2023-12-13 - 21:20
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR İLE MİLLİ SAVUNMA BAKANLIKLARININ 2024 YILI BÜTÇELERİ TBMM GENEL KURULUNDA KABUL EDİLDİ
TBMM Genel Kurulunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının 2024 yılı bütçeleri kabul edildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Öncelikle enerji ve madencilikte tam bağımsız, kaynakta ve teknolojide net ihracatçı bir Türkiye ile 2053 yılında karbon nötr bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Bu yolda yeni bir reform ve yatırım dönemini başlatıyoruz." dedi.

Bayraktar, TBMM Genel Kurulunda bakanlığının 2024 yılı bütçesine ilişkin konuşmasında, dün Genel Kurul'da fenalaşan Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez'e geçmiş olsun dileklerini iletti.

Madencilik ile enerji sektörünün ekonominin can damarı olduğunu vurgulayan Bayraktar, Türkiye'nin, üretilen maden çeşitliliği açısından dünyada 8'inci sırada yer aldığını belirtti.

Bakan Bayraktar, geliştirilen politikalarla bordan yerli kömüre, nadir toprak elementlerinden altın madenciliğine kadar her alanda üretimi, katma değeri ve istihdamı sürekli olarak artırdıklarını dile getirerek, "2002 yılında 680 milyon dolar olan maden ihracatımızı, 2022 yılında 10 kat artırarak 6,5 milyar dolara çıkardık ve bu alanda Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. Ayrıca, 2002 yılında Gayrisafi Yurtiçi Hasıla içinde binde 8 olan madenciliğin payını yüzde 75 arttırarak 2022 yılında yüzde 1,4'e yani 210 milyar liraya yükselttik. Hedefimiz önümüzdeki dönemde bu oranı yüzde 5 seviyesine çıkarmak." dedi.

Madenleri ekonomiye kazandırırken "önce insan, sonra çevre, sonra katma değerli üretim" dediklerinin altını çizen Bayraktar, madencilik sektörünü daha güvenilir ve daha sürdürülebilir bir hale getirmeyi hedeflediklerini, bu kapsamda 2023'te 8 bin 419 denetim gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bakan Bayraktar, dünyadaki bor rezervinin önemli bir kısmına sahip Türkiye'nin, uluslararası alanda yüzde 63'lük pazar payı ile dünya lideri konumunda olduğunu, 2022'de 2,7 milyon ton bor satışından 1,3 milyar dolar gelir elde edildiğini aktardı.

Geçen yıl 105 milyon ton kömür üretimi yapıldığını bildiren Bayraktar, "kömür gazlaştırma", "karbon yakalama" gibi temiz kömür teknolojileri ile ilgili çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

Bayraktar, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerde madencilerin çok sayıda vatandaşı enkaz altında kurtardığını hatırlatarak, madencilerin bu tecrübesini ve kabiliyetini kurumsallaştırmak için AFAD başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla çalışıldığını dile getirdi.

- "Nüfusumuzun yüzde 83'ünü doğal gaz kullanma imkanına kavuşturduk"

Yerli kaynakların ve madenlerin güçlü ekonominin, tam bağımsızlığımızın ve sürdürülebilir kalkınmanın önemli araçlarından biri olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bu noktada Türkiye Yüzyılında hız vereceğimiz çalışmalarımız ve milli maden mücadelemiz için Gazi Meclis'imizdeki her bir milletvekilimizden güçlü desteklerini aziz milletimiz adına istirham ediyorum." ifadesini kullandı.

Enerji arz güvenliğinin, ülkelerin iktisadi kalkınmalarının yanı sıra ulusal güvenliklerini de etkileyen önemli bir konu olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

"Türkiye Yüzyılında büyük ve güçlü Türkiye için 'enerjide tam bağımsızlık hedefi' doğrultusunda geliştirdiğimiz politikalar ile yurt içinde ve yurt dışında petrol ve doğal gaz arama ve üretimimizi artırarak enerji arz güvenliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Son 21 yılda devreye aldığımız uluslararası doğal gaz ve petrol boru hatlarımız, LNG tesislerimiz, yer altı doğal gaz depolarımız, sondaj ve sismik araştırma gemilerimiz ve alt yapı yatırımlarımızla hedeflerimize büyük bir azim ve kararlılıkla yürüyoruz. 2002 yılında sadece 5 il ve 7 Organize sanayi bölgesinde doğalgaz kullanılırken, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Türkiye'de her eve doğal gaz hizmetini götüreceğiz' hedefi ile bugün artık 81 il, 811 yerleşim yeri ve 214 organize sanayi bölgesine doğal gaz arzı sağladık. Yani nüfusumuzun yüzde 83'ünü doğal gaz kullanma imkanına kavuşturduk. Bu sayede vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam imkanı sunarken aynı zamanda şehirlerimizin hava kalitesini de artırdık."

- Gabar'daki petrol üretimi

Bayraktar, Fatih Sondaj Gemisi ile Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahasında 2020'de tarihin en büyük doğal gaz keşfinin yapıldığını hatırlattı.

Kara alanlarında bugüne kadar yapılmış en büyük petrol keşfinin Şırnak Gabar'da gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Dün Gabar'daki keşfimizin yıl dönümüydü. Şehit Astsubay'ımız Esma Çevik ve şehit öğretmenimiz Aybüke Yalçın'ın adını verdiğimiz bu iki sahada şu an itibariyle günlük yaklaşık 30 bin varil petrol üretimi seviyesine ulaştık. Üretimi 2024 yılı sonunda 100 bin varile çıkarmak üzere çalışmalarımıza yoğun şekilde devam ediyoruz. Bu vesile ile her iki şehidimizi de bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Yıllarca adı terörle anılan bu bölgemiz artık üretimle, istihdamla ve kalkınmayla anılıyor ve adeta petrol ve enerji üssü haline geliyor." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde petrol ve doğal gaz üretiminin artırılacağının altını çizen Bayraktar, enerji ithalatındaki ezberleri bozacaklarını ve dışa bağımlılığı gündemden çıkaracaklarını söyledi.

Bakan Bayraktar, elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırdıklarını, yerli kaynak oranının yüzde 66, yenilenebilir enerji oranının ise yüzde 55 seviyesinde olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin Avrupa'da jeotermal enerji kurulu gücünde birinci, hidroelektrikte ikinci, rüzgarda yedinci, güneş enerjisi kurulu gücünde ise sekizinci sırada yer aldığını aktaran Bayraktar, güneş paneli üretiminde yüzde 77, rüzgar türbini üretiminde yüzde 60'lık yerlileşme oranına ulaşarak Türkiye'nin bu teknolojilerde dışa bağımlılığını azalttıklarını dile getirdi.

- "Ülkelerle görüşmelere devam ediyoruz"

Akkuyu Nükleer Güç Santralinin, kurulu güç bakımından dünyada inşası devam eden en büyük nükleer santral projesi olduğunu kaydeden Bayraktar, şöyle konuştu:

"Şu anda bu santralde 30 bine yakın istihdama ulaşılmıştır. Tesis tamamen devreye alındığında da 4 bin kişiye kalıcı istihdam sağlamak mümkün olacaktır. Ayrıca, 27 Nisan 2023 tarihinde ilk yakıt çubuklarını sahaya getirerek Akkuyu projemize uluslararası anlamda nükleer tesis statüsü kazandırdık. Diğer taraftan, Sinop ve Trakya nükleer güç santrali projelerine yönelik çalışmalara ve teknoloji sahibi ülkelerle görüşmelere devam ediyoruz."

Sakarya Gaz sahasından üretilen doğal gazın karaya ulaşmasıyla aylık 25 metreküpe denk gelen tüketimlerin bir yıl boyunca ücretsiz yapıldığını anımsatan Bayraktar, bu kapsamda 87 milyar liralık doğal gazı bedelsiz sunduklarını belirtti. Ayrıca 2019'dan bugüne kadar toplam 19,2 milyar liralık elektrik tüketim desteği sağlandığını bildiren Bayraktar, bu yıl elektrik ve doğal gaz tüketim desteğinin 282 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Bakan Alparslan Bayraktar, sanayide bir çok alanda kullanılan ve ithal edilen ferroborun Türkiye'de üretilmesi amacıyla Balıkesir Bandırma'da temeli atılan ve yıllık 800 ton kapasiteli tesisi en kısa sürede devreye alacaklarını dile getirerek, şunları ifade etti:

"Türkiye Yüzyılını enerjinin ve madenin de yüzyılı yapmak için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Öncelikle enerji ve madencilikte tam bağımsız, kaynakta ve teknolojide net ihracatçı bir Türkiye ile 2053 yılında karbon nötr bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Bu yolda yeni bir reform ve yatırım dönemini başlatıyoruz. Ülkemizin potansiyelini ortaya çıkarmak, bu sayede sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedefini gerçekleştirmek üzere, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonominin ihtiyaç duyacağı enerji ve madencilik politikalarını kararlılıkla uyguluyoruz. Enerji altyapımızı doğal afetlere dirençli hale getirirken enerji ve madencilik sektöründe kapasite ve imkanlarımızı anlık olarak afet bölgesine yönlendirme kabiliyetimizi de artırıyoruz."

- "Deniz üstü rüzgar enerjisi kurulu gücünü enerji portföyümüze ekleyeceğiz"

Yenilenebilir enerjinin elektrik üretimi içindeki payını yüzde 55'e çıkarmayı öncelikli hedef olarak belirlediklerini belirten Bayraktar, her yıl 3 bin 500 megawatt güneş enerjisi ve 1500 megawatt rüzgar enerjisi santralini devreye alacaklarını ifade etti. Bayraktar, "Bu süreçte bir ilki de gerçekleştirerek toplam 5 bin megawatt deniz üstü rüzgar enerjisi kurulu gücünü enerji portföyümüze ekleyeceğiz. Ayrıca, elektrik iletim ve dağıtım hatlarımızı güçlendirmeyi, vatandaşlarımıza tüketici odaklı daha kaliteli hizmet sunmayı da hedefliyoruz." diye konuştu.

Alparslan Bayraktar, "enerjide dışa bağımlılığı bitirme" hedefi doğrultusunda kara ve deniz alanlarında yeni petrol ve doğal gaz keşifleri için çalışmaları yoğunlaştıracaklarını belirtti.

Sakarya gaz sahasındaki üretimi ilk aşamada günlük 10 milyon metreküpe, sonraki süreçte günlük 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedeflediklerini bildiren Bayraktar, "Petrol ve doğal gaz arama ve üretimi için yürüttüğümüz çalışmaları sadece yurt içi için sınırlı tutmuyoruz. Orta Doğu başta olmak üzere Afrika, Kafkasya ve diğer coğrafyalarda milli petrol şirketlerimiz TPAO ve BOTAŞ ile petrol ve doğal gaz projelerinde yer alacağız." dedi.

Bakan Bayraktar, nükleer enerjiyi de portföye ekleyerek 2035'e kadar 7 bin 200 megawatlık nükleer enerji santralini devreye alacaklarını söyledi.

Enerji diplomasisini de daha aktif bir şekilde kullanmayı sürdüreceklerini ifade eden Bakan Bayraktar, Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Moldova ile gaz ihracatı anlaşmaları yaptıklarını anımsattı.

Bayraktar, İstanbul Finans Merkezinde enerji ve madencilik alanında faaliyet gösterecek bir ticaret borsası oluşturacaklarını bildirdi.

-Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bakanlığının 2024 yılı bütçesi üzerinde konuştu

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Bu yılın başından itibaren 2 bin 67 terörist etkisiz hale getirilmiştir." dedi.

Güler, TBMM Genel Kurulunda bakanlığının 2024 yılı bütçesine ilişkin konuşmasında, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde teröristlerce düzenlenen saldırıda şehit olan Piyade Teğmen Eril Alperen Emir'e Allah'tan rahmet dileyerek başladı. Güler, TBMM Genel Kurulu'ndan dün kürsüde rahatsızlanan Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez'e de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhuriyet'in 100. yılının tamamlandığı bu dönemde yeni bütçenin kendileri için tarihi bir anlamının olduğunu vurgulayan Güler, "Zira bir asır önce mali imkansızlıklar ve kısıtlı bütçesiyle İstiklal Mücadelesi vererek destanlar yazan kahraman ordumuz, bugün nitelikli personeli, yerli ve milli savunma sanayisi, teknolojik donanımı, asil milletimizin desteği ve devletimizin sahip olduğu imkanlarla artık bölgesinde ve dünyada etkin, caydırıcı, saygın ve güçlü bir ordu konumundadır." diye konuştu.

Güler, Türkiye Yüzyılı Vizyonu ile geleceğe emin adımlarla ilerlerken, bugünlere ulaşılmasında emeği geçen başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitleri, ebediyete irtihal eden kahraman gazileri, tüm komutan ve devlet büyüklerini rahmet, minnet ve şükranla yad etti.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede ve dünyada çok yönlü gelişmelerin yaşandığı, artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik ortamının hızlı ve sürekli olarak değiştiği kritik bir süreçten geçildiğini belirten Güler, belirsizlik ve öngörülemezliğin hakim olduğu bu değişken güvenlik ortamı nedeniyle konvansiyonel tehdit, siber saldırılar ve nükleer riskte artış gözlendiğini söyledi. Güler, şöyle devam etti:

"Bölgesel çatışmalar, terörizm, hibrit harekat ve vekalet savaşları yaygınlaşmakta; düzensiz göç ve mülteci sorunu, yabancı karşıtlığı, ayrıca iklim değişikliği, gıda krizi, salgın hastalıklar ise ortamı daha karmaşık bir hale getirmektedir. Bu kaotik ortamda, Milli Savunma Bakanlığımız devletimizin bekası, ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için çalışmalarını azim ve kararlılıkla sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, mavi ve gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından, uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar, üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirmektedir."

Bakan Güler, terörle mücadelenin daha etkin yapılması, sınır güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılığın engellenmesi maksadıyla hudutların, yoğun ve kademeli emniyet sistemi ile korunduğunu, hudut birliklerinin imkan ve kabiliyetlerinin sürekli geliştirildiğini vurguladı.

Dünyadaki emsalleri arasında en iyilerden olan hudut güvenlik sisteminin, birçok ülke tarafından da yerinde görülerek örnek alındığının altını çizen Güler, "Sosyal medya platformlarında hudutlarımıza ait servis edilen bazı görüntüler, hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Kimsenin şüphesi olmasın ki, hudutlarımızı namusu bilen Mehmetçik, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızda büyük bir özveri ve başarıyla görevlerini yerine getirecektir." diye konuştu.

- "Tüm unsurları ise meşru hedefimizdir"

Türkiye'yi uzun yıllardır en çok etkileyen sorunlardan biri olan teröre karşı "çok boyutlu ve kapsamlı yaklaşım" ve "Terörü kaynağında yok etme" stratejisiyle mücadele ettiklerini vurgulayan Güler, bu çerçevede yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürdükleri terörle mücadelede en başarılı dönemi yaşadıklarını söyledi.

Bakan Güler, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı ile Pençe Serisi Harekatlar ve diğer operasyonlar ile bölücü terör örgütünün yurt içinde bitme noktasına getirildiğini, sınır ötesinden Türkiye'ye yönelik saldırıların bertaraf edildiğini, sınırlarda kurulmak istenen terör koridorunun parçalandığını vurguladı. Güler, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliği için tüm terör örgütlerine karşı verilen bu mücadelede destansı başarılar kazanan kahraman Mehmetçiğimiz, başarılarına her geçen gün yenilerini eklemektedir. Bu kapsamda bu yılın başından itibaren 2 bin 67 terörist etkisiz hale getirilmiştir." dedi.

Güler, Suriye ve Irak'taki tüm operasyonların Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın 51. maddesinden doğan meşru müdafaa hakkı doğrultusunda, komşu ülkelerin egemenlik haklarına ve toprak bütünlüğüne saygılı olarak gerçekleştirildiğinin de altını çizdi.

Operasyonların planlanması ve icrasında masum sivillerin, dost unsurların, tarihi ve kültürel varlıklar ile çevrenin zarar görmemesi için her türlü tedbirin alındığını vurgulayan Güler, "Bu çerçevede, ülkemize ve aziz milletimize tehdit oluşturan PKK/KCK, PYD/YPG ve DEAŞ terör örgütünün Suriye ve Irak'taki tüm unsurları ise meşru hedefimizdir." dedi.

- "Yapıcı tavrın karşılık bulmasını memnuniyetle karşılıyoruz"

"Ülkemizde meydana gelen büyük deprem felaketi sonrası yapılan ziyaret ve görüşmeler sonucunda, komşumuz Yunanistan ile ilişkilerimizde olumlu bir dönem yaşıyoruz." diyen Güler, Yunanistan ile gelişen bu olumlu havanın devamına yönelik gayretleri, üst düzey görüşmeler ve icra ettikleri toplantılarla sürdürdüklerini belirtti. Güler, şöyle konuştu:

"Amacımız; Ege ve Doğu Akdeniz'deki sorunlarımızı uluslararası hukuka, iyi komşuluk ilişkilerine ve müttefiklik ruhuna uygun bir şekilde çözüme kavuşturmaktır. Bununla birlikte barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken milli hak ve menfaatlerimizden asla taviz vermeyeceğimizi de her zaman ifade ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın, 7 Aralık'taki Atina ziyaretleri kapsamında muhataplarımızla yaptığımız görüşmelerde, ortaya koyduğumuz yapıcı tavrın karşılık bulmasını memnuniyetle karşılıyoruz. İki ülke arasında imzalanan Atina Bildirgesi çerçevesinde de iyi komşuluk ilişkileri, diyalog ve pozitif gündemle süreci devam ettirmeyi hedefliyoruz."

- "Elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz"

Bakan Güler, Kıbrıs konusunda ise artık tek ve kesin çözümün uluslararası kamuoyunda da açıkça dile getirilmeye başlandığı gibi Ada'da iki ayrı devlet, iki ayrı halk olduğu gerçeğiyle hareket etmek olduğunu vurguladı.

Kıbrıs meselesinin, Kıbrıs Türk halkının meşru çıkarlarını ve güvenliğini teminat altına alacak şekilde bir an önce çözüme kavuşturulmasının öncelikli olduğunu belirten Güler, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi, olmazsa olmaz bir husustur. Muhataplarımızı artık; miadı dolmuş, statükocu ve provokatif söylemleri bir kenara bırakarak konuya tarihi ve mevcut gerçeklere uygun, makul ve mantıklı bir şekilde yaklaşmaya davet ediyoruz. Milli meselemiz olan bu konuda, Kıbrıslı kardeşlerimizin meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye; garanti ve İttifak Antlaşmaları doğrultusunda Ada'nın huzuru, güvenliği ve refahı için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz."

- "Kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik önemli bir fırsat kapısı açılmıştır"

Azerbaycan'ın, yıllarca işgal altındaki öz toprağı olan Karabağ'ı; "Vatan Harekatı"nı icra ederek işgalden kurtarmasına, geçtiğimiz aylarda da bölgedeki egemenliğini tam anlamıyla tesis etmek için "Anti-Terör Operasyonu"nu başarıyla icra etmesine büyük bir memnuniyetle şahit olduklarını vurgulayan Güler, "Artık, Azerbaycan ve Ermenistan arasında, kalıcı barışın tesis edilmesine yönelik önemli bir fırsat kapısı açılmıştır. Ermenistan’ın da bunun bilincinde olarak hareket etmesi; başkalarıyla değil, komşularıyla işbirliğine yönelik bir tutum sergilemesi samimi temennimizdir." diye konuştu.

- "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beraber çalıştığı ülkelerden çok olumlu geri dönüşler almaktadır"

Türkiye'nin amacının, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamış, barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan "tek ve birleşik Libya'nın oluşumuna katkıda bulunmak" olduğunu vurgulayan Güler, Libya'da barış, huzur ve güven ortamının oluşması için destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

Bakan Güler, NATO'nun etkin ve saygın bir üyesi olan Türkiye'nin, ittifaktaki görev ve sorumluklarını eksiksiz yerine getirdiğine işaret etti.

Balkanlar'daki en büyük NATO Misyonu Kosova Gücü (KFOR) Komutanlığını Türkiye'nin devraldığını hatırlatan Güler, bu görevi de başarıyla sürdürdüklerini söyledi.

Yaşar Güler, Hava Kuvvetlerinin, NATO Hava Polisliği görevleri kapsamında 1 Aralık'ta Romanya'da konuşlandığını ve 4 ay süreyle bölgede görev yapacağını ifade ederek, "NATO nezdinde aldığı tüm görevlerde sergilediği profesyonel yaklaşımı, yapıcı tutumu ve muharebe sahasındaki tecrübesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beraber çalıştığı ülkelerden çok olumlu geri dönüşler almaktadır." dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşını anımsatan Güler, krize çözüm bulabilmek için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gayret edildiğini aktardı.

"Türkiye olarak Karadeniz'de gerginliği azaltan ve dengeyi sağlayan Montrö Boğazlar Sözleşmesini dikkatle, sorumlu ve tarafsız bir biçimde uyguluyoruz ve uygulamakta da kararlıyız." diyen Güler, Karadeniz Tahıl Anlaşmasının, yeniden aktif hale gelmesi için girişimleri sürdürmeye devam ettiklerini bildirdi.

- FETÖ ile mücadele

Türk Silahlı Kuvvetlerinin üstün niteliklerinin artırılması için Milli Savunma Üniversitesi'nin eğitim çalışmalarını sürdürdüğüne dikkati çeken Güler, şöyle devam etti:

"Diğer yandan, FETÖ ile mücadelemiz de amansız bir şekilde sürdürülmektedir. Bu kapsamda 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden itibaren FETÖ bağlantısı nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden 23 bin 971 şahıs ihraç edilmiştir. Her an bu hain örgütle mücadelemiz, iltisaklı tek bir personel kalmayıncaya dek tavizsiz bir şekilde ve kararlılıkla devam edecektir."

Milli Teknoloji Hamlesiyle, ihtiyaç duyulan teknolojilerin, yerli ve milli olarak tasarlandığını anlatan Güler, İMECE uydusunun, fırtına obüslerin, çok namlulu roketatarların, Bayraktar TB2 SİHA'ların, Akıncı TİHA'ların, TCG Anadolu'nun ordunun kullanımına sunulduğunu anlattı.

Bakan Güler, milli muharip uçak KAAN'ın ilk uçuşuna şahitlik edecek olmanın heyecanının yaşadıklarını söyledi.

Milli Savunma Bakanlığının, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'taki depremlerin yaralarının sarılması için tüm imkanlarını seferber ettiğini vurgulayan Güler, bölgede hayatın normalleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

- "225 tondan fazla sağlık ve insani yardım malzemesi bölgeye ulaştırılmıştır"

Türkiye'nin, İsrail'in saldırıları altındaki Gazze'ye gönderdiği yardımların Mısır'a ulaştırıldığını anlatan Güler, "Bugüne kadar, Hava Kuvvetlerimize ait 12 uçakla, 225 tondan fazla sağlık ve insani yardım malzemesi bölgeye ulaştırılmıştır. 2 sivil gemi ile de 2 bin 162 ton yardım malzemesi taşınmıştır. Yine çoğunluğu acil tedaviye ihtiyaç duyan Gazzeli kardeşlerimizden askeri uçaklarımızla Türkiye'ye getirilen hasta sayısı 317'ye ulaşmıştır." bilgisini paylaştı.

Yaşar Güler, Gazze'de kadınlara, çocuklara, camilere ve hastanelere yapılanların, vahşet ve savaş suçu olduğunu, sınır tanımayan eylemlerin, insanlık vicdanını sızlattığını, bölge ve dünya barışını zehirlediğini belirtti.

Bedelli askerlik uygulamasından 626 bin 46 kişinin yararlandığını bildiren Güler, "asker alma" süreçleri için oluşturulan "Askerliğim" uygulamasının, 20 Mart'ta e-Devlet üzerinden kullanıma sunulduğunu hatırlattı.

Bakan Güler, şunları kaydetti:

"Ülkemize yönelen tehditleri kaynağında bertaraf etmeyi öngören proaktif savunma ve güvenlik politikamız doğrultusunda, önümüzdeki dönemde de milli güvenliğimizi ve çıkarlarımızı teminat altında tutacak, eş zamanlı olarak bölgesel ve küresel güvenlik ve istikrara artan ölçüde katkılarımızı sürdüreceğiz. 2024 yılı Bütçe teklifimiz ile Bakanlığımıza tahsis edilecek kaynakların da bu amaçlar doğrultusunda, verimlilik ve tasarruf esasları ile en etkin ve en yüksek faydayı sağlayacak şekilde kullanılması hedeflenmiştir. Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz doğrultusunda, bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz."

TBMM Genel Kurulunda, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Milli Savunma bakanlıklarının 2024 yılı bütçeleri kabul edildi.

Genel Kurulda, bütçe üzerindeki konuşmaların ardından soru-cevap işlemine geçildi.

Enerji Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, büyüyen ve güçlü Türkiye'nin her gün 1 milyar kilovatsaat elektriğe, 1 milyon varil petrol, ortalama 150 milyon metreküp doğal gaza ve yaklaşık 400 bin ton kömüre ihtiyacı bulunduğunu belirtti. Bakan Bayraktar, "Türkiye'nin büyüyen ve gelişen ekonomisi için mutlaka bu enerji tedarikinin sağlanması lazım. Bunu sağlarken dışa bağımlı kaynaklarla bunu yapmak istemiyoruz. Enerjide tam bağımsız bir ülke olmak istiyoruz." dedi.

Enerji güvenliğini sağlamak için yatırımları sürdürmek zorunda olduklarını anlatan Bayraktar, 21 yıldır olduğu gibi bundan sonra da tüm kaynakları, milletin refah seviyesini yükseltmek, Türkiye ekonomisini daha rekabetçi ve daha güçlü kılabilmek ve gençlere yeni istihdam kaynakları sunabilmek için kullanmaya devam edeceklerini söyledi.

Akkuyu Nükleer Enerji Santraline yönelik eleştirilere değinen Bayraktar, şöyle devam etti:

"Burada 'Dünya nükleerden vazgeçti, biz neden nükleer yapıyoruz' diye eleştiri geldi. Bu kesinlikle doğru değil. Dünyada şu anda aktif 412 santral elektrik üretiyor. Birçok gelişmiş ülkenin elektrik ihtiyacının büyük kısmı nükleer enerjiden karşılanıyor. Şu anda 17 ülkede 58 yeni reaktörün inşası devam ediyor. Dünyada ülkeler ortalama olarak enerji ihtiyacının yüzde 10'unu nükleerden karşılıyor. Biz de elektrik talebimizin yüzde 10'unu nükleerden karşılayalım istiyoruz. Birleşmiş Milletlerdeki iklim değişikliğiyle alakalı Taraflar Konferansında net sıfır emisyon hedefine ulaşabilmek için dünyadaki mevcut nükleer kapasitenin 2050 yılına kadar 3 katına çıkarılması gerektiği konusunda bir deklarasyon yayınlandı. Dünya nükleere doğru gidiyor. Çevreyle alakalı kaygılarımızda ciddiysek mutlaka dünyanın nükleer gücünün artması gerekiyor."

Bayraktar, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesinin 2010 yılında hükümetler arası anlaşmayla ve TBMM'de onaylanmış bir kanun kapsamındaki hukuki metinle yürütüldüğünü, hukuka uygunsuzluğun söz konusu olmadığını belirterek, tesis ve projelerin Türk şirketi tarafından yürütüldüğünü kaydetti. Bayraktar, "Proje şirketinin yönetimine ilişkin konular, ulusal güvenlik ve ekonomi konularında, ulusal çıkarların korunması amacıyla Türk tarafının yani bizim iznimize ve rızamıza tabidir." dedi.

"Santralin Rus askeri üssüne dönüşeceği" yönündeki iddiaların gerçek dışı olduğunun altını çizen Bayraktar, "Geçen sene 19 Kasım'da Enerji Komisyonumuzu Akkuyu'ya götürdük. CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin de oradaydı. Siz orada Ruslara ait bir radar sistemi gördünüz mü? Oranın bir Rus askeri üssüne dönüşeceği, limanın kontrolünün onlarda olduğu gibi iddialar kesinlikle söz konusu ve doğru değildir." ifadelerini kullandı.

Karadeniz'de uzun süren sismik araştırmalar ve çalışmalar sonucunda bulunan doğal gazın 2,5 yıl gibi rekor bir sürede karaya çıkarıldığını söyledi. Karadeniz gazının nisanda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından karada yakıldığını anımsatan Bayraktar, "Bu gaz şu anda üretilmektedir, evlerimizde, hane halkımızın kullanımına sunulmaktadır. Hedefimiz ilk fazda üretimi 10 milyon metreküpe daha sonra da 40 milyon metreküpe çıkarmaktır. İnşallah bunu da çıkaracağız." diye konuştu.

- "Bizde neden problem oluyor anlamakta güçlük çekiyorum"

Muhalefet milletvekillerinin "Gabar'daki petrol nerede?" dediğini aktaran Bayraktar, "30 bin varil üretime çıktık diyorum. Herhalde sizleri oraya götürüp, üretimi göstermemiz gerekiyor. Oraya gidip, bunları gördükten sonra burada farklı bir ifade kullanmayalım." dedi.

Alparslan Bayraktar, petrol ve doğal keşiflerinin milletin refahını artıracağını, cari açığı düşüreceğini vurguladı.

Bayraktar, 2002'de asgari ücretlinin, aldığı maaşın yüzde 20'siyle elektrik faturası ödediğini, 2023'te ise asgari ücretin yüzde 2,6'sıyla bu faturanın ödenebildiğini belirterek, şöyle konuştu: "Doğal gazda 1 Aralık 2002'de asgari ücretli aldığı ücretin yüzde 25,7'sini doğal gaz faturası için ödüyordu, 1 Aralık 2023'te bu oran yüzde 6'ya düştü." ifadesini kullandı.

GES kapsamında toplam 76 bin megavatlık kapasitenin tahsis edildiğini bildiren Bayraktar, yeni santral kapasitelerinin açılacağını söyledi.

Bayraktar, yaz saati uygulamasına ilişkin soru üzerine ise şunları kaydetti:

"Türkiye'de 1940 yılında yaz saati uygulamasının Avrupa ile aynı tarihlerde yapılmasına karar verilmiş. 1962-1972 arasında Türkiye'de aralıklı olarak bugünkü gibi yaz saati uygulaması yapılmış. 1978-1984 arasında ise sürekli yaz saati uygulanmasına geçilmiş. 1984'ten sonra da Batı ile daha uyumlu olabilmek için yaz saati uygulaması değiştirilmiş. Biz 20 Kasım 2015'te İstanbul Teknik Üniversitesi ile bir protokol kapsamında yaz saati uygulamasının enerji verimliliğine etkisini araştırmışız. Burada 11 kişilik bir akademisyen heyeti var. Bu heyetin içinde psikoloji danışmanlık ve rehberlik bölümü uzmanları, sosyologlar ve diğer teknik arkadaşlar var... İstanbul'da güneş saat 8.20'de ağarıyor, Paris'te saat 8.34'te, Berlin'de yine saat 8.30'da. Oralarda hiçbir problem olmuyor, bizde neden problem oluyor anlamakta güçlük çekiyorum."

- "Türkiye bedel ödedi ama Suriye'ye girmeden önce ödedi"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bazı milletvekilleri tarafından "Suriye'ye girdikten sonra çok bedeller ödendi" sözlerinin sarf edildiğini anımsatarak, "Çabuk unutuyoruz. Türkiye bedel ödedi ama Suriye'ye girmeden önce ödedi." dedi. Güler, operasyonlar olmadan önce toplamda 600 şehit verildiğini bildirdi.

Güler, TSK personelinin yaşamlarını daha iyi şartlarda sürdürebilmesi için özlük haklarına yönelik çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Bu konuyla ilgili daha önce Meclis'e gelen kanun teklifinin kadük olduğunu kaydeden Güler, "Şu anda bunları hazırladık, tekrar Meclisimize sunuyoruz." dedi.

Makine Kimya Endüstrisinde teftiş kurulunun neden kaldırıldığının sorulduğunu belirten Güler, teftiş kurulunun yerine iç denetim direktörlüğünün kurulduğunu bildirdi. Güler, MKE AŞ'nin Sayıştay, MSB, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bağımsız denetim kurumlarınca da denetlediğini kaydetti.

- "Her iki taraf da çok memnun"

Balkanlar'daki en büyük NATO Misyonu Kosova Gücü (KFOR) Komutanlığını Türkiye'nin devraldığını hatırlatan Güler, "Hem Kosova ile hem de Sırbistan ile ilişkilerimiz mükemmel. Kendim bizzat her ikisine de gittim. İlgili devlet başkanlarıyla da görüştük. Şu anda büyük bir şeffaflık içerisinde, tarafsız bir şekilde KFOR'da komutanlığımızı sürdürüyoruz. Her iki taraf da çok memnun." diye konuştu.

Afrika ile ilişkilere de değinen Güler, Afrika'da 21 ülkeyle askeri eğitim işbirliği faaliyetlerinin devam ettiğinin bilgisini verdi. Güler, bunlardan en önemlisinin TSK'nın, Libya'da ve Somali'de gösterdiği başarı olduğunu söyledi.

İhraç edilen yerli ve milli ürünlere ilişkin bir soru üzerine ise Güler, "Yerli milli ürünlerin tamamı, ihraç edilen ürünlerin tamamı, TSK tarafından sahada bizzat kullanılıyor. Bunlarla ilgili düzenlemeler yapıyor, birlikte çalışıyoruz. Bunun sonunda da mükemmel ürünler ortaya çıkıyor. Çok büyük faydasının olduğunu ifade edebilirim." dedi.

Bu arada bütçe üzerinde şahsı adına söz alan DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık ile İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır, iktidarın enerji alanındaki politikalarını eleştirdi.

Konuşmaların tamamlamasından ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Milli Savunma bakanlıkları ve bağlı kurumların 2024 yılı bütçeleri kabul edildi.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşimi yarın saat 11.00'de toplanmak üzere kapattı.