2012-03-23 - 12:17
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında özelleştirmelerdeki usulsüzlükler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında özelleştirmelerdeki usulsüzlükler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Kart, AK Parti dönemindeki özelleştirmeler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Kart, Seydişehir alüminyum tesislerinin özelleştirilmesine ilişkin süreç hakkında "Özelleştirmenin usulsüz olduğu düşünülünce, yargıya başvuruluyor. Alıcı firma, sonuçları bertaraf etmek için, şirket hisselerini ortaklarına devrediyor. Bu arada, Asliye Ticaret Mahkemesi, idari yargıya açılan davanın kesinleşmesini bekliyor. Danıştay kararı kesinleşiyor ve işlemin iptali kararı kesinleşiyor; ancak Özelleştirme İdaresi hiçbir gerekçe getirmeden fabrikanın iadesi davasından vazgeçiyor." şeklinde konuştu.
AK Parti iktidarında kabul edilemez uygulamaların olduğunu belirten Kart, Özelleştirme İdaresi'nin, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun, yani Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın talimatlarını uyguladığını iddia etti.
Kart "Bir Başbakan, durumun usulsüz olduğu belliyken, fabrika kamuya devredilmek üzereyken 'Ben bu fabrikanın halka iadesini istemiyorum' demeye neden devam eder? Çünkü özelleştirme ilişkilerinde kamu yararı yoktur, istihdamın artırılması amacı yoktur. Türkiye'de özelleştirme, üretim gücünün kaybedilmesi ve haksız çıkar sağlanmasının yöntemi haline gelmiştir." diye konuştu.
Alüminyum tesislerinden sonra sırada, Bor yataklarının olduğunu belirten Kart, Bor yataklarının rezervinin 6buçuk milyar dolar olduğunu belirtti.
Kart "Geçte olsa halkımız Anayasal zeminde bu soygunların hesabını soracaktır." dedi.
Özelleştirme İdaresi Başkanvekili, Hukuk Müşaviri, avukatı, soruşturmanın seyrine göre diğer kişiler hakkında, Türk Ceza Kanununun 257. 281. 282. Ve 283. Maddelerine muhalefetten dolayı suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Kart, aynı konular ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in 4+4+4 eğitim sistemiyle ilgili düzenlemeyi Genel Kurul'a göndermesi ile ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Kart, "Meclis Başkanı ben çok uğraştım, tarafları uzlaştırmaya çalıştım diyor. Tarafların hepsini memnun edemem ki diyor. Demek ki tercihini siyasi iktidardan yana kullanmaya karar vermiş. Kendisinden hiç kimseyi memnun etmesi beklenmiyor. Beklenen, İçtüzüğü ve Anayasayı uygulaması." diye konuştu.
Meclis Başkanı'na konu ile ilgili olarak 2 sayfalık bir dilekçe verdiğini belirten Kart, "Meclis Başkanı, Milli Eğitim Komisyonu'nun müzakerelerine müdahale edemez; ama yapılmış bir müzakere yok. 6. 7. Maddelerden sonra müzakere yapılmadı. Buna Komisyon Faaliyeti denemez. Meclis Başkanı ağır bir vebal altındadır. Sorumluluğunu getirmemiştir. Genel Kurul'da müzakere yapılacakmış. Komisyon'da tartışma yapılmadı ki. Böylesine pasif, edilgen, iktidar gücüne tabi bir anlayış sahip olan TBMM Başkanı'nın sürdürdüğü Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının sürdürülebilirliği konusunda ciddi kaygılarımız vardı, bu kaygılarımız giderek zirve yapmıştır." dedi.
(12.17)
Kart, AK Parti dönemindeki özelleştirmeler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Kart, Seydişehir alüminyum tesislerinin özelleştirilmesine ilişkin süreç hakkında "Özelleştirmenin usulsüz olduğu düşünülünce, yargıya başvuruluyor. Alıcı firma, sonuçları bertaraf etmek için, şirket hisselerini ortaklarına devrediyor. Bu arada, Asliye Ticaret Mahkemesi, idari yargıya açılan davanın kesinleşmesini bekliyor. Danıştay kararı kesinleşiyor ve işlemin iptali kararı kesinleşiyor; ancak Özelleştirme İdaresi hiçbir gerekçe getirmeden fabrikanın iadesi davasından vazgeçiyor." şeklinde konuştu.
AK Parti iktidarında kabul edilemez uygulamaların olduğunu belirten Kart, Özelleştirme İdaresi'nin, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun, yani Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın talimatlarını uyguladığını iddia etti.
Kart "Bir Başbakan, durumun usulsüz olduğu belliyken, fabrika kamuya devredilmek üzereyken 'Ben bu fabrikanın halka iadesini istemiyorum' demeye neden devam eder? Çünkü özelleştirme ilişkilerinde kamu yararı yoktur, istihdamın artırılması amacı yoktur. Türkiye'de özelleştirme, üretim gücünün kaybedilmesi ve haksız çıkar sağlanmasının yöntemi haline gelmiştir." diye konuştu.
Alüminyum tesislerinden sonra sırada, Bor yataklarının olduğunu belirten Kart, Bor yataklarının rezervinin 6buçuk milyar dolar olduğunu belirtti.
Kart "Geçte olsa halkımız Anayasal zeminde bu soygunların hesabını soracaktır." dedi.
Özelleştirme İdaresi Başkanvekili, Hukuk Müşaviri, avukatı, soruşturmanın seyrine göre diğer kişiler hakkında, Türk Ceza Kanununun 257. 281. 282. Ve 283. Maddelerine muhalefetten dolayı suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Kart, aynı konular ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını ifade etti.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in 4+4+4 eğitim sistemiyle ilgili düzenlemeyi Genel Kurul'a göndermesi ile ilgili olarak da değerlendirmelerde bulunan Kart, "Meclis Başkanı ben çok uğraştım, tarafları uzlaştırmaya çalıştım diyor. Tarafların hepsini memnun edemem ki diyor. Demek ki tercihini siyasi iktidardan yana kullanmaya karar vermiş. Kendisinden hiç kimseyi memnun etmesi beklenmiyor. Beklenen, İçtüzüğü ve Anayasayı uygulaması." diye konuştu.
Meclis Başkanı'na konu ile ilgili olarak 2 sayfalık bir dilekçe verdiğini belirten Kart, "Meclis Başkanı, Milli Eğitim Komisyonu'nun müzakerelerine müdahale edemez; ama yapılmış bir müzakere yok. 6. 7. Maddelerden sonra müzakere yapılmadı. Buna Komisyon Faaliyeti denemez. Meclis Başkanı ağır bir vebal altındadır. Sorumluluğunu getirmemiştir. Genel Kurul'da müzakere yapılacakmış. Komisyon'da tartışma yapılmadı ki. Böylesine pasif, edilgen, iktidar gücüne tabi bir anlayış sahip olan TBMM Başkanı'nın sürdürdüğü Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının sürdürülebilirliği konusunda ciddi kaygılarımız vardı, bu kaygılarımız giderek zirve yapmıştır." dedi.
(12.17)
