Adan, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Türkiye'de basın ve yayın sektöründe çalışan sayısının 100 bine yaklaştığını, bunların yalnızca 20 bine yakınının basın kartı sahibi olduğunu söyledi.
Ülkede on binlerce gazetecinin güvencesiz koşullarda çalıştığını söyleyen Akalın, yerel basında çalışan gazetecilerin büyük çoğunluğunun asgari ücret veya buna yakın maaşlar aldığını belirtti.
Akalın, şöyle devam etti:
"Gazeteciler için yurt dışı çıkış harcı kaldırılmalı, yerel basına sürdürülebilir maddi destek mekanizmaları oluşturulmalı, resmi ilan ve reklamlar adil ve şeffaf biçimde dağıtılmalı, gazetecilerin örgütlenmesini sağlayacak basın meslek odası hayata geçirilmelidir."
TBMM Katip Üyesi ve CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, suça sürüklenen çocukların karıştığı adli olaylardan bahsederek, yoksulluk, göç ve uyuşturucu trafiğinin beslediği yapıların mahalleleri kontrol altına aldığını ve şiddetin "sıradanlaştığını" savundu.
Her yerde şiddet yaşandığını ve şiddetin arttığını anlatan Yontar, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Artık konuşmak değil, çözüm üretmemiz gerekiyor. Şiddet suçlarına dönük ahlaksızlık, mafya, silah, kumar, kısa yoldan zenginleşme gibi kötü örnek ihtiva eden programlar yayınlanmamalıdır. Önleyici sosyal politikalar, güçlü eğitim sistemleri ve erişilebilir psikososyal destek, toplumla bütünleşmiş rehabilitasyon programları, yoksulluğa, eğitim dışı kalmaya, kırılganlığa karşı derinlemesine stratejiler izlenmeli ve suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılmalıdır."
Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Otel Yangınını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangının 1. yılında hayatını kaybeden 78 kişiyi rahmetle andı, vefat edenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.
Yangının siyaset üstü bir anlayışla ele alınması gereken "ortak acı ve keder" olduğunu belirten Altınok, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Komisyonumuzun yaptığı çalışmalar neticesinde vardığı en önemli sonuç, yangınların doğru risk analizleriyle önceden öngörülebileceği, zamanında alınacak tedbirlerle tamamen önlenebileceği ve etkili müdahalelerle yayılmasının engellenebileceği olmuştur. Bu gerçek, ihmallerin bedelini gözler önüne seren ibretlik bir ders ve geleceğe dair sorumluluklarımızı hatırlatan en güçlü uyarı olarak tarihe geçmiştir. Bu elim olayda vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit eden somut eksiklikler karşısında öncelikli olarak otel sahipleri ve çalışanları tarafından tüm tedbirlerin alınması gerekliliği anlaşılmıştır. Bununla birlikte binaların yangından korunmasıyla ilgili mevzuat çerçevesinde tesis edilen idari işlemlerde ve denetim süreçlerinde yer alan kurumların da kendi görev alanlarına dair gözetim ve denetim sorumluluklarının bulunduğu sonucuna varılmıştır."
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Çocuk Koruma Kanunu'nda yeniden düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, "Kesici aletlerle veyahut da ateşli silahlarla yapılan öldürmelerde bununla ilgili olarak ağırlaştırmayı özellikle gündeme almamız gerekiyor." diye konuştu.
Suça sürüklenerek cinayet işleyen çocukların cezaevine girdikten sonra çocuk ıslahevinde kalabildiğini söyleyen Özdağ, "Çocuk ıslahevlerinden çıktıkları zaman da adeta profesyonel cinayet şebekelerinin elinde tekrar yeniden profesyonelce adam öldürmeyi öğrenmiş tipler olarak çıkmakta, uyuşturucu baronlarının eline düşmekte veya çetelerin eline düşmekte veyahut da kahraman olarak karşılanmakta." ifadelerini kullandı.
Özdağ, yapılan TOKİ konutları sayılarına ilişkin açıklamaların birbirini tutmadığını da savundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, en düşük emekli aylığının 20 bin lira olmasını eleştirerek, "20 bin lira ne biliyor musunuz? Açlık sınırının altında, 10 bin lira altında. Herhalde sokaklarda dolaşmıyorsunuz siz. Allah aşkına samimiyetimle söylüyorum, gelin çarşıyı, pazarı beraber dolaşalım, esnafla, emekliyle konuşalım." dedi.
"Et ve Süt Kurumu (ESK) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mücahid Taylan'ın Türkiye'ye et ihraç ettiği" iddialarına yönelik belgeyi gösteren Çömez, şöyle konuştu:
"Bu kadar milyarlarca liralık eti buraya getireceksiniz, bu millet et çetelerine teslim olacak, hastaneye giden yaşlıların proteinleri düşmüş et alamadıkları için, bunun hesabını soracağız ve bir tek kelime cevap verme tenezzülünde bile bulunmayacaksınız. Peki, ne yapmış biliyor musunuz Mücahid Taylan, bu belgeleri açıkladım diye beyefendi yememiş, içmemiş beni mahkemeye vermiş."
- "En doğru zamanda en doğru adımı atarız"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, amaçlarının emeklileri enflasyona ezdirmemek, en düşük emekli aylığını "insanca yaşanabilecek düzeye getirmek" olduğunu söyledi.
Emekli meselesini "siyasi rant devşirmek, devleti aciz göstermek ve ekranlara oynamak için" kullanmayacaklarını söyleyen Kılıç, şöyle devam etti:
"Emeklilerimizin helal lokmasını kirli siyasi hesaplarına meze yapmak isteyen siyasi istismarcılara da asla pabuç bırakmayız. Biz devletimizin bekasıyla, milletimizin refahını aynı terazide tartar, en doğru zamanda en doğru adımı atarız. Bütçe imkanlarını zorlayarak, devletimizin hazinesini kılı kırk yaran bir hassasiyetle yöneterek, emeklimizin yüzünü güldürecek düzenlemelerin arkasında kale gibi duracağız. Bu konuda Gazi Meclisimizde yapılacak emeklimizin yararına, ülkemizin faydasına her çalışmaya, atılacak her hayırlı adıma MHP Grubu olarak öncülük edeceğiz."
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın silah bırakma çağrısının arkasında olduklarını belirtti.
Bu konunun tartışmaya açık olmadığını vurgulayan Temelli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bugün Suriye'de olan mevzular, Türkiye'de olan mevzular... Bunları yan yana getirdiğinizde bizim karşı olduğumuz şey tam da müzakere süreçlerinin, tam da diyalog süreçlerinin tıkanmasına karşı olmaktır. Ama siz çetelerin arkasına dizilirseniz ortada müzakere mi kalır, ortada diyalog mu kalır? 27 Şubat ne kadar değerli ise 10 Mart'taki müzakere süreci de o kadar ümitvardı. O ümitvar süreci ilerletmek yerine, adeta onu ortadan kaldırmaya yönelik bu çetevari yaklaşımları kabul etmiyoruz."
- "Adil bir sistem öneriyoruz"
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, çay-simit, altın ve maaş hesaplamalarına göre mevcut ekonomik durumun 2000'li yıllardaki ekonomik kriz döneminden daha kötü olduğunu savundu.
Kriz döneminde emekli maaşının asgari ücretten yüksek olduğunu, bunun iktidarı rahatsız ettiğini öne süren Emir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "en düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğu" yönündeki açıklamasının doğruyu yansıtmadığını, bu rakamın Bağkur tarım emekli aylığını gösterdiğini, diğer emeklilerin çok daha yüksek aylık aldığını anlattı.
Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Niye 23 yıl önceki 66 liralık bir rakamı bulup da olmayan bir rakamın arkasında saklanıp emeklinin hakkına giriyor ve hakkını vermiyorsunuz. Bu olacak iş mi? Biz bunu kabul etmiyoruz. Emekliler feryat ediyorlar. 1068 liralık bir zamdan bahsediliyor. 30 güne bölün, bir güne 35 lira düşmüyor. Bu Meclis bir emekliye günde 35 lira vermek için kanun yapacak. Biz bunu kabul etmiyoruz. Adil bir sistem öneriyoruz. Ama diyorsanız ki 'sizinki olmaz, bizimki olsun', biz varız. Çıkartın bir A4, yazın hakkaniyetli bir zam, biz altını imzalayalım ve 5 dakikada geçirelim, müjdeyi verelim."
- "Yangın sigortasının bir kez daha gözden geçirilmesi gerekiyor"
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangının 1. yılında hayatını kaybeden 78 kişiyi rahmetle andı, vefat edenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.
Konaklama tesislerinin yoğun dönemleri için itfaiye teşkilatı ve sağlık birimleri oluşturulması gerektiğini söyleyen Zengin, "Bina risk analizlerinin daha kapsamlı hale getirilmesi gerekiyor. Otellerde hala 'sigara içilen oda' diye bir ayrım var. Otellerimizde böyle bir satışın olmaması gerekiyor. Bunlar yangın riskini artırıyor. Bir yangın çıktığında kim, nereye ihbar edecek, bununla alakalı mekanizma oluşturulması gerekiyor. Yangın ekipmanlarının standardize edilmesi gerekiyor. Yangın sigortasının bir kez daha gözden geçirilmesi gerekiyor." dedi.
Emekliliğin herkesin, başta da kendilerinin meselesi olduğunu belirten Zengin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "en düşük emekli aylığının AK Parti iktidarından önce 66 lira olduğu" açıklamasının doğru olduğunu, o dönem 66 lira alanların çoğunluğu oluşturduğunu anlattı.
Zengin, emekli aylığının yeterli olmadığını kaydederek, şu ifadeleri kullandı:
"Şu an biz bunları yaparken popülist bir yaklaşımla değil, içinde bulunduğumuz şartlar içerisinde makroekonomik dengeleri bozmadan ve emeklilerimize mümkün olan en fazla katkıyı vermek ve en kısa zamanda bu rakamları artırarak bir düzenleme yapmayı hedefliyoruz. Evet, yeterli değildir. Bunu hepimiz görüyoruz, Cumhurbaşkanı'mız da söylüyor. Ama geçen zamandaki artışa baktığınızda ne kadar ciddi artış olduğunu görüyoruz. Emekli kardeşlerimize ifadem şudur: En kısa zamanda, Türkiye'nin şartları en müsait olduğunda bu ücretler bir kez daha gözden geçirilecektir."
Genel Kurul'da, Yeni Yol Partisinin "üniversiteler", İYİ Partinin "Türkiye Sulamaları Merkez Birliği", DEM Parti'nin "IŞİD'in kadınlara karşı işledikleri suçlar" ve CHP'nin "elektronik ticaret"e ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, üniversiteye öğretim elemanı alım kriterlerinin nasıl olduğunu sordu.
Üniversitelerde adrese teslim kadroların ilanlarının bulunduğunu ileri süren Özdağ, üniversitelerde rektör seçimlerinin kaldırılmasına tepki gösterdi.
Kaç rektör yakının üniversitelerde görevlendirildiğinin araştırılması gerektiğini anlatan Özdağ, şöyle devam etti:
"Rektörlerin veya dekanların iki dudağının arasında doçent olabilirsiniz, iki dudağının arasında profesör olabilirsiniz, iki dudağının arasında doktor öğretim üyesi olabilirsiniz veya olamayabilirsiniz. İstediğiniz kadar kriterleriniz olsun, siz, buralardan çok rahat bir şekilde gelip, 'ben doçent olurum, ben profesör olurum' diyemezsiniz, neden, üniversiteler artık bir noktada ideolojinin eseri haline dönüştürülmeye başlandı." dedi.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, AR-GE harcamalarına ayrılan payın yetersiz olduğunu söyledi.
Genç akademisyenlerin güvencesiz istihdam, sürekli yeniden atanma baskısı ve belirsiz kariyer süreçleri altında çalıştığını ileri süren Akalın, "Doçentlik kriterlerinin sık sık değiştirilmesi, yeniden sözlü sınav uygulamaları ve ünvan alınmasına rağmen kadro beklenmesi akademik ortamda ciddi bir adalet ve güven sorununa yol açmaktadır. Buna ek olarak, akademik kadro ilanlarının liyakat yerine sadakat, akademik başarı yerine yakınlık esas alınarak hazırlandığına dair yaygın kanaat yükseköğretim sistemine duyulan güveni derinden zedelemektedir." ifadelerini kullandı.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, üniversite sayısındaki artışı eleştirerek, "Yükseköğretimdeki bu nicelik büyümesine uygun bir nitelikte akademik kadro büyümesi olmadı. Üniversite binaları, fakülteler ve kampüsler yapıldı ama bilimsel, nitelikli eğitim inşa edilmedi. Yapılanlar çoğunlukla tabela üniversitesi olarak kaldı, üniversite öğrenci sayısı arttı ancak bu öğrenciler mezun olduğunda ellerinde işe yaramayan bir diplomayla kaldılar. Türkiye'de üniversiteler vasıflı, işsiz yetiştirir oldu." diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, üniversitelerde, liyakat ve bilimsel niteliğin en başta rektör atamalarıyla ortadan kaldırıldığını savundu. Taşkın, "Siyasal sadakat, liyakatin önüne konuluyor hem de üniversite gibi bir kurumda. Son 9 yılda tespit edebildiğimiz kadarıyla 20'den fazla eski AK Parti milletvekili veya seçilememiş milletvekili aday adayı rektör olarak atandı, yani iktidarın üniversiteye bakışı bu." değerlendirmesinde bulundu.
Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, akademik kadro ilanlarında en iyi, uygulanabilir, en açık ve şeffaf sistemin AK Parti döneminde geliştirildiğini söyledi.
Öğretim elemanı ve öğretim üyesi sayılarında AK Parti iktidarları sırasında büyük bir gelişme yaşandığının görüleceğini ifade eden Elmas, şöyle konuştu:
"2010 yılında üniversitelerimizde sadece 10 patent başvurusu bulunurken bugün 1600 patent başvurusuyla farklı bir yere geldiğimizi görmekteyiz. O yüzden, üniversitelerimizi karalamak yerine, eksikleri olabilir fakat şu anda dünyadaki gelişmeleri, dünyadaki savunma sanayisiyle alakalı ilerlemeleri ve Türkiye'mizin uluslararası başarılarını sağlayan bütün bir nesil bu üniversitelerden mezun olan nesildir."
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda Yeni Yol Partisi, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
