2013-03-21 - 12:47
Lütfü Türkkan: "Türkiye'de Sevr'in yapmadığı kadar büyük bir operasyon yürütülüyor. O operasyonun bir tarafında emperyalist güçlerin lideri konumunda ABD, diğer tarafında da PKK'nın destekçisi AKP hükümeti vardır."
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 1 Mart tezkeresi kapalı oturum tutanakları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
1 Mart 2003'te "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi" görüşüldüğü sırada Milliyetçi Hareket Partisi'nin TBMM'de temsil edilmediğini hatırlatan Türkkan, bu sebeple Meclis Başkanlığı'na başvurarak kapalı oturum tutanaklarını istediğini belirtti.
Meclis Başkanlığı'nın cevabında "1924 Anayasası'ndan başlayıp 1973 tarihli İçtüzüğe kadar pek çok gerekçe sıralanıp" talebinin reddedildiğini ifade eden Türkkan, "özetle bana İçtüzüğe göre bu tutanaklar 10 yıl geçtikten sonra 'yayımlanır' değil, 'yayımlanabilir' yani 'takdire bağlıdır' denmiştir" şeklinde konuştu.
MHP'li Türkkan, TBMM Başkanı Çiçek'in açıklamalarına göre, üzerinden 10 yıllık süre geçmiş olma şartını karşılayan kapalı oturumların 211'inin tutanağının açıklandığını, 38'inin üzerinde ise hala gizlilik kararının bulunduğunu söyledi. Lütfü Türkkan, "tutanakların 211'inin yayımlanması takdir edilirken, 1 Mart tezkeresi tutanaklarının açıklanmamasında takdir gerekçeniz nedir" diye sordu. Lütfü Türkkan, "bu tutanakları Oslo ve İmralı tutanakları gibi sızdırma yoluyla öğrenemeyeceğimize göre, açıklamaktan kamuoyunun o kapalı oturumda neler konuşulduğunu öğrenmesinden neden korkuyorsunuz" ifadelerine yer verdi. Türkkan, şunları kaydetti:
"Neden korkuyorsunuz? Açıklarsanız BOP eş başkanlığındaki ilk görevinizde tezkereyi Meclis'ten geçirmeyerek ABD'ye yaşattığınız hayal kırıklığının bu ülkeye faturasının nasıl çıkartıldığını Türk halkının daha iyi anlayacağından mı? Yüzlerce komutanın darbeci ve terörist diye zindanlara neden atıldığını sadece 1 Mart değil, Lozan'ın da intikamının alınmakta olduğunu teyit ettiğinden mi? 1 Mart tezkeresi talebinizin, Irak'tan sonra Mısır'ın, Libya'nın, Suriye'nin kana bulanmasına, bugün ülkemize patriotların yerleştirilmesine giden yolun işaret fişeği olmasından mı? İmralı'da Oslo'da Kandil'de terör örgütüyle bu ülkenin geleceğini pazarlık etmenizin temellerinin aslında o tezkere talebiyle atıldığının daha iyi anlaşılacağından mı?
Başbakan'ın tutanakları açıklamayacağını ve açıklatmayacağını bildiğini belirten Türkkan, "ABD Başkanı Obama'nın sopasıyla PKK'nın silahları gölgesine sıkışıp BOP'un şubesi olarak iktidarını sürdüren bir hükümetten bunu beklemiyorum" dedi.
1 Mart tezkeresi tutanaklarının "her türlü milliyeti ayaklarının altına aldığını söyleyebilen bir Başbakan'ın siyasi meşruiyetini, varlığını, iktidarını borçlu olduğu güçlere diyetini ödeyebilmek için milli çıkarları ayaklar altına aldığının belgesi olduğunu" belirten Türkkan, tezkerenin "uluslararası hukuki bir meşruiyeti ve kazananı olmayan insanlık dışı bir savaşa, sınır komşusunun işgaline yardım ve yataklık için yetki talebi olduğu görüşünü savundu.
MHP'li Türkkan, "bu tutanakları açıklamamaları, dış politikadaki bağımlılık ve tutarsızlıklarını kamuoyu önünde açıkça savunabilme güçleri kalmadığının da ilanıdır aynı zamanda" şeklinde konuştu.
Türkkan, o dönemde TBMM'de görev yapmış CHP Milletvekillerini, bir basın toplantısı yaparak TBMM gizli oturumunda neler konuşulduğunu açıklamaya davet etti. Türkkan, "Bu açıklama bir suç ise eğer, terör örgütü lideriyle pazarlık yaparak, Türkiye'yi bölücü faaliyet de dâhil birçok anayasal suç işleyen iktidar karşısında varsın böyle bir suçu da bu arkadaşlarımız işlesin" şeklinde konuştu.
Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarına ilişkin sorulan bir soru üzerine MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan şunları kaydetti:
"Türkiye'nin geldiği noktayı özetlemesi açısından bugün Diyarbakır'daki o gösteri aslında çok önem atfediyor. Bütün Türkiye ağzını açmış, kanallar canlı yayın yaparak, İmralı'daki caninin verdiği demeçleri takip ediyor. Bütün Türkiye o demeçlere kilitlenmiş. Ben buradan özellikle basında köşe yazan, milletimizi yönlendirme konusunda siyaset mühendisliğine soyunan arkadaşlarımıza da söylüyorum. AKP'ye oy vermiş, destekleyen arkadaşlarımıza soruyorum. Bu geldiğimiz nokta hiç sizin canınızı acıtmıyor mu? Buraya bir dur demenin zamanı gelmedi mi? İdeolojisi ne olursa olsun, Türkiye konusunda hassasiyeti olan herkesi çok fazla yaralıyor. Diyarbakır'daki bu tabloya baktığınızda terörist başının resimleri, Türkiye'nin bölünmesini isteyen sloganlar, pankartlar, paçavralar? Ama arada da bir tek Türk Bayrağı yok. Hani üniter devlete inanan açıklamalar gelecekti? Fiillerle açıklamalar tezat olursa biz de o açıklamalara inanmayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı başta olmak üzere Bakanlarımızın bir an evvel bu ihanete son vermelerini istiyorum. Gerçekten Türkiye'de Sevr'in yapmadığı kadar büyük bir operasyon yürütülüyor. O operasyonun bir tarafında emperyalist güçlerin lideri konumunda ABD, diğer tarafında da PKK'nın destekçisi AKP hükümeti vardır."
F. Banu Doğan
1 Mart 2003'te "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için hükümete yetki verilmesine ilişkin Başbakanlık tezkeresi" görüşüldüğü sırada Milliyetçi Hareket Partisi'nin TBMM'de temsil edilmediğini hatırlatan Türkkan, bu sebeple Meclis Başkanlığı'na başvurarak kapalı oturum tutanaklarını istediğini belirtti.
Meclis Başkanlığı'nın cevabında "1924 Anayasası'ndan başlayıp 1973 tarihli İçtüzüğe kadar pek çok gerekçe sıralanıp" talebinin reddedildiğini ifade eden Türkkan, "özetle bana İçtüzüğe göre bu tutanaklar 10 yıl geçtikten sonra 'yayımlanır' değil, 'yayımlanabilir' yani 'takdire bağlıdır' denmiştir" şeklinde konuştu.
MHP'li Türkkan, TBMM Başkanı Çiçek'in açıklamalarına göre, üzerinden 10 yıllık süre geçmiş olma şartını karşılayan kapalı oturumların 211'inin tutanağının açıklandığını, 38'inin üzerinde ise hala gizlilik kararının bulunduğunu söyledi. Lütfü Türkkan, "tutanakların 211'inin yayımlanması takdir edilirken, 1 Mart tezkeresi tutanaklarının açıklanmamasında takdir gerekçeniz nedir" diye sordu. Lütfü Türkkan, "bu tutanakları Oslo ve İmralı tutanakları gibi sızdırma yoluyla öğrenemeyeceğimize göre, açıklamaktan kamuoyunun o kapalı oturumda neler konuşulduğunu öğrenmesinden neden korkuyorsunuz" ifadelerine yer verdi. Türkkan, şunları kaydetti:
"Neden korkuyorsunuz? Açıklarsanız BOP eş başkanlığındaki ilk görevinizde tezkereyi Meclis'ten geçirmeyerek ABD'ye yaşattığınız hayal kırıklığının bu ülkeye faturasının nasıl çıkartıldığını Türk halkının daha iyi anlayacağından mı? Yüzlerce komutanın darbeci ve terörist diye zindanlara neden atıldığını sadece 1 Mart değil, Lozan'ın da intikamının alınmakta olduğunu teyit ettiğinden mi? 1 Mart tezkeresi talebinizin, Irak'tan sonra Mısır'ın, Libya'nın, Suriye'nin kana bulanmasına, bugün ülkemize patriotların yerleştirilmesine giden yolun işaret fişeği olmasından mı? İmralı'da Oslo'da Kandil'de terör örgütüyle bu ülkenin geleceğini pazarlık etmenizin temellerinin aslında o tezkere talebiyle atıldığının daha iyi anlaşılacağından mı?
Başbakan'ın tutanakları açıklamayacağını ve açıklatmayacağını bildiğini belirten Türkkan, "ABD Başkanı Obama'nın sopasıyla PKK'nın silahları gölgesine sıkışıp BOP'un şubesi olarak iktidarını sürdüren bir hükümetten bunu beklemiyorum" dedi.
1 Mart tezkeresi tutanaklarının "her türlü milliyeti ayaklarının altına aldığını söyleyebilen bir Başbakan'ın siyasi meşruiyetini, varlığını, iktidarını borçlu olduğu güçlere diyetini ödeyebilmek için milli çıkarları ayaklar altına aldığının belgesi olduğunu" belirten Türkkan, tezkerenin "uluslararası hukuki bir meşruiyeti ve kazananı olmayan insanlık dışı bir savaşa, sınır komşusunun işgaline yardım ve yataklık için yetki talebi olduğu görüşünü savundu.
MHP'li Türkkan, "bu tutanakları açıklamamaları, dış politikadaki bağımlılık ve tutarsızlıklarını kamuoyu önünde açıkça savunabilme güçleri kalmadığının da ilanıdır aynı zamanda" şeklinde konuştu.
Türkkan, o dönemde TBMM'de görev yapmış CHP Milletvekillerini, bir basın toplantısı yaparak TBMM gizli oturumunda neler konuşulduğunu açıklamaya davet etti. Türkkan, "Bu açıklama bir suç ise eğer, terör örgütü lideriyle pazarlık yaparak, Türkiye'yi bölücü faaliyet de dâhil birçok anayasal suç işleyen iktidar karşısında varsın böyle bir suçu da bu arkadaşlarımız işlesin" şeklinde konuştu.
Diyarbakır'daki Nevruz kutlamalarına ilişkin sorulan bir soru üzerine MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan şunları kaydetti:
"Türkiye'nin geldiği noktayı özetlemesi açısından bugün Diyarbakır'daki o gösteri aslında çok önem atfediyor. Bütün Türkiye ağzını açmış, kanallar canlı yayın yaparak, İmralı'daki caninin verdiği demeçleri takip ediyor. Bütün Türkiye o demeçlere kilitlenmiş. Ben buradan özellikle basında köşe yazan, milletimizi yönlendirme konusunda siyaset mühendisliğine soyunan arkadaşlarımıza da söylüyorum. AKP'ye oy vermiş, destekleyen arkadaşlarımıza soruyorum. Bu geldiğimiz nokta hiç sizin canınızı acıtmıyor mu? Buraya bir dur demenin zamanı gelmedi mi? İdeolojisi ne olursa olsun, Türkiye konusunda hassasiyeti olan herkesi çok fazla yaralıyor. Diyarbakır'daki bu tabloya baktığınızda terörist başının resimleri, Türkiye'nin bölünmesini isteyen sloganlar, pankartlar, paçavralar? Ama arada da bir tek Türk Bayrağı yok. Hani üniter devlete inanan açıklamalar gelecekti? Fiillerle açıklamalar tezat olursa biz de o açıklamalara inanmayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Başbakanı başta olmak üzere Bakanlarımızın bir an evvel bu ihanete son vermelerini istiyorum. Gerçekten Türkiye'de Sevr'in yapmadığı kadar büyük bir operasyon yürütülüyor. O operasyonun bir tarafında emperyalist güçlerin lideri konumunda ABD, diğer tarafında da PKK'nın destekçisi AKP hükümeti vardır."
F. Banu Doğan
