2011-11-22 - 12:15
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ ŞANDIR'IN BASIN TOPLANTISI?
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Van'daki deprem ve ardından yaşanan dramı, ülkenin gündeminde tutmak istediklerini ifade etti. Van'daki ikinci depremle ilgili yaşanan ihmallerin siyasi sorumlusunun Beşir Atalay olduğunu ilddia etti.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Van'daki deprem ve ardından yaşanan dramı, ülkenin gündeminde tutmak istediklerini ifade etti. Van'daki ikinci depremle ilgili yaşanan ihmallerin siyasi sorumlusunun Beşir Atalay olduğunu ilddia etti.

MHP Grup Başkanvekili Şandır, Van'daki ikinci depremde 40 kişinin öldüğünü, bunun siyasi sorumlusunun Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay olduğunu iddia etti. Atalay hakkında gensoru verdiklerini belirten Şandır, "gensorunun Genel Kurulda gündeme alınmasını ve bu vesileyle deprem konusunun da tüm yönleriyle tartışılmasını istiyoruz."dedi

Şandır, gensoru önergesi kabul edildiği takdirde, Atalay'ın görevinden istifa etmesini beklediklerini kaydederek, ''Çünkü ikinci depremde 40 tane insan ölmüştür. Bu insanlar, konuyla ilgili görevli ve sorumlu olan Sayın Beşir Atalay'ın ihmali yüzünden hayatını kaybetmiştir'' dedi.

Mehmet Şandır, gensoru vermekteki diğer bir amaçlarının da Van'da yaşanan depremlerin ardından gerekli tedbirleri almayan Hükümeti uyararak, muhtemel İstanbul depremine hazırlık yapmak olduğunu dile getirdi. İstanbul'un henüz depreme hazırlıklı olamadığını ifade eden Şandır, muhtemel bir İstanbul depreminde kentin büyük bir kısmının çökeceği ve çok sayıda insanın hayatını kaybedeceğinin tahmin edildiğini söyledi. Şandır, gensorunun Genel Kurulda gündeme alınmasını ve bu vesileyle deprem konusunun da tüm yönleriyle tartışılmasını istediklerini ifade etti.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, sözlerinde şunları kaydetti:

"23 Ekim ve 9 Kasım 2011 tarihlerinde Van'da meydana gelen depremlerde 644 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, binlerce vatandaşımız yaralanmış, binalar yıkılmış, insanlarımız evsiz kalmıştır. Van depremi sonrası yaşananlar ve gelişmeler bedeli daha da artırmıştır.

Sayın Başbakan, Van'da meydana gelen ilk depremin ardından yaşanan sıkıntılara değinerek, " ilk 24 saat bir başarısızlık oldu bunu kabul ediyoruz." diyerek ihmalkârlığa işaret etmiştir.

Depremden sonra Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın " Bugün itibariyle diyebilirim ki; deprem açısından en güvenilir Van ve Erçiş'tir." "ön hasar çalışmalarının yüzde 95 seviyesinde tamamlandığını, ön hasar tespit çalışmalarının esas gayesinin girilemeyecek ağır hasarlı bina ve evleri tespit etmek, çadır ihtiyacını belirlemek olduğunu" dile getirerek, "vatandaşlarımız az hasarlı evlere girebilirler" beyanından sonra meydana gelen ikinci depremde bu defada ev ve konaklama tesislerinin yıkılması sonucu insanlar hayatını kaybetmiştir.

Van Valisi 26 Ekim 2011 tarihinde bir TV programında " Bakın şehirde bütün oteller şu an dolu. Yer bulamıyoruz. Şehir dışından gelen, genellikle deprem dolayısıyla gelen basın yayın mensupları, araştırma kurtarma ekipleri kalıyor." Açıklamalarından iki hafta sonra, meydana gelen 5.6 'lıkbir deprem sonucunda Valinin sözünü ettiği "7-8 katlı" oteller yerle bir olmuş ve 40 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.

Van depreminde geçici barınma için gerekli çadır temininde yetersizlikler, yardımların dağıtımında koordinasyonsuzluklar yaşanmıştır. Halen bu yardımların dağıtımında yaşanan eksiklikler medyanın ve vatandaşın gündeminde olduğu gibi bu yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında etkinlik sağlanmış değildir.

Başbakan Yardımcısı Sayın Beşir Atalay arama kurtarma ekiplerinin; kendi potansiyelimizi görmek amacıyla bekletildiğini itiraf etmiştir.
Sayın Atalay TBMM'de " Şu anda, Mevlana evleri, orası daha soğuk olduğu için elverişli görülmedi. Yani Mevlana evi burada kullanılmayacak" demiş, ancak bu bölgede daha sonra Mevlana evlerinini kurulduğu ve Sayın Cumhurbaşkanının bunları ziyaret ettiği görülmüştür.

3 ve 5 Kasım 2011 tarihli AFAD 'ın yayınladığı Van Depremi Raporlarında ön hasar tespit çalışmalarının tamamlandığı ifade edildikten sonra 9 Kasım 2011 tarihinde meydana gelen ikinci depremde ev ve oteller yıkılmış ve can kayıpları yaşanmıştır.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar 15 Kasım 2011 tarihinde "Biz o binalara "girin" de demedik, "girmeyin" de demedik." Demiştir.

Sayın Başbakan ikinci depremden sonra yaptığı konuşmada " Bizler tabii burada yasal süreci de çalıştıracağız. Kimler olursa olsun, ister üniversite camiasından olsun, ister AFAD'dan olsun, kim burada oturulabilir şeyini vermişse, bunlarla ilgili de yasal süreci başlatacağız." Diyerek ihmali bulunanlar için idari ve cezai yönden hesap sorulacağını ifade etmiştir.

Sayın Başbakan'ın söyleminin aslında savcıların görev gereği kendiliklerinden yerine getirmesi gerektiği gerçeği yanında, Sayın Başbakan'ın sorumluluğu olanlardan hesap sorulması söyleminin siyasi bakımdan da tamamlanması gerekmektedir.

Bu bakımdan Van Depremi sonrasında yaşananlar hakkında yürüyen hukuki sürece paralel siyasi sorumluluk sahiplerinin de hesap vermesi demokrasinin ve hukukun gereğidir.

TBMM çalışmalarını TRT kısıtlı bir aralıkta vermektedir. Saat 19.00'dan sonraki Genel Kurul çalışmaları yayınlanmamaktadır. Hükümet de kendisinin tartışıldığı görüşmeleri bu saatten sonraya denk getirmek için özel bir gayret sarf ediyor. Gensoru önergesinin saat 19.00'dan önce tartışılmasını Sayın Meclis Başkanı'ndan ve AKP Grubu yöneticilerinden talep etmekteyiz. Bunun aksine bir davranış olursa bunu kabul etmeyeceğimizi, buna karşı gerekli adımları atacağımızı ifade etmek istiyorum. Aksi olursa, gerekirse gensoruyu geri çeker tekrar veririz. Çünkü amacımız deprem gerçeğini gündemde tutmaktır.'' dedi

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Şandır, bedelli askerlik konusunda Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin gerekli açıklamaları yaptığını, kamu vicdanını, şehit yakınlarını üzmeyecek, toplumda oluşan bu beklentiyi dengeli bir şekilde karşılayacak bir yasaya sıcak baktıklarını ifade ettiğini anımsattı. Şandır, Hükümetin konuyla ilgili tasarısını gördükten sonra parti olarak görüşlerini daha ayrıntılı açıklayabileceklerini dile getirdi. Mehmet Şandır, ''Ancak bedelli askerlik yasasının peşine vicdani ret yasasını da katarlarsa bu kabul edilebilir bir durum olmaz. MHP olarak bu türlü kurnazlıklara fırsat vermeyeceğimizi de ifade etmek isterim'' dedi. (12:15)