2011-11-23 - 15:05
CHP Milletvekili Atilla Kart, Kayseri Büyükşehir Belediyesi odaklı yolsuzluk iddialarına ilişkin parlamentoda bir basın toplantısı düzenledi. Atilla Kart: "Başbakan intikam ve rövanş duygularının esiri olmuştur. Başbakan'ı izlerken yapmış olduğu hamaset, demagoji ve bilgi kirliliği karşısında toplumsal barışımız adına endişeleniyorum."
Toplantıya CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu da katıldı.
Kayseri'de yargı ve siyaset adına bir hukuk rezaleti ve skandalı yaşandığını söyleyen Atilla Kart, " Hukukun üstünlüğü yerine; güçlülerin ve üstünlerin hukukunun egemen olduğu bir düzen yaşanıyor. Toplantıyı Kayseri yerine burada yapmamızın nedeni, orada bunu takip edecek ulusal yayın yapan basın örgütünün kalmamış olmasıdır" diye konuştu.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, başta Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, Genel Sekreter Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı ve Daire Başkanları hakkında rüşvet, irtikap ve görevi kötüye kullanma bulgularını tespit ettiğini ancak bu bulgulara rağmen savcılık tarafından şüphelilerin mal varlıkları ve finans hareketlerinin araştırılmadığını öne süren Atilla Kart şöyle konuştu: "Savcılık delilleri görmezden gelmiş ve ayaklar altına almıştır. Bulgular elde edildiği halde, kamu görevlileri açığa alınmamış ve görevden uzaklaştırma süreci başlatılmamıştır. Üç savcıdan oluşan bir savcılık makamı hangi ağır baskı ve müdahaleler sebebiyle kendi kararını inkar eder, görmezden gelir? Öyle anlaşılıyor ki; savcıların kısmen de olsa dava açma aşamasına gelmesi, Hükümeti öfkelendirmiştir. Adalet Bakanlığı bu durumu kabullenememiştir. Adalet Bakanlığının bu yöndeki ağır baskı ve müdahalesi sonucunda savcılık rüşvet ve irtikap ile ilgili tespitlerinde ve işlemlerinde geri adım atmıştır. Bu olay savcının kendi evrakında sahtecilik yapmasıdır."
Atilla Kart, "Başbakan intikam ve rövanş duygularının esiri olmuştur. Başbakan'ı izlerken yapmış olduğu hamaset, demagoji ve bilgi kirliliği karşısında toplumsal barışımız adına endişeleniyorum" sözleriyle Başbakan'ı eleştirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü: "Başbakan bir saat önce yaptığı açıklamada 'Savcılık başvuruların hepsini geri çevirdi, reddetti, tersledi' demiştir. Oysa rüşvetle ilgili skandal ve rezalet bir tarafa, mevcut tablo içinde irtikap ve suistimal suçlarından onlarca olaydan dolayı iddianame aşamasına gelen bulguların olduğu ortadadır. Başbakan'a soruyorum: Bu kirli tablo sizi rahatsız etmiyor mu? Bu ilişkileri ne zaman kadar himaye edeceksiniz? Bu soru ve uyarılarımız Sayın Cumhurbaşkanı'na da yöneliktir. 'Sonuna kadar kefilim' diyen Cumhurbaşkanı acaba halen aynı kanıda mıdır? Burası bir aşiret devleti değil, öyle veya böyle bir hukuk devletidir."
AK Partiyle birlikte kirli ilişkilerin yönetim anlayışında egemen olduğunu ifade eden Atilla Kart ," Mesleklerinin onur ve vakarını ayaklar altına alan ve aslında artık "Hükümetin Ajanı" konumuna gelen Cumhuriyet Savcıları hakkında suç duyurusunda bulunacağız ve yasama denetimi sürecinde de kararlılıkla takip edeceğiz. Bu suç duyurusunu HSYK'ya yapacağız. Bakalım HSYK demokratik meşruiyeti mi temsil ediyor, yoksa Adalet Bakanlığı tarafından oluşturulmasının hakkını veriyor mu? " şeklinde konuştu.
Toplantıda söz alan Şevki Kulkuloğlu ise İçişleri Bakanının olayda adı geçen kamu görevlilerine derhal el çektirmesi gerektiğini ve olayların tümünü inkar eden ve 'yakınımdan dahi geçse istifa ederim' diyen Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yarın istifa etmesi gerektiğini söyledi. (15:05)
Kayseri'de yargı ve siyaset adına bir hukuk rezaleti ve skandalı yaşandığını söyleyen Atilla Kart, " Hukukun üstünlüğü yerine; güçlülerin ve üstünlerin hukukunun egemen olduğu bir düzen yaşanıyor. Toplantıyı Kayseri yerine burada yapmamızın nedeni, orada bunu takip edecek ulusal yayın yapan basın örgütünün kalmamış olmasıdır" diye konuştu.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, başta Kayseri Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, Genel Sekreter Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı ve Daire Başkanları hakkında rüşvet, irtikap ve görevi kötüye kullanma bulgularını tespit ettiğini ancak bu bulgulara rağmen savcılık tarafından şüphelilerin mal varlıkları ve finans hareketlerinin araştırılmadığını öne süren Atilla Kart şöyle konuştu: "Savcılık delilleri görmezden gelmiş ve ayaklar altına almıştır. Bulgular elde edildiği halde, kamu görevlileri açığa alınmamış ve görevden uzaklaştırma süreci başlatılmamıştır. Üç savcıdan oluşan bir savcılık makamı hangi ağır baskı ve müdahaleler sebebiyle kendi kararını inkar eder, görmezden gelir? Öyle anlaşılıyor ki; savcıların kısmen de olsa dava açma aşamasına gelmesi, Hükümeti öfkelendirmiştir. Adalet Bakanlığı bu durumu kabullenememiştir. Adalet Bakanlığının bu yöndeki ağır baskı ve müdahalesi sonucunda savcılık rüşvet ve irtikap ile ilgili tespitlerinde ve işlemlerinde geri adım atmıştır. Bu olay savcının kendi evrakında sahtecilik yapmasıdır."
Atilla Kart, "Başbakan intikam ve rövanş duygularının esiri olmuştur. Başbakan'ı izlerken yapmış olduğu hamaset, demagoji ve bilgi kirliliği karşısında toplumsal barışımız adına endişeleniyorum" sözleriyle Başbakan'ı eleştirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü: "Başbakan bir saat önce yaptığı açıklamada 'Savcılık başvuruların hepsini geri çevirdi, reddetti, tersledi' demiştir. Oysa rüşvetle ilgili skandal ve rezalet bir tarafa, mevcut tablo içinde irtikap ve suistimal suçlarından onlarca olaydan dolayı iddianame aşamasına gelen bulguların olduğu ortadadır. Başbakan'a soruyorum: Bu kirli tablo sizi rahatsız etmiyor mu? Bu ilişkileri ne zaman kadar himaye edeceksiniz? Bu soru ve uyarılarımız Sayın Cumhurbaşkanı'na da yöneliktir. 'Sonuna kadar kefilim' diyen Cumhurbaşkanı acaba halen aynı kanıda mıdır? Burası bir aşiret devleti değil, öyle veya böyle bir hukuk devletidir."
AK Partiyle birlikte kirli ilişkilerin yönetim anlayışında egemen olduğunu ifade eden Atilla Kart ," Mesleklerinin onur ve vakarını ayaklar altına alan ve aslında artık "Hükümetin Ajanı" konumuna gelen Cumhuriyet Savcıları hakkında suç duyurusunda bulunacağız ve yasama denetimi sürecinde de kararlılıkla takip edeceğiz. Bu suç duyurusunu HSYK'ya yapacağız. Bakalım HSYK demokratik meşruiyeti mi temsil ediyor, yoksa Adalet Bakanlığı tarafından oluşturulmasının hakkını veriyor mu? " şeklinde konuştu.
Toplantıda söz alan Şevki Kulkuloğlu ise İçişleri Bakanının olayda adı geçen kamu görevlilerine derhal el çektirmesi gerektiğini ve olayların tümünü inkar eden ve 'yakınımdan dahi geçse istifa ederim' diyen Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yarın istifa etmesi gerektiğini söyledi. (15:05)
