2016-02-18 - 15:41
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da Kişisel Verilerin Koruması Kanunu Tasarısı'nın ilk beş maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi başkanlığında toplandı.
MHP milletvekilleri, terör olaylarını protesto etmek için Genel Kuruldaki sıralarına Türk bayrakları taktılar.
Gündem dışı söz alan AK PARTİ Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Kösoğlu, Ankara'da ve Diyarbakır'da meydana gelen terör saldırıları nedeniyle tüm ülkenin acı içinde bulunduğunu belirterek, Meclisteki üç partinin terörle ilgili yayınladığı ortak bildirinin, terör karşısında milletin sergilediği birlik ve beraberliğin güzel bir göstergesi olduğunu söyledi.
HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan da sokağa çıkma yasaklarında kadınların mağduriyetine değindi.
Sözlerine Ankara'daki saldırıda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileyerek başlayan Ertan, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı bölgelerde kadınların mağduriyetlerinin giderek arttığını savundu.
Ertan'ın konuşmasında sokağa çıkma yasaklarının bulunduğu bölgelerde görev yapan asker ve polisin her şeyi yapabilme hakkını kendilerinde gördüklerini iddia etmesine, AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz tepki gösterdi.
İnceöz, sokağa çıkma yasaklarının terör örgütlerinin zulmettiği insanların güvenliğini sağlamak için alındığını vurguladı.
Türkiye'de bir savaş olduğu yönündeki ifadeleri asla kabul etmediklerini belirten İnceöz, "Baştan sona söyledikleriniz oradaki terör örgütünün vatandaşlarımıza uyguladığı tehditler, tacizler. Bunlara asla müsade etmeyeceğiz. Birileri yapıyorsa, dün burada CHP'nin, MHP'nin, AK Parti Grubu'nun teröre karşı verdiği deklerasyona imza atamayanlar, bunun sebeplerini kendi içlerinde aramaları gerekmektedir" diye konuştu.
Sataşma nedeniyle söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise saldırıyı kınadıklarını ancak ortak bildiriye neden imza atmadıklarını dünkü birleşimde aktardıklarını hatırlatarak, gerekçelerinin arkasında olduklarını bildirdi.
Baluken, "Siz, Türkiye'de yaşanan bütün olayların sorumluluğunu taşımanıza rağmen yaşanan her hadisede HDP'ye yönelik bir linç üzerinden işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Meclisin 100 metre, Genelkurmayın 50 metre ötesinde bombalar patlıyorsa orada en büyük sorumluluk hükümet olarak, iktidar olarak sizdedir" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekçi ise İstanbul kent kimliği ve İstanbul?da kentsel dönüşüm konulu gündem dışı söz aldı.
Yedekçi, konuşmasının başında Ankara'daki terör saldırısını kınayarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük bir devlet olduğunu ve asla teröre teslim olmayacağını kaydetti.
TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin, özel istihdam bürolarıyla ilgili Araştırma Önergesi'nin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
Öneri lehinde konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, istihdam bürolarının, hem dünyada hem Türkiye?de işsizlik sorunuyla baş edemeyen hükümetlerin, sorumluluğu kendi üzerinden atması sonucu ortaya çıktığını söyledi.
Özel istihdam bürolarıyla işverenlerin, sadece çalıştırdıkları süreyle sınırlı olmak üzere işçi çalıştırabileceklerini anlatan Beştaş, "Bu zihniyete göre işçi alınır, satılır, ödünç verilir ama asla hakları göz önünde bulundurulmaz, emeği daha kolay sömürülür. İşverenlere her durumda ve 8 ayı aşmayacak şekilde geçici işçi çalıştırma hakkı tanıyor. Tazminat, yıllık izin, engelli çalıştırma zorunluluğu da olmayacak. Kayıt dışı düzen getiriyor. Bu düzen, kadınların mağduriyetini daha da artıracak? dedi.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, özel istihdam bürolarının iş gücünün doğru kullanımı ve yaygınlaştırılması açısından önemli olduğunu ve halka aktif şekilde yarar sağladığını belirterek, her yıl 50 bine yakın kişinin bu yolla iş bulabildiğini söyledi. Özel istihdam bürolarının uluslararası iş gücünün değerlendirmesinde de etkili olduğunu anlatan Katırcıoğlu, düzenlemenin güçlendirilerek daha da yaygınlaştırılması gerektiğini savundu.
CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş da tasarının sosyal taraflarla görüşülmeden Meclis gündemine getirildiğini söyledi. Düzenlemenin iş ve çalışma barışını bozacağını ileri süren Demirtaş, tasarının 10 milyon çalışan olmak üzere aileleriyle birlikte yaklaşık 40 milyonu ilgilendirdiğini kaydetti.
Düzenlemenin daha önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Meclis'e iade edildiğini hatırlatan Demirtaş, "İşçiyi mal gibi gören ama insan gibi görmeyen bir yaklaşım var. Dünyada 415 milyar dolarlık bir emek sömürüsünden bahsediyoruz. Özel istihdam büroları, bizim dayıbaşının yasalaşmış şekli, kölelik sistemi. Kiralanan işçilerin iş güvenliği de mümkün olmayacak" dedi.
AK PARTİ Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ise AK Parti'nin iktidara geldiği günden beri kadının istihdamı için ulusal ve uluslararası alanda gösterdiği çabaların olumlu sonuç verdiğini belirterek, özel istihdam bürolarının mevsimlik tarım işçileri ve kadınların emeğinin kayıt altına alınmasını sağlayacağını söyledi.
Konuşmaların ardından HDP grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, Sultanahmet Meydanı'ndaki terör saldırısının tüm yönleriyle araştırılması ve gerekli tedbirlerin belirlenmesiyle ilgili Meclis Araştırma önergesinin gündeme alınması için grup önerisi getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, başta Ankara'da dün meydana gelen terör saldırısı olmak üzere son dönemde yaşanan saldırılara değindi.
Özel, 7 Haziran 2015'ten bu yana 300 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini, ülkenin acı düşmeyen şehri kalmadığını, Türkiye'nin dört bir yanında anaların ağladığını, gençlerin öldüğünü belirterek, acı içindeki vatandaşların ortak dileğinin, kınamanın ötesinde çözüm bulunması olduğunu söyledi.
Parlamentonun herkesin ortaklaşabileceği çözüm önerileri ortaya çıkarması gerektiğini vurgulayan Özel, "Patlama olduğu anda hükümetin tavrı; 'Bir ses geldi, bakacağız' dediler, 'Bir terör örgütünün yaptığını düşünüyoruz' dediler, 'Saldırı Türkiye'ye yapılmış bir saldırıdır' dediler. Bu, çaresizlik, yönetememe, teslimiyet, acizlik durumunun tescilidir" ifadelerini kullandı.
Patlama sonrası getirilen yayın yasağını da eleştiren Özel, şunları kaydetti:
"7 Haziran'dan bugüne kadar yaşanan her şeyin sonunda iktidarın tam bir sorumsuzluk ve hesap vermeme hali var. 7 Haziran gecesi, Cumhurbaşkanının danışmanı, şimdi yine milletvekiliniz Burhan Kuzu... Çağırın, gelsin açıklasın, ne demek kardeşim 'Seçmen kaosu seçti.' O tweeti bir bize anlatması lazım Burhan Kuzu'nun. Sayın Müezzinoğlu, Sağlık Bakanı, Bursa'da çıkacaksın ve Suruç katliamının üzerine diyeceksin ki; 'Başkan seçseydik bunlar olmazdı.' Gelsin, anlatsın Sayın Müezzinoğlu. Ne demek yahu, ne demek, gözünü seveyim? Altta Dağlıca katliamının haberi akacak, üzerine böyle büyük bir kibirle diyeceksin ki; '400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı.' Bu işlere siz tepki göstereceksiniz."
Hükümetin sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri süren Özel, "Buna tepkiyi siz göstermezseniz bugün burada attığınız imza belki sizin içinizi tatmin edebilir, bireysel olarak bir şey demem Grup Başkanvekiline, ama bu bir karartma, bu sorumluluktan kaçma. Bizim attığımız imzayla ortaklaşarak sorumluluktan kaçamazsınız. Hükümetsiniz, hesap vereceksiniz" diye konuştu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı sataşma nedeniyle söz alarak, Özel'in konuşmasında iktidarın sorumluluğunu yerine getirmesini talep ettiğini belirterek, "İktidar sorumluluğunu yerine getiriyor. Bunu derken kastınız eğer iktidarın çekip gitmesiyse, bunun için zaten terör saldırısını beklemeye gerek yok, CHP Grubu her vakit iktidarın gitmesi gerektiğini söylüyor, şimdi de bu vesileyle söylemiş olursunuz" ifadesini kullandı.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde terör olaylarının yaşandığının altını çizen Bostancı, şunları söyledi:
"Şimdi, bu terör saldırısı olmuş, dün yaşandı, bu sabah yaşandı. Türkiye büyük bir terörist saldırıyla karşı karşıya. 70'li yıllardan bu yana esasen biz bunları yaşıyoruz. Farklı iktidarlar geldi geçti. Sadece bizde değil, Avrupa da yaşıyor, Amerika'ya kadar yaşıyor. Sinekten yağ çıkarmaya çalışan siyasetçiyle devlet adamı arasındaki fark şudur; bizi eleştirebilirsiniz elbette, bunu da her vakit yapıyorsunuz ama öyle zamanlar vardır ki orada devlet adamlığı çerçevesinde milletin ortak acısını paylaşan ve burada siyasi spekülasyona gitmeyen bir tavır gerekir. Konuşmanızda bu eksikti. Bunu üzülerek belirtiyorum."
Tekrar kürsüye gelen Özel ise "Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili, gözünüzün içine bakarak söylüyorum; dünyanın neresinde beş-altı ay içerisinde, 2 tanesi ülkenin başkentinde olmak üzere, canlı bomba eylemleri sonucunda, patlamaların sonucunda bu kadar insan ölse, hangi ülkede bunların karşısında siyasetçilerin hesap vermeme, sorumluluk almama, istifa mekanizmasını işletmeme, kendileri bundan geri duruyorlarsa partileri tarafından azledilmeme durumları ortaya çıkabilir? Siz, Türkiye dışında bunun bir örneği varsa gelin, burada paylaşın. Yok. Şuna inandığınıza eminim; sorumlular hesap versin. Eğer buna inanıyorsanız ve diyorsanız ki; 'Bu yaşananların sorumlusu iktidar değil, ana muhalefet olarak sorumluluk sizde' ben size söz veriyorum, ben istifa edeceğim" dedi.
MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy da grup önerisine ilişkin konuşmasında, partisinin memleketin maceraya sürüklenmemesi için uyarılarda bulunduğunu kaydetti.
Daha önce terörle müzakere edenlerle, şimdi mücadele edenlerin aynı aktörler olduğunu görmenin kendilerini düşündürdüğünü ifade eden Ersoy, devleti yönetenlerin çelişkili yaklaşımlar içinde olamayacağını dile getirdi.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora ise Türkiye'nin son dönemde yaşanan saldırılarla kendi vatandaşlarının ve ülkeye gelen turistlerin güvenliğini sağlayamayan bir ülke imajı verdiğini ileri sürerek, yanlış dış politika ve güvenlikçi eksene çekilen iç politikanın olumsuz sonuçlarının her geçen gün daha çok hissedildiğini savundu.
AK PARTİ Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın grup önerisi üzerindeki konuşması sırasında, "Mustafa Kemal'in kurduğu bir parti olmakla övünürken partiyi, HDP, PKK çizgisine nasıl getirdiğinizi de çok iyi biliyoruz. Eski Genel Başkanınız Sayın Deniz Baykal'ın bu konudaki o muhteşem tespitlerinin kamuoyunda oluşturduğu tepkinin herhalde çok iyi farkındasınız" ifadelerini kullanmasına CHP milletvekilleri tepki gösterdi.
Ankara Garında meydana gelen terör saldırısının ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın açıklamaları ile dün meydana gelen patlama sonrasında CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'in sosyal medyada yaptığı paylaşımları hatırlatan Tayyar, olayların aydınlatılmasını beklemeden sorumlular ve suçlular işaret edilmesini eleştirdi.
Tayyar, "Eren Erdem milletvekiliniz dün bir tweet atıyor ve eylemi IŞİD'in yaptığını iddia ediyor. Bre hadsiz, bre densiz, ne zaman elinde bilgi var ki bu eylemi IŞİD'in yaptığını söylüyorsunuz?" dedi. Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi Tayyar'ı temiz bir dil kullanması konusunda uyardı.
CHP Grup Başkanvekili Özel de sataşma nedeniyle kürsüye gelerek, şunları kaydetti:
"Şamil Tayyar, seçmenine hürmeten sayın dediğimiz milletvekili, o kadar akıl almaz sözler söylüyor ki... Böylesine kan gövdeyi götürürken, hepimizin yüreği parçalanırken, her gün bu parlamentonun milletvekilleri polis cenazelerinde safa girerken, ağlayan anaları teskin ederken kendi polis kardeşini İslahiye İlçesi'ne Gençlik ve Spor Müdürü olarak atattırmaktır hadsizlik, densizlik, utanmazlık.
Bu kişi 1999'da Gaziantep'te DSP'den aday olup seçilemeyeceği yere gelince istifa eden kişidir. Bu kişidir utanmaz kişi, bu kişidir hadsiz kişi."
Özel'in sözlerine AK PARTİ'li milletvekilleri tepki gösterirken, Meclis Başkanvekili Hamzaçebi de dikkatli bir üslup kullanması konusunda uyarıda bulundu.
Bu sırada Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'e söz vermesi üzerine AK PARTİ'li milletvekilleri yerlerinden laf atarak tepki gösterdi.
Milletvekillerini sükunete davet eden ve "Sayın milletvekilleri kürsüdeki hatibin daha ne konuşacağını bilmeden kendisine tepki gösteriyorsunuz" diyen Hamzaçebi, böyle bir tutumu kabul edemeyeceğini, her hatibin kürsüye çıkarak görüşlerini açıklayacağını, eleştirisi olanların bunu yine söz alarak kürsüden dile getirmesi gerektiğini söyledi.
Bu sırada AK PARTİ ve CHP'li milletvekilleri arasında karşılıklı sözlü sataşmalar yaşandı.
Konuşmasına başlayan Erdem, "Şu anda burada ağzına İran kelimesini alan arkadaşlar, beni itham ettiği cümlelerin tümünü, sadece bir kişinin çıkıp o cümleyi benim nerede, hangi tarihte söylediğimi ispat etmesini istiyorum" demesi üzerine AK PARTİ İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı cep telefonunu göstererek kürsüye doğru yürüdü.
Bu sırada AK PARTİ ve CHP'li milletvekilleri arasında gerginliğin artması üzerine Meclis Başkanvekili Hamzaçebi birleşime 15 dakika ara verdi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
MHP milletvekilleri, terör olaylarını protesto etmek için Genel Kuruldaki sıralarına Türk bayrakları taktılar.
Gündem dışı söz alan AK PARTİ Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Kösoğlu, Ankara'da ve Diyarbakır'da meydana gelen terör saldırıları nedeniyle tüm ülkenin acı içinde bulunduğunu belirterek, Meclisteki üç partinin terörle ilgili yayınladığı ortak bildirinin, terör karşısında milletin sergilediği birlik ve beraberliğin güzel bir göstergesi olduğunu söyledi.
HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan da sokağa çıkma yasaklarında kadınların mağduriyetine değindi.
Sözlerine Ankara'daki saldırıda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifa dileyerek başlayan Ertan, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı bölgelerde kadınların mağduriyetlerinin giderek arttığını savundu.
Ertan'ın konuşmasında sokağa çıkma yasaklarının bulunduğu bölgelerde görev yapan asker ve polisin her şeyi yapabilme hakkını kendilerinde gördüklerini iddia etmesine, AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz tepki gösterdi.
İnceöz, sokağa çıkma yasaklarının terör örgütlerinin zulmettiği insanların güvenliğini sağlamak için alındığını vurguladı.
Türkiye'de bir savaş olduğu yönündeki ifadeleri asla kabul etmediklerini belirten İnceöz, "Baştan sona söyledikleriniz oradaki terör örgütünün vatandaşlarımıza uyguladığı tehditler, tacizler. Bunlara asla müsade etmeyeceğiz. Birileri yapıyorsa, dün burada CHP'nin, MHP'nin, AK Parti Grubu'nun teröre karşı verdiği deklerasyona imza atamayanlar, bunun sebeplerini kendi içlerinde aramaları gerekmektedir" diye konuştu.
Sataşma nedeniyle söz alan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken ise saldırıyı kınadıklarını ancak ortak bildiriye neden imza atmadıklarını dünkü birleşimde aktardıklarını hatırlatarak, gerekçelerinin arkasında olduklarını bildirdi.
Baluken, "Siz, Türkiye'de yaşanan bütün olayların sorumluluğunu taşımanıza rağmen yaşanan her hadisede HDP'ye yönelik bir linç üzerinden işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Meclisin 100 metre, Genelkurmayın 50 metre ötesinde bombalar patlıyorsa orada en büyük sorumluluk hükümet olarak, iktidar olarak sizdedir" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Gülay Yedekçi ise İstanbul kent kimliği ve İstanbul?da kentsel dönüşüm konulu gündem dışı söz aldı.
Yedekçi, konuşmasının başında Ankara'daki terör saldırısını kınayarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük bir devlet olduğunu ve asla teröre teslim olmayacağını kaydetti.
TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin, özel istihdam bürolarıyla ilgili Araştırma Önergesi'nin görüşülmesini içeren grup önerisi kabul edilmedi.
HDP, TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması nedeniyle önerisini Genel Kurul'a taşıdı.
Öneri lehinde konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, istihdam bürolarının, hem dünyada hem Türkiye?de işsizlik sorunuyla baş edemeyen hükümetlerin, sorumluluğu kendi üzerinden atması sonucu ortaya çıktığını söyledi.
Özel istihdam bürolarıyla işverenlerin, sadece çalıştırdıkları süreyle sınırlı olmak üzere işçi çalıştırabileceklerini anlatan Beştaş, "Bu zihniyete göre işçi alınır, satılır, ödünç verilir ama asla hakları göz önünde bulundurulmaz, emeği daha kolay sömürülür. İşverenlere her durumda ve 8 ayı aşmayacak şekilde geçici işçi çalıştırma hakkı tanıyor. Tazminat, yıllık izin, engelli çalıştırma zorunluluğu da olmayacak. Kayıt dışı düzen getiriyor. Bu düzen, kadınların mağduriyetini daha da artıracak? dedi.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, özel istihdam bürolarının iş gücünün doğru kullanımı ve yaygınlaştırılması açısından önemli olduğunu ve halka aktif şekilde yarar sağladığını belirterek, her yıl 50 bine yakın kişinin bu yolla iş bulabildiğini söyledi. Özel istihdam bürolarının uluslararası iş gücünün değerlendirmesinde de etkili olduğunu anlatan Katırcıoğlu, düzenlemenin güçlendirilerek daha da yaygınlaştırılması gerektiğini savundu.
CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş da tasarının sosyal taraflarla görüşülmeden Meclis gündemine getirildiğini söyledi. Düzenlemenin iş ve çalışma barışını bozacağını ileri süren Demirtaş, tasarının 10 milyon çalışan olmak üzere aileleriyle birlikte yaklaşık 40 milyonu ilgilendirdiğini kaydetti.
Düzenlemenin daha önce 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Meclis'e iade edildiğini hatırlatan Demirtaş, "İşçiyi mal gibi gören ama insan gibi görmeyen bir yaklaşım var. Dünyada 415 milyar dolarlık bir emek sömürüsünden bahsediyoruz. Özel istihdam büroları, bizim dayıbaşının yasalaşmış şekli, kölelik sistemi. Kiralanan işçilerin iş güvenliği de mümkün olmayacak" dedi.
AK PARTİ Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ise AK Parti'nin iktidara geldiği günden beri kadının istihdamı için ulusal ve uluslararası alanda gösterdiği çabaların olumlu sonuç verdiğini belirterek, özel istihdam bürolarının mevsimlik tarım işçileri ve kadınların emeğinin kayıt altına alınmasını sağlayacağını söyledi.
Konuşmaların ardından HDP grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, Sultanahmet Meydanı'ndaki terör saldırısının tüm yönleriyle araştırılması ve gerekli tedbirlerin belirlenmesiyle ilgili Meclis Araştırma önergesinin gündeme alınması için grup önerisi getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, partisinin grup önerisi üzerinde yaptığı konuşmada, başta Ankara'da dün meydana gelen terör saldırısı olmak üzere son dönemde yaşanan saldırılara değindi.
Özel, 7 Haziran 2015'ten bu yana 300 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini, ülkenin acı düşmeyen şehri kalmadığını, Türkiye'nin dört bir yanında anaların ağladığını, gençlerin öldüğünü belirterek, acı içindeki vatandaşların ortak dileğinin, kınamanın ötesinde çözüm bulunması olduğunu söyledi.
Parlamentonun herkesin ortaklaşabileceği çözüm önerileri ortaya çıkarması gerektiğini vurgulayan Özel, "Patlama olduğu anda hükümetin tavrı; 'Bir ses geldi, bakacağız' dediler, 'Bir terör örgütünün yaptığını düşünüyoruz' dediler, 'Saldırı Türkiye'ye yapılmış bir saldırıdır' dediler. Bu, çaresizlik, yönetememe, teslimiyet, acizlik durumunun tescilidir" ifadelerini kullandı.
Patlama sonrası getirilen yayın yasağını da eleştiren Özel, şunları kaydetti:
"7 Haziran'dan bugüne kadar yaşanan her şeyin sonunda iktidarın tam bir sorumsuzluk ve hesap vermeme hali var. 7 Haziran gecesi, Cumhurbaşkanının danışmanı, şimdi yine milletvekiliniz Burhan Kuzu... Çağırın, gelsin açıklasın, ne demek kardeşim 'Seçmen kaosu seçti.' O tweeti bir bize anlatması lazım Burhan Kuzu'nun. Sayın Müezzinoğlu, Sağlık Bakanı, Bursa'da çıkacaksın ve Suruç katliamının üzerine diyeceksin ki; 'Başkan seçseydik bunlar olmazdı.' Gelsin, anlatsın Sayın Müezzinoğlu. Ne demek yahu, ne demek, gözünü seveyim? Altta Dağlıca katliamının haberi akacak, üzerine böyle büyük bir kibirle diyeceksin ki; '400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı.' Bu işlere siz tepki göstereceksiniz."
Hükümetin sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri süren Özel, "Buna tepkiyi siz göstermezseniz bugün burada attığınız imza belki sizin içinizi tatmin edebilir, bireysel olarak bir şey demem Grup Başkanvekiline, ama bu bir karartma, bu sorumluluktan kaçma. Bizim attığımız imzayla ortaklaşarak sorumluluktan kaçamazsınız. Hükümetsiniz, hesap vereceksiniz" diye konuştu.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı sataşma nedeniyle söz alarak, Özel'in konuşmasında iktidarın sorumluluğunu yerine getirmesini talep ettiğini belirterek, "İktidar sorumluluğunu yerine getiriyor. Bunu derken kastınız eğer iktidarın çekip gitmesiyse, bunun için zaten terör saldırısını beklemeye gerek yok, CHP Grubu her vakit iktidarın gitmesi gerektiğini söylüyor, şimdi de bu vesileyle söylemiş olursunuz" ifadesini kullandı.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde terör olaylarının yaşandığının altını çizen Bostancı, şunları söyledi:
"Şimdi, bu terör saldırısı olmuş, dün yaşandı, bu sabah yaşandı. Türkiye büyük bir terörist saldırıyla karşı karşıya. 70'li yıllardan bu yana esasen biz bunları yaşıyoruz. Farklı iktidarlar geldi geçti. Sadece bizde değil, Avrupa da yaşıyor, Amerika'ya kadar yaşıyor. Sinekten yağ çıkarmaya çalışan siyasetçiyle devlet adamı arasındaki fark şudur; bizi eleştirebilirsiniz elbette, bunu da her vakit yapıyorsunuz ama öyle zamanlar vardır ki orada devlet adamlığı çerçevesinde milletin ortak acısını paylaşan ve burada siyasi spekülasyona gitmeyen bir tavır gerekir. Konuşmanızda bu eksikti. Bunu üzülerek belirtiyorum."
Tekrar kürsüye gelen Özel ise "Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili, gözünüzün içine bakarak söylüyorum; dünyanın neresinde beş-altı ay içerisinde, 2 tanesi ülkenin başkentinde olmak üzere, canlı bomba eylemleri sonucunda, patlamaların sonucunda bu kadar insan ölse, hangi ülkede bunların karşısında siyasetçilerin hesap vermeme, sorumluluk almama, istifa mekanizmasını işletmeme, kendileri bundan geri duruyorlarsa partileri tarafından azledilmeme durumları ortaya çıkabilir? Siz, Türkiye dışında bunun bir örneği varsa gelin, burada paylaşın. Yok. Şuna inandığınıza eminim; sorumlular hesap versin. Eğer buna inanıyorsanız ve diyorsanız ki; 'Bu yaşananların sorumlusu iktidar değil, ana muhalefet olarak sorumluluk sizde' ben size söz veriyorum, ben istifa edeceğim" dedi.
MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy da grup önerisine ilişkin konuşmasında, partisinin memleketin maceraya sürüklenmemesi için uyarılarda bulunduğunu kaydetti.
Daha önce terörle müzakere edenlerle, şimdi mücadele edenlerin aynı aktörler olduğunu görmenin kendilerini düşündürdüğünü ifade eden Ersoy, devleti yönetenlerin çelişkili yaklaşımlar içinde olamayacağını dile getirdi.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora ise Türkiye'nin son dönemde yaşanan saldırılarla kendi vatandaşlarının ve ülkeye gelen turistlerin güvenliğini sağlayamayan bir ülke imajı verdiğini ileri sürerek, yanlış dış politika ve güvenlikçi eksene çekilen iç politikanın olumsuz sonuçlarının her geçen gün daha çok hissedildiğini savundu.
AK PARTİ Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar'ın grup önerisi üzerindeki konuşması sırasında, "Mustafa Kemal'in kurduğu bir parti olmakla övünürken partiyi, HDP, PKK çizgisine nasıl getirdiğinizi de çok iyi biliyoruz. Eski Genel Başkanınız Sayın Deniz Baykal'ın bu konudaki o muhteşem tespitlerinin kamuoyunda oluşturduğu tepkinin herhalde çok iyi farkındasınız" ifadelerini kullanmasına CHP milletvekilleri tepki gösterdi.
Ankara Garında meydana gelen terör saldırısının ardından HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın açıklamaları ile dün meydana gelen patlama sonrasında CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'in sosyal medyada yaptığı paylaşımları hatırlatan Tayyar, olayların aydınlatılmasını beklemeden sorumlular ve suçlular işaret edilmesini eleştirdi.
Tayyar, "Eren Erdem milletvekiliniz dün bir tweet atıyor ve eylemi IŞİD'in yaptığını iddia ediyor. Bre hadsiz, bre densiz, ne zaman elinde bilgi var ki bu eylemi IŞİD'in yaptığını söylüyorsunuz?" dedi. Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Akif Hamzaçebi Tayyar'ı temiz bir dil kullanması konusunda uyardı.
CHP Grup Başkanvekili Özel de sataşma nedeniyle kürsüye gelerek, şunları kaydetti:
"Şamil Tayyar, seçmenine hürmeten sayın dediğimiz milletvekili, o kadar akıl almaz sözler söylüyor ki... Böylesine kan gövdeyi götürürken, hepimizin yüreği parçalanırken, her gün bu parlamentonun milletvekilleri polis cenazelerinde safa girerken, ağlayan anaları teskin ederken kendi polis kardeşini İslahiye İlçesi'ne Gençlik ve Spor Müdürü olarak atattırmaktır hadsizlik, densizlik, utanmazlık.
Bu kişi 1999'da Gaziantep'te DSP'den aday olup seçilemeyeceği yere gelince istifa eden kişidir. Bu kişidir utanmaz kişi, bu kişidir hadsiz kişi."
Özel'in sözlerine AK PARTİ'li milletvekilleri tepki gösterirken, Meclis Başkanvekili Hamzaçebi de dikkatli bir üslup kullanması konusunda uyarıda bulundu.
Bu sırada Hamzaçebi'nin sataşma nedeniyle CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'e söz vermesi üzerine AK PARTİ'li milletvekilleri yerlerinden laf atarak tepki gösterdi.
Milletvekillerini sükunete davet eden ve "Sayın milletvekilleri kürsüdeki hatibin daha ne konuşacağını bilmeden kendisine tepki gösteriyorsunuz" diyen Hamzaçebi, böyle bir tutumu kabul edemeyeceğini, her hatibin kürsüye çıkarak görüşlerini açıklayacağını, eleştirisi olanların bunu yine söz alarak kürsüden dile getirmesi gerektiğini söyledi.
Bu sırada AK PARTİ ve CHP'li milletvekilleri arasında karşılıklı sözlü sataşmalar yaşandı.
Konuşmasına başlayan Erdem, "Şu anda burada ağzına İran kelimesini alan arkadaşlar, beni itham ettiği cümlelerin tümünü, sadece bir kişinin çıkıp o cümleyi benim nerede, hangi tarihte söylediğimi ispat etmesini istiyorum" demesi üzerine AK PARTİ İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı cep telefonunu göstererek kürsüye doğru yürüdü.
Bu sırada AK PARTİ ve CHP'li milletvekilleri arasında gerginliğin artması üzerine Meclis Başkanvekili Hamzaçebi birleşime 15 dakika ara verdi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
