2021-06-09 - 15:41
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.
AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, "Abdurrahim Karakoç ile Cahit Zarifoğlu'nun vefat yıl dönümleri", MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, "Afyonkarahisar ili turizmi", CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya, "Gaziantep'in sorunları" ile ilgili gündem dışı konuşma yaptılar.
AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak, yerinden söz alarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin "AK Parti yönetiminde 1717 makam aracı olduğu" yönündeki iddialarını hatırlatarak, belediyenin resmi belgelerine göre AK Parti yönetiminde 36 makam aracı varken, mevcut yönetimin 2020 yılında 3 bin 426 araç kiraladığını söyledi.
AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da Nişantaşı'nda saldırıya uğrayan akademisyen Neşe Nur Akkaya'ya destek vererek, "Neşe Nur Akkaya yalnızca kadın olduğu için değil, başörtülü bir kadın olduğu için şiddete uğradı. Bu ülkedeki İslamofobiyi deşifre etmeye çalıştığımız her anda bize 'mağdur edebiyatı yapmayın' diyenler bu suça ortaktır." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'a ölüm yıl dönümünde Allah'tan rahmet diledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında, "Sözde siyasi parti genel başkanı olarak çıkıp konuşanlara, durmadan hep iftira... Neymiş, millet açmış. Bundan bahsediyorlar. Aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin." dediğini belirten Dervişoğlu, bunun bir cumhurbaşkanına yakışan beyan olmadığını söyledi.
Borçların yapılandırıldığını anımsatan Dervişoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı ve kabinesi müteahhitlerin sıkıntısıyla meşgul. Müteahhitleri sen doyuracaksın da garibanı muhalefet doyuracaksa bunun anlaşılabilir bir yanı yoktur. İlla böyle bir iddianın sahibiyse Cumhurbaşkanı, Türkiye'de milletin önüne sandığı getirir, aç kalan vatandaşımızı doyurma görevini de yeni iktidar olarak biz yerine getirebiliriz." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül de şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'ı ölüm yıl dönümünde rahmetle ve minnetle andı.
Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorununun araştırılması için TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdiklerini dile getiren Bülbül, Marmara Denizi Koruma Eylem Planı çerçevesinde bilim insanlarının yönlendirmesi sonucu atılacak adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ve bu kapsamda yapılan çalışmaları desteklediklerini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise Mardin'in yetkililerin karıştığı suçlarla anılan bir şehir haline geldiğini ileri sürerek, "Mardin'de acayip şeyler oluyor. Bu iş, kayyum atamasıyla, Vali Mustafa Yaman'la başladı ve bugüne kadar da sürdü." dedi.
Medyada kirlenme yaşandığını öne süren Oluç, medya sahipliği izleme raporlarına göre Türkiye'deki basın yayın organlarının çoğunun medya haricinde faaliyet gösteren ticari şirketler bünyesinde olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor." açıklamasına değinen Oluç, "7 Haziran 2021'de kapatma davası açılarak, 7 Haziran 2015 seçimleri hatırlatılmak isteniyor ve bu bir siyasi intikam davasıdır, demiştim. Sayın Turan, 'Öyle değil, tesadüf oldu' demişti. Neyse Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı beni doğruladı. 7 Haziran 2015 seçimi belli ki Adalet ve Kalkınma Partisinde hiç unutulmamış." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da TBMM'nin tüm siyasi partilerin mutabakatıyla Marmara Denizi'nde yaşanan çevre felaketine el atmasını çok olumlu karşıladıklarını belirterek, "Aynı Meclisin, devletin ve siyasetin ahlaki çürümüşlüğüne el atma zamanının da çoktan gelip geçtiği kanaatindeyiz." diye konuştu.
Altay da konuşmasında Erdoğan'ın "Neymiş, millet açmış. Bundan bahsediyorlar. Aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin." sözlerini anımsatarak, "Sayın Erdoğan'a, Meclis'in arkasında bir Ayrancı Pazarı var. Akşam dörtte oraya gitmesini tavsiye ederim. Saat dörtten sonra pazardan artıkları toplayan Ankaralıları orada görmesini tavsiye ederim. Açlıktan intihar eden insanların feryadına kulak vermesini tavsiye ederim. Komedi gibi ya 'Siz doyurun' diyor. Getir sandığı, yapalım seçimi, millet aç mı değil mi görelim. Getir sandığı, bakalım ülkede nasıl herkesin karnı tok, sırtı pek oluyor görelim. Getir sandığı, millet huzur bulsun, refaha kavuşsun." görüşünü dile getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da tüm şehit öğretmenleri ve vefat yıl dönümünde şehit Şenay Aybüke Yalçın'ı rahmetle andığını belirterek, "Devletimize 'katil' deme hadsizliğine düşenlerin, gençlerimizi, öğretmenlerimizi, insanımızı şehit eden hain terör örgütüne 'katil' diyememelerini ve yol arkadaşlarına ses çıkarmamalarını da milletimizin vicdanına bırakıyorum." dedi.
Akademisyen Neşe Nur Akkaya'nın Nişantaşı'nda uğradığı saldırıya işaret eden Turan, "Bizim en büyük gücümüz, ülkemizin birliği ve beraberliği. Dil, din, ırk, kılık, kıyafet, yaşam şekli, ayrım yapmaksızın tüm kadınlarımız, tüm vatandaşlarımız başımızın tacı olmalıdır." diye konuştu.
Faşist zihniyetlerin huzuru bozmasına, insana ve değerlere saldırmasına izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, şöyle devam etti:
"Bu şahsın, 'Burada sizin gibileri istemiyoruz, Gaziosmanpaşa'ya gidin' dediğini duyduk. Bunun anlamını biliyoruz. Nişantaşı kimin, Gaziosmanpaşa kimin? Kızılay da Altındağ da Diyarbakır Bismil de Trabzon Sürmene de Çanakkale Gelibolu da hepimizindir, 84 milyonundur. Farklı siyasi partide yer aldıkları için 'Onlara selamı sabahı kesin. Sofralarına oturmayın' diyen siyasilerin, bugün bir daha aynaya bakmasını, bu dilin milletimize faydası olmadığını hatırlatmasını tüm Meclisin takdirine sunuyorum. Anlı şanlı kadın derneklerinin, mor halkalarıyla meşhur kadın derneklerinin, feminist iddiasında olan derneklerin sesinin çıkmamasını tam bir ilkesizlik örneği olarak görüyorum. Karaktersizlik örneği diyeceğim ancak bu karaktersizlik değil, bunların tam karakteri oldu artık. Kadın dediklerinde kendi kadın kriterleri, insan hakları dediklerinde kendi tarzı gibi yaşayan, düşünen insanların hakları gibi algılamalarını tüm kamuoyumuzun takdirine sunuyorum."
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.
İlk olarak İYİ Partinin, "İstanbul Beykoz'da yaşanan sorunlar" konusunda verdiği araştırma önergesinin, bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Beykoz'da uzun yıllardır çözülemeyen mülkiyet ve imar sorunları sebebiyle bir tarafta çoğunluğu ekonomik ömrünü tüketmiş konutlarda yaşayan halkın deprem korkusu, diğer tarafta işsizlik yüzünden artan boşanmalar, çatırdayan aile kurumu, evlenemeyen genç nüfus ve baş gösteren madde bağımlılığının geleceğe umutla bakmaya engel olduğunu söyledi.
Orman ve yeşil alanlara yapılan lüks konutlarla sahil bandındaki köşk ve villalarda oturan varlıklı ailelerin yanı sıra yüzde 80'e yaklaşan ve Anadolu'nun muhtelif yerlerinden çalışmak için Beykoz'a çok önceleri gelip yerleşenlerin çocukları ve torunlarının bugün çok zor durumda olduğunu savunan Nuhoğlu, "Memleketlerine ya da farklı şehirlere göç etme imkanlarının olmadığı da düşünülecek olursa Beykoz'daki sorunların önemi daha iyi anlaşılır. Mülkiyet ve imar sorunlarının çözümü amacıyla çıkarıldığı söylenen birçok kanuna rağmen Beykozlular istenen rayiç bedeller altında ezilirken 'yandaş' denilen birileri ormanları ve içme suyu havzalarını tel örgülerle çevirerek talan etmeye devam ediyor." ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Beykoz'da imar ve iskan sorununun yanı sıra uyuşturucu sorunu olduğunu söyledi. İlçede uyuşturucu madde bağımlılığının çocuk yaşlara kadar indiğini öne süren Tanal, "AK Parti döneminde ülke genelinde uyuşturucu bağımlılığının arttığını" iddia etti.
Beykoz'un 2/B arazilerine ilişkin yasal düzenleme nedeniyle sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Tanal, "Zengin yalı sahiplerinin hiçbir sıkıntısı yok. Sorunu olan fakir fukara." diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Beykoz'daki mülkiyet sorunlarının yüzde 90'ına çözüm bulunduğunu, kalan kısmın ise hissedarların kendi aralarında uyuşamamaları nedeniyle sonuca ulaşamadığını söyledi.
Beykoz'un imar planlarının, başka birçok belediyede olduğu gibi bazı oda ve birliklerce yargıya intikal ettirildiğini belirten Demir, Beykoz Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının inşaat ruhsatlarına ilişkin sorunun çözümü için gayret gösterdiğini, yakın gelecekte Beykoz'da inşaat için ruhsat verilebilecek duruma gelineceğini dile getirdi.
AK Parti'li Demir, ilçedeki SİT alanlarının yeniden belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü, öte yandan uyuşturucuyla mücadelede İçişleri Bakanlığının olağanüstü çaba gösterdiğini ve çocukların zehir tacirlerine bırakılmaması konusunda çok büyük mesafe katedildiğini vurguladı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin "Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun verdiği kararlar" hakkındaki araştırma önergesinin, bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
CHP İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun, kendi başvurusunun da aralarında bulunduğu toplam 11 bin 544 dosyaya yıllardır yanıt vermediğini savunarak, "Komisyonda kullanılan ölçüt, baştan sona bir facia. Hiçbiri tek başına suç teşkil etmeyen kalemler art arda sıralanmış, bunlardan birkaçı yan yana geldiğinde o insan suçlu ilan edilmiş." dedi.
CHP'nin, 35 ilde KHK ile ihraç edilenler hakkında geniş bir rapor hazırladığını söyleyen İslam, bu konudaki ilk toplantıyı yarın İzmir'de yapacaklarını bildirdi.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun kararları nedeniyle mağduriyetler yaşandığını, 11 bin 544 dosyanın değerlendirmeyi beklediğini öne sürdü. Geç gelen adaletin, adalet değil zulüm olduğunu belirten Öztürk, gerekli ve detaylı incelemeler yapılmadan verilen ret kararları ve hala değerlendirme beklenmesi nedeniyle mağduriyet yaşandığını ifade etti. Öztürk, "Bekleyen 11 bin 544 dosya demek, 11 bin 544 aile demek. Bunların da çocukları ve aileleri var." diye konuştu.
HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nda 132 bin kişiden 100 bininin başvurusunun reddedildiğini belirterek, "Bunlar savcılık ve MİT'ten rapor alarak temiz çıkanlar değil mi? Hangi mahkemeye dayanarak bunları suçlu çıkardınız?" dedi.
AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na bu yıl mayıs sonu itibarıyla 126 bin 674 başvuru yapıldığını, bunların 115 bin 130'unun karara bağlandığını, 11 bin 544'ünün incelemesinin devam ettiğini bildirdi.
Karara bağlanan başvurulardan 101 bin 58'inin reddedildiğini, 14 bin 72'sine ise kabul kararı verildiğini kaydeden Arslan, kabul kararı verilen başvuru sahiplerinin kamu görevlerine başladığını, kurum kuruluş, dernek ve vakıfların ise faaliyetlerine devam ettiğini anlattı. Komisyon kararlarına karşı idari yargı yolunun açık olduğuna işaret eden Arslan, bu bağlamda açılan birçok dava bulunduğunu ve bunların bir kısmının karara bağlandığını söyledi.
Arslan, "FETÖ ile mücadele milli bir seferberliktir. FETÖ, terör örgütleri ve yasa dışı örgütlerle mücadelemiz devam edecektir." ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi ile HDP'nin, "suç örgütleri" ile ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, Azerbaycan Milli Meclisi Türkiye Dostluk Grubu heyeti bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
Genel Kurulda daha sonra İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde görüşmelere geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.
Teklifin birinci bölümü üzerine söz alan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın son açıklamalarına yönelik, "Hangi iktidar olursa olsun her zaman Ahmet'i susturmak için cezaevlerine attı. Ama Ahmet Şık hiçbir zaman susmadı. Bugün de sizin tehditlerinize, baskınıza boyun eğmeyecek. O çünkü bu ülkenin geleceği, aydınlık günleri için çalışan bir insan." diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, sadece bankaların ve finans odaklarının kayırıldığı bir icra hukuk sisteminin halkı sefalete sürükleyeceğini belirterek, "Alacaklının, borçlunun, üçüncü şahısların menfaatlerini uzlaştırmayan İcra, toplumsal barışı sağlayamaz." dedi.
Çiftçinin bankalara borcunun 146,6 milyar dolar olduğunu dile getiren Antmen, "Eğer siz, Kanun gereği gayrisafi milli hasılanın yüzde birini çiftçiye vermek zorundayız ya bunu verseniz, çiftçinin borcu kalmayacak. Bunu vermiyorsunuz, Demirören Holding, Ziraat Bankasından aldığı kredinin şu ana kadar ne kadarını ödedi? Faiz ödemesi yapıldı mı?" diye sordu.
AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Kanun Teklifi'ndeki konkordato kurumuyla ilgili düzenlemelere işaret ederek, "Teklifle alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesi azami derecede korunmuş, konkordatonun daha etkin, daha verimli uygulanması için, ticari hayatın daha uygun bir zeminde yürütülmesi için değişiklikler hedeflenmiştir." ifadelerini kullandı.
Konkordato hukukunun başarıyla uygulandığını kaydeden Arslan, bu süreçte ülke ekonomisine güç katan, istihdam sağlayan birçok işletmenin bu uygulamayla iflasın eşiğinden döndüğünü, faaliyetine devam ettiğini anlattı.
Adalet Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yapılan konuşmalar sırasında işçi alacakları ile ilgili tereddütlerden bahsedildiğini belirterek, "İşçi alacakları ödenmeden veya teminata bağlanmadan konkordato tasdik edilemez." dedi.
Yıllardır bunun böyle uygulandığını dile getiren Tunç, "Kanundaki düzenleme de bu şekilde. Komiserler de Ticaret Mahkemesi hakimleri de işçi alacakları konusunda hassas olacaklardır. Çünkü bu Meclis görüşmeleri sırasında ifade edilen hususlar belki uygulamada tereddüde yol açabilir. O nedenle tekrar özetlemek gerekirse işçi alacakları İcra ve İflas Kanunu'nun 294'üncü maddesi uyarınca konkordatoya tabi olmayıp, konkordato geçici veya kesin mühleti içinde de icra takibi yapabildikleri gibi daha önce başlamış olan icra takiplerine de devam edip alacaklarını tahsil edebileceklerdir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu 206'ıncı maddesine göre bu alacaklar imtiyazlı alacak olduğundan aynı Kanun'un 305'inci maddesi gereğince işçi alacakları yeterli teminat altına alınmamışsa konkordato tasdik edilmeyecektir." bilgisini verdi.
Konkordato komiserinin onayıyla akdedilmiş işçi hizmet sözleşmesi ve herhangi bir mal ve hizmet alımı sözleşmesinin de bu kurala tabi olacağını kaydeden Tunç, "Sadece kredi alacaklarına öncelik verilerek, diğer alacakların, özellikle işçi alacaklarının önüne geçiriliyor" şeklindeki değerlendirmelere de katılmadığını ifade etti.
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak, yerinden söz alarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetiminin "AK Parti yönetiminde 1717 makam aracı olduğu" yönündeki iddialarını hatırlatarak, belediyenin resmi belgelerine göre AK Parti yönetiminde 36 makam aracı varken, mevcut yönetimin 2020 yılında 3 bin 426 araç kiraladığını söyledi.
AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız da Nişantaşı'nda saldırıya uğrayan akademisyen Neşe Nur Akkaya'ya destek vererek, "Neşe Nur Akkaya yalnızca kadın olduğu için değil, başörtülü bir kadın olduğu için şiddete uğradı. Bu ülkedeki İslamofobiyi deşifre etmeye çalıştığımız her anda bize 'mağdur edebiyatı yapmayın' diyenler bu suça ortaktır." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'a ölüm yıl dönümünde Allah'tan rahmet diledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında, "Sözde siyasi parti genel başkanı olarak çıkıp konuşanlara, durmadan hep iftira... Neymiş, millet açmış. Bundan bahsediyorlar. Aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin." dediğini belirten Dervişoğlu, bunun bir cumhurbaşkanına yakışan beyan olmadığını söyledi.
Borçların yapılandırıldığını anımsatan Dervişoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanı ve kabinesi müteahhitlerin sıkıntısıyla meşgul. Müteahhitleri sen doyuracaksın da garibanı muhalefet doyuracaksa bunun anlaşılabilir bir yanı yoktur. İlla böyle bir iddianın sahibiyse Cumhurbaşkanı, Türkiye'de milletin önüne sandığı getirir, aç kalan vatandaşımızı doyurma görevini de yeni iktidar olarak biz yerine getirebiliriz." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül de şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın'ı ölüm yıl dönümünde rahmetle ve minnetle andı.
Marmara Denizi'ndeki müsilaj sorununun araştırılması için TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdiklerini dile getiren Bülbül, Marmara Denizi Koruma Eylem Planı çerçevesinde bilim insanlarının yönlendirmesi sonucu atılacak adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ve bu kapsamda yapılan çalışmaları desteklediklerini belirtti.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç ise Mardin'in yetkililerin karıştığı suçlarla anılan bir şehir haline geldiğini ileri sürerek, "Mardin'de acayip şeyler oluyor. Bu iş, kayyum atamasıyla, Vali Mustafa Yaman'la başladı ve bugüne kadar da sürdü." dedi.
Medyada kirlenme yaşandığını öne süren Oluç, medya sahipliği izleme raporlarına göre Türkiye'deki basın yayın organlarının çoğunun medya haricinde faaliyet gösteren ticari şirketler bünyesinde olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "7 Haziran 2015 seçimlerinin asla unutulmaması gerekiyor." açıklamasına değinen Oluç, "7 Haziran 2021'de kapatma davası açılarak, 7 Haziran 2015 seçimleri hatırlatılmak isteniyor ve bu bir siyasi intikam davasıdır, demiştim. Sayın Turan, 'Öyle değil, tesadüf oldu' demişti. Neyse Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı beni doğruladı. 7 Haziran 2015 seçimi belli ki Adalet ve Kalkınma Partisinde hiç unutulmamış." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da TBMM'nin tüm siyasi partilerin mutabakatıyla Marmara Denizi'nde yaşanan çevre felaketine el atmasını çok olumlu karşıladıklarını belirterek, "Aynı Meclisin, devletin ve siyasetin ahlaki çürümüşlüğüne el atma zamanının da çoktan gelip geçtiği kanaatindeyiz." diye konuştu.
Altay da konuşmasında Erdoğan'ın "Neymiş, millet açmış. Bundan bahsediyorlar. Aç olarak dolaşanları, buyurun siz de doyuruverin." sözlerini anımsatarak, "Sayın Erdoğan'a, Meclis'in arkasında bir Ayrancı Pazarı var. Akşam dörtte oraya gitmesini tavsiye ederim. Saat dörtten sonra pazardan artıkları toplayan Ankaralıları orada görmesini tavsiye ederim. Açlıktan intihar eden insanların feryadına kulak vermesini tavsiye ederim. Komedi gibi ya 'Siz doyurun' diyor. Getir sandığı, yapalım seçimi, millet aç mı değil mi görelim. Getir sandığı, bakalım ülkede nasıl herkesin karnı tok, sırtı pek oluyor görelim. Getir sandığı, millet huzur bulsun, refaha kavuşsun." görüşünü dile getirdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da tüm şehit öğretmenleri ve vefat yıl dönümünde şehit Şenay Aybüke Yalçın'ı rahmetle andığını belirterek, "Devletimize 'katil' deme hadsizliğine düşenlerin, gençlerimizi, öğretmenlerimizi, insanımızı şehit eden hain terör örgütüne 'katil' diyememelerini ve yol arkadaşlarına ses çıkarmamalarını da milletimizin vicdanına bırakıyorum." dedi.
Akademisyen Neşe Nur Akkaya'nın Nişantaşı'nda uğradığı saldırıya işaret eden Turan, "Bizim en büyük gücümüz, ülkemizin birliği ve beraberliği. Dil, din, ırk, kılık, kıyafet, yaşam şekli, ayrım yapmaksızın tüm kadınlarımız, tüm vatandaşlarımız başımızın tacı olmalıdır." diye konuştu.
Faşist zihniyetlerin huzuru bozmasına, insana ve değerlere saldırmasına izin verilmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, şöyle devam etti:
"Bu şahsın, 'Burada sizin gibileri istemiyoruz, Gaziosmanpaşa'ya gidin' dediğini duyduk. Bunun anlamını biliyoruz. Nişantaşı kimin, Gaziosmanpaşa kimin? Kızılay da Altındağ da Diyarbakır Bismil de Trabzon Sürmene de Çanakkale Gelibolu da hepimizindir, 84 milyonundur. Farklı siyasi partide yer aldıkları için 'Onlara selamı sabahı kesin. Sofralarına oturmayın' diyen siyasilerin, bugün bir daha aynaya bakmasını, bu dilin milletimize faydası olmadığını hatırlatmasını tüm Meclisin takdirine sunuyorum. Anlı şanlı kadın derneklerinin, mor halkalarıyla meşhur kadın derneklerinin, feminist iddiasında olan derneklerin sesinin çıkmamasını tam bir ilkesizlik örneği olarak görüyorum. Karaktersizlik örneği diyeceğim ancak bu karaktersizlik değil, bunların tam karakteri oldu artık. Kadın dediklerinde kendi kadın kriterleri, insan hakları dediklerinde kendi tarzı gibi yaşayan, düşünen insanların hakları gibi algılamalarını tüm kamuoyumuzun takdirine sunuyorum."
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.
İlk olarak İYİ Partinin, "İstanbul Beykoz'da yaşanan sorunlar" konusunda verdiği araştırma önergesinin, bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, Beykoz'da uzun yıllardır çözülemeyen mülkiyet ve imar sorunları sebebiyle bir tarafta çoğunluğu ekonomik ömrünü tüketmiş konutlarda yaşayan halkın deprem korkusu, diğer tarafta işsizlik yüzünden artan boşanmalar, çatırdayan aile kurumu, evlenemeyen genç nüfus ve baş gösteren madde bağımlılığının geleceğe umutla bakmaya engel olduğunu söyledi.
Orman ve yeşil alanlara yapılan lüks konutlarla sahil bandındaki köşk ve villalarda oturan varlıklı ailelerin yanı sıra yüzde 80'e yaklaşan ve Anadolu'nun muhtelif yerlerinden çalışmak için Beykoz'a çok önceleri gelip yerleşenlerin çocukları ve torunlarının bugün çok zor durumda olduğunu savunan Nuhoğlu, "Memleketlerine ya da farklı şehirlere göç etme imkanlarının olmadığı da düşünülecek olursa Beykoz'daki sorunların önemi daha iyi anlaşılır. Mülkiyet ve imar sorunlarının çözümü amacıyla çıkarıldığı söylenen birçok kanuna rağmen Beykozlular istenen rayiç bedeller altında ezilirken 'yandaş' denilen birileri ormanları ve içme suyu havzalarını tel örgülerle çevirerek talan etmeye devam ediyor." ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Beykoz'da imar ve iskan sorununun yanı sıra uyuşturucu sorunu olduğunu söyledi. İlçede uyuşturucu madde bağımlılığının çocuk yaşlara kadar indiğini öne süren Tanal, "AK Parti döneminde ülke genelinde uyuşturucu bağımlılığının arttığını" iddia etti.
Beykoz'un 2/B arazilerine ilişkin yasal düzenleme nedeniyle sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Tanal, "Zengin yalı sahiplerinin hiçbir sıkıntısı yok. Sorunu olan fakir fukara." diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Beykoz'daki mülkiyet sorunlarının yüzde 90'ına çözüm bulunduğunu, kalan kısmın ise hissedarların kendi aralarında uyuşamamaları nedeniyle sonuca ulaşamadığını söyledi.
Beykoz'un imar planlarının, başka birçok belediyede olduğu gibi bazı oda ve birliklerce yargıya intikal ettirildiğini belirten Demir, Beykoz Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının inşaat ruhsatlarına ilişkin sorunun çözümü için gayret gösterdiğini, yakın gelecekte Beykoz'da inşaat için ruhsat verilebilecek duruma gelineceğini dile getirdi.
AK Parti'li Demir, ilçedeki SİT alanlarının yeniden belirlenmesi için çalışmaların sürdüğünü, öte yandan uyuşturucuyla mücadelede İçişleri Bakanlığının olağanüstü çaba gösterdiğini ve çocukların zehir tacirlerine bırakılmaması konusunda çok büyük mesafe katedildiğini vurguladı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin "Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun verdiği kararlar" hakkındaki araştırma önergesinin, bugün ele alınmasına dair grup önerisi görüşüldü.
CHP İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun, kendi başvurusunun da aralarında bulunduğu toplam 11 bin 544 dosyaya yıllardır yanıt vermediğini savunarak, "Komisyonda kullanılan ölçüt, baştan sona bir facia. Hiçbiri tek başına suç teşkil etmeyen kalemler art arda sıralanmış, bunlardan birkaçı yan yana geldiğinde o insan suçlu ilan edilmiş." dedi.
CHP'nin, 35 ilde KHK ile ihraç edilenler hakkında geniş bir rapor hazırladığını söyleyen İslam, bu konudaki ilk toplantıyı yarın İzmir'de yapacaklarını bildirdi.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun kararları nedeniyle mağduriyetler yaşandığını, 11 bin 544 dosyanın değerlendirmeyi beklediğini öne sürdü. Geç gelen adaletin, adalet değil zulüm olduğunu belirten Öztürk, gerekli ve detaylı incelemeler yapılmadan verilen ret kararları ve hala değerlendirme beklenmesi nedeniyle mağduriyet yaşandığını ifade etti. Öztürk, "Bekleyen 11 bin 544 dosya demek, 11 bin 544 aile demek. Bunların da çocukları ve aileleri var." diye konuştu.
HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nda 132 bin kişiden 100 bininin başvurusunun reddedildiğini belirterek, "Bunlar savcılık ve MİT'ten rapor alarak temiz çıkanlar değil mi? Hangi mahkemeye dayanarak bunları suçlu çıkardınız?" dedi.
AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na bu yıl mayıs sonu itibarıyla 126 bin 674 başvuru yapıldığını, bunların 115 bin 130'unun karara bağlandığını, 11 bin 544'ünün incelemesinin devam ettiğini bildirdi.
Karara bağlanan başvurulardan 101 bin 58'inin reddedildiğini, 14 bin 72'sine ise kabul kararı verildiğini kaydeden Arslan, kabul kararı verilen başvuru sahiplerinin kamu görevlerine başladığını, kurum kuruluş, dernek ve vakıfların ise faaliyetlerine devam ettiğini anlattı. Komisyon kararlarına karşı idari yargı yolunun açık olduğuna işaret eden Arslan, bu bağlamda açılan birçok dava bulunduğunu ve bunların bir kısmının karara bağlandığını söyledi.
Arslan, "FETÖ ile mücadele milli bir seferberliktir. FETÖ, terör örgütleri ve yasa dışı örgütlerle mücadelemiz devam edecektir." ifadelerini kullandı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi ile HDP'nin, "suç örgütleri" ile ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, Azerbaycan Milli Meclisi Türkiye Dostluk Grubu heyeti bir süre Genel Kurul çalışmalarını izledi.
Genel Kurulda daha sonra İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde görüşmelere geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.
Teklifin birinci bölümü üzerine söz alan HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın son açıklamalarına yönelik, "Hangi iktidar olursa olsun her zaman Ahmet'i susturmak için cezaevlerine attı. Ama Ahmet Şık hiçbir zaman susmadı. Bugün de sizin tehditlerinize, baskınıza boyun eğmeyecek. O çünkü bu ülkenin geleceği, aydınlık günleri için çalışan bir insan." diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, sadece bankaların ve finans odaklarının kayırıldığı bir icra hukuk sisteminin halkı sefalete sürükleyeceğini belirterek, "Alacaklının, borçlunun, üçüncü şahısların menfaatlerini uzlaştırmayan İcra, toplumsal barışı sağlayamaz." dedi.
Çiftçinin bankalara borcunun 146,6 milyar dolar olduğunu dile getiren Antmen, "Eğer siz, Kanun gereği gayrisafi milli hasılanın yüzde birini çiftçiye vermek zorundayız ya bunu verseniz, çiftçinin borcu kalmayacak. Bunu vermiyorsunuz, Demirören Holding, Ziraat Bankasından aldığı kredinin şu ana kadar ne kadarını ödedi? Faiz ödemesi yapıldı mı?" diye sordu.
AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Kanun Teklifi'ndeki konkordato kurumuyla ilgili düzenlemelere işaret ederek, "Teklifle alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesi azami derecede korunmuş, konkordatonun daha etkin, daha verimli uygulanması için, ticari hayatın daha uygun bir zeminde yürütülmesi için değişiklikler hedeflenmiştir." ifadelerini kullandı.
Konkordato hukukunun başarıyla uygulandığını kaydeden Arslan, bu süreçte ülke ekonomisine güç katan, istihdam sağlayan birçok işletmenin bu uygulamayla iflasın eşiğinden döndüğünü, faaliyetine devam ettiğini anlattı.
Adalet Komisyonu Başkanı, AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, yapılan konuşmalar sırasında işçi alacakları ile ilgili tereddütlerden bahsedildiğini belirterek, "İşçi alacakları ödenmeden veya teminata bağlanmadan konkordato tasdik edilemez." dedi.
Yıllardır bunun böyle uygulandığını dile getiren Tunç, "Kanundaki düzenleme de bu şekilde. Komiserler de Ticaret Mahkemesi hakimleri de işçi alacakları konusunda hassas olacaklardır. Çünkü bu Meclis görüşmeleri sırasında ifade edilen hususlar belki uygulamada tereddüde yol açabilir. O nedenle tekrar özetlemek gerekirse işçi alacakları İcra ve İflas Kanunu'nun 294'üncü maddesi uyarınca konkordatoya tabi olmayıp, konkordato geçici veya kesin mühleti içinde de icra takibi yapabildikleri gibi daha önce başlamış olan icra takiplerine de devam edip alacaklarını tahsil edebileceklerdir. Ayrıca İcra ve İflas Kanunu 206'ıncı maddesine göre bu alacaklar imtiyazlı alacak olduğundan aynı Kanun'un 305'inci maddesi gereğince işçi alacakları yeterli teminat altına alınmamışsa konkordato tasdik edilmeyecektir." bilgisini verdi.
Konkordato komiserinin onayıyla akdedilmiş işçi hizmet sözleşmesi ve herhangi bir mal ve hizmet alımı sözleşmesinin de bu kurala tabi olacağını kaydeden Tunç, "Sadece kredi alacaklarına öncelik verilerek, diğer alacakların, özellikle işçi alacaklarının önüne geçiriliyor" şeklindeki değerlendirmelere de katılmadığını ifade etti.
AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
