2011-11-04 - 13:18
CHP'Lİ KORUTÜRK'ÜN BASIN TOPLANTISI?
CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, ''Türkiye ekonomisini esir alan ve kronik hastalığa dönüşmüş bulunan cari açığın, yaklaşık dörtte birinin enerji ürünleri ithalatından kaynaklandığını ve her alanda çok başarılı olduğunu iddia eden AK Parti Hükümetinin Türkiye'nin enerji politikalarını ciddi anlamda çıkmaza sürüklediğini" iddia etti.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, ''Türkiye ekonomisini esir alan ve kronik hastalığa dönüşmüş bulunan cari açığın, yaklaşık dörtte birinin enerji ürünleri ithalatından kaynaklandığını ve her alanda çok başarılı olduğunu iddia eden AK Parti Hükümetinin Türkiye'nin enerji politikalarını ciddi anlamda çıkmaza sürüklediğini" iddia etti.

Enerji Bakanı Sayın Taner Yıldız'ın, KKTC ile Türkiye arasında bir petrol anlaşması yapmak üzere bulunduğu Lefkoşa'daki yaptığı açıklamaların itirafı niteliğinde olduğunu belirten Korutürk, "Sayın Enerji Bakanı, bu ifadeleriyle Türkiye'nin İsrail'den medet umma noktasına geldiğini itiraf etmiştir. Her alanda çok başarılı olduğunu iddia eden AKP Hükümeti, Türkiye'nin enerji politikalarını ciddi anlamda çıkmaza sürüklemiştir.'' dedi.


CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, sözlerinde şunları kaydetti:

" Her alanda çok başarılı olduğunu iddia eden AK Parti hükümeti Türkiye'nin enerji politikalarını ciddi anlamda çıkmaza sürüklemiştir. Şu an Türkiye enerjide %72 oranında dışa bağımlıdır. Enerji tüketimimizin üçte ikisini karşılayan iki temel kaynak olan petrol ve doğal gazda ise neredeyse tamamen dışa bağımlıdır. (%98 doğal gaz, %92 petrol ).

Türkiye ekonomisini esir alan ve kronik hastalığa dönüşmüş bulunan carı açığın yaklaşık dörtte biri enerji ürünleri ithalatından kaynaklanmaktadır.
Enerji siyasetini yön vermesi gereken dış politikada gerekli önlemlerin alınmamış olması sonucu, bugün Doğu Akdeniz'deki enerji hak ve menfaatlerimizin neredeyse tümünün kontrolümüzden çıktığı görülmektedir.

Ülkemizin, enerjide dışa bağımlılığını giderebilecek enerji kaynaklarımızın önemli bir bölümünü oluşturan hidroelektrik, linyit, rüzgar, güneş ve biyoyakıt gibi yerli ve yenilenebilir maynaklarımızın yanısıra, başta Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz'de, varlıklarına umut bağladığımız potansiyel petrol ve gaz rezervleri de mevcuttur.

Hal böyleyken, AK Parti'nin Doğu Akdeniz'deki yanlış ve Ülkemizi yalnızlaştıran politikaları, bu önemli potansiyeli değerlendirmemizi büyük ölçüde kısıtlamış ve riske sokmuştur.

Enerji Bakanı Sayın Taner Yıldız'ın, KKTC ile Türkiye arasında bir petrol anlaşması yapmak üzere bulunduğu Lefkoşa'daki açıklamaları da bu durumun itirafı mahiyetindedir.

Hükümetin Türkiye'de iktidara gelmesini izleyen dönemde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 17 Şubat 2003 tarihinde Mısır ile 17 Şubat 2007 tarihinde ise Lübnan ile Doğu Akdeniz'de münhasır ekonomik bölge sınır anlaşmaları yapmıştır.

Mısır ve Lübnan ile çok iyi ilişkiler içinde olduğunu iddia eden, üstelik Lübnan'daki barış gücüne asker katkısı yapan, Hariri ailesiyle de özel ilişkiler geliştiren ve Lübnan'da hükümet kurma çalışmalarında, Hizbullah'ın sığınaklarına kadar giderek katkıda bulunmaya çalışan AK Parti hükümetinin, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bu ülkelerle Türkiye'nin çok aleyhine gelişmelere yol açılabilecek anlaşmalar yapmasını engelleyememiş olması başlı başına ibret vericidir.

Bu başarısızlık Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni, Doğu Akdeniz'deki zengin petrol ve doğalgaz yataklarını sahiplenme hususunda cesaretlendirmiştir.
Bölgede İsrail ile ilişkileri " one minute" ile başlayan ve talihsiz Mavi Marmara olayıyla devam eden gelişmeler sonucunda çıkmaza sokan; öte yandan İran'ın, Hamas'ın ve Hizbullah'ın savunuculuğuna soyunarak uluslararası camiada da kendini stratejik yalnızlığına iten AK Parti hükümeti Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni Doğu Akdeniz enerji havzasını adeta bir altın tepsi içerisinde sunmuştur.

İsrail, anlaşıldığı kadarıyla, Türkiye ile olan stratejik güvenlik ilişkilerine verdiği öncelik ve önem nedeniyle, Doğu Akdeniz'deki münhasır ekonomik bölge çıkarlarını bir süre ötelemiş, ancak Mavi Marmara olayının ardından Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bölgenin zenginliklerini paylaşmaya koyulmuştur."

Korutürk, açıklamasının ardından bir gazetecinin sorusu üzerine, ABD ile Türkiye arasında terör örgütü PKK'ya yönelik gerçekleştirilen, ''anlık istihbarat'' çalışması konusunda Hükümetten bilgi istediklerini söyledi. Korutürk, ''ABD'lilerin, 'anlık istihbaratın devam ettiğini' belirtmelerine rağmen bizim tereddütümüz var'' diye konuştu.