2013-01-10 - 13:00
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İçişleri Bakanlığı'na, "toplumsal olaylarda hayatını kaybetmiş ve yaralanmış kaç kişi'' bulunduğunu içeren soru önergesi verdiğini söyledi.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında İçişleri Bakanlığı'na, "toplumsal olaylarda hayatını kaybetmiş ve yaralanmış kaç kişi'' bulunduğunu içeren soru önergesi verdiğini söyledi.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, İçişleri Bakanlığı'na, "toplumsal olaylarda hayatını kaybetmiş ve yaralanmış kaç kişi'' bulunduğunu içeren soru önergesi verdiğini belirterek "toplumsal olaylarda polis müdahalesi sonucu hayatını kaybeden vatandaşımız bulunmamaktadır'' cevabının geldiğini söyledi.
BDP'li Çelik, İnsan Hakları Derneği ve Mazlumder'in çalışmalarına göre İçişleri Bakanlığı'ndan gelen cevabın doğru olmadığını savundu.
Çelik, son 10 yılda toplam 64 vatandaşın toplantı ve gösteri hakkını kullanırken polisin, gaz, cop, sindirme, baskı ve şiddet aygıtlarına maruz kalarak yaşamını yitirdiğini ve bunlardan 61'inin Kürt kökenli olduğunu iddia etti
BDP'li Çelik sözlerinde şunları kaydetti:
"AK Parti hükümeti iktidara geldiği 2002 senesinden bu yana toplumsal olaylara müdahalede kullanılan yöntem giderek sertleşmiş, birçok yurttaşımız bu olaylarda yaralanmış veya yaşamını yitirmiştir.
Özellikle kolluk kuvvetlerinin silah kullanma yetkilerini arttıran 2007 senesinde kanunlaşan Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu neticesinde toplumsal olaylarda yaşamını yitiren veya yaralanan yurttaş sayısı giderek artmıştır.
Hükümetin toplumsal muhalefete olan tahammülsüzlüğü, özellikle Kürt yurttaşlar üzerinde daha şiddetli bir pratik bulmaktadır. Barış ve Demokrasi Partisi olarak yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuca göre 2002-2012 yılları arasında toplamda 64 yurttaşımız toplumsal olaylarda kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanmasından kaynaklı olarak yaşamını yitirmiştir.
Yaşamını yitiren 64 yurttaşımızın 61'i Kürt'tür. Yaşamını yitiren yurttaşların Kürt olması hükümetin baskıcı, ezen-sindiren, yok sayan politikalarının halen bütün canlılığı ile var olduğunu göstermektedir.
Kamu Emekçileri Sendikası'nın 15 Eylül 2012 tarihinde Ankara'da gerçekleştirdiği "Eğitim Reformunu Protesto" mitinginde polisin sert müdahalesi sonucu mitinge katılanlardan Eylem Ataş isimli yurttaşımızın sol gözünde %80 oranında görme kaybı oluşmuştur. Ankara Üniversitesi Öğrencisi Eylem Ataş polisin arama noktasında arbede içerisinde kalarak önce biber gazına maruz kalmış, sonrasında da çok sert bir biçimde coplarla darp edilerek sol gözünde %80 oranında görme kaybına sebep olunmuştur."
H. Alper Durmaz
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, İçişleri Bakanlığı'na, "toplumsal olaylarda hayatını kaybetmiş ve yaralanmış kaç kişi'' bulunduğunu içeren soru önergesi verdiğini belirterek "toplumsal olaylarda polis müdahalesi sonucu hayatını kaybeden vatandaşımız bulunmamaktadır'' cevabının geldiğini söyledi.
BDP'li Çelik, İnsan Hakları Derneği ve Mazlumder'in çalışmalarına göre İçişleri Bakanlığı'ndan gelen cevabın doğru olmadığını savundu.
Çelik, son 10 yılda toplam 64 vatandaşın toplantı ve gösteri hakkını kullanırken polisin, gaz, cop, sindirme, baskı ve şiddet aygıtlarına maruz kalarak yaşamını yitirdiğini ve bunlardan 61'inin Kürt kökenli olduğunu iddia etti
BDP'li Çelik sözlerinde şunları kaydetti:
"AK Parti hükümeti iktidara geldiği 2002 senesinden bu yana toplumsal olaylara müdahalede kullanılan yöntem giderek sertleşmiş, birçok yurttaşımız bu olaylarda yaralanmış veya yaşamını yitirmiştir.
Özellikle kolluk kuvvetlerinin silah kullanma yetkilerini arttıran 2007 senesinde kanunlaşan Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu neticesinde toplumsal olaylarda yaşamını yitiren veya yaralanan yurttaş sayısı giderek artmıştır.
Hükümetin toplumsal muhalefete olan tahammülsüzlüğü, özellikle Kürt yurttaşlar üzerinde daha şiddetli bir pratik bulmaktadır. Barış ve Demokrasi Partisi olarak yapılan araştırmalarda ortaya çıkan sonuca göre 2002-2012 yılları arasında toplamda 64 yurttaşımız toplumsal olaylarda kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanmasından kaynaklı olarak yaşamını yitirmiştir.
Yaşamını yitiren 64 yurttaşımızın 61'i Kürt'tür. Yaşamını yitiren yurttaşların Kürt olması hükümetin baskıcı, ezen-sindiren, yok sayan politikalarının halen bütün canlılığı ile var olduğunu göstermektedir.
Kamu Emekçileri Sendikası'nın 15 Eylül 2012 tarihinde Ankara'da gerçekleştirdiği "Eğitim Reformunu Protesto" mitinginde polisin sert müdahalesi sonucu mitinge katılanlardan Eylem Ataş isimli yurttaşımızın sol gözünde %80 oranında görme kaybı oluşmuştur. Ankara Üniversitesi Öğrencisi Eylem Ataş polisin arama noktasında arbede içerisinde kalarak önce biber gazına maruz kalmış, sonrasında da çok sert bir biçimde coplarla darp edilerek sol gözünde %80 oranında görme kaybına sebep olunmuştur."
H. Alper Durmaz
