2012-01-02 - 16:40
AK PARTİ GRUP BAŞKANVEKİLİ CANİKLİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, TBMM İçtüzüğünde değişiklik teklifi ile ilgili olarak " Bu düzenleme ile ilgili amacımız TBMM'de daha etkin bir çalışma yönteminin oluşturulması, verimliliğin artırılması ve özellikle verimli çalışmayı engelleyen ve suiistimal edilebilen bazı düzenlemelere netlik kazandırılmasıdır" diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, TBMM İçtüzüğünde değişiklik teklifi ile ilgili olarak " Bu düzenleme ile ilgili amacımız TBMM'de daha etkin bir çalışma yönteminin oluşturulması, verimliliğin artırılması ve özellikle verimli çalışmayı engelleyen ve suiistimal edilebilen bazı düzenlemelere netlik kazandırılmasıdır" diye konuştu.

İçtüzükte getirmek istedikleri düzenlemeler ile ilgili yanlış değerlendirmelerin yapıldığını söyleyen Canikli, " Özellikle muhalefetin konuşma sürelerinin kısılması hedef alındığı gibi değerlendirmeler yapılıyor. Hiçbir şekilde böyle bir durum söz konusu değildir. Sadece hükümet tarafından kullanılan gündem dışı konuşmalara cevap hakkında bir kısıtlama vardır. Bu süre 20 dakikadan 10 dakikaya indirilmektedir. Bu pakette tek taraflı olarak hükümetin aleyhine bir konuşma süresinin sınırlandırılması ve kısaltılmasıdır." şeklinde konuştu.

İçtüzükteki bazı kuralların çok yoğun bir şekilde suiistimal edildiğini ifade eden Canikli, " Siyasi parti grupların belirlenen Meclis gündemini değiştirmek amacı ile getirdikleri grup önerilerinin görüşme süreci nedeniyle, görüşmelerin uzaması nedeniyle esas faaliyet konularına giremediğimiz günler olmuştur." dedi.

Canikli, sözlerine şöyle devam etti:

"Getirilen düzenlemenin amacı sadece verimsizliği ortadan kaldırmak, Meclis'in esas faaliyet konularını engelleyen bu mekanizmaları sonlandırmak, daha etkili ve daha verimli bir çalışma imkanı oluşturmaktır. Meclis'in temel görevi denetim ve yasama faaliyetidir. Denetim ve yasama faaliyetleri ile ilgili hiçbir konuda bir düzenleme yapılmamıştır. Sadece hükümete yönelik tek taraflı bir kısıtlama söz konusudur. Bunun dışında bütün düzenlemeler karşılıklıdır.

Teklife göre, Danışma Kurulunun oy birliği ile karar aldığı durumlarda görüşme yapılmayacak. Burada iktidar için de muhalefet için de aynı uygulama söz konusu. Muhalefetin engelleme taktikleri nedeniyle Meclisin çalışma saatleri de uzuyor. Uzun çalışma süresi yine muhalefet tarafından eleştiriliyor.

Teklifle, Meclisin çalışma saatlerini de 2 saat uzatıyoruz. Bu, görüşmelerin Meclis Televizyonunda yayınlanma süresinin de uzatılması anlamına geliyor.

Mevcut düzenlemeye göre, karar yeter sayısını tek bir milletvekili isteyebiliyor. Bu işin daha ciddi yapılmasını temin etmek amacıyla teklifte 15 milletvekilinin talep etmesi şartını getiriyoruz.

Teklifle, Meclisteki huzuru zedeleyen, tartışmalara yol açan bazı materyallerin Genel Kurula getirilmesi de ortadan kaldırılıyor.

Daha rahat çalışılabilen, gerginliğin olmadığı, bir Meclis istiyoruz. Sükunetle çalışalım, gergin olmasın, sinirler, şekerler, tansiyonlar yükselmesin istiyoruz.''

Muhalefetin daha çok konuşması gerektiğine samimiyetle inandıklarını bildiren Canikli, teklifin geçmesi halinde, kanun teklifi ya da tasarısı üzerinde yapılacak görüşmelerde yine en çok konuşan tarafın muhalefet olacağını, ancak bu arada Meclisin esas fonksiyonunu yerine getireceğini vurguladı.

Özellikle CHP'nin bazı temsilcilerinin söz konusu teklifi anayasa görüşmeleri ile ilişkilendirdiklerini belirten Canikli, ''Şu anda anayasa çalışmaları normal bir ortamda yürütülüyor. Her ihtilaflı konu gündeme geldiğinde konuyu anayasa görüşmeleri ile ilişkilendirmek samimi bir yaklaşım değil. O, kendi mecrasında yürüyor'' dedi.

Cumhurbaşkanı tarafından bir meddesi Meclise iade edilen emekli milletvekillerin aylıklarına zam getiren düzenlemeye ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Canikli şunları söyledi:

''Henüz değerlendirip nihai kararımızı oluşturmadık. Sanıyorum bu hafta sonuna kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın geri gönderme gerekçelerini de dikkate alarak bir karara varacağız. Sayın Meclis Başkanımızın ve Sayın Başbakanımızın bu konuda değerlendirmeleri olmuştu. Elbette bizim kanaatimiz de bu yöndedir. Bizim burada en fazla dikkate alacağımız husus, vatandaşımızın bu konudaki kanaatidir. Kamuoyu vicdanı açısında bir hassasiyet oluşmuş ise bunun da dikkate alınması gerekir.

Burada aslında tahmin ettiğimiz ama yine de çok şaşırdığımız gelişmeler oldu. Özellikle CHP'nin bu konuda gayri samimi bir yaklaşım içinde olduğunu bir kez daha gördük. Yapılan düzenleme doğru ya da yanlış olabilir. Bu ayrı. Tartışılır, konuşulur... Ama attığınız imzanın arkasında durmanız gerekir. Özellikle Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu konudaki açıklamaları tam bir içler acısı. Başından beri hepsinin haberi vardı, destek veriyorlardı. Bu konuda görevlendirdikleri kişi de tüm önergelere imza atmıştır.

CHP adına bu önergelere imza atmakla görevlendirilen sayın milletvekili, 'Grup Başkanvekili bana, emekli olan milletvekilleri ile ilgili bir kanun tasarısı olduğunu, emekli milletvekillerinin maaşlarının çok düşük olduğunu, diğer partilerle bu konuda mutabakat sağlandığını ve bunu imzalamamı söyledi' diyor.

Bu, CHP'nin başından beri bütün önergelerden haberi olduğunu ve onayladığını gösteriyor. Ama Sayın Kılıçdaroğlu'nun sanki haberi yokmuş gibi açıklamalar yapması doğru değildir. Önergeyi imzalayan arkadaşla ilgili önce disipline verileceği söylendi ama verilmedi. Çünkü, zaten talimatla o imzaları atmıştı.''

Nurettin Canikli, Cumhurbaşkanı seçim kurallarını düzenleyen usul kanunun bu hafta ya da gelecek hafta görüşüleceğini söyledi. Süreyle ilgili konunun netleştirileceğini ve bu konudaki tartışmaların ortadan kaldırılacağını ifade eden Canikli, ''Aksi halde tartışmalar bitmeyecek gibi görünüyor. Bunu açıklığa kavuşturacak tek kurum da TBMM'dir. Yöntem olarak iki görüş var. Biri doğrudan bir geçici madde eklemek, diğeri dolaylı şekilde seçim tarihini öne alarak ya da onu belirleyerek süreyi ortaya koymak. Her ikisi de sorunu çözer diye düşünüyoruz'' dedi.

Uludere Kaymakamı Naif Yavuz'a yapılan saldırıyı da değerlendiren Canikli, konuyla ilgili soruşturmanın yürütüldüğünü ancak ilk bilgilerin, olayın bir provokasyon olduğunu gösterdiğini belirterek, ''Bu terör örgütünün ve BDP'nin genel tarzıdır. Bu gibi durumlarda olayları suistimal etme, kendi menfaatleri doğrultusunda kullanma, kendisine siyasi rant elde etme amacıyla çokça kullandığına yönelik sayısız örnekler var. Bu da onlardan bir tanesi gibi gözüküyor. Görüntüler ve gelen bulgular kesinlikle Hasip Kaplan'ın dediği gibi kendileri tarafından kurtarıldığı şeklinde ya da yardım edildiği şeklinde görülmüyor. Tam tersine orada bir provokasyon olduğu daha ağır basan bir kanaat'' diye konuştu.

Canikli, AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat'ın hazırladığı, tutuklu ve hükümlülere, ağır hasta olan yakınlarını ziyaret edebilmeleri için izin verilmesine ilişkin düzenlemeyi de içeren kanun teklifine sıcak baktıklarını, bunun insani bir durum olduğunu söyledi. Canikli, ''Düzenlemenin, mahkumların özellikleri ile hiçbir alakası yoktur. Başka bir anlama da gelmez. Sadece insani bir talebin yerine getirilmesine imkan sağlamak amaçlanıyor'' açıklamasında bulundu. (16.40)