2016-03-01 - 11:28
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2016 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar, Kalkınma ile Adalet Bakanlıklarının 2016 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
Bakanlıkların yanı sıra GAP, Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıkları, Türkiye İstatistik Kurumu, Ceza ve İnfaz Kurumları, Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bütçeleri de görüşülecek.
2016 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerinde, ilk sözü AK PARTİ Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Adalet, Kalkınma ile Aile ve Sosyal Politikalar bakanlıklarının 2016 yılı bütçeleri görüşülüyor.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'in "katiliamcılardan hesap soracağız" sözleri üzerine, Baluken'in "katliamcaları" kavram olarak değil, adlandırarak açıklaması gerektiğini ifade etti.
Baluken, "Cizre'de vahşet bodrumu, cehennem binalarında yaşanan katliamların bütün sorumluluğunun, tarih önündeki bütün faturasının AK PARTİ'nin omuzlarında olduğunu" iddia etti.
Bunun üzerine söz alan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye'nin bazı yerleşim yerlerinde, kamu düzenini, kamu güvenliğini, vatandaşın yaşam hakkını ihlal eden teröristlere karşı bir operasyon yürütüldüğünü söyledi.
"Sur'da bahsedilen yerde, binaların içinde iddia edildiği gibi siviller varsa, çıksınlar bu tarafa gelsinler" çağrısında bulunan Bozdağ, ancak bu binaların içinde eli kanlı PKK'nın teröristlerinin olduğunu belirtti. Bozdağ, şöyle devam etti:
"Sivilse onlar gelsin bu tarafa ama bir yandan silah, bomba, roket atıyorlar. Bunu nasıl izah edeceğiz? Orada direnen sivil insanlar mı? Oturdular orada, bekliyorlar Gandi gibi, devlet bunların üzerine kurşun mu yağdırıyor? Teröristler askere, polise kurşun yağdırıyor. Onlar da karşılık veriyor. Bahsedilen Mehmet Tunç, KCK terör örgütünün sözde kaymakamlarından biri, teröristtir. O çatışmalarda hayatını kaybedenlerden biri. Teröristleri masum gibi göstermek, gerçeği ortadan kaldırmaz. Terörle, teröristle mücadele devam edecek. Bu kana neden olanlara 'Artık durun, silahları bırakın, oradan çıkın, gidin, milletin hayatını zehir etmeyin' demeniz lazım. Ama onlara demiyorsunuz, eş başkan ve bazı vekiller gidip, orada teröristleri korumak, kollamak için eylem yapıyorlar. Onların hayatını kurtarmak için 'silahları bırakın' demeniz lazım. "
Baluken, Bozdağ'a, Sur'a birlikte gitmeyi önererek, tedavi olması gerekenlerin hastaneye ulaştırılması, tahkikata maruz kalması gereken varsa adaletin önüne getirilmesi gerektiğini kaydetti.
AK PARTİ İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, partisine kırmızı kart çıkartan CHP'ye, "Ben size kırmızı kart göstermeyeceğim, milletin çıkardığı kartı göstereceğim" diyerek, üzerinde "Milletin kartı" yazılı ve milletvekili dağılımını gösteren Türkiye haritasını gösterdi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile bu bakanlıklara bağlı kurumların 2016 yılı bütçeleri üzerinde, AK PARTİ'li milletvekilleri söz aldı.
AK PARTİ Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, 6. büyük bütçe olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bütçesinde geçen yıla göre yüzde 35'lik artış olduğuna işaret ederek, iktidarlarında ilk kez kadına pozitif ayrımcılığı anayasal güvence altına aldıklarını, kadınların iş gücü piyasasına girmesini sağladıklarını belirtti.
AK PARTİ Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, 24. Dönemde ailenin korunması ve kadına yönelik şiddeti önleme konusunda yasalar çıkarttıklarını anımsatarak, "Yapılanlara rağmen kadına yönelik şiddeti önleme konusunda Türkiye istediğimiz seviyede değil. Ancak güzel gelişmeler var. Şiddeti önleme merkezleri, kadınların terlikle evden çıktıkları zaman gidebilecekleri bir yer" dedi.
43 ilde kadına şiddeti önleme merkezleri kurduklarını vurgulayan Enç, 3 bin 400 kapasiteli bin 374 kadın konukevi olduğunu kaydetti.
AK PARTİ İzmir Milletvekili Kaya, AK PARTİ olarak imtiyazı değil adaleti, üstünlerin hukukunu değil hukukun üstünlüğünü ilke edindiklerini söyledi.
2002 yılında adli yargıda 3 bin 581 olan mahkeme sayısının 2016'da 6 bin 311'e, idari yargıda 146 olan mahkeme sayısının 206'ya yükseltildiğini belirten Kaya, "2002'de hakim, savcı sayısı 9 bin 349 iken 2016 yılı şubat ayı itibarıyla bu sayı 14 bin 712 oldu. Personel sayısı 2002 yılında 26 bin 274 iken bu sayı 2016 yılı şubat ayı itibarıyla 58 bin 230 oldu" ifadesini kullandı.
Kaya, en büyük adaletin milletin vicdanı olduğuna değinerek, şöyle konuştu:
"Milletin vicdanı tek parti döneminden sonra Demokrat Partiyi, 1960 darbesinden sonra Adalet Partisi'ni, 1980 darbesinden sonra merhum Özal'ı ve 28 Şubat darbesinden sonra da 28 Şubatın bizatihi mağduru Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı ve AK PARTİ'yi iş başına getirmiştir. Bu yürekli milletin hak üzerine olan vicdanı, 17-25 Aralık yargı ayaklı darbe girişimine, ihanet şebekelerine seçimlerde gerekli cevabı vermiştir."
Kaya, CHP'nin, "yenildiniz, yenildiniz, yenildiniz" diyerek önceki görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlara "kırmız kart" çıkarttığını anımsattı.
"Ben CHP'ye kırmızı kart göstermeyeceğim. Bizim için esas olan milletin hakemliğidir. CHP'ye milletin çıkardığı kartı göstereceğim" diyen Kaya, üzerinde "Milletin kartı" yazılı Türkiye haritasını gösterdi. Kaya, "İşte bu kartta da gördüğümüz üzere, yedi coğrafi bölgenin tümünde AK PARTİ birinci parti, 81 ilin 63'ünde birinci parti AK PARTİ. Bu tabloya göre yenildiniz, yenildiniz, yenildiniz" dedi.
Mahmut Atilla Kaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK PARTİ'lilerin Anayasa Mahkemesi hakkındaki değerlendirmelerini kınayanları ikiyüzlü bulduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Bu ikiyüzlülüğü ben de kınıyorum. Hiçbir demokrasi ve hukuk anlayışı teröre ve şiddete prim vermez. Gazeteciliği kılıf olarak kullanıp ülkesini arkasından hançerleyenler, casusluk yapanlar, yargıyı istismar edip milli iradeye ve demokrasiye kumpas kuranlar, aynı şekilde anayasanın vermiş olduğu dokunulmazlık zırhına sığınıp bu yüce Meclisin çatısı altında terör yardakçılığı yapanlar, sırtını PKK'ya, YPG'ye dayayanlar tarih önünde olduğu gibi hukuk çerçevesinde de bunun hesabını ödeyeceklerdir."
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın ilk gün gazetecilerin tahliye olmasından duyduğu sevinci belirttiğini, ancak iki gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından sonra 180 derece dönüş yaptığını iddia etti.
Baluken, "Sizin kafanız karışık. Bir karar vermeniz lazım. Bir bakan, Binali Yıldırım'ın yanında oturup farklı konuşup, Davutoğlu'nun yanında oturunca farklı konuşuyorsa burada sizin aranızdaki bir çatışma gün yüzüne çıkmış oluyor. Saray ile hükümet arasında çatışma var, hükümetin de kendi arasında derin bir yarılma var. Davutoğlu'na yakın bakan ayrı konuşuyor, Binali Yıldırım'a yakın bakan ayrı konuşuyor" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da ikiyüzlülüğün ne olup ne olmadığının en güzel örneğini, bir iki gündür iktidar milletvekillerinin fazlasıyla verdiğini savunarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Mahkeme kararlarına saygı duymuyorum" lafının sineye çekilebileceğini, ancak "uymuyorum" deme haddi ve hakkı olmadığını ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da anayasa ile göreve seçilen bir Cumhurbaşkanı'nın "mahkeme kararına saygı duymuyorum" diyemeyeceğini söyledi.
Akçay, AK PARTİ'ye yönelik, "Cumhurbaşkanı'nın devirdiği çamları nasıl tamir edeceğinizin şaşkınlığı içindesiniz. Bazı bakanlar diğer bakanların tam tersi konuşuyor. Cumhurbaşkanı, AK PARTİ Grubu'nun ve iktidarın başında küp olmuş durumda, küp gibi duruyor, ciddi bir rahatsızlık da yaratıyor. Her gün ne diyeceği meçhul ve konuşunca da AK PARTİ'yi ve hükümeti açığa düşürüyor hep. İnsan hukuk tanımıyorsa hiç bir şeyi tanımaz, böyle bir şey olamaz. Anayasayı tanıyacaksınız, saygı duyacaksınız" ifadesini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise AK PARTİ'de kafa karışıklığı olmadığını, kafalarının net olduğunu belirterek, parti içerisindeki farklı yaklaşımların zenginlikleri olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa Mahkemesi kararına "saygı duymadığını beyan ettiğini" belirten Çakır, "Bu onun görüşüdür, biz de bu bu karara saygı duyuyoruz. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesine laf etmemiştir, aldığı karara laf etmiştir. Grup Başkanvekilimiz Bülent Bey de 'cezavinde yatan birisinin dışarı çıkmasından memnuniyet duyarım' dedi. Bu çok insani bir şeydir. Daha sonra ise 'fakat yargılama henüz bitmemiştir' demek suretiyle başka bir hususu ifade etti. Çelişen bir durum yoktur" diye konuştu.
Çakır, HDP'li Baluken'e yönelik de "Buradan size ekmek çıkmaz. AK PARTİ kaya gibi dimdik ayakta durmaktadır" sözlerini kullandı.
AK PARTİ Ordu Milletvekili Oktay Çanak ise AK PARTİ döneminde hukuk ve yargı alanında yapılan reformları anlattı.
Muhalefetin bütçe görüşmeleri başladığı andan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik çok çirkin sözler söylediğini ifade eden Çanak, şunları kaydetti:
"Aslında maksat Cumhurbaşkanımızın Anayasa Mahkemesi ile ilgili söylediği sözler değil, maksat Sayın Cumhurbaşkanımızı milletin nezdinde yıpratmak. Deniz Gezmiş'e, Adnan Menderes'e idam kararı veren mahkemeye, mahkeme kararına saygı duyuyor musunuz? Cumhurbaşkanımız Ordu'da yüzde 67 oy alarak seçildi. Bu oran Rize'de yüzde 80. Ne yaparsanız yapın Cumhurbaşkanımızı bu milletin kalbinden, AK PARTİ'nin yaptığı hizmetleri de bu milletin aklından çıkaramayacaksınız. Çünkü, bu millet Recep Tayyip Erdoğan'ı ne kalbinde seviyor ne de aklıyla. Olur ya bir gün kalp durur. Bu millet Recep Tayyip Erdoğan'ı ruhuyla seviyor."
CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda tartışmaya neden oldu.
Ekici, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının 2016 yılı bütçesi üzerinde Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, anayasa çalışmalarına değindi.
Ekici, "İradesini, fikrini, düşüncesini bir tek kişiye teslim etmiş bir grupla aynı masaya oturup, anayasa yapılamayacağını" savundu. Bir AK PARTİ Grup Başkanvekili'nin, Anayasa Mahkemesinin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'e yönelik kararından önce mutlu olduğunu söylediğini belirten Ekici, şunları söyledi:
"Yukarıdaki ağabeyinin açıklamasından sonra, mahkemenin hak ihlali yaptığını söylüyor. Bu düşüncedeki insanlarla nasıl bir araya oturulup anayasa yapılır? AKP Grubu'na soruyorum, bu kadar ülkeye haksızlık yapan, ülkeyi bu hale getiren bir Cumhurbaşkanı var. Hiçbiriniz Allah için çıkıp, 'ey Cumhurbaşkanı ne yapıyorsun, ülkeyi nereye götürüyorsun?' demiyorsunuz.
Bir tavsiyede bulunacağım, dört gruba da öneriyorum. Bölgemizde bazı yaşlı insanlar olur, söz dinlemez, hasta olur doktora gitmek istemez, aile büyükleri, bölgenin önde gelenleri bir araya gelir bu rahatsız kişiyi tedavi olmak için ikna eder. Dört grup oluşturalım, bu Recep Tayyip Erdoğan'ı psikolojik tedaviye tabi tutalım. Çünkü şuurunu kaybetmiş. Utanmazsanız peygamber diyeceksiniz."
Ekici'nin sözlerine, AK PARTİ'li milletvekilleri tepki gösterdi. AK PARTİ Rize Milletvekili Hikmet Ayar ile Ekici'nin birbirinin üzerine yürümek istemesine, araya giren milletvekilleri engel oldu. Bu arada CHP ile AK PARTİ'li milletvekilleri birbirlerine karşılıklı laf attı.
Tartışmanın büyümesi üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, CHP'nin yeniden anayasa çalışması için masaya oturmasını beklediklerini belirterek, "Masadan kalkma ısrarı olursa üç partiyle bu çalışmayı sürdüreceğiz. Ama herkes kalkarsa biz kendi anayasamızı yapacağız" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Adalet Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 2016 yılı bütçe görüşmelerinde, anayasa çalışmaları gündeme geldi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Çakır, CHP heyetinin yeniden masaya oturmasını umduklarını ifade ederek, "İnanıyoruz ki tekrardan, dört partinin temsiliyle icraata başlar. Çünkü bir anayasada katılım ne kadar çok olursa o kadar meşruiyeti yüksek olacaktır. CHP'nin masadan kalkma ısrarı olursa 3 partiyle bu çalışmayı sürdüreceğiz. Ama herkes kalkarsa biz kendi anayasamızı yapacak, huzurunuza gitireceğiz" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 4 partinin bulunması gereken bir komisyon olduğunu, bu görüşlerini ikinci kez Meclis Başkanı İsmail Kahraman'a ilettiklerini anlattı.
Daha komisyon kurulmadan, çalışmalarına başlamadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yapılacak yeni anayasayla ilgili görüşlerini empoze etme gayretine girdiğini ileri süren Akçay, "AKP iktidarı, AKP Grubu halen Cumhurbaşkanı'nın vesayeti altındadır. Maksat üzüm yemekse iyi, düzgün anayasa yapmaksa hep birlikte net, tutarlı şekilde ortaya koymak gerek. Sonradan çocuk gibi mızıkçılık yapmamak lazım" ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Anayasa Uzlaşma Komisyonu üzerinde sarayın vesayeti bulunduğunu ileri sürerek, vesayet kalkmadığı sürece masadan bir şey çıkmayacağını savundu. Baluken, masanın, TBMM Başkanı tarafından keyfi şekilde devrildiğini iddia ederek, "Talimat da daha önce çözüm masasını, sonra koalisyon masasını deviren Cumhurbaşkanı tarafından verilmiştir. Bu masanın kurulması lazım ama kurulması için Cumhurbaşkanı'nın vesayet anlayışının devreden çıkması gerekiyor" diye konuştu.
Anayasa Mutabakat Komisyonu'nun CHP'li üyesi Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, komisyonu sonlandıran kişinin, Meclis Başkanı olduğunu ileri sürerek, "Lüften kamuoyunu yanıltmayalım. 10 dakikalık bir ara vardır. Arada kiminle görüşüldüğünü de herhalde sizler takdir edersiniz" dedi.
----
CHP Gaziantep Miletvekili Akif Ekici'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerinin ardından, TBMM Genel Kurulu'nda gerginlik yaşandı. AK PARTİ ve CHP'li milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, aranın ardından birleşimi açtı, AK PARTİ ile CHP Grup başkanvekillerine söz vereceğini belirtti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, Meclis'in, açıldığı günden beri en talihsiz gününü yaşadığını söyledi.
CHP Gaziantep Milletvekili Ekici'nin yaptığı konuşmanın siyasi eleştiri olmadığını, polemik de retorik de olmadığını ifade eden Çakır, şöyle konuştu:
"İçindeki düşüncelerini ortaya koymuştur, nezaket dışı bir konuşmadır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ailesine, eşine, çocuklarına meseleyi taşıyacak kadar gündemin dışına çıkmıştır. Tahkir edici konuşmadır. İfadelerini reddediyoruz. Şunlar söylenemez: 'Şuurunu kaybetmiş, ruhunu kaybetmiş, tedavi ettirelim' şeklindeki ifadeler ne kabul edilebilir ne yutulabilir ne de tolere edilebilir. Sayın Cumhurbaşkanı devletin başıdır, Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli çalışmasını organize eder."
Çakır, İçtüzük'te Meclisten çıkarma cezasının ne şekilde verileceğinin belli olduğunu belirterek, söz konusu maddeyi okudu.
"Bu talihsiz bir konuşmadır, terbiye sınırlarını aşmıştır" diyen Çakır, Ekici hakkında Meclisten geçici çıkarma cezası verilmesini talep etti. Çakır, Ekici'nin hiç değilse bütçe görüşmelerinin selametle geçmesi bakımından özür dilemesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Meclisin geleneklerinden birisinin, sıkıntılı hallerde Başkanlık Divanı arkasındaki odada yapılan istişareler olduğunu belirterek, orada konuşulanların orada kalması gerektiğini söyledi. Altay, şöyle devam etti:
"Çakır'ın Genel Kurul'da, içerideki tavrının tam tersi içinde olmasını parlamento tecrübesizliğine veriyorum. Çakır'ın, 'bütçe görüşmelerinin selametle sonlanması bakımından' ifadesi, AK PARTİ Grubu'nun sayısal çoğunluğuna dayandırılmış bir tehdittir. Biz de Cumhurbaşkanı'nın sadece AKP'nin değil, bütün Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olmasını isterdik, keşke olsa. Biz Cumhurbaşkanı'nın kendisinin ifadesiyle, 'yeni bir formatta Cumhurbaşkanlığı yapacağım' açıklamasından yola çıkarak, bundan sonra da kendisini eleştirmeye devam edeceğiz. CHP'li hiçbir milletvekili Cumhurbaşkanı'na hakaret etmemiştir."
Altay, "Erdoğan siyasetin tam göbeğindedir. Havaalanında giderken de 'Türkiye çalkalanacak' demişti ve Türkiye şimdi çalkalanıyor. Milletvekilimiz, hanımefendiyi, çocuklarını söylerken de hakaret etmemiştir, çocukların devlet işlerine bulaşmamalarını söylemiştir" ifadelerini kullandı.
Altay'ın, "Psikolojik tedavi konusu, bunu hakaret saymak..." şeklindeki sözlerine, AK PARTİ'li milletvekilleri tepki gösterdi.
Engin Altay, sözlerinin devamında, "Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek doğru değildir, sadece Cumhurbaşkanı'na değil, 78 milyon vatandaşın her birine hakaret etmek doğru değildir. Burası Meclistir, siyasi eleştiri olacaktır. Kastı aşan ifadelerimiz, dil sürçmelerimiz olmuştur, bundan sonra da olabilir. Ortada elbette yanlış anlaşılmaya mahal verecek sözler vardır, vekilimiz bunları düzeltecektir. Konunun bu şekilde kapanmasını istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Altay'ın sözlerinin ardından, CHP'li Akif Ekici'ye söz verdi.
Ekici, konuşmasına başlamadan önce AK PARTİ'li milletvekilleri ayağa kalkarak laf atmaya başladı ve CHP Grubu'nun arkalarında oturan Ekici'den, gelip kürsüde konuşmasını istedi.
Ekici'nin, konuşmasından önce Genel Kurulda gerginlik başladı.
Gerginliğin devam etmesi üzerine Buldan, birleşime ara verdi. Gerginlik arada da sürdü.
AK PARTİ'li milletvekillerinin CHP Grubu'na yönelmesi üzerine, CHP'li milletvekilleri de ayağa kalktı. Her iki grubun milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.
Bu sırada, AK PARTİ İstanbul Milletvekili Harun Karaca, kendisini tutan milletvekillerinin yanından ayrılarak, Ekici'nin oturduğu arka bölüme yöneldi.
Karaca'yı, araya giren diğer milletvekilleri durdurdu. Milletvekilerinin birbirlerini ittikleri Genel Kurul'da, CHP'li Ekici ile CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal'ın, sıraların üzerine çıkarak AK PARTİ'li milletvekillerine hamle yaptığı görüldü.
Gerginlik, araya giren milletvekillerinin, AK PARTİ'li milletvekillerini sıralarına döndürmesiyle sona erdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Bakanlıkların yanı sıra GAP, Doğu Anadolu Projesi, Konya Ovası Projesi ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlıkları, Türkiye İstatistik Kurumu, Ceza ve İnfaz Kurumları, Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bütçeleri de görüşülecek.
2016 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerinde, ilk sözü AK PARTİ Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Adalet, Kalkınma ile Aile ve Sosyal Politikalar bakanlıklarının 2016 yılı bütçeleri görüşülüyor.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'in "katiliamcılardan hesap soracağız" sözleri üzerine, Baluken'in "katliamcaları" kavram olarak değil, adlandırarak açıklaması gerektiğini ifade etti.
Baluken, "Cizre'de vahşet bodrumu, cehennem binalarında yaşanan katliamların bütün sorumluluğunun, tarih önündeki bütün faturasının AK PARTİ'nin omuzlarında olduğunu" iddia etti.
Bunun üzerine söz alan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye'nin bazı yerleşim yerlerinde, kamu düzenini, kamu güvenliğini, vatandaşın yaşam hakkını ihlal eden teröristlere karşı bir operasyon yürütüldüğünü söyledi.
"Sur'da bahsedilen yerde, binaların içinde iddia edildiği gibi siviller varsa, çıksınlar bu tarafa gelsinler" çağrısında bulunan Bozdağ, ancak bu binaların içinde eli kanlı PKK'nın teröristlerinin olduğunu belirtti. Bozdağ, şöyle devam etti:
"Sivilse onlar gelsin bu tarafa ama bir yandan silah, bomba, roket atıyorlar. Bunu nasıl izah edeceğiz? Orada direnen sivil insanlar mı? Oturdular orada, bekliyorlar Gandi gibi, devlet bunların üzerine kurşun mu yağdırıyor? Teröristler askere, polise kurşun yağdırıyor. Onlar da karşılık veriyor. Bahsedilen Mehmet Tunç, KCK terör örgütünün sözde kaymakamlarından biri, teröristtir. O çatışmalarda hayatını kaybedenlerden biri. Teröristleri masum gibi göstermek, gerçeği ortadan kaldırmaz. Terörle, teröristle mücadele devam edecek. Bu kana neden olanlara 'Artık durun, silahları bırakın, oradan çıkın, gidin, milletin hayatını zehir etmeyin' demeniz lazım. Ama onlara demiyorsunuz, eş başkan ve bazı vekiller gidip, orada teröristleri korumak, kollamak için eylem yapıyorlar. Onların hayatını kurtarmak için 'silahları bırakın' demeniz lazım. "
Baluken, Bozdağ'a, Sur'a birlikte gitmeyi önererek, tedavi olması gerekenlerin hastaneye ulaştırılması, tahkikata maruz kalması gereken varsa adaletin önüne getirilmesi gerektiğini kaydetti.
AK PARTİ İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, partisine kırmızı kart çıkartan CHP'ye, "Ben size kırmızı kart göstermeyeceğim, milletin çıkardığı kartı göstereceğim" diyerek, üzerinde "Milletin kartı" yazılı ve milletvekili dağılımını gösteren Türkiye haritasını gösterdi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile bu bakanlıklara bağlı kurumların 2016 yılı bütçeleri üzerinde, AK PARTİ'li milletvekilleri söz aldı.
AK PARTİ Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, 6. büyük bütçe olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bütçesinde geçen yıla göre yüzde 35'lik artış olduğuna işaret ederek, iktidarlarında ilk kez kadına pozitif ayrımcılığı anayasal güvence altına aldıklarını, kadınların iş gücü piyasasına girmesini sağladıklarını belirtti.
AK PARTİ Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, 24. Dönemde ailenin korunması ve kadına yönelik şiddeti önleme konusunda yasalar çıkarttıklarını anımsatarak, "Yapılanlara rağmen kadına yönelik şiddeti önleme konusunda Türkiye istediğimiz seviyede değil. Ancak güzel gelişmeler var. Şiddeti önleme merkezleri, kadınların terlikle evden çıktıkları zaman gidebilecekleri bir yer" dedi.
43 ilde kadına şiddeti önleme merkezleri kurduklarını vurgulayan Enç, 3 bin 400 kapasiteli bin 374 kadın konukevi olduğunu kaydetti.
AK PARTİ İzmir Milletvekili Kaya, AK PARTİ olarak imtiyazı değil adaleti, üstünlerin hukukunu değil hukukun üstünlüğünü ilke edindiklerini söyledi.
2002 yılında adli yargıda 3 bin 581 olan mahkeme sayısının 2016'da 6 bin 311'e, idari yargıda 146 olan mahkeme sayısının 206'ya yükseltildiğini belirten Kaya, "2002'de hakim, savcı sayısı 9 bin 349 iken 2016 yılı şubat ayı itibarıyla bu sayı 14 bin 712 oldu. Personel sayısı 2002 yılında 26 bin 274 iken bu sayı 2016 yılı şubat ayı itibarıyla 58 bin 230 oldu" ifadesini kullandı.
Kaya, en büyük adaletin milletin vicdanı olduğuna değinerek, şöyle konuştu:
"Milletin vicdanı tek parti döneminden sonra Demokrat Partiyi, 1960 darbesinden sonra Adalet Partisi'ni, 1980 darbesinden sonra merhum Özal'ı ve 28 Şubat darbesinden sonra da 28 Şubatın bizatihi mağduru Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı ve AK PARTİ'yi iş başına getirmiştir. Bu yürekli milletin hak üzerine olan vicdanı, 17-25 Aralık yargı ayaklı darbe girişimine, ihanet şebekelerine seçimlerde gerekli cevabı vermiştir."
Kaya, CHP'nin, "yenildiniz, yenildiniz, yenildiniz" diyerek önceki görüşmelerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve bakanlara "kırmız kart" çıkarttığını anımsattı.
"Ben CHP'ye kırmızı kart göstermeyeceğim. Bizim için esas olan milletin hakemliğidir. CHP'ye milletin çıkardığı kartı göstereceğim" diyen Kaya, üzerinde "Milletin kartı" yazılı Türkiye haritasını gösterdi. Kaya, "İşte bu kartta da gördüğümüz üzere, yedi coğrafi bölgenin tümünde AK PARTİ birinci parti, 81 ilin 63'ünde birinci parti AK PARTİ. Bu tabloya göre yenildiniz, yenildiniz, yenildiniz" dedi.
Mahmut Atilla Kaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK PARTİ'lilerin Anayasa Mahkemesi hakkındaki değerlendirmelerini kınayanları ikiyüzlü bulduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Bu ikiyüzlülüğü ben de kınıyorum. Hiçbir demokrasi ve hukuk anlayışı teröre ve şiddete prim vermez. Gazeteciliği kılıf olarak kullanıp ülkesini arkasından hançerleyenler, casusluk yapanlar, yargıyı istismar edip milli iradeye ve demokrasiye kumpas kuranlar, aynı şekilde anayasanın vermiş olduğu dokunulmazlık zırhına sığınıp bu yüce Meclisin çatısı altında terör yardakçılığı yapanlar, sırtını PKK'ya, YPG'ye dayayanlar tarih önünde olduğu gibi hukuk çerçevesinde de bunun hesabını ödeyeceklerdir."
Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan'ın ilk gün gazetecilerin tahliye olmasından duyduğu sevinci belirttiğini, ancak iki gün sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından sonra 180 derece dönüş yaptığını iddia etti.
Baluken, "Sizin kafanız karışık. Bir karar vermeniz lazım. Bir bakan, Binali Yıldırım'ın yanında oturup farklı konuşup, Davutoğlu'nun yanında oturunca farklı konuşuyorsa burada sizin aranızdaki bir çatışma gün yüzüne çıkmış oluyor. Saray ile hükümet arasında çatışma var, hükümetin de kendi arasında derin bir yarılma var. Davutoğlu'na yakın bakan ayrı konuşuyor, Binali Yıldırım'a yakın bakan ayrı konuşuyor" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da ikiyüzlülüğün ne olup ne olmadığının en güzel örneğini, bir iki gündür iktidar milletvekillerinin fazlasıyla verdiğini savunarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Mahkeme kararlarına saygı duymuyorum" lafının sineye çekilebileceğini, ancak "uymuyorum" deme haddi ve hakkı olmadığını ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da anayasa ile göreve seçilen bir Cumhurbaşkanı'nın "mahkeme kararına saygı duymuyorum" diyemeyeceğini söyledi.
Akçay, AK PARTİ'ye yönelik, "Cumhurbaşkanı'nın devirdiği çamları nasıl tamir edeceğinizin şaşkınlığı içindesiniz. Bazı bakanlar diğer bakanların tam tersi konuşuyor. Cumhurbaşkanı, AK PARTİ Grubu'nun ve iktidarın başında küp olmuş durumda, küp gibi duruyor, ciddi bir rahatsızlık da yaratıyor. Her gün ne diyeceği meçhul ve konuşunca da AK PARTİ'yi ve hükümeti açığa düşürüyor hep. İnsan hukuk tanımıyorsa hiç bir şeyi tanımaz, böyle bir şey olamaz. Anayasayı tanıyacaksınız, saygı duyacaksınız" ifadesini kullandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise AK PARTİ'de kafa karışıklığı olmadığını, kafalarının net olduğunu belirterek, parti içerisindeki farklı yaklaşımların zenginlikleri olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Anayasa Mahkemesi kararına "saygı duymadığını beyan ettiğini" belirten Çakır, "Bu onun görüşüdür, biz de bu bu karara saygı duyuyoruz. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesine laf etmemiştir, aldığı karara laf etmiştir. Grup Başkanvekilimiz Bülent Bey de 'cezavinde yatan birisinin dışarı çıkmasından memnuniyet duyarım' dedi. Bu çok insani bir şeydir. Daha sonra ise 'fakat yargılama henüz bitmemiştir' demek suretiyle başka bir hususu ifade etti. Çelişen bir durum yoktur" diye konuştu.
Çakır, HDP'li Baluken'e yönelik de "Buradan size ekmek çıkmaz. AK PARTİ kaya gibi dimdik ayakta durmaktadır" sözlerini kullandı.
AK PARTİ Ordu Milletvekili Oktay Çanak ise AK PARTİ döneminde hukuk ve yargı alanında yapılan reformları anlattı.
Muhalefetin bütçe görüşmeleri başladığı andan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik çok çirkin sözler söylediğini ifade eden Çanak, şunları kaydetti:
"Aslında maksat Cumhurbaşkanımızın Anayasa Mahkemesi ile ilgili söylediği sözler değil, maksat Sayın Cumhurbaşkanımızı milletin nezdinde yıpratmak. Deniz Gezmiş'e, Adnan Menderes'e idam kararı veren mahkemeye, mahkeme kararına saygı duyuyor musunuz? Cumhurbaşkanımız Ordu'da yüzde 67 oy alarak seçildi. Bu oran Rize'de yüzde 80. Ne yaparsanız yapın Cumhurbaşkanımızı bu milletin kalbinden, AK PARTİ'nin yaptığı hizmetleri de bu milletin aklından çıkaramayacaksınız. Çünkü, bu millet Recep Tayyip Erdoğan'ı ne kalbinde seviyor ne de aklıyla. Olur ya bir gün kalp durur. Bu millet Recep Tayyip Erdoğan'ı ruhuyla seviyor."
CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda tartışmaya neden oldu.
Ekici, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının 2016 yılı bütçesi üzerinde Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, anayasa çalışmalarına değindi.
Ekici, "İradesini, fikrini, düşüncesini bir tek kişiye teslim etmiş bir grupla aynı masaya oturup, anayasa yapılamayacağını" savundu. Bir AK PARTİ Grup Başkanvekili'nin, Anayasa Mahkemesinin gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'e yönelik kararından önce mutlu olduğunu söylediğini belirten Ekici, şunları söyledi:
"Yukarıdaki ağabeyinin açıklamasından sonra, mahkemenin hak ihlali yaptığını söylüyor. Bu düşüncedeki insanlarla nasıl bir araya oturulup anayasa yapılır? AKP Grubu'na soruyorum, bu kadar ülkeye haksızlık yapan, ülkeyi bu hale getiren bir Cumhurbaşkanı var. Hiçbiriniz Allah için çıkıp, 'ey Cumhurbaşkanı ne yapıyorsun, ülkeyi nereye götürüyorsun?' demiyorsunuz.
Bir tavsiyede bulunacağım, dört gruba da öneriyorum. Bölgemizde bazı yaşlı insanlar olur, söz dinlemez, hasta olur doktora gitmek istemez, aile büyükleri, bölgenin önde gelenleri bir araya gelir bu rahatsız kişiyi tedavi olmak için ikna eder. Dört grup oluşturalım, bu Recep Tayyip Erdoğan'ı psikolojik tedaviye tabi tutalım. Çünkü şuurunu kaybetmiş. Utanmazsanız peygamber diyeceksiniz."
Ekici'nin sözlerine, AK PARTİ'li milletvekilleri tepki gösterdi. AK PARTİ Rize Milletvekili Hikmet Ayar ile Ekici'nin birbirinin üzerine yürümek istemesine, araya giren milletvekilleri engel oldu. Bu arada CHP ile AK PARTİ'li milletvekilleri birbirlerine karşılıklı laf attı.
Tartışmanın büyümesi üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, birleşime ara verdi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, CHP'nin yeniden anayasa çalışması için masaya oturmasını beklediklerini belirterek, "Masadan kalkma ısrarı olursa üç partiyle bu çalışmayı sürdüreceğiz. Ama herkes kalkarsa biz kendi anayasamızı yapacağız" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda Adalet Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 2016 yılı bütçe görüşmelerinde, anayasa çalışmaları gündeme geldi.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Çakır, CHP heyetinin yeniden masaya oturmasını umduklarını ifade ederek, "İnanıyoruz ki tekrardan, dört partinin temsiliyle icraata başlar. Çünkü bir anayasada katılım ne kadar çok olursa o kadar meşruiyeti yüksek olacaktır. CHP'nin masadan kalkma ısrarı olursa 3 partiyle bu çalışmayı sürdüreceğiz. Ama herkes kalkarsa biz kendi anayasamızı yapacak, huzurunuza gitireceğiz" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, 4 partinin bulunması gereken bir komisyon olduğunu, bu görüşlerini ikinci kez Meclis Başkanı İsmail Kahraman'a ilettiklerini anlattı.
Daha komisyon kurulmadan, çalışmalarına başlamadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yapılacak yeni anayasayla ilgili görüşlerini empoze etme gayretine girdiğini ileri süren Akçay, "AKP iktidarı, AKP Grubu halen Cumhurbaşkanı'nın vesayeti altındadır. Maksat üzüm yemekse iyi, düzgün anayasa yapmaksa hep birlikte net, tutarlı şekilde ortaya koymak gerek. Sonradan çocuk gibi mızıkçılık yapmamak lazım" ifadesini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Anayasa Uzlaşma Komisyonu üzerinde sarayın vesayeti bulunduğunu ileri sürerek, vesayet kalkmadığı sürece masadan bir şey çıkmayacağını savundu. Baluken, masanın, TBMM Başkanı tarafından keyfi şekilde devrildiğini iddia ederek, "Talimat da daha önce çözüm masasını, sonra koalisyon masasını deviren Cumhurbaşkanı tarafından verilmiştir. Bu masanın kurulması lazım ama kurulması için Cumhurbaşkanı'nın vesayet anlayışının devreden çıkması gerekiyor" diye konuştu.
Anayasa Mutabakat Komisyonu'nun CHP'li üyesi Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, komisyonu sonlandıran kişinin, Meclis Başkanı olduğunu ileri sürerek, "Lüften kamuoyunu yanıltmayalım. 10 dakikalık bir ara vardır. Arada kiminle görüşüldüğünü de herhalde sizler takdir edersiniz" dedi.
----
CHP Gaziantep Miletvekili Akif Ekici'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerinin ardından, TBMM Genel Kurulu'nda gerginlik yaşandı. AK PARTİ ve CHP'li milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, aranın ardından birleşimi açtı, AK PARTİ ile CHP Grup başkanvekillerine söz vereceğini belirtti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, Meclis'in, açıldığı günden beri en talihsiz gününü yaşadığını söyledi.
CHP Gaziantep Milletvekili Ekici'nin yaptığı konuşmanın siyasi eleştiri olmadığını, polemik de retorik de olmadığını ifade eden Çakır, şöyle konuştu:
"İçindeki düşüncelerini ortaya koymuştur, nezaket dışı bir konuşmadır. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ailesine, eşine, çocuklarına meseleyi taşıyacak kadar gündemin dışına çıkmıştır. Tahkir edici konuşmadır. İfadelerini reddediyoruz. Şunlar söylenemez: 'Şuurunu kaybetmiş, ruhunu kaybetmiş, tedavi ettirelim' şeklindeki ifadeler ne kabul edilebilir ne yutulabilir ne de tolere edilebilir. Sayın Cumhurbaşkanı devletin başıdır, Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli çalışmasını organize eder."
Çakır, İçtüzük'te Meclisten çıkarma cezasının ne şekilde verileceğinin belli olduğunu belirterek, söz konusu maddeyi okudu.
"Bu talihsiz bir konuşmadır, terbiye sınırlarını aşmıştır" diyen Çakır, Ekici hakkında Meclisten geçici çıkarma cezası verilmesini talep etti. Çakır, Ekici'nin hiç değilse bütçe görüşmelerinin selametle geçmesi bakımından özür dilemesini istedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da Meclisin geleneklerinden birisinin, sıkıntılı hallerde Başkanlık Divanı arkasındaki odada yapılan istişareler olduğunu belirterek, orada konuşulanların orada kalması gerektiğini söyledi. Altay, şöyle devam etti:
"Çakır'ın Genel Kurul'da, içerideki tavrının tam tersi içinde olmasını parlamento tecrübesizliğine veriyorum. Çakır'ın, 'bütçe görüşmelerinin selametle sonlanması bakımından' ifadesi, AK PARTİ Grubu'nun sayısal çoğunluğuna dayandırılmış bir tehdittir. Biz de Cumhurbaşkanı'nın sadece AKP'nin değil, bütün Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olmasını isterdik, keşke olsa. Biz Cumhurbaşkanı'nın kendisinin ifadesiyle, 'yeni bir formatta Cumhurbaşkanlığı yapacağım' açıklamasından yola çıkarak, bundan sonra da kendisini eleştirmeye devam edeceğiz. CHP'li hiçbir milletvekili Cumhurbaşkanı'na hakaret etmemiştir."
Altay, "Erdoğan siyasetin tam göbeğindedir. Havaalanında giderken de 'Türkiye çalkalanacak' demişti ve Türkiye şimdi çalkalanıyor. Milletvekilimiz, hanımefendiyi, çocuklarını söylerken de hakaret etmemiştir, çocukların devlet işlerine bulaşmamalarını söylemiştir" ifadelerini kullandı.
Altay'ın, "Psikolojik tedavi konusu, bunu hakaret saymak..." şeklindeki sözlerine, AK PARTİ'li milletvekilleri tepki gösterdi.
Engin Altay, sözlerinin devamında, "Cumhurbaşkanı'na hakaret etmek doğru değildir, sadece Cumhurbaşkanı'na değil, 78 milyon vatandaşın her birine hakaret etmek doğru değildir. Burası Meclistir, siyasi eleştiri olacaktır. Kastı aşan ifadelerimiz, dil sürçmelerimiz olmuştur, bundan sonra da olabilir. Ortada elbette yanlış anlaşılmaya mahal verecek sözler vardır, vekilimiz bunları düzeltecektir. Konunun bu şekilde kapanmasını istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Altay'ın sözlerinin ardından, CHP'li Akif Ekici'ye söz verdi.
Ekici, konuşmasına başlamadan önce AK PARTİ'li milletvekilleri ayağa kalkarak laf atmaya başladı ve CHP Grubu'nun arkalarında oturan Ekici'den, gelip kürsüde konuşmasını istedi.
Ekici'nin, konuşmasından önce Genel Kurulda gerginlik başladı.
Gerginliğin devam etmesi üzerine Buldan, birleşime ara verdi. Gerginlik arada da sürdü.
AK PARTİ'li milletvekillerinin CHP Grubu'na yönelmesi üzerine, CHP'li milletvekilleri de ayağa kalktı. Her iki grubun milletvekilleri birbirlerinin üzerine yürüdü.
Bu sırada, AK PARTİ İstanbul Milletvekili Harun Karaca, kendisini tutan milletvekillerinin yanından ayrılarak, Ekici'nin oturduğu arka bölüme yöneldi.
Karaca'yı, araya giren diğer milletvekilleri durdurdu. Milletvekilerinin birbirlerini ittikleri Genel Kurul'da, CHP'li Ekici ile CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal'ın, sıraların üzerine çıkarak AK PARTİ'li milletvekillerine hamle yaptığı görüldü.
Gerginlik, araya giren milletvekillerinin, AK PARTİ'li milletvekillerini sıralarına döndürmesiyle sona erdi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
