2010-04-23 - 14:50
TBMM GENEL KURULU ÖZEL GÜNDEMLE TOPLANDI
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, 23 Nisan özel gündemiyle toplanan genel kurul toplantısında yaptığı konuşmada ''Kurulduğu günden beri tam 90 yıldır ülkemizin kaderine yön veren Meclisimizin yasama yetkisi mutlaktır. Milletimiz adına kullanılan bu yetkiyi daraltacak, kullanımını engelleyebilecek veya sınırlandıracak başka bir güç yoktur'' dedi.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, ''Kurulduğu günden beri tam 90 yıldır
ülkemizin kaderine yön veren Meclisimizin yasama yetkisi mutlaktır.
Milletimiz adına kullanılan bu yetkiyi daraltacak, kullanımını engelleyebilecek
veya sınırlandıracak başka bir güç yoktur'' dedi.

Şahin, 23 Nisan özel gündemiyle toplanan genel kurul toplantısında
yaptığı konuşmada, Meclisin açıldığı bugünün, ''tarih sahnesinden silinmek
istenen milletin yeniden ayağa kalkışının ve dirilişinin miladı'' olduğunu ifade
etti.

Milli iradenin merkezi ve başyapıtı olan Meclisin hayat bulduğu bugünün,
egemenliğin halka geçtiği tarih olduğunu belirten Şahin, ''Özgürlüğümüzün simgesi
olan Meclisimiz, tam bir ateş çemberinin içinde milli direnişi örgütleyerek vatan
topraklarını işgalden, milletimizi esaretten kurtarmıştır. Milletimizin tarihinde
böylesine hayati yere sahip olan Meclisimizin gururla kutladığımız 90. yılının,
aziz milletimize ve siz değerli temsilcilerine hayırlı olmasını diliyorum''
dedi.

Gazi Meclisin kuruluş coşkusunu bir yıla yayılan çeşitli etkinliklerle
kutlandığını anımsatan Şahin, ''Milli Eğitim Bakanlığımızla ortaklaşa
düzenlediğimiz 7. Dönem Türkiye Öğrenci Meclisimiz geçtiğimiz Pazar günü bu
salonda toplandı. Yaklaşık 14,5 milyon öğrencinin oy kullanarak seçtiği 81 ilin
temsilcisi çocuklarımız, burada ülkemizin sorunlarını özgürce konuşarak çözüm
önerilerinde bulundular. Gözlerinde umut pırıltılarını gördüğümüz çocuklarımızın
ne kadar bilinçli ve gelecek idealiyle dolu olduklarına şahit olduk. Diyalog
kültürü içerisinde yetişen, önyargısız, farklılıkları zenginlik gören bir nesil,
Türkiye'nin gücüne güç katacak, demokrasimiz böylece özlediğimiz düzeye
gelebilecektir'' dedi.

Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizler, esaretin prangalarını bağımsızlık ateşiyle eritmiş ve
özgürlüğün kapılarını canları pahasına açmış bir milletin mensuplarıyız. Yüce
Meclisimiz, düşmanın yurdun dört bir yanını işgal ettiği bir dönemde,
imkansızlıklar içerisinde kurulmuş bir parlamentodur. Dünyanın birçok ülkesinde
savaşlar ve bunalımlar genelde demokrasi ve özgürlükler askıya alınarak ya da
kısıtlanarak aşılmıştır. Ancak, bizde öyle olmamıştır. Aziz Atatürk önderliğinde
milletimiz, o zor şartlar altında demokrasi yolunu tercih etmiş, milli iradeyi
baş tacı yapmış ve bu yüce kurumu açmıştır. Yani zaferler Meclisimizi değil,
Meclisimiz destansı zaferleri doğurmuştur. Ardından da milli iradenin
rehberliğinde bağımsızlığımız kazanılmış, Cumhuriyetimiz ilan edilmiş ve
milletimiz tarih sahnesindeki şerefli yerini yeniden almıştır. Bizi ve
parlamentomuzu dünya milletleri arasında farklı kılan bu emsalsiz özelliğimizdir.
Şunu da gururla ifade etmeliyim ki, Meclisimiz 23 Nisan 1920 tarihinde
açıldığında bırakın Avrupa'yı dünyada milli iradeye dayanan parlamento sayısı çok
değildi. Kuşkusuz ki, böylesine anlamlı özellikler taşıyan Meclisimizin üyesi
olmaktan hepimiz gurur duyuyoruz.

TBMM, gücünü ve yetkisini millet iradesinden almaktadır. Millet adına
karar vermekte ve tüm yasaları milletimizin refahı ve huzuru için çıkarmaktadır.
Parlamento tarihimiz içerisinde milli iradenin kalbi zaman zaman krizler geçirmiş
olsa da daima yaşamını sürdürmeyi başarmıştır. Meclisimiz kurulduğu günden bu
yana, çıkarttığı yasalarla, yaptığı Anayasa değişiklikleri ve diğer tüm
çalışmalarla değişim ve dönüşümün merkezi olmuştur. Hep ülkemizi bir adım daha
ileri götürme, demokrasimizi geliştirme, hak ve özgürlüklerimizi genişletme,
hukuk standartlarımızı yükseltme çabası içerisinde olmuştur. Kurulduğu günden
beri tam 90 yıldır ülkemizin kaderine yön veren Meclisimizin yasama yetkisi
mutlaktır. Milletimiz adına kullanılan bu yetkiyi daraltacak, kullanımını
engelleyebilecek veya sınırlandıracak başka bir güç yoktur.''

Atatürk'ün ''Arkadaşlarım, ülkenin yazgısında tek yetki ve güç sahibi
olan Büyük Millet Meclisi, bu ülkenin düzeni için, iç ve dış güvenliğini sağlamak
ve korumak için en büyük güvencedir. Büyük milli sorunlar şimdiye kadar ancak
Büyük Millet Meclisi'nde çözümlendi. Gelecekte de yalnız oradan kesin önlemler
sağlanabilecektir. Türk Milletinin sevgi ve bağlılığı her zaman Büyük Millet
Meclisine yönelmiştir ve hep oraya yönelecektir' sözlerini anımsatan Şahin,
böylesine önemli bir kurum olan Meclisin yürüttüğü yasama sürecine katkı
sağlanması amacıyla ortaya konulan her düşüncenin saygıdeğer olduğunu ve
demokrasiyi güçlendireceğini söyledi.

Şahin, ''Ancak Meclisimizin yasama yetkisine yönelik söz ve tutumlar,
demokratik sistemimizi ayakta tutan ve ahenk içerisinde çalışması arzu edilen
güçler ayrılığı ilkesiyle bağdaşmaz. Meclisimizin milletten aldığı yasama
yetkisine herkesin ve tüm kurumların gereken saygıyı gösterme konusunda daha
özenli davranacaklarına inanıyorum'' dedi.

Verdiği bağımsızlık mücadelesiyle mazlum milletlere örnek olmayı başaran
Türkiye'nin, bugün her alanda kalkınan ve gelişen, çağdaş ülkelerle rekabet eden
saygın bir ülke olduğunu dile getiren Şahin, bulunduğu coğrafyanın ve dünyanın
güçlü ülkeleri arasında yer alan Türkiye'nin, aynı zamanda barışın ve istikrarın
sembolü olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin dış politikasına Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün
''Yurtta Sulh, Cihanda Sulh'' ilkesinin yön verdiğini belirten TBMM Başkanı
Şahin, şunları kaydetti:

''Sahip olduğu çok yönlü potansiyeliyle ülkemizin bu konuda yürüttüğü
etkin diplomatik çabalar, barış içinde bir geleceğin kurulması amacına dönüktür.
Meclisimiz de, ülkemizin barış odaklı dış politikasına, her geçen gün güçlenerek
devam eden parlamenter diplomasi faaliyetleriyle destek olmaktadır. Başkanından
milletvekillerine komisyonlarından dostluk gruplarına kadar Meclisimiz,
Türkiye'nin tüm dünyaya tanıtımı ve bölgemizdeki sorunların çözümü için yoğun
çaba göstermektedir. Yasama çalışmalarımızın yanı sıra sürdürdüğümüz bu
faaliyetlerimizle, halkları temsil eden parlamentolar arasındaki dostluk
ilişkilerini pekiştirerek ülkemizin dış politikasına büyük katkı sağlamaktayız.
Milletimizin ortak menfaatleri doğrultusunda yürütülen bu çalışmalar, katlanarak
büyümekte, uluslararası alanda bize pozitif bir enerji olarak geri dönmektedir.
Tüm bu diplomatik çabaların sonucunda ilk kez bir Türk Milletvekili AKPM
Başkanlığı'na seçilmiştir. Meclisimizin bir mensubu olan Antalya Milletvekilimiz
Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'nun kazandığı bu diplomatik başarı hepimiz için gurur
vericidir. Kendisini bu anlamlı gün vesilesiyle bir kez daha kutluyor,
çalışmalarında başarılar diliyorum.''