2012-11-14 - 14:20
BDP GRUP BAŞKANVEKİLİ BULDAN'IN BASIN TOPLANTISI...
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Diyarbakır'da cezaevinde incelemelerde bulunan 45 kişilik kadın grubunun temsilcileri ile beraber TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerinin kritik aşamaya geldiğini söyleyerek, ''Cezaevlerinden tabutların çıkmaması, olumsuz sağlık sonuçlarının oluşmaması için herkes ayakta. Ayakta olmayan tek yer AKP Hükümeti'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Diyarbakır'da cezaevinde incelemelerde bulunan 45 kişilik kadın grubunun temsilcileri ile beraber TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, cezaevlerinde başlatılan açlık grevlerinin kritik aşamaya geldiğini söyleyerek, ''Cezaevlerinden tabutların çıkmaması, olumsuz sağlık sonuçlarının oluşmaması için herkes ayakta. Ayakta olmayan tek yer AKP Hükümeti'' dedi.

Buldan,Türkiye'nin en yakıcı sorununun, cezaevlerinde başlatılan açlık grevleri olduğunu savundu. Çok kritik süreç yaşadıklarını ifade eden Buldan, ''Cezaevlerinden tabutların çıkmaması, olumsuz sağlık sonuçlarının oluşmaması için herkes ayakta. Ayakta olmayan tek yer AKP Hükümeti'' diye konuştu.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Aksu Bora, açlık grevlerine bir çözüm bulunması için ellerinden geleni yapmaya kararlı olduklarını ifade etti.

Açlık grevi yangınının söndürülmesinin, üç temel talebin karşılanmasıyla mümkün olduğunu belirten Bora, ''Bu talepler, var olan hukuksal çerçeve içinde bile karşılanabilir meşru talepler, insanın doğuştan getirdiği evrensel temel insan haklarıdır'' dedi.

45 kişiden oluşan grubun, Diyarbakır Cezaevi'nde ve tutuklu yakınlarıyla yaptığı görüşmelere ilişkin izlenimlerini aktaran Bora, şöyle konuştu:

''Edindiğimiz izlenim, kendilerine yönelik olarak Başbakan'ın kullandığı hoyrat dilin, çözülebilir bir sorunu çözümsüz hale getirdiği. Diyarbakır'da görüştüğümüz herkes, söze Erdoğan diye başladı, Erdoğan diye bitirdi. Onlara göre bu sorunu çözecek olan Başbakan'ın ta kendisi. Kendisini adalet savunucusu olarak gören bir Başbakan'ın her şeyden önce bizzat oralara gitmesi, o insanlarla görüşmesi, yüzlerine bakması, evlerinde yemek dahi pişiremez hale gelen anneleri görmesi gerekir. Bundan sonra artık ne tek bir Türk'ün ne de de tek bir Kürt'ün hayatını kaybetmesine tahammülümüz kalmadı. Bir an önce müzakere sürecinin başlamasını ve barışın sağlanmasını istiyoruz.''

Anadilde savunma hakkı getiren yasa tasarısının görüşmelerine katılıp katılmayacaklarına ilişkin bir soru üzerine Buldan, İnsan Haklarını İnceleme ve Adalet komisyonlarının önemli olduğunu, bu iki komisyondaki milletvekillerinin görevlerine devam edeceğini belirtti.