2022-06-29 - 15:25
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Adan, birleşimin başında üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

"Emeklilerin sorunları" ile ilgili söz alan İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, emeklilerin Kurban Bayramı öncesi verilen ikramiyeyle 2018'de bir kurban alabiliyorken, bugün "kurbanın bir budunu ancak alabildiğini" söyledi.

Koncuk, emekliler için en azından bir küçükbaş kurban almaya yeter seviyede ikramiye beklediklerini dile getirdi.

"Hatay'ın Türkiye'ye katılma kararının 83. yıl dönümü" dolayısıyla söz alan CHP Hatay Milletvekili İsmet Tokdemir, bugün 1 milyon 670 bin Hataylının, 500 bin Suriyeli sığınmacıyı misafir ettiğini belirtti.

Tokdemir, "Demografik yapımız sıkıntıya girdiğinden dolayı itirazlarımız var." dedi. Hatay'ın kendi nüfusu ve Suriyeli sığınmacılara su yetiştiremediğini söyleyen Tokdemir, "Buradan iktidara sesleniyoruz, Hatay'da Karaçay Barajı'nın dışında içme suyu barajımız yok." ifadesini kullandı.

"28 Haziran İzmit'in kurtuluşu" ile ilgili gündem dışı konuşan AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker de İzmit'in kurtuluşunun milli mücadelenin önemli bir kilometre taşı olduğunu kaydetti.

Genel Kurulda grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan mutabakat metni neticesinde İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya giriş sürecinin önündeki engellerin ortadan kaldırıldığını belirterek, iki ülkenin kağıt üzerinde PKK'yı terör örgütü olarak tanımasının yeni bir gelişme ya da kazanım olmadığını söyledi.

İki ülke tarafından somut bir adım atılmaksızın yalnızca söz ve vaatlere dayanarak atılan bu imzanın, Türkiye'nin çıkarlarıyla bağdaşmayan ve telafisi mümkün olmayan bir taviz olduğunu ileri süren Dervişoğlu, şunları dile getirdi:

"Mutabakat metninde, PKK ve onun Suriye uzantısı PYD/YPG birbirinden ayrılmış, PYD/YPG terör örgütü olarak dahi tanımlanmamıştır. Kürsülerde ve meydanlarda attığınız hamasi nutuklar, her zaman olduğu gibi yine masada verilen tavizlerle sonuçlanmıştır. Türkiye'nin milli menfaatleri, iktidarın ilkesiz ve basiretsiz politikalarına kurban edilmiştir."

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Kürtlerin hafızasız bırakılmak istendiğini, Seyit Rıza, Şeyh Sait gibi binlerce idam edilen Kürt'ün bir mezarının olmadığını dile getirerek, bir an önce mezar yerlerinin açıklanmasını istedi.

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde 52 bin personel istihdamıyla 800 bin engelli bireyin rehabilitasyon sürecinin tamamlandığını söyleyen Beştaş, "Asgari ücret ödemekle mükellef bu kurumlara da gerekli desteğin verilmesi gerekiyor. 2006 yılında bir öğrenci için ödenen aylık özel eğitim ödeneği bir asgari ücret tutarındayken bu yıl, bu oran yüzde 27'sine düşmüş durumda. Bu taleplerinin bütçede karşılık bulması için gerekli çabayı ortaya koyacağız." ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, dış politikanın kararlılık, diplomasi ve ülkenin çıkarlarını önceleme sanatı olduğunu belirterek, bunun en güzel örneğinin Hatay'ın anavatana katılma süreci olduğunu kaydetti.

Temmuz ayında emeklilerin enflasyon kaynaklı yüzde 40 zam alacağını dile getiren Altay, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeleri devam eden "torba" kanun teklifine göre en düşük emekli maaşının 2 bin 500 liradan 3 bin liraya yükseltileceğini hatırlattı.

Bir emekliye yüzde 40 zam verilirken birine yüzde 20 zam verileceğine işaret eden Altay, "Yüce Genel Kurula buradan çağrıda bulunmak istiyorum; cuma günü görüşeceğimiz 3600'ü de kapsayan torbada en düşük emekli maaşı noktasında hep birlikte bir adım atalım." dedi.

Altay, açlık sınırının 6 bin 391 lira olduğunu belirterek, asgari ücretin 6 bin 770 lira, emeklilere verilen bayram ikramiyesinin 2 bin 500 lira yapılmasını istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Türkiye ile Finlandiya ve İsveç arasında imzalanan üçlü muhtıraya ilişkin, muhalefetin bu başarıyı, sanki mutabakattan hemen sonra bu iki ülkenin NATO'ya kabulü gerçekleşecekmiş gibi bir algıyla sunsa da bu sürecin yaklaşık 1,5 yıl gibi bir zamanı alacağını söyledi.

Türkiye'nin mutabakat üzerinde takibi ve taahhüdün yerine getirilmesi konusunda değerlendirmeleri olacağını kaydeden Ünal, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuya ilişkin ifadelerini bahis konusu yaparak, uluslararası ilişkilerin ruhuna aykırı bir şekilde sanki biz, uluslararası ilişkilerde çok boyutlu ve çok katmanlı bir dil kullanmıyormuşuz gibi bir algı oluşturmayı doğru bulmuyorum." diye konuştu.

Uluslararası ilişkilerde ülkelerin kendi çıkarlarını koruma ve kendi istediklerini oluşturma zemininde gerekli mücadeleleri verdiğini belirten Ünal, "Türkiye kararlılığı, haklı duruşu, diplomatik başarısı ile bir kez daha sonuç almıştır. Bu siyaset üstü bir konudur. Muhalefetin de bu sevince ortak olmasını beklerdik. Bu, aynı zamanda ülkemizin terörle mücadelede kararlılığının tüm dünyaya bir kez daha ilanı olmuştur ve Türkiye kazanmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sahada ve masada güçlü Türkiye'nin, haklı davasında duruşunu sergilemekten bundan sonra da geri durmayacağını vurguladı.

Asgari ücretin, diğer memur zammında olduğu gibi hükümetin bizatihi tasarrufunda olduğu algısının oluşturulmasının doğru olmadığını ifade eden Ünal, "Asgari ücret, işçi ve işveren arasındaki anlaşmaya hükümetin hakemliği ile gerçekleşmektedir. Hükümetimiz de bu süreçte her zaman işçi kardeşlerimizin yanında olmuştur." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, üçlü muhtıraya yönelik, "Türkiye, terör örgütleri PKK, PYD, YPG ve FETÖ'nün uluslararası lojistik, finans ve insan kaynağının kesilmesi konusunda bir süredir devam eden diplomatik girişimlerinin önemli bir safhasını başarıyla tamamlamıştır." yorumunu yaptı.

İsveç ve Finlandiya tarafından verilen taahhütlerin hayata geçirilmesinde atılacak her adımın takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Akçay, şunları dile getirdi:

"Başta ABD olmak üzere diğer NATO üyesi ülkeler, terör örgütleriyle açık ya da kapalı bütün ilişkilerini kesmeli, savunma ve güvenlik konusunda Türkiye'nin kararlı tutumu referans olmalıdır. NATO ve üye ülkeler PKK, PYD, YPG ve FETÖ'yü terör örgütü olarak tanımalı, ayrıca NATO terörle mücadeleyi öncelemelidir. NATO, hiçbir emperyalist politikanın vekalet savaşlarının aracı olmamalıdır. Genişleme stratejileri, bölgesel çatışma hatlarını derinleştirecek çevreleme politikalarına ve yeni gerilim hatlarının ortaya çıkmasına da sebebiyet vermemelidir."

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmalar ve grup başkanvekillerinin değerlendirmelerinin ardından, siyasi partilerin gündeme ilişkin önerilerine geçildi.

Pendik'te kentsel dönüşümde yaşanan sorunların araştırılmasına ilişkin partisinin grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, İstanbul'un 5 büyük ilçesinden biri olan Pendik'in, yerleşim alanı itibarıyla henüz kırsal kesim görüntüsünden kurtulamamış mahallelere sahip olduğunu söyledi.

Nuhoğlu, Ertuğrulgazi, Sülüntepe ve Yayalar mahallerinde uzun yıllardır çözüme kavuşturulamamış, ekonomik ve sosyal sorunlara, rezerv alanı ilanıyla daha büyük bir sorun eklendiğini öne sürerek, "Vatandaşlar kentsel dönüşüme karşı değil, yapılan haksızlığa karşılar. Bu mahallelerde binlerce hak sahibi hep birlikte haklarını koruyabilmek için mücadele ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ve Pendik Belediyesi nezdinde gerekli itirazlarını yaptılar ama olumlu hiçbir karşılık alamadılar." dedi.

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy da İstanbul'un yapılarının denetlenmesi, teknik gerekleri yerine getirerek depreme dayanıklı konutların bir an önce inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

Ersoy, herhangi bir deprem olasılığında, halkın yaşamını sürdürebileceği yerlerin bulunmasının daha anlamlı olacağını ifade ederek, "Her gördüğünüz yeşile, ormana dolar gözüyle bakmamalısınız." dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, şehir planlamalarında bir adaletin olması gerektiğini, 600 hanelik Beykoz ilçesinde ilan edilen rezerv alanı ile 180 dairenin bakanlığa kaldığını ileri sürerek, "Bunun adı zorbalıktır. Vatandaşın hakkı olan bu 180 daire yine vatandaşa verilmelidir. " dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Erol Kaya ise önergeyle Pendik'te Ertuğrulgazi Mahallesi esas olmak üzere, 3 milyon 200 bin metrekare alan içerisindeki 3 bin 200 gecekondu sorununun konuşulduğunu vurguladı.

Belirtilen alanın, 1990 yılı öncesi CHP döneminde gecekonduların yapıldığı yer olduğunu ifade eden Kaya, "Bu alan aslında mera alanı ve bu alana gecekondular kurulmuş. Bu alan 2006 yılında Hazine adına tescil edilmiştir. Herhangi bir mağduriyete sebebiyet verilmemesi adına sahiplerine hisseli olarak satılmıştır. Arkasından burasının imar düzenlemesi yapıldı, planın tasdik tarihi 21 Nisan 2022'dir. Türkiye'de örnek bir iş yaptık." diye konuştu.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada, İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin "Yurt dışı öğrenci bursları" ve HDP'nin "Van Başkale'de meydana gelen olaylar" konularında verdiği araştırma önergelerinin ön görüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin önerileri de kabul edilmedi.

Grup önerilerinin ardından Genel Kurulda, Sayıştay'da boş bulunan 5 üyenin seçimi için oylamaya geçildi.