2010-04-24 - 14:37
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 12. maddesine 336 kabul, 70 ret oyu verildi.
Anayasa değişikliği teklifinin 12. maddesine 336 kabul, 70 ret oyu verildi.

TBMM Genel Kurulundaki gizli oylamaya 408 milletvekili katıldı. Oylamada
336 kabul, 70 ret, 1 çekimser, 1 boş kullanıldı.

Teklifin 12. maddesiyle, Anayasanın ''Yargı Yolu'' başlıklı 125.
maddesinde değişiklik yapılarak, Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile
kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına
karşı yargı yolu açılıyor.

Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile
sınırlı olacak, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacak.

Genel Kurulda, MHP ve CHP'nin gündeme ilişkin grup önerilerinin
reddedilmesinin üzerine ara verildi. Aradan sonra TBMM Başkanvekili Sadık
Yakut'un yerine TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Genel Kurul birleşimini yönetmek
üzere kürsüye geldi. Şahin, alınan karar gereği Anayasa değişikliği teklifinin
görüşülmesini başlattı.

Teklifin 12. maddesiyle, Anayasanın ''Yargı Yolu'' başlıklı 125.
maddesinde değişiklik yapılarak, Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile
kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına
karşı yargı yolu açılıyor.

Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile
sınırlı olacak, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamayacak.

Anayasa değişiklik teklifinin, Yüksek Askeri
Şura'nın bazı kararlarına yargı denetimi getiren ve ''yerindelik'' denetimi
yapılmamasını hükme bağlayan 12. maddesinin TBMM Genel kurulundaki görüşmeleri
sürüyor.

Madde üzerinde MHP Grubu adına söz alan Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın,
''orduyu yıpratma çabalarının sürdürüldüğü bir ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin
hiyerarşik yapısı dışındaki odaklardan emir alacak personelin doğuracağı
mahsurların her zamankinden daha yüksek bir tehdit olarak mevcut olduğunu''
belirterek, değişikliğin yeniden düşünülmesini istedi.

Şimdiye kadarki anayasa değişikliklerinin uzlaşmayla yapıldığını
belirterek, uzlaşma sağlanmadan teklif getirilmesini eleştiren Yalçın,
''Gittiğiniz yolun sonu çıkmaz sokaktır. Rüzgar ekiyorsunuz, fırtına
biçeceksiniz'' görüşünü dile getirdi.

CHP Grubu adına söz alan, Manisa Milletvekili Şahin Mengü, Yüksek Askeri
Şura kararlarının yargı denetimi dışında bırakılmasının eleştirildiğini
anımsatarak, Cumhurbaşkanının tek başına verdiği bazı kararların da yargı
denetimi dışında olduğunu ifade etti. Mengü, ''Cumhurbaşkanı sizin çekirdek
kadronuzdan olduğu için mi tek başına verdiği kararları yargı denetimi dışında
bırakıyorsunuz'' dedi.

'Yerindelik denetimi yapılmamasına'' yönelik değişikliğin ise Danıştay'ın
bazı kararlarından rahatsızlık duyulduğu için getirildiğini savunan Mengü,
Danıştay'ın devre dışı bırakılmak istendiğini iddia etti. İktidarların yargıdan
çekinmemesi gerektiğini ifade eden Mengü, ''Çekinirlerse hepimiz için telafisi
zor sonuçlar ortaya çıkar'' diye konuştu.

Mengü, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun geçmişte söylediklerine
aykırı görüşler dile getirdiğini savunarak, ''Çocuklara üniversitede
söylediklerinizi burada söyleyeceksiniz'' diye konuştu.

BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, orduların
disipline tabi bulunduğunu, bu bakımdan diğer idari birimlerden ayrılmalarının
doğal olduğunu kaydetti. Kaplan, ''Ancak bu nedenle YAŞ kararlarını denetim dışı
bırakırsanız, kurunun yanında yaş da yanar'' dedi.

Bir subayın ''eşi başörtülü diye ordudan atılmasının son derece vahim
olduğu'' görüşünü dile getiren Kaplan, ''namaz kılıyor dile bir subayın ordudan
atılmasının da inanç özgürlüğüne aykırı olduğunu'' söyledi.

Kaplan, ordudan atılmaların ''komünistlik'' gerekçesiyle başladığını
belirterek, ''Dedesi Dersim isyanına katıldığı gerekçesiyle bir teğmenin, ailesi
Kürtçe konuştuğu için bir binbaşının ordudan atıldığını'' öne sürdü.
''Bölücülükten atılan subay sayısının az olduğunu, çünkü Harp Okullarına Kürt
kökenlilerin alınmadığını'' iddia eden Kaplan, ''Kaç tane Kürt general var?
İstisna seviyesinde var. Bu, hukuksuzluk ve adaletsizliktir'' dedi.

İlk teklifteki maddenin ''kısırlaştırılarak'' yeniden düzenlendiğini
belirten Kaplan, ''Düzenleme yeterli değil. Kışlada da hukuk olmalıdır'' görüşünü
savundu.

Mengü'nün sözleri ile ilgili ''sataşma'' gerekçesiyle söz alan Anayasa
Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, ''Dün öyle, bugün böyle diyen biri olmadığını
söyledi.

AK Parti Grubu adına konuşan Ordu Milletvekili Eyüp Fatsa, Yüksek Askeri
Şura kararları nedeniyle yaklaşık 3 bin kişinin ordudan ihraç edildiğini
belirtti. Fatsa, ''bu kararların toplum vicdanını rahatsız ettiğini'' söyledi.
Fatsa, ''Sadece bu açıdan bile bu anayasa değişikliğinin ne kadar önemli olduğunu
sağduyu sahibi her insan görür'' dedi.

Tartışılan konunun ''neden insanlar ordudan atılıyor'' konusu olmadığını,
''savunma hakkının kullandırılmaması'' olduğunu ifade eden Fatsa, şöyle
konuştu:

''Bütün tecrübeler göstermiştir ki korku bir yönetme kültürüdür.
İnsanları önce korkuturlar, sonra bu korkuya inandırırlar. Sonra bu korku ile
yaşatırlar, sonra da bu korku ile yönetirler. Buna kim başvurur? Kendinden emin
olmayan yönetimler. Bu millet bu korkularla yaşamıştır. Bu millet tabutluklarla
korkutulmuştur. Bu millet komünizm tehlikesiyle korkutulmuştur. Bu millet
bölücülük tehlikesiyle korkutulmuştur. Bu millet irtica tehlikesi ile
korkutulmuştur.

Bu millet İran, Malezya tehlikesi ile korkutulmuştur. Ama bu korkuların
hiçbirisinin gerçek olmadığını görmüştür. Artık demokrasimizin çıtası yükseldikçe
korkularımızı da yenmeyi öğrendik. İnsanlık tarihi iki şeyden ibarettir. Değişimi
isteyenler ve değişime direnenlerin tarihidir insanlık tarihi. Ama baktığımızda
gördüğümüz şey şudur: Değişime direnenler sadece süreci yavaşlatabilmiştir, ama
süreci sonuçsuz kılamamıştır. Değişimi talep edenler hep galip gelmiştir.''

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, ''ihraç
kararlarının Yüksek Askeri Şura kararlarıyla hiçbir alakası olmadığını''
söyledi.

Gönül, Anayasa değişikliği teklifinin 12. maddesinin üzerinde soruları
yanıtladı. ''Bedelli askerlikle ilgili yeni bir düzenleme yapmaya bugün için
ihtiyaç yoktur'' diyen Gönül, bu konuya ilişkin yazılı sorulara ve Komisyondaki
sorulara da aynı doğrultuda cevap verdiğini kaydetti.

Askerlik Kanunu'nda ''Her celp yılından evvel o yıl silah altına alınacak
miktar, kaynak olarak Milli Savunma Bakanlığınca tespit edilerek Genelkurmay
Başkanlığına bildirilir. Genelkurmay Başkanlığı da Türk Silahlı Kuvvetlerinin
ihtiyaç miktarını tespit ederek Milli Savunma Bakanlığına bildirir. O yıl askere
alınacakların tamamı, mevcut celp sistemine uygun olarak temel askerlik eğitimine
tabi tutulur. Her celp döneminde eğitim merkezlerine sevk edilen miktar
Genelkurmay Başkanlığınca belirlenenden fazla ise ihtiyaç fazlası olan
yükümlüler, temel askerlik eğitimini müteakip, o yılın 1 Ocak tarihindeki T.C
Merkez Bankası döviz alış kurları esas alınarak, dövizle askerlik için tespit
edilen miktarın yarısının karşılığı Türk Lirası bedel ödemek veya istekte bulunan
kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmak suretiyle askerlik hizmetlerini yerine
getirmiş sayılırlar'' şeklinde düzenleme olduğunu bildiren Gönül, bu düzenlemenin
aksi bir görüş bildirmesinin mümkün olmayacağını söyledi.

Askeriyeden ilişik kesme ve Yüksek Askeri Şura kararlarına ilişkin
sorulara da yanıt veren Gönül, ilişik kesme kararlarının, Şura kararlarının
sağladığı disipline halel getirmemesi gerektiğini kaydetti.

Gönül, ''Terfi işlemi, Askeri Şura'da görüşülmeye devam edilmelidir;
hiçbir şekilde yargı denetimine bunun açılması doğru olmaz. Vaktiyle açıktı ama
yargının terfi ettirdiği kişiler ile Askeri Şura'nın terfi ettirdiği kişiler
arasındaki uyuşmazlık, disipline etki edecektir. Bu sebeple Askeri Şura'nın
kararlarının yargıya açık olmadığı kesin vurgulanmalıdır'' diye konuştu.

Yüksek Askeri Şura'nın ihraç kararlarına da değinen Gönül, şunları
kaydetti:

''İhraç kararlarının Askeri Şura'yla hiçbir alakası yoktur. İhraç
kararları, kurullardan geçtikten sonra kurulların kararları ihraç şeklinde
tecelli ederse bu ilgili kuvvet komutanı tarafından Savunma Bakanlığı makamına
arz edilir. Bakanın uygun görmesiyle ihraç tamamlanmış olur. Astsubaylarda
böyledir. Subaylarda ise üçlü kararname ile olur. Demek ki Askeri Şura'ya
gitmeksizin ihraç etmek mümkündür ve normal yolu budur.

Ancak, 1983 yılında, kanunda yapılan bir değişiklikle 'Genelkurmay uygun
gördüğü, gerekli gördüğü dosyaları Askeri Şura'ya sevk eder' denilmiş. 1542
personel Askeri Şura'dan geçerek ihraç edilmiş. Bunun 615'i subay, 927'si
astsubay. Bunlar yargıya gidememişler. Bunun dışında binlerce kişi ihraç
yapılmıştır önceden ama bunlar Askeri İdare Mahkemesi'ne gidememiştir. Bizim de
muhalefet şerhi koymamız bundan kaynaklanmaktaydı. Bu ikili ayrımı takdiren yapan
makama saygı duymadığımızdan değil ama anayasal hükümlerin bunun da üzerinde
olduğunu düşünmemizden kaynaklanıyor.''

Anayasa değişikliği teklifinin 12. maddesi üzerinde 7 değişiklik önergesi
verildi. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Anayasanın herkese savunma hakkı
verdiğini belirterek, ihraç kararlarına yargı yolunun açılmasının yerinde bir
düzenleme olduğunu, ancak terfilerin de yargı denetimine açılması gerektiğini
savundu. Kaplan, referanduma gidilmesi halinde 500 milyon lira civarında masraf
yapılacağını, Meclisin en az 1 ay çalışamayacağını kaydederek, referandum için
verilen emekler karşısında Türkiye'ye bir fayda sağlanamayacağını ileri sürdü.

CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
(AİHM) kararlarına atıfta bulunulduğunu belirterek, şimdiye kadar Yüksek Askeri
Şura kararları doğrultusunda yapılan müracaatların AİHM tarafından kabul
edilmediğini savundu.

Öymen, Çek Cumhuriyetinde 2 ay önce aşırı sağcı bir partinin
kapatıldığını belirterek, Almanya'daki parti kapatmalarına ilişkin
düzenlemelerde, kapatma gerekçesinde şiddet aranmadığını, sadece demokrasiye
zarar veren partilerin kapatabildiğine dikkati çekti.

Anayasa değişikliği teklifi üzerindeki önergeler reddedildi.
(14.37)