2012-01-25 - 13:25
MHP'Lİ YENİÇERİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Fransa Senatosu'nun Soykırımı İnkârı Cezalandıran Yasayı Onaylanmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Fransa Senatosu'nun kararını her platformda dile getirmenin yeterli olmayacağını savunarak, "Türkiye'ye düşen Fransa'nın canını acıtacak adımları atmaktır." dedi

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Fransa Senatosu'nun Soykırımı İnkârı Cezalandıran Yasayı Onaylanmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Fransa Senatosu'nun kararını her platformda dile getirmenin yeterli olmayacağını savunarak, "Türkiye'ye düşen Fransa'nın canını acıtacak adımları atmaktır." dedi

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Fransa Senatosu'nun aldığı kararı değerlendirirken ''Fransa'ya verilebilecek en ağır tepki, Güney Akım projesinden Fransız firmasının çıkarılmasının sağlanması olacaktır. Türkiye'ye düşen Fransa'nın canını acıtacak adımlar atmaktır. Örneğin, bunların başında da Rus doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya akmasını sağlayacak Güney Akım Projesi'nin gözden geçirilmesi gelmelidir'' diye konuştu.

Güney Akım Projesinde, Fransız EDF firmasının yüzde 15 oranında bir hisseye sahip olduğunu da anımsatan Yeniçeri, Fransız şirketinin bu projede yer alabilmek için Fransız devletinin desteğini aldığını ve inanılmaz bir mücadele verdiğini hatırlattı.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Sözlerinde şunları kaydetti:

"Medyanın, edebiyatın ve sanat dünyasının doğruluk algısını yarattığı bir konunun yanlış olduğunu kanıtlamak sanıldığından çok zor bir iştir. Ermeni diasporası yaklaşık yüzyıldır durmadan işlediği bir davanın ürünlerini bugün topluyor. Fransa'da oylanan ve onaylanan tasarı ise soykırım ötesi bir durumu ve amacı anlatıyor.

Fransa'daki bu son girişim Sarkozi sorunu olarak ele almak doğru değildir. Sarkozi, Fransa'daki tasarının arkasında olduğu doğrudur. Ama bu gerçeğin tamamını açıklar nitelikte değildir.

Fransa'nın Türkiye aleyhtarı tavrının belli başlı dört nedene bağlayabiliriz:

Birincisi Türkiye'yi Avrupa Birliğinin dışına itmek,

İkincisi Türkiye'nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki etkinliğini kırmak,

Üçüncüsü Avrupa'daki Türklük ve İslamiyet aleyhtarlığı,

Dördüncüsü ise Fransa'daki Ermeni diasporasının seçim arifesinde desteğini sağlamaktır.

Bu saydığımız amaçlar için Fransızlar, kendilerinin de bir tarafından faili oldukları 1915 olaylarının hayaleti ile Türkiye'yi boğuşturmak istiyorlar. Fransız parlamentosu kendisini mahkeme yerine koyarak "soykırım yapılmamıştır" diye düşünce ileri sürene ceza öngören yasayı kabul etti. Tarihçilerin yapması gerekeni, tarihçiliğe soyunarak Fransız parlamentosu yaptı.

Ancak Fransa'da kabul edilen bu tasarı Türkiye düşmanlığının ötesinde bir anlama sahiptir. Bu tasarı doğrudan demokrasiyi, düşünce ve ifade özgürlüğünü hedef almaktadır.

Fransa'ya verilebilecek en ağır tepki, Güney Akım projesinden Fransız firmasının çıkarılmasının sağlanması olacaktır. Türkiye'ye düşen Fransa'nın canını acıtacak adımlar atmaktır. Örneğin, bunların başında da Rus doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya akmasını sağlayacak Güney Akım Projesi'nin gözden geçirilmesi gelmelidir.

Güney Akım Projesinde, Fransız EDF firmasının yüzde 15 oranında bir hisseye sahiptir. Fransız şirketi bu projede yer alabilmek için Fransız devletinin desteğini almış ve inanılmaz bir mücadele vermiştir.

Fransa, bu projeye kabul edilebilmek için Rusya'ya, ABD tarafından eleştirilen bir helikopter gemisi satışı dahi yapmayı kabul etmiştir. Bu bir NATO ülkesinin Rusya'ya yaptığı ilk gemi satışıydı. Fransa'ya verilebilecek en ağır tepki, Güney Akım Projesi'nden Fransız firmasının çıkarılmasının sağlanması olacaktır. Bu gerçekleşmez ise projenin yavaşlatılacağı, askıya alınmasına neden olacak bir politika izlenerek, Fransız menfaatlerine zarar verilebileceğinin gösterilmesi olmalıdır.''

Yeniçeri, Fransız şirketlerinin Türkiye'deki ihalelere alınmaması yönünde bir öneride de bulundu. (13:25)