2021-12-01 - 22:38
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda görüşmeleri süren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ihdas edilen maddeleriyle birlikte 16 maddesi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Bilgiç, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu Ban "kadına yönelik şiddetle mücadele", CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer "çiftçilerin sorunları", MHP Aksaray Milletvekili Ramazan Kaşlı, "Aksaray'a yapılan yatırımlar" konusunda konuştu.

AK Parti Erzurum Milletvekili Ban, kadına karşı şiddetin, coğrafyalardan bağımsız, tüm ülkelerin ortak sorunu olduğunu belirterek, bu sorunun çözümü için toplumsal düzeyde ortak akıl, kararlı ve topyekün mücadele gerektiğini söyledi.

Ban, medya temsilcilerini, dizi ve film yapımcılarını, çalışmalarında kadına karşı şiddetle mücadele süreçlerine etkin şekilde desteğe, şiddet sahnelerinin sebep olacağı kötü örneklerin toplumda yaratacağı olumsuz etkiler göz önüne alınarak daha dikkatli olmaya çağırdı.

CHP Niğde Milletvekili Gürer, çiftçilerin, Tarım Kredi Kooperatifine olan borçlarının erteleme süresinin dün sona erdiğini ifade ederek, "Kısa sürede haciz işlemleri başlayacaktır. Bir an önce iktidar bu konuda düzenleme yapmalı, çiftçiye haciz işlemlerinin önü kesilmelidir." dedi.

MHP Aksaray Milletvekili Kaşlı ise gıda sektöründe küresel anlamdaki sorunlara dikkati çekerek, "Buna karşılık Türkiye, temel gıda ürünü üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almakta ve gücünü dünyaya göstermektedir. Ancak tarımsal üretim potansiyeli bakımından büyük zenginliğe sahip Türkiye'nin bu meydan okumasının mümkün olabilmesi için çiftçilerimizin sesine kulak vermeli, doğru politikalarla çiftçimize gereken özeni ve değeri göstermeliyiz." değerlendirmesinde bulundu.

Yüksek elektrik ücretinin, üretim maliyetini artırdığına ve tarımda rekabet gücünü azalttığına dikkati çeken Kaşlı, çiftçilerin üretim maliyetlerinin düşürülmesini beklediğini söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Azerbaycan'da askeri helikopterin kaza yapması sonucu şehit olan askerler için başsağlığı dileklerini ileterek konuşmasına başladı.

Türkiye'nin Elektrik İletim AŞ verilerine göre, Türkiye'de günlük bazda 791 bin 794 megavatsaat elektrik üretildiği, tüketimin 788 bin 969 megavatsaat olduğuna dikkati çeken Bülbül, enerji üretiminde ilk kez yüzde 22,6 payla rüzgar enerjisi santrallerinin birinci sırada yer aldığını söyledi. Bülbül, enerji alanındaki bu atılımları, enerji ithalini azaltacak bu girişimleri desteklediklerini ifade etti.

Ağrı ve Iğdır'da "Eren Kış-9 Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hüseyin Keleş" operasyonu başlatıldığını ve Milli Savunma Bakanlığı'nın verdiği bilgiye göre Kasım ayında 61 operasyonda 169 teröristin etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Bülbül, terörün bitirilmesi noktasında yapılan kararlı mücadelede görevli tüm personele başarılar diledi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) döviz müdahalesi konusunda, "Bir gecede bir cümleyle yüzde 20'yi aşkın yükseliş yaşanıyor. Bu artışın Türkiye'ye maliyeti yaklaşık 200 milyar TL'dir. Sonra, artışa müdahale etmek için harcanan milyar liralar var, 128 milyar doların üzerine kaç milyar dolar daha harcadınız? Sussanız; her işi ehline, liyakatine, kurumların özerkliğine ve en önemlisi derhal seçim kararı alınarak sandığa bıraksanız aslında hiçbir sorun kalmayacak. Biz söyleyelim, 2021 yılını hiçbir şekilde unutmayacağız ve bu sözlü müdahalelerin takipçisi olup hesaplarını soracağız." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, ekonomik gidişatın "vahim" bir şekilde seyrettiğini iddia ederek, sabah Merkez Bankası'nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıkmadan önce "müdahale edeceğiz" kararı aldığını söyledi.

"AK Parti Genel Başkanı konuşacak; her konuştuğunda da döviz fırlıyor, Türk parası değer kaybediyor, biz müdahale edelim, aman Tayyip Bey konuşurken döviz fırlamasın" mantığını "ucube" bir mantık olarak gördüğünü söyleyen Altay, ciddi devletlerde böyle işlerin olmayacağını savundu.

Merkez Bankası'nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma sırasında dövize ikinci kez müdahale ettiğini anlatan Altay, "Bu kabile devleti politikasıdır. Kabile açlıktan geberiyordur, kabile reisinin çocuğu olunca herkese et dağıtılır, zenginlik gösterisi yapılır; bunun gibi bir şey. Bu külüstür devlet mantığıdır. Devlet hepimizindir, devlet yücedir, kutsaldır. Devleti bu kadar ayaklar altına almaya gerek yok." ifadelerini kullandı.

Devletin ayakta durması için liyakat, adalet, ahlak olması gerektiğini vurgulayan Altay, "Erdoğan'ın tek başına sevk ve idare ettiği devlette ne liyakat, ne adalet, ne de ahlak kalmamıştır. Bu, devletimizin bekası için parlamentoyu oluşturan bütün grupları derin endişeye sevk etmesi gereken bir durumdur. Ve hal böyleyken, konuşan, karşı çıkan, eleştiren, müşteki olan herkesi 'terörist, mandacı, vesayetçi' diye yaftalamak devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz." dedi.

Her yerde milletin sesini yükselteceğini dile getiren Altay, "Milletin sesini yükseltmesi, 'açım, geçinemiyorum, işsizim', borçluyum, hacizliyim' demesi teröristlik falan değildir, vatandaşlık hakkının kullanılmasıdır. Millet parti ayrımı yapmaksızın sesini yükseltemeye, ses vermeye, konuşmaya devam edecektir. Tayyip Erdoğan muhalefete de tahammül edecektir." şeklinde konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, partisinin iktidarı döneminde siyasette hem liyakat hem de ahlak olduğunu vurgulayarak, "Bunu muhalefet anlamayabilir, görmeyebilir ama yüce milletimiz bu değerlerin olduğu konusunda hem fikir. Nitekim bugüne kadarki yapılan bütün ibralaşmalarda, sandıklarda bu gerçek ortaya çıkmıştır." ifadelerini kullandı.

Herkesin derdini farklı şekilde dile getirebileceğini belirten Elitaş, "Ama bunu, sokaklara dökülerek, sokak ağzıyla ifade etmek şeklinde değil; insanları nümayişe, hukuki olmayan, gayrihukuki yöntemlere teşvik etmek, o söylemlerle ifade etmek, bir siyasetçiye yakışan üslup ve tarz değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Milletvekilinin, milletin vekili olduğunun altını çizen Elitaş, "Milletin dert ve isteklerini, dilek ve temennilerini TBMM'de dile getirmek, çözüm yollarını bulmak, milletvekillerinin esas görevleridir. Eğer milletin vekilleri görevini yapamadığı ve bu yapamadığından kaynaklı olarak, millete, 'Hadi yürüyün, hadi nümayiş yapın, farklı farklı eylemlerde bulunun' demek, maalesef muhalefet partilerinin acziyet içinde bulunduğunun en önemli göstergesidir." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı yeni ekonomi politikasına işaret eden Elitaş, "İhracat odaklı büyüme, istihdam ve yatırım amaçlı bir ekonomi politikası sadece bugün bulunmuş bir mesele değildir. 1923 İzmir İktisat Kongresi'nden başlayan ve özellikle de 1983 yılında rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ihracat odaklı büyümeyi tercih etmesiyle Türkiye'nin yeni bir büyüme atmosferi ortaya çıkmıştır." dedi.

Türkiye'nin 1,8'lik bir büyümeyle 2020 pandemi sürecini atlattığını, 2021 yılı ekonomik büyümesini de çift haneli rakamlara çıkarma başarısını gösterdiğini anlatan Elitaş, "Şu anda döviz kurlarının yeni sistemle, adaptasyonla ilgili bir dalgalanma söz konusu. Umuyoruz, diliyoruz, en yakın bir gelecekte bu istikrarı sağlayacak, su yolunda mecrasını bulacak, inşallah hedefine ulaşacaktır." ifadesini kullandı.

Bugün Genel Kurul'da görüşülecek Elektrikte TRT payını kaldıran düzenlemeyi de içeren kanun teklifine yeni kanun maddesi ihdasıyla ilgili önerge vereceklerini açıklayan Elitaş, "Sağlık çalışanlarının hem maaşlarına hem de emeklilikte alacaklarına bir katkı sağlayan 7 maddelik ihdasla ilgili önergelerimiz var. Arkadaşlarımız, yetkililerle inceliyorlar. Umuyorum ki bu kanun teklifi içerisinde 7 madde ihdas ederek, sağlık çalışanlarımızı pandemi sürecinde gösterdikleri performanslara, fedakarca gayretlere, TBMM tüm siyasi partilerle birlikte bir katkı sağlar diye düşünüyorum. Şimdiden katkı sağlayacak değerli siyasi parti gruplarına teşekkür ediyorum." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, yeni bir ekonomik model ihdasında ısrarlı olunduğunu belirterek, "Getirilen başkanlık sisteminden millet ne hayır gördü ki şimdi getirmeyi planladığınız ekonomik sistemle umutlansın. Ekonomi hukukun, demokrasinin ve adaletin olduğu yerde gelişir ve yükselir fakat sizin hükümetiniz, hem hukuk hem demokrasi hem de adalet noktasında önemli sabıkalardan muzdarip bir yönetim kadrosudur. Bu kavramları geliştirmeden ekonomik gelişme de sağlanmaz. Sizler o koltuklarda yani iktidarda oturmaya devam ettikçe ekonomimiz her geçen gün güvensizlikten ötürü yara almaya, milletimiz de her gün fakirleşmeye devam edecek." diye konuştu.

Dervişoğlu, ekonominin düzelmesi için tek yolun seçim olduğunu savundu.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda İYİ Parti'nin "Engelli vatandaşların sorunları", HDP'nin "Düşük faiz, yüksek kur politikalarının ekonomiye etkileri" ile CHP'nin "Merkez Bankası ve döviz kurlarına" ilişkin grup önerileri görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukcuoğlu, engelli vatandaşlara yönelik yürürlükteki kanunların yetersiz olduğunu söyledi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre 2,6 milyon engelli vatandaşın olduğu bilgisi paylaşılsa da sivil toplum kuruluşlarına göre gerçek engelli sayısının 8,5 milyonun üstünde olduğunu ifade eden Kabukcuoğlu, "Engellilerin sorunları, insani boyutu, sosyal boyutu ve iktisadi boyutu ile toplumların öncelikli ve önemli sorunları arasında yer almaktadır." diye konuştu.

Engelli vatandaşların toplumsal hayata katılma konusunda çeşitli problemlerle karşılaştığına dikkati çeken Kabukçuoğlu, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nca yüzde 40 engellilere ayda 661 lira, yüzde 70 ve üzeri engelli olanlara 991 lira aylık ödenmektedir. Bu sadece adı olan ancak kişinin ihtiyaçlarını karşılamaktan son derece uzak bir bedeldir. Bu destek; açlık sınırının yüzde 30'u, yoksulluk sınırının ise yüzde 10'udur. Yani engelli vatandaşlarımız açlık sınırının bile çok altında bir destekle hayata tutunmaya mecbur bırakılmaktadır." görüşünü dile getirdi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, partisinin "Düşük faiz, yüksek kur politikalarının ekonomiye etkileri" hakkındaki grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, Merkez Bankasının döviz kurlarına müdahale ettiğini ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasıyla kurun yükseldiğini iddia etti.

Oluç, "AKP Genel Başkanı Erdoğan yaptığı konuşmayla yangının üzerine benzin döküyor. Bu arada yanan çiftçi, esnaf, emekli oluyor, siz ise izliyorsunuz. Türk lirasını değersiz pula çevirdiniz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kuruluna döviz artışının sebeplerini incelemek için talimat verdiğini anımsatan Oluç, Meclisin de bu konuda üzerine düşen görevi yapması gerektiğini belirtti.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, "Sizin faize savaş açtığınız yok. Siz faizcisiniz. 128 milyar doları sattınız. 19 yıllık iktidarın sonucunda millet açlık, yoksulluk ve işsizlikle baş başa kaldı. Cumhurbaşkanı konuştukça döviz artıyor. Bu yeni bir ekonomik model değil, Türkiye'yi fakirleştirmektir. Ağır bir ekonomik krizden geçiyoruz. Ülkenin piyasayla uyumlu ve aklıselim bir yönetime ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.

AK Parti Manisa Milletvekili Uğur Aydemir ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı düşük faiz politikasıyla üretim, istihdam ve ihracatın artacağını söyledi.

AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, Merkez Bankasının döviz rezervinin zirveye çıkarak 123 milyar dolara ulaştığını belirtti.

Merkez Bankasında yapılan işlemler ve kayıtların herkese açık olduğunun altını çizen Kırkpınar, "Türkiye ekonomisi döviz kurlarına bağlı olarak büyüyen bir ülke değildir. Döviz kurları sadece ekonomik göstergelerden bir tanesidir. Döviz kurları bizim ekonomimiz için ontolojik bir rakam değildir. Bizim için önemli olan büyüme, istihdam ve ihracat rakamlarıdır." diye konuştu.

CHP, HDP ve İYİ Parti'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra, elektrik enerjisi satışı üzerinden alınan TRT payının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ne, sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesine yönelik düzenlemeleri içeren maddeler ihdas edildi.

Genel Kurul'da görüşülerek kabul edilen maddelere göre, tabip veya diş tabibi kadro ve pozisyonları esas alınarak emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanmış olup, aylıklarıyla birlikte makam tazminatı ödenmesine hak kazanamamış olan tabip ve diş tabiplerinden ilgili mevzuatına göre uzman olanlara emeklilik maaşlarında iyileştirme öngörüyor.

Buna göre, uzman olanların 17 bin olan gösterge rakamı 40 bine, uzman olmayanların 13 bin olan gösterge rakamı 33 bine çıkarılıyor.

Teklifle ilave ödemenin çalışanlara da ödenmesi sağlanıyor.

Her bir sağlık tesisinde ek ödemeye esas işlemleri denetlemek üzere inceleme heyetleri oluşturulacak.

Sağlık kurum ve kuruluşlarında bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar dikkate alınmak suretiyle ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile inceleme heyetlerinin yapısı, çalışma usul ve esasları Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Personele her ay yapılacak ek ödeme net tutarı, kadro ve görev unvanı veya pozisyon unvanı itibarıyla belirlenmiş olan ek ödeme net tutarından az olamayacak. Belirlenen ödeme tutarları döner sermaye gelirlerinden yapılacak ek ödemeden mahsup edilmek üzere merkezi yönetim bütçesinden karşılanacak.

Bakanlık bağış, faiz ve kira gelirleri dışındaki döner sermaye gelirleri ile nakit kaynaklarını personele ek ödeme dağıtımında kullanabilecek. Dağıtılacak ek ödemenin yıllık toplamı, döner sermaye gelirlerinin yüzde 40'ını aşamayacak. Bu oran, doğal afet, salgın hastalık ve benzeri olağandışı durumlarda Cumhurbaşkanı kararı ile yüzde 50'sine kadar artırılabilecek.

Bakanlık döner sermaye işletmeleri, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun teşvik edilmesi, sağlık kurum ve kuruluşlarının kendi imkanlarıyla karşılayamadıkları ihtiyaçların giderilmesi, eğitim, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, Bakanlık taşra teşkilatının desteklenmesi amacıyla yapılacak giderlere iştirak etmek için aylık gayrisafi hasılattan aylık tahsil edilen tutarın yüzde 6'sını geçmemek üzere Bakanlıkça belirlenecek oranı Bakanlık Döner Sermaye Merkez Saymanlığı hesabına aktaracak.

Tabip ve diş tabibi sınıfı personel için öngörülen ve döner sermaye bütçesinden yapılan sabit ek ödemenin merkezi yönetim bütçesinden ödenmesi sağlanacak.

Sağlık Bakanlığında görev yapan eğitim görevlileri uzman hekimlerin ve hekimlerin yararlanmakta oldukları en düşük ek ödeme oranlarında düzenleme yapılıyor. Böylece döner sermaye gelirlerinden ek ödeme alan eğitim görevlilerine en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 770'i, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar ile uzman diş tabiplerine yüzde 695'i, pratisyen tabip ve diş tabiplerine ise yüzde 450'si oranında, her ay herhangi bir katkıya bağlı olmaksızın merkezi yönetim bütçesinden ek ödeme yapılacak.

Sağlık bakanlığı personelinin sabit ek ödemelerinin genel bütçeden ödenmesinde doğacak ödenek ihtiyacının karşılanabilmesi için yapılacak ödenek aktarmaları, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda düzenlenen ödenek aktarmalarına tabi tutulmayacak.

Yükseköğretim Kanunu'nda yapılan değişiklikle, üniversite hastanelerinde görev yapan personelin sabit ek ödemelerinin merkezi yönetim bütçesine aktarılmasına bağlı olarak döner sermaye gelirlerinden harcama yapılabilecek alanlara ilişkin belirleme yapılması öngörülüyor. Ayrıca üniversite hastanelerinde görev yapan personelin sabit ek ödemelerinin de merkezi yönetim bütçesinden karşılanması amacıyla Sağlık Bakanlığı ile paralel düzenleme yapılması amaçlanıyor.

Buna göre, döner sermaye gelirlerinden tahsil edilen kısmın, tıp ve diş hekimliği fakülteleri sağlık uygulama ve araştırma merkezleri için asgari yüzde 45'i ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, devam etmekte olan projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılacak.

****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****