2010-04-07 - 04:02
Seçim kanunlarında değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin 1-17. maddelerini kapsayan 1. bölümü, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Fonu yardımlarının, seçimlerle hiç bir ilgisi olmadığını, bu yardımların her
zaman, eşit ve adil olarak dağıtıldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen, AK Parti Ankara Milletvekili Haluk
İpek'in, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile
Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 1-17.
maddelerini kapsayan 1. bölümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Konya
Milletvekili Atilla Kart, teklifin, Hükümetin yönlendirmesi ve talimatıyla
hazırlandığı için aslında tasarı olduğunu söyledi.
Bazı haber ajansı mensuplarının, bütün sandıklarda parti elemanı gibi
polisle işbirliği yaparak görev yaptığının bilindiğini iddia eden Kart, ''Bazı oy
torbalarının, önceden onaylanmış oy pusulalarının bulunduğu başka torbalar ile
değiştirildiği yönündeki kuşkular hala vardır'' dedi.
''Siyasi iktidarın, seçimi kaybedeceği endişesiyle, sandığa müdahale
yapacağından endişe ediyoruz'' diyen Kart, bu endişe ve kuşkuların giderilmesini
istedi, bu teklifin de buna bir fırsat olacağını kaydetti.
TÜİK verilerine göre, kayıtlı seçmen sayısının 48 milyon 49 bin 446,
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre de bu sayının 52
milyon 510 bin 835 olduğunu ifade eden Atilla Kart, iki kurumun verileri
arasındaki yaklaşık 5 milyonluk farkın, seçim sonuçları üzerindeki kuşkuları
artırdığını söyledi.
BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, her
iktidarın yüzde 10'luk seçim barajını koruduğunu söyledi.
Seçim barajını koruyan bütün partilerin, bu baraja takıldığını belirten
Bayındır, ''DSP ve ANAP, bu seçim barajının altında kaldılar. Kürt halkının
buraya gelip sesini duyurmasından rahatsız olduğunuz için bu barajı koruyorsunuz.
Bu, oy, vekillik hırsızlığıdır'' iddiasında bulundu.
Demokrasinin herkese lazım olduğunu vurgulayan Bayındır, kadınların
siyasetteki temsil oranının artırılması için kota uygulaması getirilmesi
gerektiğini söyledi.
Mersin Milletvekili Behiç Çelik ise MHP grubu adına yaptığı konuşmada,
sandık ve çevresinde görevli olan kişilerin dürüstlüğünün bozulması durumunda,
demokraside büyük yaralar açılacağını ifade etti.
AK Parti Grubu adına görüşlerini açıklayan İstanbul Milletvekili Mustafa
Ataş da bütün siyasi partilerin, seçimlerin güvenli ve seçim sonuçlarının kontrol
edilebilir olmasını, en kısa sürede de sonuçlanmasını istediklerini söyledi.
Teklifin bu talepleri içerdiğini dile getiren Ataş, teklifin getirdiği
yenilikleri anlattı.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Çubukçu,
Türkiye'de, 40-50 yıldır seçimlerin demokratik bir şekilde yapabildiğine işaret
etti.
''Seçimi kaybedenlerin her ne kadar seçime yönelik şaibe iddiaları olmuş
ise de Türkiye, Yüksek Seçim Kurulu başta olmak üzere bütün kurumlarıyla
demokratik bir seçimi yapma ve yönetimlerini seçimle değiştirme gücüne ve
olgunluğuna sahip bir ülkedir'' diyen Çubukçu, bugüne kadar AK Parti hakkında,
seçim kanunlarına aykırı bir propaganda aracı kullandığı için herhangi bir işlem
yapılmadığını kaydetti.
Bakan Çubukçu, Hükümetin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu
çerçevesinde, muhtaç kişilere yaptığı yardımların, hep seçimle
ilişkilendirildiğini ifade ederek, ''Oysaki 2002'den bugüne kadar, bu fon, sosyal
yardıma ihtiyacı olan kişilere yardım yapmaktadır'' dedi. Nimet Çubukçu,
insanlara sadece gıda yardımı değil, ihtiyacı olana beyaz eşya, ihtiyacı olana da
nakit para yardımı yapıldığını bildirdi.
Fon kaynaklarının sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman, eşit ve
adil olarak dağıtıldığını belirten Çubukçu, ''Bu yardımların seçimlerle hiç bir
ilgisi yok'' dedi.
Genel Kurulda, teklifin 1. bölümünde yer alan maddeler görüşülüyor.
''Türk vatandaşlarının geleneksel olarak
kullandıkları yerel dil ve lehçelerde de sözlü propaganda yapabilmelerine''
ilişkin düzenleme, seçim kanunlarında değişiklik öngören kanun teklifinden
çıkartıldı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen
Kütükleri Hakkında Kanun ile Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifinin 1. bölümünde yer alan 7. madde üzerinde, AK Parti Grup
Başkanvekili Suat Kılıç önerge verdi.
Kabul edilen önergeyle, maddeden, ''Ancak siyasi partiler ve adaylar
seçim döneminde, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olmamak şartıyla, Türk
vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları yerel dil ve
lehçelerde de sözlü propaganda yapabilecek'' hükmü çıkarıldı.
Teklifin kabul edilen 7. maddesine göre, propaganda için kullanılan el
ilanları ve diğer her türlü matbuatlar üzerinde, Türk bayrağı, dini ibareler
bulundurulması yasak; siyasi partiler ve adayların yapacakları propagandalarda
Türkçe'nin kullanılması esas olacak.
Yürürlükteki kanunda ise ''Radyo ve televizyonda yapılacak propaganda
yayınlarıyla, diğer seçim propagandalarında, Türkçe'den başka dil ve yazı
kullanılması yasaktır'' hükmü yer alıyor.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, verilen önerge üzerinde
yaptığı konuşmada, düzenlemeyle, mevcut yasadaki hükmün korunduğunu söyledi.
Siyasi partiler ve adayların, propagandalarında Türkçe dışında başka bir
kullanmalarının yasak olduğunu hatırlatan Aydın, teklifin ileride yapılacak
görüşmelerinde başka bir önerge daha vereceklerini kaydetti. Ahmet Aydın,
''Yasağı kaldıran bir önergemiz olacak. Yani esas olan Türkçe ise bu esas olmakla
birlikte; vatandaşlarla iletişimin gerekli kıldığı hallerde, başka bir dil
kullanılması serbest hale gelecek. Bu, hem demokrasinin bir gereği hem de insani
bir husustur'' dedi.
Seçim kanunlarında değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin 1-17.
maddelerini kapsayan 1. bölümü, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile
Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul
edilen 1. bölümüne göre, seçime katılan siyasi partilerden, son yapılan genel
seçimlerde en çok oyu alan 4 siyasi parti ve son dönemde TBMM'de grubu bulunan
siyasi partiler, o siyasi parti genel başkanları tarafından yazılı olarak yetki
verilmiş olması şartıyla, YSK'da bir asil ve bir yedek temsilci
bulundurabilecek.
Açık yerlerde, güneşin batmasından sonra da propaganda yapılabilmesinin
yolu açılıyor. Güneşin batmasını takiben 2 saat daha propaganda sürebilecek.
Siyasi partiler ve bağımsız adaylar, kamuya ait bina ve tesisler,
vakıflar, üretici ve kooperatif birlikleri, bankalar ve sendikalara ait bina ve
tesisler dışında kalan yerlerde seçim büroları açabilecek. Diğer seçim
faaliyetleri saklı kalmak koşuluyla, seçim bürolarında görüntülü ve sesli
propaganda yapılabilecek, saat 23.00'e kadar halka açık faaliyette
bulunulabilecek.
Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki 24 saate
kadar olan sürede, siyasi partiler veya adaylar, radyo ve televizyonlarda
birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak
görüşlerini açıklayabilecek. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı
toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilecek.
Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda
süresinin sona ermesine kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet
sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecek.
Vatandaşların elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajla
taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü, yazılı mesaj göndermek
suretiyle propaganda yapılamayacak.
Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın
ve yayın araçlarıyla, kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve
iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin
veya adayın lehine veya aleyhine veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın
yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak. Bu sürenin dışında
yapılacak yayınların tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uyulması şartı
aranacak. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerinin kim tarafından, kaç denekle
yapıldığı ve kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması da zorunlu olacak.
Seçim döneminde broşür, el ilanı, parti bayrağı, poster, afiş, CD, DVD
dışında hediye ve eşantiyon dağıtımı da yasak olacak.
Propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbuatlar
üzerinde, Türk bayrağı, dini ibareler bulundurulması yasak; siyasi partiler ve
adayların yapacakları propagandalarda Türkçe'nin kullanılması esas olacak.
Bilboardlarda propaganda süresi uzatılarak, 20 günden 30 güne
çıkarılıyor.
Vatandaşlar, konutlarına, işyerlerine ve taşıtlarına, partilere veya
adaylara ait bayrak, afiş veya poster gibi tanıtıcı malzemeleri asabilecek. İlan
ve reklamlar her türlü vergi ve harçtan muaf olacak.
Teklifin yasalaşması halinde, tahta oy sandıkları tarihe karışacak. Buna
göre oy sandıkları; eni 40, boyu 55, yüksekliği 50 cm, şeffaf, ısıya ve kırılmaya
dayanıklı sert plastikten olacak.
Seçimlerde kullanılacak oy verme kabinleri; eni 120, boyu 120, yüksekliği
180 santimetre, portatif, hafif metal profil üzerinde, bir tarafı açılıp
kapanabilir ve içini göstermeyen koyu renk dayanıklı sentetik kumaşla kaplı,
kolay taşınabilir ve katlanabilir olacak şekilde yaptırılacak.
Oy zarflarının boyu büyütülüyor. Zarflar, her seçim için ayrı renkte, eni
15 cm, boyu 21 cm olacak.
''Sandık alanı'' ve ''sandık çevresi'' ayrımı da tarif ediliyor. Sandık
alanı, sandık kurulunun görev yaptığı yer merkez olmak üzere, 100 metre yarıçaplı
alandan oluşacak. Sandık çevresi ise sandık kurulunun görev yaptığı yer merkez
olmak üzere 15 metre yarıçaplı alandan oluşacak.
Sandık kurulunun görev yaptığı yerde, cep telefonu ile görüşme
yapılamayacak. Ancak, sandık kurulu başkan ve üyeleri, görevleri çerçevesinde cep
telefonu ile görüşebilecek.
Sandık seçmen listesinde kaydı olmayanların oy kullanmalarına izin
verilmeyecek. Ancak kesinleşen muhtarlık bölgesi askı listelerinde adı yazılı
olduğu veya bu listelere yazılması için askı süresi içinde başvurduğu ve listeye
kaydedilmesine karar verildiği halde, çoğaltılarak sandık kurullarına verilen
sandık seçmen listelerinde ismi yer almayan seçmenlerin, muhtarlık bölgesi askı
listelerinin kesinleşmesine bakılmaksızın, ilçe seçim kurulundaki liste ile oy
verecekleri sandık seçmen listesine ilave edilmelerine, ilçe seçim kurulu başkanı
tarafından karar verilecek. Böylece, seçmenin oy kullanması sağlanacak.
Üzerinde TC Kimlik Numarası bulunmayan belgeyle de oy kullanabilecek. TC
Kimlik Numarası olmayan bir kimlikle oy kullanılabilmesi için, seçmen bilgi
kağıdını ve TC Kimlik Numarasını ispata elverişli, YSK tarafından ilan edilen
belgenin gösterilmesi yeterli olacak.
Seçmenler, cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü
kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla kapalı oy verme yerine
giremeyecek. Bu tür cihazlar, kapalı oy verme yerine girmeden önce kapatılarak
sandık kurulu başkanına teslim edilecek ve oy kullanma işlemi bittikten sonra
seçmene iade edilecek.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, teklifin 1. bölümünün kabul edilmesinin
ardından, bugün saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Fonu yardımlarının, seçimlerle hiç bir ilgisi olmadığını, bu yardımların her
zaman, eşit ve adil olarak dağıtıldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen, AK Parti Ankara Milletvekili Haluk
İpek'in, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile
Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 1-17.
maddelerini kapsayan 1. bölümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Konya
Milletvekili Atilla Kart, teklifin, Hükümetin yönlendirmesi ve talimatıyla
hazırlandığı için aslında tasarı olduğunu söyledi.
Bazı haber ajansı mensuplarının, bütün sandıklarda parti elemanı gibi
polisle işbirliği yaparak görev yaptığının bilindiğini iddia eden Kart, ''Bazı oy
torbalarının, önceden onaylanmış oy pusulalarının bulunduğu başka torbalar ile
değiştirildiği yönündeki kuşkular hala vardır'' dedi.
''Siyasi iktidarın, seçimi kaybedeceği endişesiyle, sandığa müdahale
yapacağından endişe ediyoruz'' diyen Kart, bu endişe ve kuşkuların giderilmesini
istedi, bu teklifin de buna bir fırsat olacağını kaydetti.
TÜİK verilerine göre, kayıtlı seçmen sayısının 48 milyon 49 bin 446,
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre de bu sayının 52
milyon 510 bin 835 olduğunu ifade eden Atilla Kart, iki kurumun verileri
arasındaki yaklaşık 5 milyonluk farkın, seçim sonuçları üzerindeki kuşkuları
artırdığını söyledi.
BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, her
iktidarın yüzde 10'luk seçim barajını koruduğunu söyledi.
Seçim barajını koruyan bütün partilerin, bu baraja takıldığını belirten
Bayındır, ''DSP ve ANAP, bu seçim barajının altında kaldılar. Kürt halkının
buraya gelip sesini duyurmasından rahatsız olduğunuz için bu barajı koruyorsunuz.
Bu, oy, vekillik hırsızlığıdır'' iddiasında bulundu.
Demokrasinin herkese lazım olduğunu vurgulayan Bayındır, kadınların
siyasetteki temsil oranının artırılması için kota uygulaması getirilmesi
gerektiğini söyledi.
Mersin Milletvekili Behiç Çelik ise MHP grubu adına yaptığı konuşmada,
sandık ve çevresinde görevli olan kişilerin dürüstlüğünün bozulması durumunda,
demokraside büyük yaralar açılacağını ifade etti.
AK Parti Grubu adına görüşlerini açıklayan İstanbul Milletvekili Mustafa
Ataş da bütün siyasi partilerin, seçimlerin güvenli ve seçim sonuçlarının kontrol
edilebilir olmasını, en kısa sürede de sonuçlanmasını istediklerini söyledi.
Teklifin bu talepleri içerdiğini dile getiren Ataş, teklifin getirdiği
yenilikleri anlattı.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Çubukçu,
Türkiye'de, 40-50 yıldır seçimlerin demokratik bir şekilde yapabildiğine işaret
etti.
''Seçimi kaybedenlerin her ne kadar seçime yönelik şaibe iddiaları olmuş
ise de Türkiye, Yüksek Seçim Kurulu başta olmak üzere bütün kurumlarıyla
demokratik bir seçimi yapma ve yönetimlerini seçimle değiştirme gücüne ve
olgunluğuna sahip bir ülkedir'' diyen Çubukçu, bugüne kadar AK Parti hakkında,
seçim kanunlarına aykırı bir propaganda aracı kullandığı için herhangi bir işlem
yapılmadığını kaydetti.
Bakan Çubukçu, Hükümetin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu
çerçevesinde, muhtaç kişilere yaptığı yardımların, hep seçimle
ilişkilendirildiğini ifade ederek, ''Oysaki 2002'den bugüne kadar, bu fon, sosyal
yardıma ihtiyacı olan kişilere yardım yapmaktadır'' dedi. Nimet Çubukçu,
insanlara sadece gıda yardımı değil, ihtiyacı olana beyaz eşya, ihtiyacı olana da
nakit para yardımı yapıldığını bildirdi.
Fon kaynaklarının sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman, eşit ve
adil olarak dağıtıldığını belirten Çubukçu, ''Bu yardımların seçimlerle hiç bir
ilgisi yok'' dedi.
Genel Kurulda, teklifin 1. bölümünde yer alan maddeler görüşülüyor.
''Türk vatandaşlarının geleneksel olarak
kullandıkları yerel dil ve lehçelerde de sözlü propaganda yapabilmelerine''
ilişkin düzenleme, seçim kanunlarında değişiklik öngören kanun teklifinden
çıkartıldı.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen
Kütükleri Hakkında Kanun ile Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifinin 1. bölümünde yer alan 7. madde üzerinde, AK Parti Grup
Başkanvekili Suat Kılıç önerge verdi.
Kabul edilen önergeyle, maddeden, ''Ancak siyasi partiler ve adaylar
seçim döneminde, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olmamak şartıyla, Türk
vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları yerel dil ve
lehçelerde de sözlü propaganda yapabilecek'' hükmü çıkarıldı.
Teklifin kabul edilen 7. maddesine göre, propaganda için kullanılan el
ilanları ve diğer her türlü matbuatlar üzerinde, Türk bayrağı, dini ibareler
bulundurulması yasak; siyasi partiler ve adayların yapacakları propagandalarda
Türkçe'nin kullanılması esas olacak.
Yürürlükteki kanunda ise ''Radyo ve televizyonda yapılacak propaganda
yayınlarıyla, diğer seçim propagandalarında, Türkçe'den başka dil ve yazı
kullanılması yasaktır'' hükmü yer alıyor.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, verilen önerge üzerinde
yaptığı konuşmada, düzenlemeyle, mevcut yasadaki hükmün korunduğunu söyledi.
Siyasi partiler ve adayların, propagandalarında Türkçe dışında başka bir
kullanmalarının yasak olduğunu hatırlatan Aydın, teklifin ileride yapılacak
görüşmelerinde başka bir önerge daha vereceklerini kaydetti. Ahmet Aydın,
''Yasağı kaldıran bir önergemiz olacak. Yani esas olan Türkçe ise bu esas olmakla
birlikte; vatandaşlarla iletişimin gerekli kıldığı hallerde, başka bir dil
kullanılması serbest hale gelecek. Bu, hem demokrasinin bir gereği hem de insani
bir husustur'' dedi.
Seçim kanunlarında değişiklik yapılmasını öngören yasa teklifinin 1-17.
maddelerini kapsayan 1. bölümü, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile
Milletvekili Seçimi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul
edilen 1. bölümüne göre, seçime katılan siyasi partilerden, son yapılan genel
seçimlerde en çok oyu alan 4 siyasi parti ve son dönemde TBMM'de grubu bulunan
siyasi partiler, o siyasi parti genel başkanları tarafından yazılı olarak yetki
verilmiş olması şartıyla, YSK'da bir asil ve bir yedek temsilci
bulundurabilecek.
Açık yerlerde, güneşin batmasından sonra da propaganda yapılabilmesinin
yolu açılıyor. Güneşin batmasını takiben 2 saat daha propaganda sürebilecek.
Siyasi partiler ve bağımsız adaylar, kamuya ait bina ve tesisler,
vakıflar, üretici ve kooperatif birlikleri, bankalar ve sendikalara ait bina ve
tesisler dışında kalan yerlerde seçim büroları açabilecek. Diğer seçim
faaliyetleri saklı kalmak koşuluyla, seçim bürolarında görüntülü ve sesli
propaganda yapılabilecek, saat 23.00'e kadar halka açık faaliyette
bulunulabilecek.
Seçimin başlangıç tarihinden itibaren oy verme gününden önceki 24 saate
kadar olan sürede, siyasi partiler veya adaylar, radyo ve televizyonlarda
birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak
görüşlerini açıklayabilecek. Siyasi partiler veya adayların açık veya kapalı
toplantıları, radyo ve televizyonlarda canlı olarak yayınlanabilecek.
Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, seçim propaganda
süresinin sona ermesine kadar yazılı basında ilan ve reklam yoluyla veya internet
sitesi açarak sözlü, yazılı veya görüntülü propaganda yapabilecek.
Vatandaşların elektronik posta adreslerine gönderilecek mesajla
taşınabilir veya sabit telefonlarına sesli, görüntülü, yazılı mesaj göndermek
suretiyle propaganda yapılamayacak.
Oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın
ve yayın araçlarıyla, kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve
iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin
veya adayın lehine veya aleyhine veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın
yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak. Bu sürenin dışında
yapılacak yayınların tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uyulması şartı
aranacak. Kamuoyu araştırmaları ve anketlerinin kim tarafından, kaç denekle
yapıldığı ve kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması da zorunlu olacak.
Seçim döneminde broşür, el ilanı, parti bayrağı, poster, afiş, CD, DVD
dışında hediye ve eşantiyon dağıtımı da yasak olacak.
Propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbuatlar
üzerinde, Türk bayrağı, dini ibareler bulundurulması yasak; siyasi partiler ve
adayların yapacakları propagandalarda Türkçe'nin kullanılması esas olacak.
Bilboardlarda propaganda süresi uzatılarak, 20 günden 30 güne
çıkarılıyor.
Vatandaşlar, konutlarına, işyerlerine ve taşıtlarına, partilere veya
adaylara ait bayrak, afiş veya poster gibi tanıtıcı malzemeleri asabilecek. İlan
ve reklamlar her türlü vergi ve harçtan muaf olacak.
Teklifin yasalaşması halinde, tahta oy sandıkları tarihe karışacak. Buna
göre oy sandıkları; eni 40, boyu 55, yüksekliği 50 cm, şeffaf, ısıya ve kırılmaya
dayanıklı sert plastikten olacak.
Seçimlerde kullanılacak oy verme kabinleri; eni 120, boyu 120, yüksekliği
180 santimetre, portatif, hafif metal profil üzerinde, bir tarafı açılıp
kapanabilir ve içini göstermeyen koyu renk dayanıklı sentetik kumaşla kaplı,
kolay taşınabilir ve katlanabilir olacak şekilde yaptırılacak.
Oy zarflarının boyu büyütülüyor. Zarflar, her seçim için ayrı renkte, eni
15 cm, boyu 21 cm olacak.
''Sandık alanı'' ve ''sandık çevresi'' ayrımı da tarif ediliyor. Sandık
alanı, sandık kurulunun görev yaptığı yer merkez olmak üzere, 100 metre yarıçaplı
alandan oluşacak. Sandık çevresi ise sandık kurulunun görev yaptığı yer merkez
olmak üzere 15 metre yarıçaplı alandan oluşacak.
Sandık kurulunun görev yaptığı yerde, cep telefonu ile görüşme
yapılamayacak. Ancak, sandık kurulu başkan ve üyeleri, görevleri çerçevesinde cep
telefonu ile görüşebilecek.
Sandık seçmen listesinde kaydı olmayanların oy kullanmalarına izin
verilmeyecek. Ancak kesinleşen muhtarlık bölgesi askı listelerinde adı yazılı
olduğu veya bu listelere yazılması için askı süresi içinde başvurduğu ve listeye
kaydedilmesine karar verildiği halde, çoğaltılarak sandık kurullarına verilen
sandık seçmen listelerinde ismi yer almayan seçmenlerin, muhtarlık bölgesi askı
listelerinin kesinleşmesine bakılmaksızın, ilçe seçim kurulundaki liste ile oy
verecekleri sandık seçmen listesine ilave edilmelerine, ilçe seçim kurulu başkanı
tarafından karar verilecek. Böylece, seçmenin oy kullanması sağlanacak.
Üzerinde TC Kimlik Numarası bulunmayan belgeyle de oy kullanabilecek. TC
Kimlik Numarası olmayan bir kimlikle oy kullanılabilmesi için, seçmen bilgi
kağıdını ve TC Kimlik Numarasını ispata elverişli, YSK tarafından ilan edilen
belgenin gösterilmesi yeterli olacak.
Seçmenler, cep telefonu, fotoğraf veya film makinesi gibi görüntü
kaydedici veya haberleşme sağlayıcı cihazlarla kapalı oy verme yerine
giremeyecek. Bu tür cihazlar, kapalı oy verme yerine girmeden önce kapatılarak
sandık kurulu başkanına teslim edilecek ve oy kullanma işlemi bittikten sonra
seçmene iade edilecek.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, teklifin 1. bölümünün kabul edilmesinin
ardından, bugün saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
