2011-12-20 - 15:20
Vural: "Türk milletinin egemenliğini kullandığı kürsü, hakaret kürsüsü oldu. Hiçbir dayatma, bu milletin ak geçmişine kara leke süremeyecektir. Bu millete katliam, soykırım yaftası yapıştırmak isteyen soysuzlara karşı mücadelemiz sürecek."
Oktay Vural, Kütahya Milletvekili Alim Işık'la birlikte parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Kütahya Şeker Fabrikası'nın özelleştirme sürecinde şahsa ait arsanın tapu kayıtlarının görmezden gelinerek, fabrikanın yeni sahiplerine satışının usulsüz yapıldığı iddiaları üzerine konuşan Alim Işık şunları söyledi: "Bütçe görüşmelerinde 'yolsuz tescil' yapıldığına ilişkin belgeleri Maliye Bakanı'na ilettik. Türk milletinin malı olan arsanın, Şeker Fabrikası'na kayıtlıyken yapılan tescilinin iptali için tapu iptal davasının açılması gerekiyor. Bu davayı Tapu İşlem Müdürlüğü ya da Maliye Bakanlığı açmalıdır. Milletin malı birilerinin cebine aktarılmıştır. Ve yolsuz tescilin yapıldığı dönem AKP Kütahya Milletvekillerinin bulunduğu bir dönemdir. Kuru gürültülerle olayın üstü örtülmeye çalışılıyor. MHP olarak bu yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin üzerine gitmeye devam edeceğiz."
Kütahya Şeker Fabrikası'nı alan şirkete ortak olan bir milletvekilinin, konuyla ilgili savunma yaptığını ve ticari ilişkisi nedeniyle fikir beyan etmesinin doğru olmadığını ifade eden Oktay Vural ise şunları söyledi: "Kamu menfaatini sorguluyoruz. Konu, kamu tarafından savunulması gerekirken, şirkete ortak olan bir milletvekilinin savunması doğru değildir. Ayrıca Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın da bu konuda devreye girmesi oynanan oyunları ortaya koymaktadır. Bu konuda Meclis'te cevap vermesi gerekenler Sayın Bakanlar olmalıydı."
Alim Işık, Milletvekillerinin Tapu Müdürlüğü ile işbirliği içinde olup olmadıkları sorusunu şu şekilde cevapladı: "Tapu Müdürlüğü'nü ayarlama ifadesi kendi düşüncelerinin tezahürüdür. Biz böyle bir şey söylemedik. Biz ayarlama işinden de anlamayız. Sayın Grup Başkanvekili böyle bir ifade kullanmıştır ve bu talihsiz beyan kendisine yakışmamıştır."
Oktay Vural, bütçe görüşmelerinde yabancılara mülk satışı üzerine yaşanan tartışmalara da değindi. Vural, "Sayın Nurettin Canikli'ye, 'karşılıklılık ilkesi dikkate alınıyorsa biz de takip edeceğiz' dedik. Canikli ise mütekabiliyetle ilgili düzeltme yaparak, karşılıklılık ilkesinden de vazgeçeceklerini ortaya koyuyor. Şu anda Erdoğan Bayraktar bir çalışma yapıyor, karşılıklılık esasını kaldırarak yabancılara mülk satacaklar. Bunun nedeni cari açık olarak gösteriliyor. Cari açığı azaltmak için vatan toprağı satılacak. Hadi bu seneyi kurtardınız. Yarın neyi satacaksınız? Denizin bittiği yerde tüm ekonomik kaynaklar tüketilecek " diye konuştu.
Vural, Muhafız Taburunun Meclis'ten gitmesi ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Muhafız Taburu 1920'de kuruldu. Muhafız Taburu, 1921'de Yunanlılara karşı cephede savaştı. 91 yıl sonra sessiz sedasız şekilde tabur kaldırılıyor. İsterdik ki, devir teslim töreniyle polis asker birlikte bir veda gerçekleştirip görev yapan askerlere teşekkür etseydik."
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, BDP'li Sırrı Sakık'ın, 'Geçmişimizde katliam kültürü var. 1915'te Ermenilere ve sonra Yahudilere, Kürtlere uygulanan o zalimane politikalar?' sözleriyle ilgili: "Orhan Pamuk gibi konuştu. Nobel ödülü almıştı. Bu nasıl bir zihniyet, nasıl çarpık bir bakış açısıdır? Türk milletinin egemenliğini kullandığı kürsü, hakaret kürsüsü oldu. Hiçbir dayatma, bu milletin ak geçmişine kara leke süremeyecektir. Bu millete katliam, soykırım yaftası yapıştırmak isteyen soysuzlara karşı mücadelemiz sürecek."
Fransa Parlamentosu'nda oylanacak İnkar Yasası ile ilgili soru üzerine, tüm parti gruplarının uzlaşmasıyla, ortak bir bildiri gönderilmesi önerisinde bulunan Vural, şunları söyledi: "Tarihi kirli olanlar, sömürgeci ve emperyalistler, benim tarihime, ecdadıma dil uzatıyor. Perşembe günü Fransa Genel Kurulu'na yasanın geleceğini ve oylanacağını biliyoruz. Ancak hiçbir parmak, sizin kara vicdanlarınızı aklamaya yetmeyecektir. Mücadelemiz beraber, duruşumuz açık ve nettir ve tarihimizden şüphemiz yoktur. Tüm siyasi partiler son mesaj olarak bir uzlaşma metni hazırlamalıyız. Genel Kurul'un iradesi olarak tavrımızın iletilmesini talep edeceğim."
Vural, Cumhurbaşkanının görev süresiyle ilgili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in 'Meclis çatısı altında çözülsün "sözlerine: "Ortada bir sorun mu var ki çözülsün? Kime göre sorun? Seçimi 5 yılda yapmak sorun mu? Halk onayladı, böyle bir sorun olduğunu düşünmüyorum. 367 sorunun çıkaranlarla, 7 yılı çıkaran zihniyet, aynı zihniyettir. Allah kimseyi kendi söylediği sözlerle imtihan etmesin. 5 yıl diyenler şimdi 7 yıl diyor. İşimiz yine papatya fallarına kaldı" değerlendirmesinde bulundu. (15:20)
Kütahya Şeker Fabrikası'nın özelleştirme sürecinde şahsa ait arsanın tapu kayıtlarının görmezden gelinerek, fabrikanın yeni sahiplerine satışının usulsüz yapıldığı iddiaları üzerine konuşan Alim Işık şunları söyledi: "Bütçe görüşmelerinde 'yolsuz tescil' yapıldığına ilişkin belgeleri Maliye Bakanı'na ilettik. Türk milletinin malı olan arsanın, Şeker Fabrikası'na kayıtlıyken yapılan tescilinin iptali için tapu iptal davasının açılması gerekiyor. Bu davayı Tapu İşlem Müdürlüğü ya da Maliye Bakanlığı açmalıdır. Milletin malı birilerinin cebine aktarılmıştır. Ve yolsuz tescilin yapıldığı dönem AKP Kütahya Milletvekillerinin bulunduğu bir dönemdir. Kuru gürültülerle olayın üstü örtülmeye çalışılıyor. MHP olarak bu yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin üzerine gitmeye devam edeceğiz."
Kütahya Şeker Fabrikası'nı alan şirkete ortak olan bir milletvekilinin, konuyla ilgili savunma yaptığını ve ticari ilişkisi nedeniyle fikir beyan etmesinin doğru olmadığını ifade eden Oktay Vural ise şunları söyledi: "Kamu menfaatini sorguluyoruz. Konu, kamu tarafından savunulması gerekirken, şirkete ortak olan bir milletvekilinin savunması doğru değildir. Ayrıca Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın da bu konuda devreye girmesi oynanan oyunları ortaya koymaktadır. Bu konuda Meclis'te cevap vermesi gerekenler Sayın Bakanlar olmalıydı."
Alim Işık, Milletvekillerinin Tapu Müdürlüğü ile işbirliği içinde olup olmadıkları sorusunu şu şekilde cevapladı: "Tapu Müdürlüğü'nü ayarlama ifadesi kendi düşüncelerinin tezahürüdür. Biz böyle bir şey söylemedik. Biz ayarlama işinden de anlamayız. Sayın Grup Başkanvekili böyle bir ifade kullanmıştır ve bu talihsiz beyan kendisine yakışmamıştır."
Oktay Vural, bütçe görüşmelerinde yabancılara mülk satışı üzerine yaşanan tartışmalara da değindi. Vural, "Sayın Nurettin Canikli'ye, 'karşılıklılık ilkesi dikkate alınıyorsa biz de takip edeceğiz' dedik. Canikli ise mütekabiliyetle ilgili düzeltme yaparak, karşılıklılık ilkesinden de vazgeçeceklerini ortaya koyuyor. Şu anda Erdoğan Bayraktar bir çalışma yapıyor, karşılıklılık esasını kaldırarak yabancılara mülk satacaklar. Bunun nedeni cari açık olarak gösteriliyor. Cari açığı azaltmak için vatan toprağı satılacak. Hadi bu seneyi kurtardınız. Yarın neyi satacaksınız? Denizin bittiği yerde tüm ekonomik kaynaklar tüketilecek " diye konuştu.
Vural, Muhafız Taburunun Meclis'ten gitmesi ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Muhafız Taburu 1920'de kuruldu. Muhafız Taburu, 1921'de Yunanlılara karşı cephede savaştı. 91 yıl sonra sessiz sedasız şekilde tabur kaldırılıyor. İsterdik ki, devir teslim töreniyle polis asker birlikte bir veda gerçekleştirip görev yapan askerlere teşekkür etseydik."
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, BDP'li Sırrı Sakık'ın, 'Geçmişimizde katliam kültürü var. 1915'te Ermenilere ve sonra Yahudilere, Kürtlere uygulanan o zalimane politikalar?' sözleriyle ilgili: "Orhan Pamuk gibi konuştu. Nobel ödülü almıştı. Bu nasıl bir zihniyet, nasıl çarpık bir bakış açısıdır? Türk milletinin egemenliğini kullandığı kürsü, hakaret kürsüsü oldu. Hiçbir dayatma, bu milletin ak geçmişine kara leke süremeyecektir. Bu millete katliam, soykırım yaftası yapıştırmak isteyen soysuzlara karşı mücadelemiz sürecek."
Fransa Parlamentosu'nda oylanacak İnkar Yasası ile ilgili soru üzerine, tüm parti gruplarının uzlaşmasıyla, ortak bir bildiri gönderilmesi önerisinde bulunan Vural, şunları söyledi: "Tarihi kirli olanlar, sömürgeci ve emperyalistler, benim tarihime, ecdadıma dil uzatıyor. Perşembe günü Fransa Genel Kurulu'na yasanın geleceğini ve oylanacağını biliyoruz. Ancak hiçbir parmak, sizin kara vicdanlarınızı aklamaya yetmeyecektir. Mücadelemiz beraber, duruşumuz açık ve nettir ve tarihimizden şüphemiz yoktur. Tüm siyasi partiler son mesaj olarak bir uzlaşma metni hazırlamalıyız. Genel Kurul'un iradesi olarak tavrımızın iletilmesini talep edeceğim."
Vural, Cumhurbaşkanının görev süresiyle ilgili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in 'Meclis çatısı altında çözülsün "sözlerine: "Ortada bir sorun mu var ki çözülsün? Kime göre sorun? Seçimi 5 yılda yapmak sorun mu? Halk onayladı, böyle bir sorun olduğunu düşünmüyorum. 367 sorunun çıkaranlarla, 7 yılı çıkaran zihniyet, aynı zihniyettir. Allah kimseyi kendi söylediği sözlerle imtihan etmesin. 5 yıl diyenler şimdi 7 yıl diyor. İşimiz yine papatya fallarına kaldı" değerlendirmesinde bulundu. (15:20)
