2017-07-27 - 15:37
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk ile Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın milletvekilliği, "devamsızlık" nedeniyle Genel Kurulda yapılan oylama sonucunda düşürüldü. AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan TBMM İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapan Teklif, Genel Kurulda kabul edildi. TBMM Genel Kurulu, 1 Ekim'e kadar tatile girdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, iddianameler ve yeni bilgiler ortaya çıktıkça, FETÖ'nün ne kadar millet ve devlet düşmanı vahşi bir organizasyon olduğunun gözler önüne serildiğini belirtti.

FETÖ elebaşısının okyanus ötesinden açıklamalarına devam ettiğini, talimatlar verdiğini vurgulayan Akçay, "Bu gelişmeler göstermektedir ki FETÖ'nün kalıntıları ve kriptoları halen aktif ve faaldir. FETÖ ile mücadele milli güvenlik meselesidir. Bu mücadelede elde edilecek başarılar devletin, milletin birliği, ülkemizin bütünlüğünü yakından ilgilendirmektedir." ifadesini kullandı.

Akçay, FETÖ ile mücadelede "at izinin it izine karıştırılmaması" için adli ve idari süreçlerin çok önemli olduğuna işaret ederek, "Yargı süreçleri büyük bir tizilikle tamamlanarak FETÖ'cü hainlere hak ettikleri cezalar verilmelidir." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhuriyet Gazetesi davasının devam ettiğini anımsatarak, yapılan savurmaları ibretle okuduklarını, CHP'li milletvekilerinin ilk günden beri davayı yerine takip ettiklerini bildirdi.

Özel, "Her bir savunmanın aslında bir iddianameye dönüştüğünü görüyoruz. Bunu, Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk davalarından hatırlıyoruz. Öyle savunmalar ve haksız suçlamalar okuyoruz ki bugünkü savunmaların da birer iddianame olacağını kestirmek için farklı meziyetlere sahip olmak gerekmiyor." dedi.

Öte yandan MHP'Akçay ve CHP'li Özel, İzmir'de başlayan ve Manisa Turgutlu'ya kadar gelen orman yangınıyla ilgili bilgi verdi ve geçmiş olsun dileklerini iletti.

DP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk'ün milletvekilliği, "devamsızlık" nedeniyle TBMM Genel Kurulunda yapılan oylama sonucunda düşürüldü.

Genel Kurulda AK Parti, oylamanın açık oylama şeklinde yapılması talebinde bulundu. Bu talebin daha önce gelmesi nedeniyle gizli oylama talebi işleme alınmadı.

Öztürk'ün ekim, kasım ve aralık 2016'da, beşer birleşimi aşan devamsızlığı nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi yönündeki TBMM tezkeresi oylandı.

Öztürk'ün milletvekilliği, TBMM İçtüzüğü gereği üye tamsayısının salt çoğunluğu olan 276'nın üzerinde oyla düşürüldü.

Genel Kuruldaki oylamaya 344 milletvekili katıldı. 324 kabul oyu, 20 ret oyu verildi.

Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Öztürk'ün milletvekilliğinin düşürüldüğünü duyurdu.

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın milletvekilliği, "devamsızlık" nedeniyle TBMM Genel Kurulunda yapılan oylama sonucu düşürüldü.

Genel Kurulda AK Parti, oylamanın açık oylama şeklinde yapılması talebinde bulundu.

Sarıyıldız'ın ekim, kasım ve aralık 2016'da, beşer birleşimi aşan devamsızlığı nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi yönündeki TBMM tezkeresi oylandı.

Sarıyıldız'ın milletvekilliği, TBMM İçtüzüğü gereği üye tamsayısının salt çoğunluğu olan 276'nın üzerinde oyla düşürüldü.

Genel Kuruldaki oylamaya 357 milletvekili katıldı. 328 kabul oyu, 29 ret oyu verildi.

Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Sarıyıldız'ın milletvekilliğinin düşürüldüğünü duyurdu.

Kararın açıklanmasının ardından söz alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, "SMS'le çağrılıp, koşa koşa geldiğiniz, boş bıraktığınız Meclisi bir anda 2 milletvekillinin vekilliğini düşürmek için doldurdunuz. Bu da size şeref madalyası olsun." ifadesini kullandı.

Kerestecioğlu, TBMM'nin internet sitesinden daha dakika geçmeden Sarıyıldız ve Öztürk'ün isimlerinin çıkarıldığını belirterek, "bunun da ne kadar hesaplı, kitaplı oyun olduğunu gösterdiğini" öne sürdü.

Bu ülkede siyaset yapmaya, demokratik siyaseti sürdürmeye devam edeceklerine değinen Kerestecioğlu, şunları kaydetti:

"Bu ülke için hiçbir şey yapmayıp kendileri için yapan vekillerin bulunduğu atmosferde milletvekillikleri düşürülse bile biz milletin vekiliyiz. Bunu böyle bilin, millet nezdinde bizlerin vekilliği asla düşürülemez. İster cezaevine koyun, ister yargılayın, ister milletvekilliğini düşürün bunlar sadece sizlerin tarihinize kirli madalya olarak geçecek, bizde ise demokrasi mücadelesi olarak anılacak."

Sarıyıldız ve Öztürk'ün milletvekilliğinin düşürülmesiyle TBMM'nin üye sayısı 546 oldu. Daha önce de HDP Van Milletvekili Figen Yüksekdağ ile HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ın milletvekilliği, haklarındaki kesinleşmiş yargı kararı nedeniyle düşürülmüştü.

TBMM Genel Kurulunda, yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının belirlenerek iadelerinin sağlanması ve mevcut kültür varlıklarının korunması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması kabul edildi.

Araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergeye dört siyasi parti de imza verdi.

Ortak önerge üzerinde söz alan MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy, önerge üzerinde uzlaşma olmasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Anadolu'dan giden insanlığın ortak hafızası eserlerin değişik yerlerde sergilendiğini belirten Ersoy, bunlarla ilgili çalışma yapacaklarını kaydetti.

Ersoy, "Lizbon'a gemisiyle giden bir Osmanlı ailesi buradan toparladığı tüm objelerle orada müze yapabilmiş. O eserleri Türkiye'ye kazandırabilmek için bir sermayenin 'Ben de onu tekrar buraya getirmek istiyorum' diyebilmesini hayal ediyoruz." diye konuştu.

Arkeoloji ve sanat tarihi anlayışındaki zihniyetin üzerine yeni ilavelerin yapılması gerektiğini dile getiren Ersoy, arkeoloji müfredatında derli toplu bir bütünlük olmadığını söyledi.

HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, farklı dinlere, etnisiteye mensup halkların ortaya koyduğu birbirinden değerli kültürel mirasın varisleri olarak, bu kültürel mirası koruyup sonraki kuşaklara aktarmada oldukça başarısız bir noktada olduklarını söyledi.

Dora, tarihi ve kültürel eserleri koruma konusunda sınırlı, kesintili ve tepeden inmeci girişimlerin, gerek ilgili devlet kurumları nezdinde ve gerekse halkta nitelikli bir koruma bilinci oluşturamadığını belirtti.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir vatandaşının mülkiyet hakkı, yaşam hakkı ve Anayasa'dan gelen her türlü hakkının devletin güvencesi altında olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin ortak önergesiyle, yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının belirlenerek iadelerinin sağlanması ve mevcut kültür varlıklarının korunması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması kabul edildi.

Mardin Milletvekili Erol Dora'nın Mardin'deki tarihi ve kültürel yapılarla ilgili konuşması üzerine söz alan Maliye Bakanı Ağbal, Mardin'deki taşınmazların bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı amaçla kullanımını sağlamak üzere, bu konuyla görevli ve yetkili olan Vakıflar Genel Müdürlüğüne bu taşınmazların tasarruflarının bırakılmasının doğru olacağı şeklinde bir değerlendirme yapıldığını ifade etti.

Bu taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçtiğini belirten Ağbal, "Herhangi bir şekilde, Vakıfların mülkiyetinde olan herhangi bir taşınmaza el konulması asla söz konusu değildir." dedi.

Bu taşınmazların bugüne kadar hep köy tüzel kişiliklerinin mülkiyetinde olduğunu dile getiren Ağbal, şöyle devam etti:

"Aynı amaçlarla, tarihten bugüne kadar nasıl kullanıldıysa bundan sonra da o köylerde yaşayan vatandaşlarımızın aynı taşınmazları aynı şekilde kullanmalarını sağlamak ve bu konuda da devlet olarak bu taşınmazların bakımını ve idamesini sağlamak üzere gerekli çalışmaları yapmak üzere de Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmiştir.

Süryani vatandaşlar da dahil olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir vatandaşının mülkiyet hakkı, yaşam hakkı ve Anayasa'dan gelen her türlü hakkı devletin güvencesi altındadır. Bin yıldır bu topraklarda bütün milletlerin, bütün dinlerin koruyucusu oldu bu millet ve bütün o gördüğünüz yapıları, o ibadet yapılan yerleri de bugüne kadar bu millet taşıdı. Dolayısıyla burada devletin görevinden Lozan Anlaşması çerçevesinde bahsetmenize gerek yok. Lozan anlaşması olsun olmasın bütün ibadethanelerin, ibadet yapılan her yerin güvencesi Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Bugüne kadar oradaki bütün yapılar nasıl korunduysa bundan sonra da korunacak. Siz yeter ki bu meselede sanki dışarıdan bir koruma güdüsü içinde bir yaklaşım sergilemeyin."

CHP Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, "Tarih bilinciniz yoksa yaşadığınız coğrafyanın zenginliğini ve eserlerin değerini anlayamazsınız. Bu değerlerimize sahip çıkmak, var olanı korumak ve bir şekilde yurt dışına çıkarılanları da yeniden ülkemize kazandırmak, gelecek nesillerimize olan borcumuzdur." diye konuştu.

Bugüne kadar Türkiye'den kaçırılan eserleri yeniden elde etmek için girişimler olsa da yeteri kadar başarılı olunamadığını belirten Kuyucuoğlu, "Her ülkenin kültürel mirası kendi ulusal kimliğinin belirlenmesinde önemli bir etkendir. Başka ülkelere ait kültür varlıklarını ele geçiren ülkeler, bunları yasal yollarla elde ettiklerini savunmaktadırlar. Bu nedenle, bu varlıkların o ülkelerce nasıl elde edildiklerinin kapsamlı bir şekilde araştırılmasına ihtiyaç vardır." değerlendirmesinde bulundu.

Kuyucuoğlu, kurulacak komisyonunun, bu varlıkların nasıl ve hangi yollarla yurt dışına çıkarıldıklarının tespit edilmesi, ülkeye aidiyetinin kanıtlanması ve olası yeni kaçakçılık olaylarının önlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

AK Parti Sakarya Milletvekili Mustafa İsen de son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonuyla, kültür varlıklarının yasa dışı transferinin önlenmesine yönelik faaliyetler ve yurt dışındaki Türkiye kökenli kültür varlıklarının iadesinde sağlanan başarılı sonuçların memnuniyet verici olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, kültür varlıklarının iadesi konusunda yürüttüğü çalışma ve politikalar konusunda, bugün dünyadaki önemli aktörlerden birisi haline geldiğini belirten İsen, en son Nisan başında, New York Times'a verilen tam sayfa ilanla çok önemli bir kültürel objenin satışının engellendiğini anımsattı.

Türkiye'nin aralarında bulunduğu köken ülkelerin baskıları, uluslararası kuruluşlar ile evrensel kamuoyunun uzun yıllardır sürdürdüğü tepkilerin bir sonucu olarak "Pazar ülkeleri" olarak adlandırılan belli başlı ülkelerin, kendilerini ulusal mevzuatlarında değişikliğe gitme mecburiyetinde hissettiklerini dile getiren İsen, "Bu iş birliğinin ve dayanışmanın tüm ülkeler ve kültürel mirası tahribata uğrayan toplumlar nezdinde devam ettirilmesi, dünya belleğinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından da büyük önem arz etmektedir." dedi.

Yürütme organlarının Türkiye kökenli kültür varlıklarını iade çalışmalarında ihtiyaç duyduğu milli irade desteğinin sağlanmasının, müzakere edilen ülkelerde kamuoyu oluşturulması ve farkındalığın artırılması açısından önemli olduğunu vurgulayan İsen, "Bütün bu nedenlerle Anadolu'nun önemli zenginlikleri olan kültür varlıklarının korunması, Anadolu'dan koparılan kültür varlıklarının ait olduğu ülkeye iadesini teminen Meclis iradesinin gösterilmesi hem ilgili birimleri cesaretlendirecek hem de kamuoyu önünde önemli bir farkındalık yaratacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Başkanlık Divanı oluşturulduktan sonra çalışmalarına başlayacak olan komisyon, 12 üyeden oluşacak.

Bu arada, araştırma komisyonu kurulmasının kabul edilmesinin ardından, TBMM İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmelerine geçildi.

AK Parti ve MHP tarafından hazırlanan TBMM İçtüzüğü'nde Değişiklik Yapan İçtüzük Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

Kabul edilen içtüzüğe göre, TBMM Genel Kurulu, milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarının YSK ilanını takip eden 5. gün yerine 3. gün saat 14.00'te toplanacak.

Milletvekili andını içmekten imtina eden milletvekillerinin, bu sıfatlarından kaynaklanan haklarından yararlanması engellenecek.

Bütün partilerin üzerinde anlaştığı Danışma Kurulu önerileri üzerinde her gruba tanınan 10'ar dakikalık konuşma hakkı kalkacak.

Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı durumlarda partilerin, kendi gündemlerine ilişkin getirdiği grup önerileri üzerindeki konuşma sürelerinde de kısıtlamaya gidilecek. Grup önerileri üzerinde her parti grubuna tanınan 10'ar dakikalık süre, öneriyi veren gruptan bir milletvekiline 5 dakika, diğer gruplara ise 3'er dakikayla sınırlandırılacak.

Süresinde komisyonda gündeme alınmayan tasarı ve tekliflerin, Genel Kurulda doğrudan gündeme alması üzerinde komisyon, hükümet ve teklif sahibi 5'er dakikayı geçmemek üzere söz alabilecek. Bunun dışında bir milletvekiline daha tanınan konuşma hakkı, yeni içtüzükle uygulamadan kalktı.

Her hafta salı günü, farklı partilerden bir milletvekili bu istemde bulunabilecek. Bir milletvekili, bir yasama yılında birden fazla teklifin doğrudan gündeme alınmasını talep edemeyecek.

TBMM Genel Kurulunun mesai saatleri de uzayacak. Aksi karar alınmadıkça her salı 15.00'te toplanan Genel Kurul, salı günleri yine aynı saatte açılacak, 21.00'de kapanacak. Çarşamba ve Perşembe günleri 15.00-19.00 saatleri arasında çalışan Genel Kurul, teklifin kabulüyle 14.00-21.00 saatleri arasında mesai yapacak.

Genel Kurulu yöneten TBMM Başkanı ya da başkanvekillerinin frak giyme zorunluluğu kalkacak, koyu renk elbise giyebilecekler.

Milletvekillerinin oylama öncesinde yoklama talebine sınırlama getiriyor. Buna göre milletvekilleri, sadece görüşmeye tabi tezkerelerin oylanması ile kanunların maddelerine geçilmesi ve tümünün oylanmasında yoklama isteyebilecek.

Oturumu yöneten Başkan ve Divan üyeleri toplantı yeter sayısına dahil edilecek.

Bir milletvekili veya bakana, "geçen birleşim tutanağında yer alan bir beyanını düzeltme" kapsamında tanınan 5 dakikalık söz hakkı kaldırılıyor. Milletvekili ya da bakan bu talebini Meclis Başkanlığına yazılı verecek.

Usul tartışmalarında lehte ve aleyhte en çok ikişer kişiye tanınan 10'ar dakikalık söz hakkı, 3'er dakikaya inecek.

Milletvekilleri, tasarı ve tekliflerin komisyonlara havalesine ilişkin oturumun başında yaptığı itirazı, bundan sonra yazılı olarak Meclis Başkanlığına iletecek.

Değişiklik önergeleri aykırılık sırasına göre okunup işleme konulacak. Aynı mahiyetteki önergelerden en kısa olanı okunup, diğer önergelerin sadece imza sahipleri okunarak birlikte işleme alınacak.

TBMM Genel Kurulunda, genel görüşme ve Meclis araştırması önergelerinin özetleri okunmayacak.

Anayasa değişiklikleri hariç, kanun tasarı ve tekliflerinin maddelerinin oylanmasında artık açık oylama talebinde bulunulamayacak. Tasarı ve tekliflerin tümünün oylamasında, en az 20 milletvekilinin talebi halinde açık oylama yapılabilecek. Aksi halde bu oylamalar ve maddelerin oylamaları işaret oyuyla yapılacak.

TBMM'ye silahlı giren ve Genel Kurulun çalışma düzenini, huzurunu bozucu döviz, pankart ve benzeri materyali getiren, kullanan milletvekilleri, kınama alacak.

Görüşmeler sırasında Cumhurbaşkanına, TBMM'ye, TBMM Başkanına, Başkanlık Divanına, birleşimi yöneten başkanvekiline, milletvekiline, Türk milletinin tarihine ve ortak geçmişine, Anayasa'nın ilk 4 maddesinde çerçevesi çizilen anayasal düzene hakaret eden, söven, Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esasında Anayasa'da düzenlenen idari yapısına aykırı tanımlamalar yapan milletvekili hakkında, Meclisten geçici çıkarma cezası uygulanacak.

Fiili saldırıda bulunan, TBMM Genel Kurulu ve komisyonlara silahlı olarak giren milletvekilleri de Meclisten geçici çıkarılacak.

Geçici olarak Meclisten çıkarılan milletvekili, izin alıp kürsüden af dilerse, izleyen birleşimden itibaren Meclise girebilecek.

"Kınama" ve "Meclisten geçici çıkarma" cezasına çarptırılan milletvekili için ilk defa para cezası uygulanacak. Buna göre, "kınama" cezası alan milletvekilinin bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte biri, "Meclisten geçici olarak çıkarma" cezasına çarptırılan milletvekilinin ise bir aylık ödenek ve yolluğunun üçte ikisi kesilecek.

TBMM Genel Kurulu, 1 Ekim'e kadar tatile girdi.

Genel Kurulda, İçtüzük değişikliği teklifinin görüşmelerinde, şahsı adına söz alan CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, teklifle, Genel Kurula döviz, pankart ve benzeri materyali getiren, kullanan milletvekillerinin kınama alacağını anımsattı.

Kürsüye baret takarak çıkan ve döviz getiren Çam, "Burada Cumhurbaşkanı, Başbakan, sayın Bahçeli prompter ile konuşma yapamaz. Onlar konuşursa ben de bunlarla çıkarım." dedi.

Çam, bazı AK Parti yöneticilerinin, eskiden Fetullah Gülen ile ilgili sözlerini anımsattı.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "Biz FETÖ ile ortak olsaydık 17-25 Aralık'ı yapmazlardı, 15 Temmuz'u yapamazlardı. 17-25 Aralık'tan sonra FETÖ'nün mahiyeti ortaya çıkmıştı. 17-25 Aralık'tan sonra FETÖ'nün kayığına binen kimdi? Kapısında aslanlar gibi kim durdu?" dedi.

Çam, yeniden söz alarak, "Hiçbir CHP'li FETÖ'nün kayığına binmez. Ne söylerseniz söyleyin FETÖ'cülük bize bulaşmaz." karşılığını verdi.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, 15 Temmuz'da milli iradeye ve Meclise yönelen alçak saldırı esnasında dahi Meclisin kenetlenme ve dayanışma ruhuyla çalışmasını sürdürdüğünü kaydetti.

2. yasama yılında 120 birleşimde Meclisin yoğun yasama ve denetim faaliyeti gerçekleştirdiğini ifade eden Aydın, bu yılda 290 kanun ve 34 meclis kararının kabul edildiğini; 2 araştırma komisyonu kurulduğunu söyledi.

Aydın, Meclis Başkanı İsmail Kahraman'a, divan üyelerine, milletvekillerine, hükümet üyelerine, Meclis çalışanlarına ve parlamento muhabirlerine teşekkür etti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Siz bizi kırdınız; zaman zaman fiziken, zaman zaman gönül olarak. Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e vasiyeti, iktidara vasiyetidir, muhalefet partilerine vasiyet bırakmadı. Kırılmışlıklarımızı, üzülmüşlüklerimizi, bir partinin son bir yılda ülkeyi sürüklediği noktayı unutamayacağız. Şahsımızdan yana hak geçmişse hakkımız helal olsun. Bizden aş, ekmek, iş, adalet bekleyenlerin derdine deva olamadık. Onlarla helalleşme sizin için daha uzun olacak." değerlendirmesinde bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, "Burada konuşulanlar kalbinize, aklınıza, düşüncelerinize gitmiyor, bunu engelleyen bir şey var." diyerek Zülfü Livaneli'nin "Umudu Kesme Yurdundan" şiirini okudu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da kabul edilen TBMM İçtüzüğü ile Meclis çalışmalarının bir adım daha iyi olacağını, Meclisin yasama ve denetim faaliyetlerini yerine getirirken etkin, verimli çalışmasını sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Komisyon ve Genel Kurulda içtüzüğe yönelik eleştirileri saygıyla karşıladıklarını vurgulayan Akçay, bazı eleştirilerin haksız olduğunu, muhalefetin sesinin kısıldığı söylemlerini, anayasaya aykırılık iddialarını yersiz bulduklarını kaydetti.

Akçay, içtüzüğün ideolojik bir metin olmadığını ancak eleştirilerin birçoğunun ideolojik olduğunu ifade ederek, "İyi günler, iyi günler 1 Ekim'e kadar iyi günler." diyerek sözlerini tamamladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da kabul edilen içtüzüğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elitaş, 1 Ekim'den itibaren değiştirdikleri maddeler de dahil hepsini, 2017, 2018 tarihli, yepyeni bir tüzük yapabilecek olgunlukta milletvekilleri olduklarını belirtti.

Konuşmaların ardından, TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Anayasa ve İçtüzük gereğince, birleşimi 1 Ekim Pazar günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.