2016-10-18 - 16:45
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan ilk ve 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, kanunlaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.

TBMM Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, "Azerbaycan ile Türkiye iki ayrı devlet, ancak aynı dili konuşan, aynı kültürün mensubu tek bir millettir." dedi.

Hamzaçebi, bugünün Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

"Azerbaycan ile Türkiye iki ayrı devlet, ancak aynı dili konuşan, aynı kültürün mensubu tek bir millettir. Osmanlı İmparatorluğu'nun, Anadolu'nun ve Kafkasya'nın en zor döneminde kurulan, Kafkasya'da ilk Türk devleti ünvanına sahip, halkının birliği ve beraberliğiyle bugün bölgesinin parlayan yıldızı olan Azerbaycan bugün olduğu gibi tarihte de her zaman kardeş ülkemiz olmuştur."

Hamzaçebi, TBMM Başkanlık Divanı olarak Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü kutladıklarını kaydetti.

Genel Kurulda gündem dışı söz alan HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Karadeniz Bölgesi'ndeki ekolojik yapının bozulmasına ilişkin konuşmasında, sermayenin rant politikalarının çevreye zarar verdiğini bildirdi. Doğan, Karadeniz sahil yolunun, bölge için risk oluşturduğunu savundu.

CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu, ildeki çiftçilerin sorunlarıyla ilgili konuşmasında, üzüm ve zeytin alım fiyatlarının, geçen seneye göre düşük olduğunu aktararak, çiftçilerin mağduriyet yaşadığını söyledi.

AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar, Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, Türklerin asla esarete mahkum olmadıklarını ve bunu kabul etmediklerini belirtti.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Musul'a yönelik operasyonun başladığını anımsatarak, Türkiye'nin Musul'da sahada ve masada dışarıda kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Şehirdeki Türkmen nüfusun varlığına da dikkati çeken Akçay, bölgeden Türkiye'ye yönelik tehdidi bertaraf etmek ve Türkmen nüfusu korumak için adımlar atmasının gerekli olduğunu vurguladı. Akçay, Türkiye ve Azerbaycan arasında sarsılmaz temellere dayalı ilişkilerin gelişeceğine inandıklarını dile getirerek, bu ülkenin bağımsızlık gününü kutladı.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK Parti iktidarının politikalarının Türkiye'yi bölgesel çatışmaların ortasına sürüklediğini ileri sürerek, bunları yanlış bulduklarını söyledi. Türkiye'nin Musul'daki operasyona katılması yönündeki görüşleri eleştiren Baluken, buna ilişkin politikaların TBMM'de tartışılmasını istedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü kutlayarak başladığı konuşmasında, Musul'da yaşananlara değindi. Musul'da, bütün bölgeye yayılma ihtimali olan bir etnik çatışma riskinin bulunduğunu savunan Altay, Hükümet'in, Musul'da yaşananlarla ilgili olarak TBMM'de bilgi vermesini gerektiğini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, konuşmasında Azerbaycan'ın Bağımsızlık Günü'nü kutladı.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti Grubu'nun çalışma saatleri ve gündemine ilişkin önerisi kabul edildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, partisinin Genel Kurulun gündemi ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisinin görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, bu haftaki ve ekim ile kasım ayındaki çalışma takvimini belirlemek üzere grup teklifini Meclise sunduklarını söyledi.

Buna göre, geçen hafta görüşmeye başlayıp da bitirilemeyen FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede kapsamında Olağanüstü Hal içerisinde anayasal zemin çerçevesinde hazırlanan kanun hükmünde kararnamelerin kalan bölümlerinin bugün görüşülmeye devam edileceğini aktaran Turan, piyasaların rahatlamasını sağlayacak Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanun Tasarısının, Bilirkişi, Sinai Mülkiyet ve Milli Eğitim Bakanlığının teşkilatı ile ilgili düzenlemeleri gündeme getirdiklerini bildirdi.

Bazı KHK'larda muhalefet partilerin talep ve görüşleri doğrultusunda düzenlemeler olduğunu kaydeden Turan, "Derdimiz üzüm yemek, bağcıyla işimiz yok. İş yapmak istiyoruz. Tüm gündemi KHK'larla boğmayı doğru bulmamakla beraber tüm KHK'ların görüşülmesini, muhalefetin bu konuda görüşlerini almayı da kendimize görev biliyoruz." diye konuştu.

Ankara Valiliğinin 30 Kasım'a kadar gösteri ve yürüyüş yasağı kararına ilişkin de Turan, bununla ilgili endişelerin olmasını anlayışla karşıladıklarını ancak kararın 29 Ekim ile 10 Kasım'ı gözardı etmek amacıyla alındığı yönünde endişelerin yersiz olduğunu vurguladı.

Valiliğin almış olduğu kararın 29 Ekim ya da 10 Kasım ile ilgili olmadığının altını çizen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özgürlük esastır, kısıtlama istisnadır. Bu kısıtlama ile şu düşünülebilir; biz bunun gerekçelerini biliyoruz. Her STK ve partiden empati bekliyoruz. Ancak bu yasaklamanın haklı gerekçelerini gözardı bırakarak, olayı farklı mecraya çekip, 29 Ekim, 10 Kasım gibi hepimizin ortak paydasında sanki gizli, kapaklı bir iş varmış gibi yorumlamayı da açıkcası çok doğru bulmuyorum. O günkü törenler ve anma resmi olarak her partinin katılımıyla zaten yapılacak. Ama coğrafyamızda Musul'a kadar olan bir problem var. Bir IŞİD tehdidi var, bir PKK tehdidi var, bununla ilgili güvenlik güçlerimizin çok yoğun bir konsantrasyonu var. Bu konsantrasyon dağılmasın istiyoruz, iş yükü artmasın istiyoruz biz sadece."

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Meclisin işlevsizleştiği, iradesinin devre dışı kaldığı günlerden geçildiğini, AK Parti Grup önerisi ile çalışma programında yapılan düzenlemelerin de durumu kurtarmaya yönelik, anlamsız çabalar olduğunu öne sürdü.

Baluken, "Bugün buraya getirdikleri çalışma takviminde ülkenin yaşamış olduğu tarihi gelişmelerle ilgili tek bir maddenin olmaması, AKP'nin bu Meclise nasıl yaklaştığını göstermesi açısından son derece önemlidir. Düşünün ki ülkeyi Ortadoğu gibi büyük bir coğrafyada, büyük bir bölgesel savaşın içine sürüklüyorlar, bununla ilgili bu saate kadar gelip de Meclise herhangi bir bilgi vermiş değiller. Ülkeyi savaşa götürürken bile bu Meclisin iradesini hiçe sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz, bunun tesadüfi olduğu kanaatinde değiliz. AKP de, Erdoğan da bilinçli bir şekilde bu Meclisin devreden çıkacağı bir rejim değişikliğini öngördüğü için hem Meclisteki siyasi partileri hem de toplumu buna alıştırmaya çalışıyor." görüşünü savundu.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da AK Parti'nin olduğu her yerde plansızlığın ve programsızlığın hakim olduğunu, yapılan planlara uyulmadığını ifade ederek, "Türkiye'nin sorunları büyüktür. Büyük sorunlar da böyle günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Her gün ülkenin meselelerinin katlanarak arttığını acı acı yaşıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasında, 2017-2019 dönemine ait Orta Vadeli Program'a da değinen ve hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Usta, "Orta Vadeli Program'da ne yapıldı tek cümle ile özetleyin deseniz, söyleyeceğimiz şey şu; Türkiye'nin yapısal sorunları artarak devam ediyor. Hükümetin sunduğu Orta Vadeli Program'ın anlamı tam da budur. Gündem çok sıcak olduğu için ekonomiye yeteri kadar vakit ayıramıyoruz ama insanların da problemleri bir yandan artıyor." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise konuşmasında, partisinin KHK'lerin bir an önce Genel Kurulda görüşülmesi talebini yineledi.

Ankara Valiliğinin 30 Kasım'a kadar kentte toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasına ilişkin kararına değinen Altay, şunları söyledi:

"Bir ülke terör tehdidinden kaynaklı olarak ulusal bayramlarını kutlayamaz hale geliyorsa o ülkeye vah ki ne vah. O ülkenin hükümeti, hükümetinin içinden çıktığı parlamentosu, onun milletvekilleri yeri geldiğinde 'Biz şöyle bir milletin torunlarıyız' diye hava atıyorsa, bir kere o havayı atmaktan vazgeçecekler. Kurtuluş savaşı şehitlerinin kemikleri sızladı, cumhuriyeti kuranların kemikleri sızladı. Cumhuriyet tarihinin en büyük ayıbını işlemiş olursunuz. Terör tehdidi nedeniyle bayram kutlamamak bu milletin fıtratında yok. Bu millet tankın, topun, kılıcın, tüfeğin karşısında mücadele vermiş bir millettir. Buradan muradınızın ne olduğunu anlamış değilim?"

29 Ekim günü Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak üzere Ankara meydanında olacağını belirten ve hükümet sıralarında oturan Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı'yı da davet eden Altay, kimsenin ülkeyi kutuplaştırmamasını istedi.

Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'yi germeyin, kamplaştırmayın, insanları ötekileştirmeyin. Bir ülkede Cumhuriyet Bayramı kutlanamıyorsa o ülkede o bayrak direkten aşağı insin, öyle şey olur mu? Bir ülkenin kurucusunun ve kurtarıcısının ölüm yıl dönümünde toplu olarak insanlar ellerinde bayraklarıyla ülkenin kurucusunun, önderinin, kurtarıcısının kabrine gidemiyorlarsa o ülke bağımsız değildir. Ben Türkiye Cumhuriyeti'ni tam bağımsız bir ülke diye biliyorum ve Türkiye Cumhuriyeti tam bağımsız bir ülke olarak yoluna devam edecek. Türkiye Cumhuriyeti bir terör tehdidinden dolayı bayramını kutlayamaz hale gelmişse o cumhuriyete uğurlar olsun, o devlete de uğurlar olsun, öyle devlet bana lazım değil. Bu ülke, bu millet cumhuriyetine de, Atatürk'üne de hep beraber, sizlerle beraber sahip çıkmak zorundadır. Bunu yapmak öncelikle bu asil milletin vekilleri olarak sizlerin, bizlerin görevidir."

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından AK Parti Grup önerisi kabul edildi.

Danışma Kurulu toplanamadığından Genel Kurulunun onayına sunulan AK Parti Grup önerisi, çalışma gündemi ve saatlerini düzenliyor.

Buna göre Meclis Genel Kurulu bugün 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin görüşmeleri tamamlanana kadar çalışacak.

Genel Kurulun gündemine daha sonra sırasıyla, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı, Bilirkişi Kanun Tasarısı, Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Sınai Mülkiyet Kanun Tasarısı alınacak. Tasarılar temel kanun olarak görüşülecek.

Genel Kurul, yarın gündemindeki tasarının görüşmeleri tamamlanıncaya kadar, ekim ayı boyunca ve kasım ayının ilk iki haftasında ise saat 24.00'e kadar çalışmalarını sürdürecek.

Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'in, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

Teklif üzerine söz alan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, iktidarın FETÖ ile mücadelesini samimi bulmadığını savunarak, ByLock'cu milletvekillerinin açıklanmasını istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise gerekli bilgi ve belgelerin olması halinde gerekeni yapacaklarını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, OHAL'in ilk KHK'si olan 667 sayılı KHK'nin 6 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda 667 sayılı KHK'nin görüşmelerine devam edildi.

Görüşmeler sırasında, KHK'nın 5. maddesi üzerinde Hükümet adına Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci imzasıyla değişiklik önergesi verildi.

Önergede, ilgili pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportların da genel güvenlik açısından mahsurlu görülmesi halinde, aynı tarihte İçişleri Bakanlığınca iptal edilebileceği hususu yer aldı.

Önergenin gerekçesinde, 667 sayılı KHK'nin 5. maddesine, 673 sayılı KHK ile yapılan değişikliğin yansıtılmasının amaçlandığı belirtildi.

Genel Kurulda, değişiklik önergesi verilen 5. maddenin ardından KHK'nın 6. maddesinin de kabul edilmesiyle 667 sayılı KHK'nın birinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir KHK'nin ikinci bölümünün tümü üzerinde partisi adına yaptığı konuşmada, 15 Temmuz sonrasında Türkiye'nin bazı gerçekleri gördüğünü belirtti.

Bunların başında, hukukun üstünlüğünün ve kuvvetler ayrılığının öneminin geldiğine işaret eden Koçdemir, "Peşin hükümlerle Türkiye'nin bütün kadrolarının ipotek altına alınması akıllı bir iş değildir. Bu kafayla gidilirse, buradan çıkış yoktur." dedi.

HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü de sokağa çıkma yasaklarına değinerek, halkın yaşadığı mağduriyetlere iktidarın kulaklarını tıkadığını ileri sürdü.

Şırnak'taki operasyonlar nedeniyle evleri yıkılan ya da hasar gören çok sayıda vatandaş olduğunu ifade eden Encü, bu kişilerin kışa çadırlarla girmek zorunda bırakıldığını, hükümetin gerekli duyarlılığı göstermediğini iddia etti.

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı "Madam gibi ölmek" ifadesine değinerek, bunun kadınları aşağılayan bir yaklaşım olduğunu bildirdi.

Bu konuya Meclis kürsüsünden değinmemesinin, başta Türkiye'nin tarihinde yeri olan hayatlarını kaybetmiş kadınlar olmak üzere, tüm kadınlara haksızlık anlamına geleceğini anlatan Sarıhan, bu tür ayrıştırıcı ve çifte standarda dayalı ifadelerden herkesin kaçınması gerektiğini belirtti.

Görüşülen KHK'nin ve diğer KHK'lerin çıkarılma maksatlarını aşan nitelikte olduğunu, hukuksuzlukların önünü açtığını ileri süren Sarıhan, "Bu düzenlemelerle yeni hukuksuzluklar olursa bunlara da hesap soramayacağız ve kamburumuz daha yükseklere çıkmış olacak." diye konuştu.

KHK'nin tümü üzerinde gruplar adına konuşmaların tamamlanmasının ardından, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, yerinden söz alarak Başbakan Binali Yıldırım'ın Türk Hava Kuvvetleri'nin Musul operasyonunda yer alıp almadığıyla ilgili çelişkili açıklamalar yaptığını vurgulayarak, buna ilişkin doğru bilginin Genel Kurul'a verilmesini istedi.

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan ilk ve 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, kanunlaştı.

Temel kanun olarak iki bölüm halinde görüşülen KHK'nin, Meclis tatile girmeden önce başlayan görüşmeleri tamamlandı.

Görüşmelerin ardından oylanan KHK, kabul edildi.

Resmi Gazete'de 23 Temmuz'da yayımlanarak yürürlüğe giren OHAL kapsamında alınan tedbirlere ilişkin ilk kararname olan 667 Sayılı KHK'yle, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esaslar belirlenmişti.

KHK ile milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen bazı sağlık kurum ve kuruluşu, özel öğretim kurum ve kuruluşuyla özel öğrenci yurdu ve pansiyonu, vakıf ve dernekler, sendika, federasyon ve konfederasyon ile vakıf yükseköğretim kurumları kapatılmış, kapatılan kurum, kuruluş ve vakıfların mal varlıklarına ilişkin düzenleme yapılmıştı.

Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensupları ve kamu görevlilerine ilişkin düzenlemelere de 667 Sayılı KHK'de yer verilmişti.

Kabul edilen KHK'de yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler ile soruşturma ve kovuşturma işlemlerine ilişkin hususlar da belirlenmişti.

TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri sırasında hükümet tarafından verilen ve kabul edilen önergelerle daha sonra çıkan KHK'ler ile yapılan bazı düzenlemeler, 667 Sayılı KHK'ye de yansıtıldı.

KHK'nin kabulünün ardından, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi, alınan karar gereği birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.