2012-08-24 - 15:30
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL'IN BASIN TOPLANTISI...
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, ABD'deki bazı düşünce kuruluşlarının iki ay önce Washington'da yaptıkları toplantıda, Gaziantep'te patlayan bombayı da öngören senaryo üzerinde çalıştıklarına ilişkin bir gazetede çıkan haberi değerlendirdi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Washington'da hazırlandığı iddia edilen bir senaryoda Gaziantep saldırısının öngörüldüğüne ilişkin haberle ilgili, ''Türkiye'nin, küresel güç merkezlerinde hazırlanan birtakım senaryoların uygulayıcısı konumuna getirilmek istendiği ortaya çıkmıştır'' dedi.

Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, ABD'deki bazı düşünce kuruluşlarının iki ay önce Washington'da yaptıkları toplantıda, Gaziantep'te patlayan bombayı da öngören senaryo üzerinde çalıştıklarına ilişkin bir gazetede çıkan haberi değerlendirdi.

Türkiye'nin küresel güç merkezlerinde hazırlanan birtakım senaryoların uygulayıcısı konumuna getirilmek istendiğinin ortaya çıktığını öne süren Vural, ''Biz her zaman şu soruyu sorduk; Büyük Ortadoğu Projesi ekseninde Ortadoğu ve Türkiye'ye bakmak, yabancı menfaatlerini kollamak demektir. Şu ortaya çıkıyor ki Türkiye yabancı merkezlerde oluşturulan senaryolar ekseninde yönlendiriliyor'' iddiasında bulundu.

Suriye'ye bir müdahale olabilmesi için ancak terör ve sınır ötesi ihlallerin gerekçe olarak kullanılmasının öngörüldüğünü belirten Vural, 1957 yılında İngiliz ve Amerikalılar tarafından Suriye'nin işgal edilmesine yönelik hazırlanmış başka bir projeden pasajlar okuyarak, şunları kaydetti:

''Bu planda da aynı şeyler ifade ediliyor. 'Sabotaj, terör gibi komşu ülkelerde oluşan birtakım olayların Suriye rejimiyle ilişkilendirilmesi temin edilmeli ve Suriye'ye müdahale zemini hazırlanmalıdır' deniliyor. 'Suriye'ye bir müdahalenin önü böyle açılmalıdır' deniliyor. Terör örgütünün uluslararası amaçlar için bir araç olarak kullanılacağı ortaya çıkıyor. Hangi senaryoyu esas alırsanız alın, özellikle Suriye'de oluşacak bir iç savaşın Türkiye'ye sıçraması ihtimalinin büyük olduğunu ortaya koymaktadır. Bu senaryolarda Türkiye hedef ülkedir.''

Türkiye'de yaşanan son terör olaylarında uluslararası planların olup olmadığını soran Vural, ''Ortaya çıkmıştır ki PKK, Barzani'nin meşruiyetinin aracı, Suriye'ye müdahalenin aracı ve Türkiye'nin dönüştürülmesinin bir aracı olarak kullanılabilmektedir'' dedi.

Vural, Suriye ile bombalamalar arasında ilişki kuranlara dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Kimin temsilcileri, kimin sözcüleri acaba bunlar- Hangi merkezlerde yazılan senaryoların Türkiye'de nüfuz ajanı olarak kullanıldıklarını deşifre edin, kim bunlar- Türkiye bu kılavuzlardan kurtulmalıdır. Bu kılavuzların hazırladıkları projeler Türkiye'yi uçuruma götürüyor. Suriye ve bombalamalar arasında ilişki kuranlar, öyledir veya böyledir, 27 Haziran'da bu senaryolar oynanmışsa, 1957 yılında hazırlanmışsa, bu senaryonun pazarlayıcısı kimlerdir-

Tabi Davutoğlu, bu eksende, Halep bombalaması ile Gaziantep bombalaması arasında bir ilişki kuruyorsa, hangi senaryo ekseninde bu ilişki kuruluyor, böyle bir ilişkinin kurulmasını isteyen kimlerdir- Bu soruları hep beraber sormamız ve deşifre etmemiz lazımdır. Türk milletini temsil eden hiçbir kurum, yabancı merkezlerde oluşturulmuş senaryoların sözcüsü olamaz. Bu ülkeye, bu millete karşı sorumluluğunuz var. ABD'ye, onun menfaatlerine değil, Türkiye'nin menfaatlerine öncelik vermeniz lazım.

Türkiye; CIA ajanlarının cirit attığı bir ülke haline dönüşüyorsa, Suriye'deki örtülü operasyonların merkezi haline dönüşüyorsa, Türkiye'nin de örtülü operasyonlarla belli alanlara sevk edilmek istendiğine ilişkin, bu senaryoların uygulanmakta olduğuna ilişkin kanaatlerimiz güçlenmiş oluyor. O bomba Gaziantep'te Suriye'ye müdahalenin gerekçesi olarak kullanılmak isteniyorsa, bu bombalamalarla Suriye arasındaki illiyet bağını kuran yöneticiler kimin kılavuzu, kimin nüfuz ajanlarıdır, bunun sorgulanması gerekir.''

Teröristlerle buluşan BDP'li milletvekilleriyle ilgili cumhuriyet savcılarının fezleke hazırladığının hatırlatılması üzerine Vural, ''Açıkçası devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşı faaliyetler, girişimler dokunulmazlık kapsamında değildir. Bu çerçevede savcıların gerekli işlemleri yapması gerekiyor. Terör örgütüyle milletvekilliği sıfatı kesinlikle birbiriyle uyuşmayan hususlardır. Savcıların millet adına gerekli adımları atmasında önem vardır. Burası yol geçen hanı değil. Bu hukuka uymak ve uymayanlar hakkında gerekeni yapmak devletin görevidir'' diye konuştu.