2009-03-10 - 14:19
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısına Ankara Büyükşehir Belediyesinin gıda paketi ile maket villa getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısına, Ankara Büyükşehir
Belediyesinin gıda paketi ile maket villa getirdi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in vatandaşlara gıda
maddesi ve kömür dağıtığını, yandaşlarına ise rant sağladığını iddia eden Vural,
''Sayın Gökçek vatandaşa nohut, kömür, yandaşlarına ise villar, arsa, rant
dağıtıyor'' diye konuştu.
Daha önce, Gökçek'in belediye başkanlığı döneminde aldığı villa ile
ilgili sorular yönelttiğini anımsatan Vural, Gökçek'in bunun hesabını
veremediğini ileri sürdü. Vural, bu konuyla ilgili bilgileri Cumhuriyet
savcılığına da gönderdiğini ifade etti.
-''ESKİ GENEL MÜDÜRÜN YOLSUZLUK YAPTIĞI İDDİASI''-
Vatandaşlardan kendisine Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bilgi ve
talepler geldiğini belirten Vural, ''Vatandaş karar verdi; Gökçek'i istemiyor''
dedi.
ASKİ'de çalışanların kendisine mektup gönderdiğini, söz konusu mektupta
bazı belgelerin bulunduğunu iddia eden Vural, ''Eski ASKİ Genel Müdürü İhsan
Fincan'a, kamuyu zarara uğrattığı için çıkarılan 1 milyon 53 bin 237 liralık borç
silinmiş midir? Aynı kişinin kendisi ve yakınlarının üzerine olan servetin
kaynağı nedir?'' sorusunu yöneltti.
Vural ayrıca, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Seyfi Saltoğlu'nun
mal varlığının kaynağının da açıklanmasını istedi.
Melik Gökçek'in pazartesi günü yurt dışına çıktığını belirten Vural,
Gökçek'in, yurt dışına kimin uçağı ile ve kiminle, nereye gittiğini sordu.
AK PARTİ AYDIN İL BAŞKANI ESER'E TEPKİ...
Erdoğan'a, Büyük Orta Doğu Projesi'nde eş başkan, Davos'ta ''fatih'',
''padişah'' ve ''Atatürk'' yakıştırmaları yapıldığını ifade eden Vural, ''Sen
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı mısın, AKP Genel Başkanı mısın, başka nesin?'' diye
sordu.
Vural, AK Parti Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser'in, 14 Kasım 2008
tarihinde yaptığı bir konuşmaya ait olduğunu iddia ettiği ses kayıtlarını
gazetecilere dinletti. Eser'in bu konuşmasında, ''Biz Başbakanımızın aşığıyız.
Başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamberdir gibidir'' dediğini öne süren
Vural, ''Bu konuşmayı yapan kişi taltif edilmiştir. Genel Merkez tarafından Aydın
İl Genel Meclisi birinci sıra adayı yapılmıştır'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, pankartları kendisinin astırdığını ileri süren
Vural, şu görüşleri savundu:
''Sen kimsin ki peygamberimize dil uzatacak kadar, milli ve manevi
değerlerimizin içini hortumluyorsun. 'Yeri geldiği zaman iktidar için, parti için
papaz elbisesi dahi giyerim' diyen bir kimse... Gözlerini hırs bürümüş.
Geldiğimiz bu noktada tövbe estağfurullah... Sen kimsin ki... Böyle bir Başkan
hakkında ne yaptın? Bunlardan dolayı büyük üzüntü duyuyorum. Böyle kimseleri
konuşturup, taltif ettiren bir siyasal zihniyetle karşı karşıyayız. Böyle bir
kişinin, milli ve manevi değer şahsiyetlerimize mukayese edilmesini Türk
milletine hakaret kabul ediyorum. İşte tablo bu. Türkiye'de yıpratılmadık,
aşındırılmadık milli ve manevi değer şahsiyetimiz kalmamıştır. Peygamber
efendimize dil uzatmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu dinimize bir hakaret olarak
görüyorum. Kimse kendisini böyle bir şeyle mukayese eden kişiyi taltif ettiremez.
Bu konuda cumhuriyet savcılarını da göreve davet ediyorum.''
Belediyesinin gıda paketi ile maket villa getirdi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in vatandaşlara gıda
maddesi ve kömür dağıtığını, yandaşlarına ise rant sağladığını iddia eden Vural,
''Sayın Gökçek vatandaşa nohut, kömür, yandaşlarına ise villar, arsa, rant
dağıtıyor'' diye konuştu.
Daha önce, Gökçek'in belediye başkanlığı döneminde aldığı villa ile
ilgili sorular yönelttiğini anımsatan Vural, Gökçek'in bunun hesabını
veremediğini ileri sürdü. Vural, bu konuyla ilgili bilgileri Cumhuriyet
savcılığına da gönderdiğini ifade etti.
-''ESKİ GENEL MÜDÜRÜN YOLSUZLUK YAPTIĞI İDDİASI''-
Vatandaşlardan kendisine Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bilgi ve
talepler geldiğini belirten Vural, ''Vatandaş karar verdi; Gökçek'i istemiyor''
dedi.
ASKİ'de çalışanların kendisine mektup gönderdiğini, söz konusu mektupta
bazı belgelerin bulunduğunu iddia eden Vural, ''Eski ASKİ Genel Müdürü İhsan
Fincan'a, kamuyu zarara uğrattığı için çıkarılan 1 milyon 53 bin 237 liralık borç
silinmiş midir? Aynı kişinin kendisi ve yakınlarının üzerine olan servetin
kaynağı nedir?'' sorusunu yöneltti.
Vural ayrıca, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Seyfi Saltoğlu'nun
mal varlığının kaynağının da açıklanmasını istedi.
Melik Gökçek'in pazartesi günü yurt dışına çıktığını belirten Vural,
Gökçek'in, yurt dışına kimin uçağı ile ve kiminle, nereye gittiğini sordu.
AK PARTİ AYDIN İL BAŞKANI ESER'E TEPKİ...
Erdoğan'a, Büyük Orta Doğu Projesi'nde eş başkan, Davos'ta ''fatih'',
''padişah'' ve ''Atatürk'' yakıştırmaları yapıldığını ifade eden Vural, ''Sen
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı mısın, AKP Genel Başkanı mısın, başka nesin?'' diye
sordu.
Vural, AK Parti Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser'in, 14 Kasım 2008
tarihinde yaptığı bir konuşmaya ait olduğunu iddia ettiği ses kayıtlarını
gazetecilere dinletti. Eser'in bu konuşmasında, ''Biz Başbakanımızın aşığıyız.
Başbakanımız bizim için adeta ikinci peygamberdir gibidir'' dediğini öne süren
Vural, ''Bu konuşmayı yapan kişi taltif edilmiştir. Genel Merkez tarafından Aydın
İl Genel Meclisi birinci sıra adayı yapılmıştır'' dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, pankartları kendisinin astırdığını ileri süren
Vural, şu görüşleri savundu:
''Sen kimsin ki peygamberimize dil uzatacak kadar, milli ve manevi
değerlerimizin içini hortumluyorsun. 'Yeri geldiği zaman iktidar için, parti için
papaz elbisesi dahi giyerim' diyen bir kimse... Gözlerini hırs bürümüş.
Geldiğimiz bu noktada tövbe estağfurullah... Sen kimsin ki... Böyle bir Başkan
hakkında ne yaptın? Bunlardan dolayı büyük üzüntü duyuyorum. Böyle kimseleri
konuşturup, taltif ettiren bir siyasal zihniyetle karşı karşıyayız. Böyle bir
kişinin, milli ve manevi değer şahsiyetlerimize mukayese edilmesini Türk
milletine hakaret kabul ediyorum. İşte tablo bu. Türkiye'de yıpratılmadık,
aşındırılmadık milli ve manevi değer şahsiyetimiz kalmamıştır. Peygamber
efendimize dil uzatmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu dinimize bir hakaret olarak
görüyorum. Kimse kendisini böyle bir şeyle mukayese eden kişiyi taltif ettiremez.
Bu konuda cumhuriyet savcılarını da göreve davet ediyorum.''
