçevesinde Türkiye'nin, Türk milletinin, Türk vatanının ebediyen var olması için yorulmadan, yılmadan gayret göstermiştir." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Uluslararası Şeffaflık Derneğinin, Adalet Bakanlığının yayınladığı adli istatistiklerden yararlandığı bir araştırmasının bulunduğunu dile getirerek, "Bu istatistikler şuna işaret ediyor, maalesef bu iktidar döneminde yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanmak normalleşmiş gözüküyor." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, kendisinin de bir öğretmen olduğunu dile getirerek, meslektaşlarının sosyal, ekonomik, özlük hakları dahil birçok sorun yaşadığını söyledi.
Atanamayan öğretmenler konusunda AK Parti'nin verdiği sözleri hatırlatan Altay, "İktidar partisinin genel başkanı, 3 Kasım 2002 seçimlerine giderken mitinglerde, 'Bizim iktidarımızda atanmayan öğretmen kavramı Türkiye'de silinecek.' demişti. Bugün 500 bine yaklaşan bir sayıyla karşı karşıyayız. Siyasette söz vermek kolay, tutmak da kolay olmalıdır." diye konuştu.
Altay, Arnavutluk'ta yaşanan deprem dolayısıyla bu ülke halkına geçmiş olsun temennisini dile getirdi.
Türkiye'de geçmişte yaşanan depremleri anımsatan Altay, şunları kaydetti:
"Türkiye, son 15 yıldır deprem vergisi toplamak dışında, depreme hazırlık noktasında başta büyükşehirler olmak üzere hangi hazırlığı yaptı? Bu sorunun cevabı yok. Bir gün böyle bir afetle karşılaştığımızda her şey çok geç olacak. Verilen kayıpların büyük kısmı iktidarın, hükümetin ve parlamentonun ihmalinden dolayı olacak. Bu bizim için ebedi bir vicdan azabına dönüşecek. Bu vesileyle de yürütmenin ve Meclisimizin depreme hazırlık noktasında üzerine düşen görevleri yapmasını bekliyor ve talep ediyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, kadına şiddetin asla kabul edilemeyeceğinin altını çizerek, "'Cennet annelerin ayaklarının altındadır' diyen bir rahmet peygamberinin izinde, kendisinin kadınlara verdiği değeri örnek almalı ve bu konuda çok duyarlı davranmalıyız. Kadın, erkek, çocuk her birinin hak ve hukukunu gözeten, toplumumuzun temeli olan aileyi her zaman güçlü kılmanın gerektiğini bir kez daha vurgulayarak kadına şiddetin insanlığa bir kötülük olduğunu ve şiddetle sonuna kadar mücadele edeceğimizi belirtmek isterim." ifadelerini kullandı.
Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'li bir siyasetçi ile Külliye'de görüştüğü iddialarına ilişkin de şunları söyledi:
"Bir köşe yazarı üzerinden yapılmaya çalışılan ama tersine dönen kumpasa, algı operasyonuna hep beraber şahit olduk. İddianın sahibi Sözcü yazarı Rahmi Turan böyle bir yalanın parçası olduğu için bugün köşesinden özür yazısı yayınladı ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İnce'den ve okurlarından özür diledi. İddianın sahibi Rahmi Turan özür diledi ancak yalanın türetildiği yer olarak gösterilen CHP Genel Merkezi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iftirayı ve kumpası halen sürdürmeye ne yazık ki devam ediyor. CHP yönetimi ve Sayın Kılıçdaroğlu, böyle bir yalan ve iftiraya dayalı kumpas ile bir haftadır gündemi meşgul ettikleri için Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve aziz milletimizden özür dilemelidir. Kendilerini, gerçeği açıklamaya ve özür dilemeye davet ediyorum."
Akbaşoğlu'nun ifadeleri üzerine söz alan Altay'ın, "Siyasette polemik güzel şeydir. Fırsatı buldu mu rakibine geçirmek iyidir." demesinin ardından AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi ve Altay'dan ifadesini düzeltmesini istedi.
Altay, "Ne var düzeltilecek? Siyasette bunlar var. Yapmayın. Bu kadar evhamlı olmayın." şeklinde konuştu.
Bu sırada AK Parti ve CHP sıralarındaki bazı milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Tartışmanın büyümesi üzerine Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi. Aranın ardından partilerin grup önerilerinin görüşülmesine geçildi.
Bu arada, Genel Kurulda bazı milletvekilleri, kadına yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla yakalarına mor kurdele taktı.
Genel Kurulda, AK Parti'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.
Teklif, 4 bölüm halinde temel kanun olarak görüşülecek.
Teklifin görüşmeleri 28 Kasım Perşembe günü tamamlanamazsa, Genel Kurul, 29 Kasım Cuma, 30 Kasım Cumartesi ve 1 Aralık Pazar günleri de çalışacak.
Teklifle, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Göç İdaresi Genel Müdürlüğünü ilgilendiren konularda bazı düzenlemeler yapılacak.
2'nci sınıf emniyet müdürünün bir üst rütbeye terfi için en az bekleme süresi 1 yıldan 2 yıla çıkarılacak.
Başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak sınavlarda başarılı olanların komiser yardımcısı olabilmesine imkan sağlanacak.
Emniyet teşkilatı personelinden, terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevlerinden dolayı kaybolan ya da alıkonulanların aileleri, personel hakkında gaiplik kararı verilinceye kadar geçen süre içinde personelin aylıklarını alabilecek, her türlü sosyal hak ve yardımlardan yararlanabilecek.
Kumar oynayanlara verilecek idari para cezası ise 322 liradan 1000 liraya çıkarılacak.
Denizli, Malatya, Elazığ ve Afyonkarahisar'da yaşanan depremlerden zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla da düzenleme yapılacak.
Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli muvazzaf subay veya astsubayların mecburi hizmetleri, subay veya astsubay atandıkları tarihten itibaren fiilen 15 yıl olacak.
Jandarma Genel Komutanlığı personelinin izin işlemlerinde de standart sağlanacak.
İhracatçılara verilen hususi damgalı pasaport hakkı süresi 2 yıldan 4 yıla çıkarılacak.
Uyarıcı ve eğitici mahiyetteki yayınlar arasına uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklar ile mücadele, trafik, yol ve yolcu güvenliği, suçun önlenmesi, afet yönetimi, nüfus hizmetleri ve düzensiz göçle mücadele gibi konular eklenecek.
Ad ve soyadı değişikliğiyle ilgili iş ve işlemler 3 yıl boyunca mahkeme kararı aranmaksızın il ve ilçe idare kurullarınca yürütülmeye devam edilecek. Cumhurbaşkanı'na bu süreyi 3 yıla kadar uzatma yetkisi verilecek.
Öte yandan TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin "2013 yılında Osmanlı arşivlerinin taşındığı Kağıthane'deki bina ve bölgesiyle" ilgili; HDP'nin "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan ekonomik zorluklarla" ilgili; CHP'nin "öğretmenlerin yaşadığı sorunlarla" ilgili Meclis araştırma önergeleri kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AK Parti'nin grup önerisinin görüşmeleri sırasında, İçişleri Bakanlığına ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifindeki bazı maddelere yönelik eleştiriler getirdi.
Altay'ın, konuşmasında "Tank Palet Fabrikasının peşkeş çekildiğine" ilişkin sözlerine AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu, yanıt verdi.
"Biz hiçbir şeyi peşkeş çekmedik, ne yandaşa ne paydaşa ne başka birisine." diyen Akbaşoğlu, "Tank Paletle ilgili dilimizde tüy bitti anlata anlata. Yani, ana sınıfına göre anlatıyoruz anlamıyorsunuz, ilkokula göre anlatıyoruz anlamıyorsunuz, üniversiteye göre anlatıyoruz anlamıyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Akbaşoğlu, şöyle konuştu:
"Temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp yeniden CHP tarafından gündeme getirilen Tank Palet Fabrikasıyla ilgili iddiaların tümü asılsız, gerçek dışı. Bu aynen, Cumhurbaşkanımızın bir CHP'liyle görüşüp kendisine genel başkanlık teklif ettiği gibi yalan ve iftiradır. Yalancılıkla siyaset olmaz ancak Hitlerin Propaganda Bakanı Goebbels'in taktiğini güdenler tabii ki bunu da maalesef anlamazlar. Bu konuda söylemleri doğrultmak, doğru siyaseti ortaya koymak gerekir."
Yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili Altay, "Türkiye tank üretmesin" diyen olmadığını, Türk Silahlı Kuvvetlerini "başka bir ülkenin patronajına teslim edilmesine vicdanlarının el vermediğini" söyledi.
Tartışmanın karşılıklı uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, kifayeti müzakere olduğunu belirterek, AK Parti Grup önerisini oyladı.
Altay, "Hiç hoş değil. Bir grup başkanvekili ayaktayken onu gördüğünüz halde oylamaya geçemezsiniz. Bu saygısızlıktır, nezaketsizliktir." dedi.
TBMM Başkanvekili Bilgiç, "Nezaketsizlik değil, sizin bu tavrınız nezaketsizlik." diyerek, birleşime ara verdi.
AK Parti'nin grup önerisinin ardından İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeleri de içeren, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
AK Parti Sivas Milletvekili Semiha Ekinci, şiddetin dini, inancı, kültürü ve milliyetinin olamayacağını belirterek, "Bizler ak kadrolar olarak yeryüzünde her türlü mücadelede yer alacağımızı yineliyoruz." dedi.
Bugüne kadar kadınların yaşadığı sorunlarla ilgili yapılan yasal düzenlemelerin kadınların ekonomi, bilim ve eğitimde güçlendirilmesine önemli katkılar sağlandığını, bu konuda yapılacak daha çok işin olduğunu ifade eden Ekinci, "Her kadın konusu gündeme geldiğinde veya acı bir hadise yaşandığında devletimizle dayanışma yerine, birtakım çevrelerin bu meseleyi istismar etmeleri de kendi çirkin siyasetlerine malzeme yapmaları üzücüdür." diye konuştu.
Kadınlar ve erkeklerin gerçek anlamda dayanışma içerisinde olması gerektiğinin altını çizen Ekinci, şunları kaydetti:
"Bugün gerçekten bir dayanışmadan bahsedeceksek başta HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde yavrularına kavuşma acısıyla gözyaşı döken anaların haykırışılarına kulak verilmelidir. Her türlü terör örgütü lanetlenerek annelerimizin talepleri karşılanması için dürüstçe somut adımlar atılmalıdır. Gerçekten bir dayanışmadan bahsedeceksek sokakta yürüyen bütün kadınların kılık ve kıyafetine bakılmaksızın yaşam tercihini veya inancını öne çıkarmadan tüm siyasi partiler tutarlı ve ortak bir tavır içerisinde olmalıdır. Bugün kadına şiddet konusunda dayanışma mesajı verilecekse, öncelikle bir grup başkanvekilinin partisinden olmayan bir kadın grup başkanvekiline haddini bildirmeye kalkışmasına hangi partiden olduğuna bakılmaksızın gerekli tepki verilmelidir."
CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, Genel Kurulda kadına yönelik şiddeti konuşurken bile kadınlara yönelik şiddetin bazen babalarından, ağabeylerinden, eşten, sevgiliden, nişanlıdan ya da herhangi birisinden şiddet görmeye devam ettiğini söyledi.
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde Eskişehir'de bir kadının toprağa verildiğine dikkati çeken Karabıyık, "Mecliste bizler, öncelikle bu sorunlara eğilmeliyiz. Asıl sorumluluğumuzun bu olduğunu unutmamalıyız. Bu partiler üstü bir durumdur. Unutmayınız ki İstanbul Sözleşmesi bir kazanımdır, uygulanmalıdır ve arkasında duruyoruz." ifadesini kullandı.
HDP Adana Milletvekili Tülay Hatımoğulları Oruç, "Türkiye'de kadın cinayetlerini durduracağız" dedikçe kadına karşı cinayetlerin arttığını söyledi. Oruç, son 11 ayda 358 kadının katledildiğini, son 10 yılda çocuk istismarlarının yüzde 700 oranında artış gösterdiğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, öğretmenlerin hak ettiği değeri göremediğini savunarak, AK Parti hükümetleri döneminde öğretmenlerin sorunlarının her geçen gün büyüdüğünü iddia etti.
Dervişoğlu, sayıları yarım milyonu aşmış atanamayan öğretmenler ile ücretli ve sözleşmeli öğretmenler konusunun zaman kaybedilmeden çözülmesini istedi.
Türkiye'nin en önemli toplumsal sorunlarından biri olan kadına şiddetin her geçen gün arttığını belirten Dervişoğlu, "Alınamayan tedbirler, yetersiz ve caydırıcılığı olmayan cezalar kadına şiddet vakalarını artırmaktadır. Bu konuda Adalet Bakanlığının açıkladığı rakamlar vahim bir tabloyu da gözler önüne sermektedir." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 25 Kasım'ın, MHP'nin kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in doğum günü olduğunu dile getirerek, "Başbuğ Türkeş, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin, cesaretin, ferasetin ve dirayetin ete kemiğe bürünmüş hali, fikir ve hareket adamıdır. O, devlet ebed müddet ilkesi çerçevesinde Türkiye'nin, Türk milletinin, Türk vatanının ebediyen var olması için yorulmadan, yılmadan gayret göstermiştir." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Uluslararası Şeffaflık Derneğinin, Adalet Bakanlığının yayınladığı adli istatistiklerden yararlandığı bir araştırmasının bulunduğunu dile getirerek, "Bu istatistikler şuna işaret ediyor, maalesef bu iktidar döneminde yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanmak normalleşmiş gözüküyor." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, kendisinin de bir öğretmen olduğunu dile getirerek, meslektaşlarının sosyal, ekonomik, özlük hakları dahil birçok sorun yaşadığını söyledi.
Atanamayan öğretmenler konusunda AK Parti'nin verdiği sözleri hatırlatan Altay, "İktidar partisinin genel başkanı, 3 Kasım 2002 seçimlerine giderken mitinglerde, 'Bizim iktidarımızda atanmayan öğretmen kavramı Türkiye'de silinecek.' demişti. Bugün 500 bine yaklaşan bir sayıyla karşı karşıyayız. Siyasette söz vermek kolay, tutmak da kolay olmalıdır." diye konuştu.
Altay, Arnavutluk'ta yaşanan deprem dolayısıyla bu ülke halkına geçmiş olsun temennisini dile getirdi.
Türkiye'de geçmişte yaşanan depremleri anımsatan Altay, şunları kaydetti:
"Türkiye, son 15 yıldır deprem vergisi toplamak dışında, depreme hazırlık noktasında başta büyükşehirler olmak üzere hangi hazırlığı yaptı? Bu sorunun cevabı yok. Bir gün böyle bir afetle karşılaştığımızda her şey çok geç olacak. Verilen kayıpların büyük kısmı iktidarın, hükümetin ve parlamentonun ihmalinden dolayı olacak. Bu bizim için ebedi bir vicdan azabına dönüşecek. Bu vesileyle de yürütmenin ve Meclisimizin depreme hazırlık noktasında üzerine düşen görevleri yapmasını bekliyor ve talep ediyoruz."
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, kadına şiddetin asla kabul edilemeyeceğinin altını çizerek, "'Cennet annelerin ayaklarının altındadır' diyen bir rahmet peygamberinin izinde, kendisinin kadınlara verdiği değeri örnek almalı ve bu konuda çok duyarlı davranmalıyız. Kadın, erkek, çocuk her birinin hak ve hukukunu gözeten, toplumumuzun temeli olan aileyi her zaman güçlü kılmanın gerektiğini bir kez daha vurgulayarak kadına şiddetin insanlığa bir kötülük olduğunu ve şiddetle sonuna kadar mücadele edeceğimizi belirtmek isterim." ifadelerini kullandı.
Akbaşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'li bir siyasetçi ile Külliye'de görüştüğü iddialarına ilişkin de şunları söyledi:
"Bir köşe yazarı üzerinden yapılmaya çalışılan ama tersine dönen kumpasa, algı operasyonuna hep beraber şahit olduk. İddianın sahibi Sözcü yazarı Rahmi Turan böyle bir yalanın parçası olduğu için bugün köşesinden özür yazısı yayınladı ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın İnce'den ve okurlarından özür diledi. İddianın sahibi Rahmi Turan özür diledi ancak yalanın türetildiği yer olarak gösterilen CHP Genel Merkezi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iftirayı ve kumpası halen sürdürmeye ne yazık ki devam ediyor. CHP yönetimi ve Sayın Kılıçdaroğlu, böyle bir yalan ve iftiraya dayalı kumpas ile bir haftadır gündemi meşgul ettikleri için Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve aziz milletimizden özür dilemelidir. Kendilerini, gerçeği açıklamaya ve özür dilemeye davet ediyorum."
Akbaşoğlu'nun ifadeleri üzerine söz alan Altay'ın, "Siyasette polemik güzel şeydir. Fırsatı buldu mu rakibine geçirmek iyidir." demesinin ardından AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi ve Altay'dan ifadesini düzeltmesini istedi.
Altay, "Ne var düzeltilecek? Siyasette bunlar var. Yapmayın. Bu kadar evhamlı olmayın." şeklinde konuştu.
Bu sırada AK Parti ve CHP sıralarındaki bazı milletvekilleri arasında sözlü tartışma yaşandı.
Tartışmanın büyümesi üzerine Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi. Aranın ardından partilerin grup önerilerinin görüşülmesine geçildi.
Bu arada, Genel Kurulda bazı milletvekilleri, kadına yönelik şiddete dikkati çekmek amacıyla yakalarına mor kurdele taktı.
Genel Kurulda, AK Parti'nin gündeme ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Buna göre, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.
Teklif, 4 bölüm halinde temel kanun olarak görüşülecek.
Teklifin görüşmeleri 28 Kasım Perşembe günü tamamlanamazsa, Genel Kurul, 29 Kasım Cuma, 30 Kasım Cumartesi ve 1 Aralık Pazar günleri de çalışacak.
Teklifle, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Göç İdaresi Genel Müdürlüğünü ilgilendiren konularda bazı düzenlemeler yapılacak.
2'nci sınıf emniyet müdürünün bir üst rütbeye terfi için en az bekleme süresi 1 yıldan 2 yıla çıkarılacak.
Başpolis memurları ve kıdemli başpolis memurları arasında yapılacak sınavlarda başarılı olanların komiser yardımcısı olabilmesine imkan sağlanacak.
Emniyet teşkilatı personelinden, terörle mücadele görevi sırasında veya bu görevlerinden dolayı kaybolan ya da alıkonulanların aileleri, personel hakkında gaiplik kararı verilinceye kadar geçen süre içinde personelin aylıklarını alabilecek, her türlü sosyal hak ve yardımlardan yararlanabilecek.
Kumar oynayanlara verilecek idari para cezası ise 322 liradan 1000 liraya çıkarılacak.
Denizli, Malatya, Elazığ ve Afyonkarahisar'da yaşanan depremlerden zarar gören vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla da düzenleme yapılacak.
Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli muvazzaf subay veya astsubayların mecburi hizmetleri, subay veya astsubay atandıkları tarihten itibaren fiilen 15 yıl olacak.
Jandarma Genel Komutanlığı personelinin izin işlemlerinde de standart sağlanacak.
İhracatçılara verilen hususi damgalı pasaport hakkı süresi 2 yıldan 4 yıla çıkarılacak.
Uyarıcı ve eğitici mahiyetteki yayınlar arasına uyuşturucu ve zararlı alışkanlıklar ile mücadele, trafik, yol ve yolcu güvenliği, suçun önlenmesi, afet yönetimi, nüfus hizmetleri ve düzensiz göçle mücadele gibi konular eklenecek.
Ad ve soyadı değişikliğiyle ilgili iş ve işlemler 3 yıl boyunca mahkeme kararı aranmaksızın il ve ilçe idare kurullarınca yürütülmeye devam edilecek. Cumhurbaşkanı'na bu süreyi 3 yıla kadar uzatma yetkisi verilecek.
Öte yandan TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin "2013 yılında Osmanlı arşivlerinin taşındığı Kağıthane'deki bina ve bölgesiyle" ilgili; HDP'nin "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan ekonomik zorluklarla" ilgili; CHP'nin "öğretmenlerin yaşadığı sorunlarla" ilgili Meclis araştırma önergeleri kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AK Parti'nin grup önerisinin görüşmeleri sırasında, İçişleri Bakanlığına ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifindeki bazı maddelere yönelik eleştiriler getirdi.
Altay'ın, konuşmasında "Tank Palet Fabrikasının peşkeş çekildiğine" ilişkin sözlerine AK Parti Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu, yanıt verdi.
"Biz hiçbir şeyi peşkeş çekmedik, ne yandaşa ne paydaşa ne başka birisine." diyen Akbaşoğlu, "Tank Paletle ilgili dilimizde tüy bitti anlata anlata. Yani, ana sınıfına göre anlatıyoruz anlamıyorsunuz, ilkokula göre anlatıyoruz anlamıyorsunuz, üniversiteye göre anlatıyoruz anlamıyorsunuz." ifadelerini kullandı.
Akbaşoğlu, şöyle konuştu:
"Temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp yeniden CHP tarafından gündeme getirilen Tank Palet Fabrikasıyla ilgili iddiaların tümü asılsız, gerçek dışı. Bu aynen, Cumhurbaşkanımızın bir CHP'liyle görüşüp kendisine genel başkanlık teklif ettiği gibi yalan ve iftiradır. Yalancılıkla siyaset olmaz ancak Hitlerin Propaganda Bakanı Goebbels'in taktiğini güdenler tabii ki bunu da maalesef anlamazlar. Bu konuda söylemleri doğrultmak, doğru siyaseti ortaya koymak gerekir."
Yeniden söz alan CHP Grup Başkanvekili Altay, "Türkiye tank üretmesin" diyen olmadığını, Türk Silahlı Kuvvetlerini "başka bir ülkenin patronajına teslim edilmesine vicdanlarının el vermediğini" söyledi.
Tartışmanın karşılıklı uzaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, kifayeti müzakere olduğunu belirterek, AK Parti Grup önerisini oyladı.
Altay, "Hiç hoş değil. Bir grup başkanvekili ayaktayken onu gördüğünüz halde oylamaya geçemezsiniz. Bu saygısızlıktır, nezaketsizliktir." dedi.
TBMM Başkanvekili Bilgiç, "Nezaketsizlik değil, sizin bu tavrınız nezaketsizlik." diyerek, birleşime ara verdi.
AK Parti'nin grup önerisinin ardından İçişleri Bakanlığına ilişkin yeni düzenlemeleri de içeren, Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
