2009-12-22 - 12:10
CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, CHP'li Milletvekilleri ile birlikte parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Silivri'de devam eden Ergenekon Davası'nı Gözlemci sıfatıyla izlemeye devam edeceklerini söyledi.
CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, parlamentoda CHP'li Milletvekilleri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, Silivri'de devam eden Ergenekon Davası'nı Gözlemci sıfatıyla izlemeye devam edeceklerini söyledi.
İzleyici koltuklarında oturmanın sorunlar yaratması, uzaktan takip edebilmelerinin zor olması gibi nedenlerle, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ile birlikte Mahkeme Başkanı'na giderek, oturabilecekleri başka bir yer istediklerini belirten Mengü, özellikle sanıkların yanına oturmak gibi bir taleplerinin olmadığını, yargıcın, sanık vekillerinin oturduğu yerin bitmesinden sonra başlayan boşluktan itibaren oturabileceklerini söylediğini kaydetti.
Bütün duruşmalarda hep aynı yerde oturduklarını söyleyen Mengü, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in bunu daha önce sorun etmezken şu anda sorun etmesinin nedeninin ona talimat verilmiş olması olarak değerlendirdi. Bu talimatın siyasi iktidar tarafından verildiğini ifade eden Mengü, hiçbir milletvekilinin fiilen avukatlık yapmasının mümkün olmadığını hatırlattı.
Cumhuriyet Savcısı'nın iddiaları arasında, kendisini tarif eden açıklamalar olduğunu belirten Mengü, sanık ile müvekkil- avukat ilişkisi olduğu iddia edilen milletvekilinin kendisi olduğunu; ancak sadece kendisi değil herkesin sanıklar ile görüştüğünü belirtti.
Savcılık talepleri alındığı zamanlarda salonu terk ettiklerini anlatan Mengü, bunun, savcının anlayamayacağı bir ''jest ve centilmenlik örneği'' olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı'ndan, ''Oraya oturmalarını ben söyledim'' demesini beklediklerini belirten Mengü, bundan sonra da kendilerine gösterilen yerde oturacaklarını dile getirdi.
MİT'in 2003 ve 2006 yıllarında, Ergenekon ile ilgili bir yazı yazdığını ve bunun ne kadarının gösterileceğinin kararının Başbakan Erdoğan'a bırakıldığını savunan Mengü, elinde belge bulunduğunu, biraz daha inceledikten sonra açıklama yapacağını ifade etti. Başbakan'a ''arzu ettiğiniz kadarını verin'' diyebilecek bir savcının olamayacağını belirten Mengü, ''Eğer savcılık bir olayı inceliyorsa, gizli belgeleri heyet inceler. Eğer savcılık böyle bir ihbarı almışsa; MİT'in, Başbakanlığa yazdığı yazıyla ilgili, bunun tümünü ister, ona göre yargılama yapar. Sayın Başbakan'ın ne kültürü ne bilgisi ne hukuki derinliği böyle bir şeyi anlamaya müsait değil. Başbakan, bunun neresi gönderilir neresi gönderilmez nasıl anlayacak?'' dedi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart "Savcılık makamı, CHP Milletvekilleri'nin davayı takip etmesinden neden rahatsız?" diye sordu ve CHP'nin sadece Ergenekon Davasını değil, kamuoyuna mal olan tüm davaları takip ettiğini ifade etti. Görev ve yetkilerin kötüye kullanılıp kullanılmadığının takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Kart, Savcılık makamının görevini doğru ve tarafsız bir şekilde yapamadığını ortaya koyduğunu ve böyle bir tablodan adil bir yargılama çıkamayacağını kaydetti.
CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir de ''alanlara gittiklerinde gaz, mahkemeye gittiklerinde ise azar yediklerini'' ifade etti. Özdemir, üyesi olduğu TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna, davadan sonra hayatını kaybedenlere ilişkin başvuruda bulunacağını söyledi.
İzleyici koltuklarında oturmanın sorunlar yaratması, uzaktan takip edebilmelerinin zor olması gibi nedenlerle, CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ile birlikte Mahkeme Başkanı'na giderek, oturabilecekleri başka bir yer istediklerini belirten Mengü, özellikle sanıkların yanına oturmak gibi bir taleplerinin olmadığını, yargıcın, sanık vekillerinin oturduğu yerin bitmesinden sonra başlayan boşluktan itibaren oturabileceklerini söylediğini kaydetti.
Bütün duruşmalarda hep aynı yerde oturduklarını söyleyen Mengü, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in bunu daha önce sorun etmezken şu anda sorun etmesinin nedeninin ona talimat verilmiş olması olarak değerlendirdi. Bu talimatın siyasi iktidar tarafından verildiğini ifade eden Mengü, hiçbir milletvekilinin fiilen avukatlık yapmasının mümkün olmadığını hatırlattı.
Cumhuriyet Savcısı'nın iddiaları arasında, kendisini tarif eden açıklamalar olduğunu belirten Mengü, sanık ile müvekkil- avukat ilişkisi olduğu iddia edilen milletvekilinin kendisi olduğunu; ancak sadece kendisi değil herkesin sanıklar ile görüştüğünü belirtti.
Savcılık talepleri alındığı zamanlarda salonu terk ettiklerini anlatan Mengü, bunun, savcının anlayamayacağı bir ''jest ve centilmenlik örneği'' olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı'ndan, ''Oraya oturmalarını ben söyledim'' demesini beklediklerini belirten Mengü, bundan sonra da kendilerine gösterilen yerde oturacaklarını dile getirdi.
MİT'in 2003 ve 2006 yıllarında, Ergenekon ile ilgili bir yazı yazdığını ve bunun ne kadarının gösterileceğinin kararının Başbakan Erdoğan'a bırakıldığını savunan Mengü, elinde belge bulunduğunu, biraz daha inceledikten sonra açıklama yapacağını ifade etti. Başbakan'a ''arzu ettiğiniz kadarını verin'' diyebilecek bir savcının olamayacağını belirten Mengü, ''Eğer savcılık bir olayı inceliyorsa, gizli belgeleri heyet inceler. Eğer savcılık böyle bir ihbarı almışsa; MİT'in, Başbakanlığa yazdığı yazıyla ilgili, bunun tümünü ister, ona göre yargılama yapar. Sayın Başbakan'ın ne kültürü ne bilgisi ne hukuki derinliği böyle bir şeyi anlamaya müsait değil. Başbakan, bunun neresi gönderilir neresi gönderilmez nasıl anlayacak?'' dedi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart "Savcılık makamı, CHP Milletvekilleri'nin davayı takip etmesinden neden rahatsız?" diye sordu ve CHP'nin sadece Ergenekon Davasını değil, kamuoyuna mal olan tüm davaları takip ettiğini ifade etti. Görev ve yetkilerin kötüye kullanılıp kullanılmadığının takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Kart, Savcılık makamının görevini doğru ve tarafsız bir şekilde yapamadığını ortaya koyduğunu ve böyle bir tablodan adil bir yargılama çıkamayacağını kaydetti.
CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir de ''alanlara gittiklerinde gaz, mahkemeye gittiklerinde ise azar yediklerini'' ifade etti. Özdemir, üyesi olduğu TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna, davadan sonra hayatını kaybedenlere ilişkin başvuruda bulunacağını söyledi.
