2009-12-18 - 11:59
Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, AK Parti hükümetinin Kandil'den gelen teröristi kahraman gibi karşıladığını, bölücülük propogandası yapanlara da kucak açtığını iddia etti.
Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, AK Parti hükümetinin Kandil'den gelen teröristi kahraman gibi karşıladığını, bölücülük propogandası yapanlara da kucak açtığını iddia etti. İçli, işçileri, memurları, halkın temsilcileri milletvekillerini ise AK Parti'nin terörist yerine koyarak, onları aşağılamak istediğini ve şiddet uygulayarak cezalandırdığını savundu.
Hükümetin emekçinin dostu olmadığını belirten İçli ayrıca hükümetin muhalefete de tahammülü olmadığını söyledi.
AK Parti'nin demokratik açılım projesinin, ülke insanlarını ayrıştırdığını, sevgisizlik ortamı yarattığını savunan İçli, hükümet politikalarına karşı gelen içşi, memur ve halkın emniyet güçleri ile karşı karşıya getirildiğini belirtti.
Ankara'da yaşanan son olaylarda, Tekel işçileri ile beraber bazı milletvekillerinin de aşağılandığını kaydeden İçli, milletvekillerinin gözlerinin içine biber gazı sıkılmasının ve milletvekillerinin coplanmasının TBMM'ye çok büyük saygısızlık olduğunu ifade etti.
Hukuk devleti ilkesini çok ağır biçimde zedeleyen, yasama organına karşı yapılan bu ve bunun gibi davranışların affedilemez olduğunu dile getiren İçli, sözlerine şöyle devam etti:
''Herkesin gözü önünde meydana gelen toplu linç ve işkence görüntüleri, iç savaş halindeki ya da faşist bir ülkede olmamıştır. Bu saldırılar, cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da, Hükümetin emriyle gerçekleşmiştir. Milletvekillerimize, işçilerimize bilinçli olarak biber gazı ve çamurlu su sıkanlar ve yaptıkları hukuk dışı eylemlerden keyif alanlar, bilim kurgu filmlerinden fırlamış karakterler olmayıp, Türk polisinin içine sızdırılmış kişilerdir. Bu utanç verici, demokrasi dışı olaylardan dolayı Hükümeti sorumlu davranmaya davet ediyorum. Bu işten sorumlu olanlardan beklenen onurlu davranış, görevlerinden derhal istifa etmektir. Kamuoyunun beklediği istifalar gerçekleşmediği takdirde öncelikle İçişleri Bakanı derhal görevden alınmalı, sorumlular hakkında da idari ve yasal işlemler başlatılmalıdır.''
Başbakan Erdoğan'ın cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesine de değinen İçli, Dünya Sağlık Örgütü'nün danışma kurulunda yer alan bazı profesörlerin, domuz gribi aşısı ve ilacı üreten firmalara maaşlı danışmanlık yaptıkları iddialarını hükümetin ciddiye alıp almadığı konusunda bir cevap almak istediğini söyledi. Türkiye'nin kullanmadığı domuz gribi aşılarının miktarı ve parasal değerinin ne olduğunu da soran İçli, konu hakkında bilginin hem kendisi ile hemde kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini dile getirdi.
Hükümetin emekçinin dostu olmadığını belirten İçli ayrıca hükümetin muhalefete de tahammülü olmadığını söyledi.
AK Parti'nin demokratik açılım projesinin, ülke insanlarını ayrıştırdığını, sevgisizlik ortamı yarattığını savunan İçli, hükümet politikalarına karşı gelen içşi, memur ve halkın emniyet güçleri ile karşı karşıya getirildiğini belirtti.
Ankara'da yaşanan son olaylarda, Tekel işçileri ile beraber bazı milletvekillerinin de aşağılandığını kaydeden İçli, milletvekillerinin gözlerinin içine biber gazı sıkılmasının ve milletvekillerinin coplanmasının TBMM'ye çok büyük saygısızlık olduğunu ifade etti.
Hukuk devleti ilkesini çok ağır biçimde zedeleyen, yasama organına karşı yapılan bu ve bunun gibi davranışların affedilemez olduğunu dile getiren İçli, sözlerine şöyle devam etti:
''Herkesin gözü önünde meydana gelen toplu linç ve işkence görüntüleri, iç savaş halindeki ya da faşist bir ülkede olmamıştır. Bu saldırılar, cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da, Hükümetin emriyle gerçekleşmiştir. Milletvekillerimize, işçilerimize bilinçli olarak biber gazı ve çamurlu su sıkanlar ve yaptıkları hukuk dışı eylemlerden keyif alanlar, bilim kurgu filmlerinden fırlamış karakterler olmayıp, Türk polisinin içine sızdırılmış kişilerdir. Bu utanç verici, demokrasi dışı olaylardan dolayı Hükümeti sorumlu davranmaya davet ediyorum. Bu işten sorumlu olanlardan beklenen onurlu davranış, görevlerinden derhal istifa etmektir. Kamuoyunun beklediği istifalar gerçekleşmediği takdirde öncelikle İçişleri Bakanı derhal görevden alınmalı, sorumlular hakkında da idari ve yasal işlemler başlatılmalıdır.''
Başbakan Erdoğan'ın cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesine de değinen İçli, Dünya Sağlık Örgütü'nün danışma kurulunda yer alan bazı profesörlerin, domuz gribi aşısı ve ilacı üreten firmalara maaşlı danışmanlık yaptıkları iddialarını hükümetin ciddiye alıp almadığı konusunda bir cevap almak istediğini söyledi. Türkiye'nin kullanmadığı domuz gribi aşılarının miktarı ve parasal değerinin ne olduğunu da soran İçli, konu hakkında bilginin hem kendisi ile hemde kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini dile getirdi.
