2019-05-08 - 14:48
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, uluslararası anlaşmaları uygun bulan üç kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, ramazan ayı dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, "Bu ay insanların kendisini yenileme ayıdır. Nefsi tezkiye, ruhu tasfiye, aklı durultma ayıdır. Ramazan, kendimizi yeniden hesaba çekme ayıdır. Ramazan, kendimizle beraber İslam dünyasının içine düştüğü olumsuzlukları muhasebe etme ayıdır." dedi.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da Tokat'ta sebze ve meyve üretimine ilişkin değerlendirmede bulundu.
İktidarın tarım politikasını eleştiren Durmaz, "Makamlarını ve mevkilerini korumak adına iktidar sahipleri yanlış kararlar vermeye devam ediyor. Kentte binlerce dönüm sebze ve meyve ekim alanı bulunmaktadır ancak devlet projelerinden yararlanamamaktadır. Tokat, bölünmüş yol dışında başka bir yatırımdan nasibini alamamıştır." diye konuştu.
MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay ise Anneler Günü dolayısıyla söz aldı.
Türkiye'de anne olmanın "ciddi sorunları ve sorumlulukları" olduğunu belirten Taşlıçay, çalışan annelerin sıkıntılarının her geçen gün arttığını söyledi.
Sosyal dönüşümün en fazla kadını etkilediğini anlatan Taşlıçay, "Türkiye ekonomisinin hedeflerine ulaşması için kadının iş gücüne katılımını artırmamız gerekiyor. İş gücünü artırırken çalışma şartlarının da insani koşullar altında yürütülmesi önem arz etmektedir. Kadınlar çalışma hayatı dışında sosyal yaşamda da bir çok zorluklarla karşı karşıyadır. Huzurlu bir gelecek tesis edebilmek için kadını merkeze almanın bir başlangıç olacağını düşünüyoruz." dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, ihraç edilip geri gönderilen tarım ürünlerine ilişkin, "Bu ürünlerden bizim kriterlere uygun olmayanlar toplumun tüketimine sunulmuyor." dedi.
İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için ihracattan geri dönen tarım ürünlerine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.
İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, yurt dışındaki vatandaşların yemeyip insan sağlığına zararlı olduğu için iade edilen ürünlerin imha edilmesi, tutanaklara geçirilmesi ve Bakanlığın bunu duyurması gerektiğini söyledi. Çulhaoğlu, bu ürünlerin iç piyasada satışa sunulup sunulmadığının araştırılmasını istedi.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, çilek, domates gibi iade edilen bu tarım ürünlerinin sessiz sedasız iç pazara sunulduğunu, toksik madde içeren ürünlerin iç pazarda tüketilmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti.
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, tarım alanlarını, çevreyi koruyup gözetirken tarımsal üretim ve üreticilerin zarar görmemesi, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün çevre, tarım ve insan sağlığını gözeterek, güvenli alternatif çözümler üretmesi, zirai ilaçların ruhsatlarının ve dozlarının güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, 4,5 milyon ton ihracat içinde sadece geriye dönen ürünün 450'de bir olduğunu aktararak, Türkiye'de bütün prosedürlerin, yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığını bildirdi.
Kılıç, ihracatta geri dönen ürünlerin Türkiye'ye girmeden ihraç edildiği ülkede birtakım analizlerinin yeniden yapıldığını, sıkıntı varsa gümrük anlaşmaları çerçevesinde orada imha edildiğini kaydetti.
Kılıç, "Bazı ürünler, dünyada daha yüksek kriterleri kabul eden başka ülkelere ihracat ediliyor. Bizim ülkemizin de kendi kriterleri var. Bu ürünlerden bizim kriterlere uygun olmayanlar toplumun tüketimine sunulmuyor." dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'nın sosyal medyada paylaşılan bir videosunda, hissettiklerini söyleyemediğini ancak söyleyemediği sözcüklerden dolayı kendisini alkışlattığını, bu durumun da İstanbul seçimlerine benzediğini ifade ederek, "Hem mağlup etmeyi becerememişsiniz hem mahcup olmamışsınız hem de aldığınız yanlış kararı alkışlattırmışsınız. İstanbul'daki sürece uygun bir aday bularak atadığınız için teşekkür ediyorum." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İstanbul'da seçimlerin yenilenmesine yönelik tartışmaların yurt içi ve yurt dışından bir kısım çevrelerce iftira, tehdit, hakaret gibi provokasyon çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.
Sorunun doğru tanımlanmasının önemine değinen Akçay, şöyle konuştu:
"İstanbul'da usulsüzlüğün yapıldığı açıktır. Bu tablonun mağduru Binali yıldırım ve İstanbul seçmenidir. Elbette demokrasilerde bir oy farkı dahi milli iradeyi inşa eder. Ancak bir oyun bile vicdana, kurallara ve ahlaka aykırı olmaması şarttır. Usulsüzlükle alınacak bir seçim sonucu, kimsenin kabul etmemesi gereken bir tablodur. Haksız bir seçimin kazananı olamaz. Türkiye bir hukuk devletidir ve hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Kurumlara saldırmaya çalışmak ve yıpratmak adaletin hissedilmesini engelleme çabasıdır. YSK kararında millet iradesine yapılan müdahaleyi durdurarak demokrasinin tam manasıyla tesis edilmesinin önünü açmıştır."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da Cizre Belediyesi önüne beton bariyerler yerleştirilmek istendiğini ancak belediye yetkilileri ve vatandaşların bu duruma karşı çıkması üzerine güvenlik güçlerinin müdahalede bulunduğunu iddia etti.
Güvenlik güçlerinin olumsuz tutumunu kınadıklarını belirten Oluç, "Bu uygulamanın Silopi ve Mardin'de de yapıldığını öğrendik. AK Parti, İYİ Parti, CHP ve MHP'li belediyelere yönelik de benzer uygulamalar var mıdır? Bunun üzerinde durulması gerekiyor." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da YSK'nin İstanbul seçimlerinin iptaline yönelik kararının tam bir kanunsuzluk olduğunu ileri sürdü.
YSK'nin açık açık kendi içtihatlarına karşı çıktığını iddia eden Özkoç, "YSK başka yerlerden gelen emirleri uygulayan bir kurum haline getirilmişken bunu görmezlikten gelmek ciddi anlamda beka sorunudur. Şehitlerin vebalini ve kanını taşıyan kişilerle oturup ittifak yapmak beka sorunudur. Hukuka saldırandan, adaletten kaçandan, rüşvetçiler ve hırsızlara kol kanat geren kişilerle oturup ittifak yapmak beka sorunudur, kamu arazilerini zimmetine geçirmek de beka sorunudur. Türklüğü reddeden, TC'yi silen, milliyetçiliği ayaklar altına alanlarla birlikte olmak beka sorunudur." diye konuştu.
Özkoç'un konuşması üzerine sataşmadan söz isteyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, milliyetçiliğin ayaklar altında değil baş tacı olduğunu belirtti.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise milletten aldıkları yetkiyle görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Yerinden söz alan CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun konuşmasının "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ifadesine yakışmayan bir üslup içerdiğini vurgulayan Özkan, Kayışoğlu'nun "Kaynayan kazan taşmaz mı, sandıkları aşmaz mı, seçmenin oyunu yok sayan darbeyle buluşmaz mı?" sözlerinin bir darbe çığırtkanlığı yapmak olduğunu ifade etti.
Özkan, Kayışoğlu'nun ifadelerinin kabul edilebilir olmadığını CHP grubundan bu konuşma üzerine bir izahat beklediklerini belirterek, "Fiili yoldan veya doğrudan hiçbir milletvekilimizin bir darbe çığırtkanlığı içinde olmayacağını düşünüyoruz, milletvekilinden de bu konuda açıklama bekliyoruz. Kutsal Meclis çatısı altında yapılan yasal düzenlemelerle YSK, ister beğenelim ister beğenmeyelim bir karar verdi. Bu karardan sonra tevil yollu bir darbe çığırtkanlığı milli iradeye, yaptığımız yasama faaliyetine ve demokrasiye hakarettir." dedi.
Özkan'ın açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, milletvekillerinin yaptığı açıklamada bahsedilenin YSK darbesi olduğunu belirterek, "AK Parti Grup Başkanvekili arkadaşımız, CHP'nin darbelere karşı duran dimdik tarzına çamur atma anlayışı içerisinde hareket etmektedir. Arkadaşımızın tavrı çok açık ve nettir YSK darbesinden bahsedilmektedir." diye konuştu.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için seçim sonuçlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak, Genel Kurul gündemine getirdi.
HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, "6 Mayıs'taki YSK kararının, 15 Temmuz darbe kalkışmasından bir farkı olmadığını, 15 Temmuz'un askeri yöntemlerle, askerler tarafından, 6 Mayıs'taki darbenin ise araçsallaştırılmış YSK eliyle yapıldığını" öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, YSK'nin iptalinin 15 Temmuz'a benzetilmesinin hezeyan olduğunu, ülkenin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine hakaret anlamına geldiğini kaydetti.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, YSK'nin İstanbul Büyükşehir Belediye seçimini iptal kararının bütün Türkiye'de, adeta bütün dünyada şok yarattığını, adalete ve seçim sistemine darbe vurulduğunu öne sürdü. Subaşı, YSK üyelerini istifaya çağırdı.
CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sandık görevlileri nedeniyle seçimin iptalinin istendiğine işaret ederek, "Bu sandık görevlilerini kim yazdı? 'Şu kadar oyla kazanırsanız kabul edeceğiz' deyin ona göre yola çıkalım. Bartın, Muş, Karabük'te az oy farkla kazanılıyorsa o zaman da kesin bir şeyler olmuştur. Araştırılması gereken YSK üyelerinin kendisidir. Karar vermeden önce kiminle, ne kadar, hangi telefonlarla konuşulmuştur, açıklanmalıdır. AKP'li üyeler heyetler halinde nasıl YSK'ya baskı kurmuştur açıklanması gerekiyor." dedi.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, 6 Mayıs'ta YSK'nin İstanbul için seçim yenilenmesi kararı verdiğini, YSK'nin kararını verirken tam hukuksuzluk durumuna ve bunun da sonuca etkili olup olmayacağına baktığını söyledi.
İptal kararından önce de YSK'nin kararı her ne olursa olsun kabul edeceklerini söylediklerini anımsatan Yurdunuseven, AK Parti olarak her zaman hukukun üstünlüğünü savunduklarını kaydetti. Yurdunuseven, YSK'nin yerinde, adaletli bir karar verdiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi, daha sonra aynı içerikli CHP Grup önerisinin görüşmelerine geçildi.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder." dediğini ifade ederek, "Kaybettiniz. Demokrasiyi içinize sindiremiyorsunuz. Ben kadın doğum uzmanıyım. YSK'nin kararını şuna benzetiyorum; adamın birinin dördüz çocuğu olmuş, 'üçü bana benziyor biri bana benzemiyor' diye dördüncüsünü red ediyor. Kabul etmediğiniz tam da bu. Çocuklar birbirine benzemiyorlar ama hepsi bu ülkenin çocuğu. Sizin kabul etmediğiniz çocuk da bu ülkenin menfaatleri için çalışacak. Bu ülkede vicdanı olan, demokrasiye inan herkes YSK'nin bu kararın demokrasiye darbe olduğunu biliyor." diye konuştu.
HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, YSK'nin neredeyse yandaş seçim kuruluna dönüştüğünü öne sürdü.
AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, mağdur edebiyatı yapmaya kimsenin hakkı olmadığını, asıl mağdurun Binali Yıldırım olduğunu söyledi. Bayram, "Bizler, sayımlar yapılırken geçersiz oyların ve daha sonra bütün oyların tamamı sayılsın derken saydırmayanlar Binali Bey'i mağdur etmiştir. Tamamen sayılsaydı bugün Binali Bey belediye başkanıydı. Olanda hayır var. Er ya da geç bu milletin vereceği kararla 23 Haziran'da bu sonuç gerçekleşecek. Rahat olun. Ne kadar ittifak yaparsanız yapın, kimlerle iş tutarsanız tutun nafile. CHP, bugün bir itiraz yaptı, yapabilir. 6 Mayıs'ta verilen karar kesindir, geç kaldınız, o itirazlarınızı talep halinde yapacaksınız, geçti borun pazarı." diye konuştu.
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, bazı araştırma komisyonlarına üye belirlenmesi işlemi gerçekleştirildi.
Meclis çatısı altında bazı konuların araştırılması ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla kurulan ve üye belirlenme işlemi gerçekleştirilen komisyonlar şöyle:
- Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelenin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu,
- Bilişim Teknolojileri Bağımlılığının Etkilerinin İncelenerek Olası Zararlarının Bertaraf Edilmesi ve Bu Teknolojilerin Kontrollü Kullanımının Sağlanması için Yapılması Gerekenlerin Saptanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu,
- Tıbbi ve Aromatik Bitki Çeşitliliğin Korunmasında, Bunların Üretiminde ve Pazarlanmasında Karşılaşılan Sorunlar ile Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu,
- ALS, SMA, MS Hastalıklarında ve Kesin Tedavisi Bilinmeyen Diğer Hastalıklarda Uygulanan Tedavi ve Bakım Yöntemleri ile Bu Hastalıklara Sahip Kişiler ile Yakınlarının Yaşadıkları Sorunların ve Çözümlerinin Belirlenmesi İçin Meclis Araştırma Komisyonu,
- Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozukluklarının Yaygınlığının Tespiti ile İlgili Bireylerin ve Ailelerin Sorunlarının Çözümü İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu.
TBMM Genel Kurulunda, uluslararası anlaşmaları uygun bulan üç kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.
Genel Kurulda, Tu¨rkiye ile Özbekistan Arasında Suçluların İadesi Antlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Teklif, Tu¨rkiye ile Özbekistan Arasında 23 Haziran 1994'te Akdedilen Hava Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolu¨n Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi ve Tu¨rkiye ile Kırgız Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Tekliflerin görüşmeleri sırasında MHP Grubu adına söz alan Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ, Türkiye'nin, 16 Aralık 1991'de Özbekistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu anımsattı.
Karadağ, 4 Mart 1992'de iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğunu, bu tarihten sonra da iki ülke arasındaki ilişkilerin hızla geliştiğini belirterek, "İki ülke arasında yapılan anlaşmalar çerçevesinde Türkiye ve Özbekistan arasında sadece ticari ve ekonomik ilişkilerden başka aynı zamanda kültürel ve sanatsal ilişkiler de gelişmektedir. Kültürel, sanat ve insani alanda karşılıklı yarar sağlayan ikili ilişkilerin, özellikle ticari, ekonomik, kültürel ve insani yardım ilişkilerinin geliştirilmesi için tüm çabaları göstermek gerekmektedir." diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, tarihin en uzun seçimlerinin 31 Mart'ta başladığını, 6 Mayıs'ta sona erdiğini, bunun bir darbe olduğunu öne sürdü. Bu darbenin Türkiye'de yaşanılan diğer darbelerden hiçbir farkının olmadığını, sadece darbe yapılırken kullanılan araçların farklı olduğunu savunan Ağbaba, "Bu ülkede 12 Eylül darbesi faşist generallerle, postallarla, tanklarla yapıldı. 12 Mart darbesi muhtırayla yapıldı. 15 Temmuz darbesi de silahlarla, uçaklarla yapıldı. 6 Mayıs darbesi ise önce kurulan kumpaslarla ve YSK eliyle yapıldı." dedi.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, "Bavullarla YSK'ye götürdükleri ne kadar usulsüzlük, yolsuzluk varsa, tamamını AKP örgütleri yapmıştır. Bu kadar kesin konuşmamın sebebi o teşkilatların içerisinde, örgütlerde görev yapan tanıdığım AKP'lilerden aldığım bilgilerdir. " ifadesini kullandı.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, Özbekistan'ın, 30 milyona yaklaşan nüfusu, jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri ve ekonomik potansiyeliyle bölgesel barış ve istikrar için önemli bir konumda bulunduğuna dikkati çekti.
Erdem, Özbekistan'ın bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye ile sıkı diplomatik ilişkilere girdiğini, iki ülke arasında ekonomi, ticaret, kredi, turizm ve kültür anlaşmaları imzalandığını anlattı.
Önümüzdeki pazar gününün Anneler Günü olduğuna işaret eden Erdem, çocukların korunmaya muhtaç olduğunu, fiziksel, ruhsal, duygusal ve cinsel anlamda korunmaları gerektiğini söyledi. Erdem, şiddet ve çocuklara karşı işlenen suçların gün geçtikçe arttığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Evde, okulda, sokakta, televizyonda, internet gibi kitle iletişim araçlarında çocuklarımızın şiddete maruz kaldığına hemen her gün şahit olmaktayız. Bunu önlemek için bir milletvekili olarak, bir kadın olarak, bir anne olarak her şeyden önce caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini buradan tekrar vurgulamak istiyorum. TBMM çatısı altında bulunan her bir milletvekili arkadaşımızla el ele vererek mutlak ve mutlak bu konuya bir çözüm getirilmesi noktasında uzlaşma dili içerisinde bir çözüm üretileceğine inanıyorum. Kadına yönelik şiddeti durdurmak noktasında, çocuklara yönelmiş saldırıları engellemek için yapılmış yasal düzenlemeler yeterli değildir. Şiddet, istismar ve tecavüz vakaları devam etmektedir. Bu durumun önüne hep birlikte geçeceğiz; bu, hepimizin vebali. İstismarın bahanesi olmaz, yapılan her bir istismar, iyi hal indirimi gibi herhangi bir bahaneye sığınılmadan mutlak ve mutlak cezalandırılmalı."
Teklifin kabul edilip yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, ramazan ayı dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, "Bu ay insanların kendisini yenileme ayıdır. Nefsi tezkiye, ruhu tasfiye, aklı durultma ayıdır. Ramazan, kendimizi yeniden hesaba çekme ayıdır. Ramazan, kendimizle beraber İslam dünyasının içine düştüğü olumsuzlukları muhasebe etme ayıdır." dedi.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz da Tokat'ta sebze ve meyve üretimine ilişkin değerlendirmede bulundu.
İktidarın tarım politikasını eleştiren Durmaz, "Makamlarını ve mevkilerini korumak adına iktidar sahipleri yanlış kararlar vermeye devam ediyor. Kentte binlerce dönüm sebze ve meyve ekim alanı bulunmaktadır ancak devlet projelerinden yararlanamamaktadır. Tokat, bölünmüş yol dışında başka bir yatırımdan nasibini alamamıştır." diye konuştu.
MHP Ankara Milletvekili Nevin Taşlıçay ise Anneler Günü dolayısıyla söz aldı.
Türkiye'de anne olmanın "ciddi sorunları ve sorumlulukları" olduğunu belirten Taşlıçay, çalışan annelerin sıkıntılarının her geçen gün arttığını söyledi.
Sosyal dönüşümün en fazla kadını etkilediğini anlatan Taşlıçay, "Türkiye ekonomisinin hedeflerine ulaşması için kadının iş gücüne katılımını artırmamız gerekiyor. İş gücünü artırırken çalışma şartlarının da insani koşullar altında yürütülmesi önem arz etmektedir. Kadınlar çalışma hayatı dışında sosyal yaşamda da bir çok zorluklarla karşı karşıyadır. Huzurlu bir gelecek tesis edebilmek için kadını merkeze almanın bir başlangıç olacağını düşünüyoruz." dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, ihraç edilip geri gönderilen tarım ürünlerine ilişkin, "Bu ürünlerden bizim kriterlere uygun olmayanlar toplumun tüketimine sunulmuyor." dedi.
İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için ihracattan geri dönen tarım ürünlerine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.
İYİ Parti Adana Milletvekili Mehmet Metanet Çulhaoğlu, yurt dışındaki vatandaşların yemeyip insan sağlığına zararlı olduğu için iade edilen ürünlerin imha edilmesi, tutanaklara geçirilmesi ve Bakanlığın bunu duyurması gerektiğini söyledi. Çulhaoğlu, bu ürünlerin iç piyasada satışa sunulup sunulmadığının araştırılmasını istedi.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, çilek, domates gibi iade edilen bu tarım ürünlerinin sessiz sedasız iç pazara sunulduğunu, toksik madde içeren ürünlerin iç pazarda tüketilmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti.
CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, tarım alanlarını, çevreyi koruyup gözetirken tarımsal üretim ve üreticilerin zarar görmemesi, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün çevre, tarım ve insan sağlığını gözeterek, güvenli alternatif çözümler üretmesi, zirai ilaçların ruhsatlarının ve dozlarının güncellenmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, 4,5 milyon ton ihracat içinde sadece geriye dönen ürünün 450'de bir olduğunu aktararak, Türkiye'de bütün prosedürlerin, yönetmeliklere uygun şekilde yapıldığını bildirdi.
Kılıç, ihracatta geri dönen ürünlerin Türkiye'ye girmeden ihraç edildiği ülkede birtakım analizlerinin yeniden yapıldığını, sıkıntı varsa gümrük anlaşmaları çerçevesinde orada imha edildiğini kaydetti.
Kılıç, "Bazı ürünler, dünyada daha yüksek kriterleri kabul eden başka ülkelere ihracat ediliyor. Bizim ülkemizin de kendi kriterleri var. Bu ürünlerden bizim kriterlere uygun olmayanlar toplumun tüketimine sunulmuyor." dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada İYİ Partinin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'nın sosyal medyada paylaşılan bir videosunda, hissettiklerini söyleyemediğini ancak söyleyemediği sözcüklerden dolayı kendisini alkışlattığını, bu durumun da İstanbul seçimlerine benzediğini ifade ederek, "Hem mağlup etmeyi becerememişsiniz hem mahcup olmamışsınız hem de aldığınız yanlış kararı alkışlattırmışsınız. İstanbul'daki sürece uygun bir aday bularak atadığınız için teşekkür ediyorum." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, İstanbul'da seçimlerin yenilenmesine yönelik tartışmaların yurt içi ve yurt dışından bir kısım çevrelerce iftira, tehdit, hakaret gibi provokasyon çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.
Sorunun doğru tanımlanmasının önemine değinen Akçay, şöyle konuştu:
"İstanbul'da usulsüzlüğün yapıldığı açıktır. Bu tablonun mağduru Binali yıldırım ve İstanbul seçmenidir. Elbette demokrasilerde bir oy farkı dahi milli iradeyi inşa eder. Ancak bir oyun bile vicdana, kurallara ve ahlaka aykırı olmaması şarttır. Usulsüzlükle alınacak bir seçim sonucu, kimsenin kabul etmemesi gereken bir tablodur. Haksız bir seçimin kazananı olamaz. Türkiye bir hukuk devletidir ve hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır. Kurumlara saldırmaya çalışmak ve yıpratmak adaletin hissedilmesini engelleme çabasıdır. YSK kararında millet iradesine yapılan müdahaleyi durdurarak demokrasinin tam manasıyla tesis edilmesinin önünü açmıştır."
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç da Cizre Belediyesi önüne beton bariyerler yerleştirilmek istendiğini ancak belediye yetkilileri ve vatandaşların bu duruma karşı çıkması üzerine güvenlik güçlerinin müdahalede bulunduğunu iddia etti.
Güvenlik güçlerinin olumsuz tutumunu kınadıklarını belirten Oluç, "Bu uygulamanın Silopi ve Mardin'de de yapıldığını öğrendik. AK Parti, İYİ Parti, CHP ve MHP'li belediyelere yönelik de benzer uygulamalar var mıdır? Bunun üzerinde durulması gerekiyor." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da YSK'nin İstanbul seçimlerinin iptaline yönelik kararının tam bir kanunsuzluk olduğunu ileri sürdü.
YSK'nin açık açık kendi içtihatlarına karşı çıktığını iddia eden Özkoç, "YSK başka yerlerden gelen emirleri uygulayan bir kurum haline getirilmişken bunu görmezlikten gelmek ciddi anlamda beka sorunudur. Şehitlerin vebalini ve kanını taşıyan kişilerle oturup ittifak yapmak beka sorunudur. Hukuka saldırandan, adaletten kaçandan, rüşvetçiler ve hırsızlara kol kanat geren kişilerle oturup ittifak yapmak beka sorunudur, kamu arazilerini zimmetine geçirmek de beka sorunudur. Türklüğü reddeden, TC'yi silen, milliyetçiliği ayaklar altına alanlarla birlikte olmak beka sorunudur." diye konuştu.
Özkoç'un konuşması üzerine sataşmadan söz isteyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, milliyetçiliğin ayaklar altında değil baş tacı olduğunu belirtti.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise milletten aldıkları yetkiyle görevlerini yerine getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Yerinden söz alan CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun konuşmasının "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ifadesine yakışmayan bir üslup içerdiğini vurgulayan Özkan, Kayışoğlu'nun "Kaynayan kazan taşmaz mı, sandıkları aşmaz mı, seçmenin oyunu yok sayan darbeyle buluşmaz mı?" sözlerinin bir darbe çığırtkanlığı yapmak olduğunu ifade etti.
Özkan, Kayışoğlu'nun ifadelerinin kabul edilebilir olmadığını CHP grubundan bu konuşma üzerine bir izahat beklediklerini belirterek, "Fiili yoldan veya doğrudan hiçbir milletvekilimizin bir darbe çığırtkanlığı içinde olmayacağını düşünüyoruz, milletvekilinden de bu konuda açıklama bekliyoruz. Kutsal Meclis çatısı altında yapılan yasal düzenlemelerle YSK, ister beğenelim ister beğenmeyelim bir karar verdi. Bu karardan sonra tevil yollu bir darbe çığırtkanlığı milli iradeye, yaptığımız yasama faaliyetine ve demokrasiye hakarettir." dedi.
Özkan'ın açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, milletvekillerinin yaptığı açıklamada bahsedilenin YSK darbesi olduğunu belirterek, "AK Parti Grup Başkanvekili arkadaşımız, CHP'nin darbelere karşı duran dimdik tarzına çamur atma anlayışı içerisinde hareket etmektedir. Arkadaşımızın tavrı çok açık ve nettir YSK darbesinden bahsedilmektedir." diye konuştu.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için seçim sonuçlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak, Genel Kurul gündemine getirdi.
HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, "6 Mayıs'taki YSK kararının, 15 Temmuz darbe kalkışmasından bir farkı olmadığını, 15 Temmuz'un askeri yöntemlerle, askerler tarafından, 6 Mayıs'taki darbenin ise araçsallaştırılmış YSK eliyle yapıldığını" öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, YSK'nin iptalinin 15 Temmuz'a benzetilmesinin hezeyan olduğunu, ülkenin birliğine, beraberliğine, kardeşliğine hakaret anlamına geldiğini kaydetti.
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, YSK'nin İstanbul Büyükşehir Belediye seçimini iptal kararının bütün Türkiye'de, adeta bütün dünyada şok yarattığını, adalete ve seçim sistemine darbe vurulduğunu öne sürdü. Subaşı, YSK üyelerini istifaya çağırdı.
CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sandık görevlileri nedeniyle seçimin iptalinin istendiğine işaret ederek, "Bu sandık görevlilerini kim yazdı? 'Şu kadar oyla kazanırsanız kabul edeceğiz' deyin ona göre yola çıkalım. Bartın, Muş, Karabük'te az oy farkla kazanılıyorsa o zaman da kesin bir şeyler olmuştur. Araştırılması gereken YSK üyelerinin kendisidir. Karar vermeden önce kiminle, ne kadar, hangi telefonlarla konuşulmuştur, açıklanmalıdır. AKP'li üyeler heyetler halinde nasıl YSK'ya baskı kurmuştur açıklanması gerekiyor." dedi.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, 6 Mayıs'ta YSK'nin İstanbul için seçim yenilenmesi kararı verdiğini, YSK'nin kararını verirken tam hukuksuzluk durumuna ve bunun da sonuca etkili olup olmayacağına baktığını söyledi.
İptal kararından önce de YSK'nin kararı her ne olursa olsun kabul edeceklerini söylediklerini anımsatan Yurdunuseven, AK Parti olarak her zaman hukukun üstünlüğünü savunduklarını kaydetti. Yurdunuseven, YSK'nin yerinde, adaletli bir karar verdiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi, daha sonra aynı içerikli CHP Grup önerisinin görüşmelerine geçildi.
CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder." dediğini ifade ederek, "Kaybettiniz. Demokrasiyi içinize sindiremiyorsunuz. Ben kadın doğum uzmanıyım. YSK'nin kararını şuna benzetiyorum; adamın birinin dördüz çocuğu olmuş, 'üçü bana benziyor biri bana benzemiyor' diye dördüncüsünü red ediyor. Kabul etmediğiniz tam da bu. Çocuklar birbirine benzemiyorlar ama hepsi bu ülkenin çocuğu. Sizin kabul etmediğiniz çocuk da bu ülkenin menfaatleri için çalışacak. Bu ülkede vicdanı olan, demokrasiye inan herkes YSK'nin bu kararın demokrasiye darbe olduğunu biliyor." diye konuştu.
HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz, YSK'nin neredeyse yandaş seçim kuruluna dönüştüğünü öne sürdü.
AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, mağdur edebiyatı yapmaya kimsenin hakkı olmadığını, asıl mağdurun Binali Yıldırım olduğunu söyledi. Bayram, "Bizler, sayımlar yapılırken geçersiz oyların ve daha sonra bütün oyların tamamı sayılsın derken saydırmayanlar Binali Bey'i mağdur etmiştir. Tamamen sayılsaydı bugün Binali Bey belediye başkanıydı. Olanda hayır var. Er ya da geç bu milletin vereceği kararla 23 Haziran'da bu sonuç gerçekleşecek. Rahat olun. Ne kadar ittifak yaparsanız yapın, kimlerle iş tutarsanız tutun nafile. CHP, bugün bir itiraz yaptı, yapabilir. 6 Mayıs'ta verilen karar kesindir, geç kaldınız, o itirazlarınızı talep halinde yapacaksınız, geçti borun pazarı." diye konuştu.
CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, bazı araştırma komisyonlarına üye belirlenmesi işlemi gerçekleştirildi.
Meclis çatısı altında bazı konuların araştırılması ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla kurulan ve üye belirlenme işlemi gerçekleştirilen komisyonlar şöyle:
- Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelenin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu,
- Bilişim Teknolojileri Bağımlılığının Etkilerinin İncelenerek Olası Zararlarının Bertaraf Edilmesi ve Bu Teknolojilerin Kontrollü Kullanımının Sağlanması için Yapılması Gerekenlerin Saptanması Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu,
- Tıbbi ve Aromatik Bitki Çeşitliliğin Korunmasında, Bunların Üretiminde ve Pazarlanmasında Karşılaşılan Sorunlar ile Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu,
- ALS, SMA, MS Hastalıklarında ve Kesin Tedavisi Bilinmeyen Diğer Hastalıklarda Uygulanan Tedavi ve Bakım Yöntemleri ile Bu Hastalıklara Sahip Kişiler ile Yakınlarının Yaşadıkları Sorunların ve Çözümlerinin Belirlenmesi İçin Meclis Araştırma Komisyonu,
- Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozukluklarının Yaygınlığının Tespiti ile İlgili Bireylerin ve Ailelerin Sorunlarının Çözümü İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu.
TBMM Genel Kurulunda, uluslararası anlaşmaları uygun bulan üç kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.
Genel Kurulda, Tu¨rkiye ile Özbekistan Arasında Suçluların İadesi Antlaşmasının Onaylanmasını Uygun Bulan Teklif, Tu¨rkiye ile Özbekistan Arasında 23 Haziran 1994'te Akdedilen Hava Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolu¨n Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Teklifi ve Tu¨rkiye ile Kırgız Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Tekliflerin görüşmeleri sırasında MHP Grubu adına söz alan Iğdır Milletvekili Yaşar Karadağ, Türkiye'nin, 16 Aralık 1991'de Özbekistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu anımsattı.
Karadağ, 4 Mart 1992'de iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulduğunu, bu tarihten sonra da iki ülke arasındaki ilişkilerin hızla geliştiğini belirterek, "İki ülke arasında yapılan anlaşmalar çerçevesinde Türkiye ve Özbekistan arasında sadece ticari ve ekonomik ilişkilerden başka aynı zamanda kültürel ve sanatsal ilişkiler de gelişmektedir. Kültürel, sanat ve insani alanda karşılıklı yarar sağlayan ikili ilişkilerin, özellikle ticari, ekonomik, kültürel ve insani yardım ilişkilerinin geliştirilmesi için tüm çabaları göstermek gerekmektedir." diye konuştu.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, tarihin en uzun seçimlerinin 31 Mart'ta başladığını, 6 Mayıs'ta sona erdiğini, bunun bir darbe olduğunu öne sürdü. Bu darbenin Türkiye'de yaşanılan diğer darbelerden hiçbir farkının olmadığını, sadece darbe yapılırken kullanılan araçların farklı olduğunu savunan Ağbaba, "Bu ülkede 12 Eylül darbesi faşist generallerle, postallarla, tanklarla yapıldı. 12 Mart darbesi muhtırayla yapıldı. 15 Temmuz darbesi de silahlarla, uçaklarla yapıldı. 6 Mayıs darbesi ise önce kurulan kumpaslarla ve YSK eliyle yapıldı." dedi.
İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu, "Bavullarla YSK'ye götürdükleri ne kadar usulsüzlük, yolsuzluk varsa, tamamını AKP örgütleri yapmıştır. Bu kadar kesin konuşmamın sebebi o teşkilatların içerisinde, örgütlerde görev yapan tanıdığım AKP'lilerden aldığım bilgilerdir. " ifadesini kullandı.
MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, Özbekistan'ın, 30 milyona yaklaşan nüfusu, jeostratejik konumu, köklü tarihi, zengin kültürel değerleri ve ekonomik potansiyeliyle bölgesel barış ve istikrar için önemli bir konumda bulunduğuna dikkati çekti.
Erdem, Özbekistan'ın bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye ile sıkı diplomatik ilişkilere girdiğini, iki ülke arasında ekonomi, ticaret, kredi, turizm ve kültür anlaşmaları imzalandığını anlattı.
Önümüzdeki pazar gününün Anneler Günü olduğuna işaret eden Erdem, çocukların korunmaya muhtaç olduğunu, fiziksel, ruhsal, duygusal ve cinsel anlamda korunmaları gerektiğini söyledi. Erdem, şiddet ve çocuklara karşı işlenen suçların gün geçtikçe arttığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Evde, okulda, sokakta, televizyonda, internet gibi kitle iletişim araçlarında çocuklarımızın şiddete maruz kaldığına hemen her gün şahit olmaktayız. Bunu önlemek için bir milletvekili olarak, bir kadın olarak, bir anne olarak her şeyden önce caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini buradan tekrar vurgulamak istiyorum. TBMM çatısı altında bulunan her bir milletvekili arkadaşımızla el ele vererek mutlak ve mutlak bu konuya bir çözüm getirilmesi noktasında uzlaşma dili içerisinde bir çözüm üretileceğine inanıyorum. Kadına yönelik şiddeti durdurmak noktasında, çocuklara yönelmiş saldırıları engellemek için yapılmış yasal düzenlemeler yeterli değildir. Şiddet, istismar ve tecavüz vakaları devam etmektedir. Bu durumun önüne hep birlikte geçeceğiz; bu, hepimizin vebali. İstismarın bahanesi olmaz, yapılan her bir istismar, iyi hal indirimi gibi herhangi bir bahaneye sığınılmadan mutlak ve mutlak cezalandırılmalı."
Teklifin kabul edilip yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
