2012-01-05 - 11:45
MHP ANKARA MİLLETVEKİLİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI...
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, devletin biran önce sınır bölgelerinde yaşayan vatandaşlar için meşru ve denetim altında bir serbest sınır ticaret organizasyonu gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, devletin biran önce sınır bölgelerinde yaşayan vatandaşlar için meşru ve denetim altında bir serbest sınır ticaret organizasyonu gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.

Yeniçeri, "Şırnak'ın Uludere kasabasında operasyon sonucu hayatını kaybeden otuz beş yurttaşımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine de baş sağlığı diliyorum." diyerek konuşmasına başladı.

Yeniçeri "Bülent Arınç, Beşir Atalay, Leyla Zana ve Selahattin Demirtaş, Türkiye Cumhuriyeti'ni üzerinde istedikleri tasarrufu yapabilecekleri bir kadavra olduğunu sanıyorlar. Daha da vahimi Sayın Arınç gibilerin Türkiye'nin tapusunun kendisine ve hükümetine ait olduğunu sanmasıdır. " dedi.

Kürt kimliğini "milli kimlik" yada "millet kimliği" haline getirme faaliyetinin bölücü bir faaliyet olduğunu söyleyen Yeniçeri, bugün Türkiye'de bireysel kimliklerin ifadesi ve iftihar edilmesiyle kimsenin sorunu olmadığını belirtti.

Yeniçeri "Bu bağlamda Türkiye'de kimliklerin hangisinin rahatlıkla söylenemediğini Arınç gibi sorumlu bir makamda bulunan kişinin açıklaması gerekiyor. Sözgelimi bugün Türkiye'de rahatlıkla Kürt "Kürt'üm", Arap "Arap'ım", Gürcü "Gürcü'yüm" diyemiyor mu?" şeklinde konuştu.

Beşir Atalay'ın yapmayı tasarladığı ikinci açılım paketinin Atlantik Konseyi'nden David L. Philips'in önerileriyle birebir örtüşmekte olduğunu iddia eden Yeniçeri sözlerini şöyle sürdürdü:

"Philips'in önerdiği başlıklar şöyleydi:

Özerk Kürt Bölgesi kurulması için yasaları ve Anayasa'yı değiştiriniz. Bölünme havası vermemek için, bunu yerinden yönetim, yerel yönetimlerin güçlenmesi adı altında yapınız.

Türklüğü vatandaşlık olarak tanımlayan Anayasa'nın 66. Maddesini değiştiriniz.

Türk Ceza yasasının 216'ıncı maddesinde değişiklik yaparak etnik amaçlı tahriki suç olmaktan çıkarınız. 217. Maddeyi değiştirerek halkı kanunlara uymamaya tahrik edenlere verilen cezaları düşürmelisiniz.

220. Maddede düzenlenen silahlı terör örgütü üyelerine verilen cezaları hafifletiniz."

TSK'nın kendi askerlerine karşı bile yanlışlar yapabildiğini söyleyen Yeniçeri, "Güneydoğu'da burası bizden sorulur edasıyla hareket eden BDP Genel Başkanı ve milletvekilleri "ülke bölünmüştür" diyerek fevkalade talihsiz ve sorumsuz beyanlarda bulunabiliyor. Bu partinin milletvekillerinden birisi 'Burada bu dağlarda herkeste silah var. Ben bakanları sağduyuya davet ediyorum ve taziye için gelmemelerini istiyorum.' diyebiliyor." şeklinde konuştu.

"Sınır yolgeçen hanı değildir" diyen Yeniçeri, devletin biran önce sınır bölgelerinde yaşayan vatandaşlar için meşru ve denetim altında bir serbest sınır ticaret organizasyonu gerçekleştirmesi gerektiğini ifade etti.

(11.45)