2016-02-27 - 11:32
2016 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ile Sayıştay, Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ile Sayıştay, Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi bütçelerinin görüşülmesine başlandı.

ESKİ BAŞBAKAN ERBAKAN VEFATININ BEŞİNCİ YILINDA GENEL KURUL'DA ANILDI

Kürsüye gelen milletvekilleri, bugün eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın ölümünün 5. yıldönümü olduğunu anımsatarak Erbakan'ı rahmetle andı:

AK PARTİ Samsun Milletvekili Ahmet Demircan "Beş yıl önce vefat eden Millî Görüş Lideri, kabinesinde bakanlık yapmaktan onur duyduğum 54'üncü Hükûmetin Başbakanı Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ı rahmetle anıyorum"

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Haydar Ali Yıldız: "Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar cumhurbaşkanlığı görevini ifa eden ve ebediyete irtihal eden bütün cumhurbaşkanlarını ve ölümünün yıl dönümünde merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ı rahmetle anıyorum."

AK PARTİ Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu: "Ufku ve cesaretiyle Türkiye'nin önünü açan eski başbakanlarımızdan Sayın Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ı vefatının 5'inci yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."

AK PARTİ Kütahya Milletvekili İshak Gazel: "Konuşmama vefatının 5'inci yılı münasebetiyle, eski Başbakanlarımızdan ve benim ve milyonlarca kişinin üzerinde emeği olduğuna gerçekten inandığım Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ı anarak başlamak istiyorum. Erbakan Hocanın hayatı incelediğinde herhâlde çıkarılacak en büyük ders siyasetin meşru ve barışçıl sınırlar içerisinde gerçekleştirilmesinin önemidir. O, hayatı boyunca sivil siyaset dışında bir yöntem benimsememiş ve tavsiye etmemiştir. Nitekim Refah Partisinin kapatıldığı gün kapatma olayı haksız bir şekilde cereyan etmiş olmasına rağmen yaptığı basın açıklamasında bu olayı tarihin seyri içerisinde bir nokta mesafesinde bile önemi haiz olmayan bir olay olarak değerlendirip o dönem, 28 Şubat ortamında, kitlelerin, Refah Partisine gönül vermiş milyonlarca insanın sokağa çıkmasını engellemiş ve büyük bir devlet adamı örneği göstermiştir. Erbakan Hocanın o günlerde yapmış olduğu bu tavsiyenin anlamı ve ne kadar önemli olduğu 2013 yılının Mayıs ayından beri ülkemizde cereyan eden olaylar göz önünde bulundurulduğunda bir kere daha anlaşılmaktadır. Azimli bir dava adamı, öncü bir lider, bereketli bir okul olan Erbakan Hocayı rahmetle anar, mahşerde buluşmayı ümit ederim. Ruhu şad, mekânı cennet, davası muzaffer olsun."

AK PARTİ Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç: "Vefatının seneidevriyesinde, ilim, fikir, siyaset, devlet ve dava adamı olan Profesör Doktor Necmettin Erbakan Hocamızı rahmetle yâd ediyorum."

AK PARTİ Ankara Milletvekili Ahmet Gündoğu: "Sözlerime başlarken "Bir gün mesele Suriye olursa bilin ki hedef Türkiye'dir." diyerek; yine, bilim adamlığını, rektörlüğü, "Ordu göreve" pankartının altında yürüyerek yasakçılığıyla övünenlere "Bir gün başörtülülere selam duracaksınız." diyerek bugünleri işaret eden Erbakan Hoca'ma Allah'tan rahmet diliyorum."

2016 YILI BÜTÇE KANUNU TASARISI GÖRÜŞMELERİ

2016 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmelerinin birinci turunda; Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Başbakanlık ile Sayıştay, Yargıtay, Danıştay ve Anayasa Mahkemesinin yanı sıra, Kamu Denetçiliği Kurumu, MİT Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, RTÜK, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Türkiye İnsan Hakları Kurumunun bütçeleri de görüşülecek.

HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan, "Cumhurbaşkanı'nın lisanının ipek gibi olması gerektiğini" söyledi.

TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı, Sayıştay, Yargıtay, Danıştay , Anayasa Mahkemesi, Başbakanlık, Kamu Denetçiliği Kurumu, MİT Müsteşarlığı, MGK Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, RTÜK, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Türkiye İnsan Hakları Kurumu bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.

Doğan, Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, askeri vesayet dönemlerindeki cumhurbaşkanlarının seçiminin "zulüm" olduğunu ifade etti. Doğan, "Her bir cumhurbaşkanı seçimi, özellikle Faruk Gürler, Cevdet Sunay, Cemal Gürsel, Kenan Evren dönemi, her birisi en azından beşer, yirmişer tane senaryodan çıkarsanız, hepsi Oscar'a aday olsa birincilik alır. En zor dönemlerde birbirlerine gelecekte ve geçmişte siyasi rakip olan, ülkenin koşullarını takdir eden devlet adamları Mareşal Fevzi Çakmak ve Celal Bayar, vermiş oldukları müşterek önergeyle İsmet Paşa'yı Cumhurbaşkanlığına getirmişlerdir. Siyasette büyük çapta Cumhurbaşkanlığında uzlaşma konusundaki eksiklerinin yanında siyasette uzlaşmayı da unutmuş durumdayız. Bana muhalefet partilerinden bir tek kişinin vermiş olduğu bir kanun teklifini burada kanunlaştırdığınızı gösterirseniz şapka çıkartacağım" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendine has jargonu olduğunu vurgulayan Doğan, "Kullanmış oldukları siyasi literatüre baktığımızda gerçekten gerginliğin, germenin, parçalamanın, birbirimize düşürmenin dışında bir lisan görmedim. Cumhurbaşkanının lisanının hepimizden daha çok ipek gibi olması gerekir. Cumhur, dediğiniz bütün halkın reisidir. Hepimizin başının tacıdır" görüşünü kaydetti.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, TBMM Bakanlığı ve Başbakanlık bütçesi üzerindeki konuşmasında, 28 Şubat'ın, Türkiye darbeler ve siyasi tarihinin kara günlerinden biri olduğunun altını çizerek, ülkenin darbelerden kurtulma mücadelesinin çok başarılı olmadığını savundu.

Meclisin darbe hukukundan kurtulma konusunda başarılı olmadığını ifade eden Sancar, "Türkiye'de iktidarı ele geçiren, darbe zihniyetinin pek çok alışkanlığını sürdürmektedir. Çünkü bu şekilde yönetmek işleri kolaylaştırmaktadır ama bu zihinleri zehirliyor. Her eleştiriyi vatana ihanet diye nitelemek darbe zihniyetlerinin ürünüdür ve bugün de aynen sürdürülmektedir. Yapılacak iş sadece darbe hukukuyla uğraşmak değil, yeni darbe ürünü uygulamalar ve kuralların ortaya çıkamaması için darbe zihniyetinin kendisiyle yüzleşmemiz gerekiyor" diye konuştu.

Türkiye'nin sokağa çıkma yasakları nedeniyle üyesi olduğu uluslararası kuruluşların raporlarında kötü ifadelerle yer aldığını anlatan Sancar, bütçeyle verilen yetkinin ülkenin demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğünü ilerletmek için kullanmıyorsa, halktan alınan vergilerin hakkının verilmemesi anlamına geldiğini söyledi. Sancar, "Bu paranın hapishaneye, TOMA'ya harcanması hakkın istismarıdır. Halkın bu paraları kendisine baskı için harcanması halinde helal etmeyeceğiz. Kim ki bu paralarla baskıya, şiddete maruz kalır, hakları ve özgülükleri kısıtlanırsa, bu parayı size, hükümete haram edecektir" dedi.

HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Sayıştay'ın sınırlı denetim imkanının elinden alınmaya çalışıldığını belirterek, iktidarın son yapılan yasal düzenlemelerle denetimi en aza indirmeyi amaçladığını söyledi. Kamu kurumlarının bir yılı denetimsiz geçirdiğini savunan Beştaş, ciddi yolsuzluk iddialarının tartışılamadığını, sınırlı denetime rağmen Sayıştay'ın ortaya çıkardığı yolsuzluk iddiaları olduğunu öne sürdü.

Beştaş, "Anaysa Mahkemesi de yasal değişiklik ve müdahalelerle Cumhurbaşkanlığı ve Hükümetin denetimi altındadır. Can Dündar ve Erdem Gül için doğru karar veren Anayasa Mahkemesi, Roboski davası için ret kararı verdi. Sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili kararı ile valiliklerin kararları arasında fark göremedim. Yaşam hakkının ihlaline sebep olan bir AYM'den söz ediyoruz. AYM, Dündar ve Gül kararıyla aldığı alkışı kesinlikle hak etmiyor. AYM tarafsız ve bağımsız değil" değerlendirmesini yaptı.

Dün Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu "dehşetle izlediğini" kaydeden Beştaş, "Biz halkın vekilleri olarak hükümeti denetleyemiyoruz., Denetim hakkımız elimizden alınıyor. Yargıtay zaten tümüyle atamalarla,görevlendirmeler ve bütçelerle iktidara bağımlı hale getirilmiş. Yargıtay pek çok zaman devlet aklını temsil eden organ olarak faaliyet göstermiş. Kürt illerinde herkes, 9. Ceza Dairesini ezbere bilir, kararlarını ezbere bilir. Ne kadar korkunç kararlara imza attığını bilir. Bugün hala bu daire niye var?" diye konuştu.

HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen de Uludere olayının üzerinden 50 ay geçtiğini, bir tek kişinin yargılanmadığını, bir tek ciddi soruşturma yürütülmediğini savundu. AK PARTİ sıralarından kendisine laf atılması üzerine Bilgen, "Sınırda 50 lira kazanabilmek için benzin, çay, şeker taşıyorlardı. Başka kaçakçıların yargılanamadığı ülkede, onlar 50 lira için bedelini hayatlarıyla ödedi. Devlet, kaçakçıları uçaklarla mı vuruyor? 15 yaşındaki çocuğu uçaklarla vuran devletin milletvekili olarak utanmalısın" ifadelerini kullandı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dünkü konuşmasında ana muhalefet liderine "kasetle gelen genel başkan" dediğini ifade eden Bilgen, şöyle konuştu:

"Orada hiç olmazsa bir ahlak var; kaset çıktığında istifa ediyorlar. Ama sizinle ilgili tapeler çıkıyor, ' montaj, uydurma, darbe yapıyorsunuz' diyerek üzerine yatıyorsunuz. Dünyanın her yerinde özel hayatın gizliliği diye bir şey var. MHP de benzer mağduriyet yaşadı. Bir partinin genel başkanının özel hayatı, yatak odası kayda alınıp yayınlanıyorsa orada Başbakan'a düşen özür dilemektir, utanmaktır. Ülkenin istihbarat ve güvelik birimleri varsa, ya onların kaydın alınmasında payı var mı diye araştırma yapılır ya da ihmali var mı diye cezalandırma yapılır."

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Bilgen'in kaset meseleleri üzerinden kendilerine ahlak dersi vermek istediğini belirterek, "Kaset işine giren ahlaksızlarla kol kola girdiklerini unuttu. Ahlak size de yükümlülük getirir. Hırsızlık, uğursuzluk meseleleri; dünyanın en kolay söylenti tarzıdır. Hele ki siyasette... Bu konulara ilişkin iktidar ve muhalefet ilişkisi içinde polemikçi üslupla değil, hukuk temelinde bakmak lazım. Bütün bu süreçler hukuki olarak tekemmül etmiş ama siz hala bir bardak suda fırtına koparmaya çalışıyorsunuz" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de Başbakan Davutoğlu'nun dün, bir genel başkana dönük "ben kaset oyunlarıyla gelmedim" dediğini ifade ederek, "MHP'ye büyük kumpas kuruldu, CHP Genel Başkanı'na kuruldu. Bunlar yaşanırken Başbakan bugünkü Cumhurbaşkanıydı. Bir soruşturma yapıp ortaya çıkarmak yerine, kimin gözlüğü takıp filmleri izlediğini gördük. 17-25 Aralık'ın kumpas, montaj olmadığı bilimsel verilerle ortaya çıktı. 'Parayı paralelciler koymuş' dediler ama parayı faiziyle aldılar. Hani parayı paralelciler koymuştu" diye konuştu.

Genel Kurul'da, 2016 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerinde, AK Parti milletvekilleri konuştu.

AK PARTİ Samsun Milletvekili Ahmet Demircan, muhalefetin başkanlık sistemine bu kadar karşı çıkmasını anlayamadığını belirterek "Muhtemelen, 'Başkanlık sistemi olursa biz asla hükümette yer alamayız, belki darbe anayasası olursa bize de imkan doğar ve koalisyonun bir tarafından tutabiliriz' diye düşündükleri için başkanlık sistemine karşı çıkıyorlar" dedi.

Demircan, koalisyonun birden fazla şoförün oturduğu otobüs gibi olduğunu ifade ederek böyle bir otobüsün ilk virajda raydan çıkacağını dile getirdi.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Haydar Ali Yıldız, yeni anayasa yapma yetkisine ve gücüne sahip olduklarını söyledi. Yeni anayasanın, çoğulcu bir anlayışla insan onurunu, hukukun üstünlüğünü, temel hak özgürlükleri esas alarak toplumun bütün kesimlerini kucaklayacağını anlatan Yıldız, milletin yapacağı yeni anayasanın ruhu ve dilinin toplumsal sözleşme olacağını vurguladı. Yıldız, şöyle devam etti:

"Yeni anayasa Türk tipi, yerli ve milli olacaktır. Parlamenter sistem, ömrünü tamamlamıştır, defalarca darbelere, koalisyonlara neden olmuştur. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle de zaten resen ve fiilen başkanlık sistemine geçilmiştir. Bu noktada yapılması gereken, resmi olarak da başkanlık sistemine geçmek olacaktır. Başkan, milli birliği temsil eder, sağlayacağı istikrar ortamıyla Türkiye'yi yaşayacağı krizlerden koruyacaktır. Türk tipi, milli başkanlık sistemiyle tarih kokan, medeniyet kokan, milli ve yerli kokan anayasa ihdas etmeliyiz."

AK PARTİ Burdur Milletvekili Reşat Petek, Anayasa Mahkemesinin, anayasa hükümlerini açıkça çiğnediğini öne sürerek bazı örnekler verdi. Yüksek Mahkemenin son olarak gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili karar verdiğini anımsatan Petek, "Yapılan düzenlemeyle vatandaşlara, kişi hak ve özgürlüklerini teminat altına almak için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı tanındı" dedi.

Petek, Anayasa Mahkemesinin kararını "hayırlı bir karar" olarak değerlendirerek "Ama gözümüzden kaçan bir konu daha var. Mahkeme, anayasanın ilgili maddelerine göre inceleme yaptı fakat burada iç hukuk yolları tükenmedi. Mahkemenin temsil denetimi olmadan ifade özgürlüğü konusunda karar vermesi, yetki ve görev gaspıdır. İnceleme alanı olmayan bir konuda karar vermiştir bu da anayasaya aykırıdır. Mahkeme, anayasanın çizdiği sınırları aşarsa Meclis'in yetkisine karışmış olur" diye konuştu.

AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, geçmişte birilerinin arka bahçesi haline getirilen yargının bugün tam anlamıyla bağımsız olduğunu söyledi.

Hakim sayısının az olduğuna işaret eden Tunç, "Avrupa ülkelerinde hakim sayısı 100 bin kişiye 20 hakim iken, bizde 2002'de 100 bin kişiye 7 hakim düşüyordu, şimdi ise 100 bin kişiye 13 hakim düşüyor. 2019 hedefimiz 100 bin kişiye 20 hakim" dedi.

AK PARTİ Ankara Milletvekili Emrullah İşler, MİT'in 2016 yılı bütçesinin 1 milyar 636 milyon lira olarak belirlendiğine dikkati çekerek bütçenin 2015 yılına oranla yüzde 47 artmasının giderlerin yükselmesi ve inşa edilen yeni hizmet binasından kaynaklandığını bildirdi.

AK PARTİ Erzincan Milletvekili Serkan Bayram, bir ülkenin milli güvenliğinin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Kritik dönemden geçtiğimiz şu süreçte vatanımıza ve birliğimize zarar verenler olmaktadır. Yeni dünya liderimiz, Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın üç gün önce muhtarlarla yaptığı toplantıda belirttiği üzere, birileri gidiyor Ankara'daki alçak eylemle 28 kişinin kanına giren teröristin taziyesinde boy gösteriyor. Böyle siyaset adamı olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde sivilleri hedef alan intihar bombacılarına sahip çıkan siyasetçi, siyasi parti ve milletvekili göremezsiniz. Bölücü örgütün sözcülüğünü yapmak dışında başka bir işe yaramayan, Meclis faaliyetinde bulunmayan bir partiye, milletvekillerine ne bu millet ne de bizler tahammül edemeyiz. Demokratik bir ülkede ifade özgürlüğü vardır ama insanları öldürmek için silah taşıma özgürlüğü yoktur. Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir. Meclise gönderilen fezlekeler, karşılığını bulmalıdır. Devlet Başkanımızın da dediği gibi, yeni Anayasa yapmak, nasıl Meclisin boynunun borcu ise bu kişilerin dokunulmazlığının kaldırılması da Meclisin boynunun borcudur."

AK PARTİ Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, Türkiye'de herkesin spor, siyaset, tıp ve din konularında bilgi sahibi olduğunu belirterek "Burada Kur'an-ı Kerim'den ayetler okundu, bununla iftihar ediyorum, milletin Meclisi böyle olmalı" dedi.

Türk ordusunun 5 bininci yılını kutladığını aktaran Özdemir, Diyanet İşleri teşkilatlanmasının Hazreti Peygamber devrine kadar gittiğini bildirerek "120 kadar sahabi, Hazreti Peygamber'in müftüleri olarak bunu icra etmişlerdir" diye konuştu.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca, RTÜK'ün ceza kararlarının yüzde 63'ünün reklamlara yönelik olmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak kuruma 2015 yılında gelen 121 bini aşkın şikayetlerin yüzde 24'ünün dizi, yüzde 22'sinin ise yarışmalarla ilgili olduğunu söyledi.

AK PARTİ Ankara Milletvekili Ahmet Gündoğdu ise 1920'den bugüne ülkede yaşanan kırılma noktalarını paylaşmak istediğini ifade ederek şöyle konuştu:

"Yıl 1920 ve 1921, millet orduyu, devleti ve hükümeti kuruyor. Yıl 1925, Takrir-i Sükun Kanunuyla CHP dışında parti bırakılmıyor, böylece 26 yıl tek parti dönemi, seçim var, seçenek yok. 1950-1961 arası çok partili hayata geçiyoruz ama 1950, 1954, 1957'de CHP seçimleri kaybedince 1960'ta darbe oluyor ve 1961 Anayasası yapılıyor. 1971 ve 1980 darbesi, ardından 1982 Anayasası... Bugün bile Kenan paşanın cenazesine itibar etmeyenlerin, hala onun anayasasına sarılıyor olmasını da dikkate almak lazım."

Gündoğdu, "Gazetecilerle ilgili Anayasa Mahkemesinin verdiği kararı biz anayasa metnine koyarken bugün bayram edenler, o gün hayır diyorlardı" dedi.

Çözüm sürecinin özgürlükler boyutuna değinmek istediğini belirten Gündoğdu, "Dün devlet, şefkat eliyle özgürlükleri veriyordu. Bugün kudret eliyle teröristlere, çukur siyasetçilerine hak ettiği işlemi yapıyor" diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Ahmet bey kürsüye ilk çıktığında, geçmişindeki sendikacılığından dolayı sarı kravatı o kadar tepki aldı ki bugün farklı renk tercih etmiş ama ben gönül rahatlığıyla onun takamadığı kravatı bugün taktım" diye konuştu.

Özel, dönemin CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün 1950 seçiminin akşamı, "Seçimi kaybettiniz, ne yapacaksınız, iktidarı devredecek misiniz?" diye sorulduğunda, "Bu benim en büyük yenilgim şüphesiz ama Türkiye demokrasisinin en büyük zaferidir" dediğini aktardı.

Özel, "Bir saat içinde devir teslimin yapılması talimatını verdi. Bu, CHP'nin ülkeyi demokrasiye geçiş sürecindeki yüz akıdır. 7 Haziran gecesi seçim sonuçlarını görünce kararan, 4 gün dili tutulan, başdanışman Burhan Kuzu'ya 'Millet kaosu seçti' mesajı attıran, Sağlık Bakanı'na, 'Başkan seçseydik bu kaos, terör olmazdı' dedirten, şehit haberleri akarken '400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı' diyen, bir seçim sonucunu beğenmeyip seçmenin beyninin altına korku aşılayan, iktidarı bırakamayan biz değiliz" diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle söz alan Gündoğdu ise birçok kravatı olduğunu ve sarı kravatını da takmaya devam edeceğini söyledi.

Gündoğdu, Özel'in "sarı sendikacılık" ithamıyla ilgili olarak da "Yandaşlık, ya milletten yana tavır koymaktır ya da darbeden yana taraf olmaktır, ya İbrahim'in yanında yer almaktır ya nemrudun yanında yer almaktır. Tek parti diktatörlüğüyle 18 yıl ezanın Türkçe okutulmasını ve hem değişmez lider hem parti lideri dönemini çok iyi biliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.***