2022-02-28 - 23:59
Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda kabul edildi.
Komisyon, AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız başkanlığında toplandı.
Altunyaldız, dünyada enerjiye olan talebin gün geçtikçe arttığını, enerji yatırımlarının öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını belirterek, bu alanda yapılan çalışmalara bakıldığında enerji talebi ile ekonomik aktivite arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin bulunduğunu kaydetti.
Enerji talebindeki yüzde 1'lik artışın ülkelerin büyüme oranına yüzde 0,59'luk katkı sunduğunu dile getiren Altunyaldız, Uluslararası Enerji Ajansı'nın, 20. yüzyılın ikinci yarısıyla beraber başlayan enerji talebindeki artışın önümüzdeki dönemde de süreceğini öngördüğünü ifade etti.
Ajansın verilerine göre önümüzdeki 20 yıllık dönemin sonunda enerji talebindeki artışın yüzde 48'i bulacağını aktaran Altunyaldız, temiz ve sürdürülebilir bir çevre için gerekli enerji üretim yollarının öneminin de arttığını dile getirdi.
Ziya Altunyaldız, çevreyi, toplumu ve gelecek nesilleri göz önüne alan güvenilir, ucuz, sürdürülebilir ve erişilebilir enerji kaynaklarına olan ihtiyacın diğer alternatiflere göre nükleer santralleri bir adım öne çıkardığını vurguladı.
Nükleer enerjinin, küresel emisyon azaltım hedefleri doğrultusunda etkinliğinin altını çizmek istediğini belirten Altunyaldız, mevcuttaki nükleer enerjinin, CO2 emisyonlarını tüm dünyada yılda 2 milyar ton oranında azalttığını söyledi.
Altunyaldız, 10 AB ülkesinin bir araya gelerek AB Komisyonuna sunduğu nükleer enerjinin "yeşil ve sürdürülebilir" bir enerji kaynağı olarak kabul edilmesi için hazırlanan tasarının da kabul edildiğini anımsattı. Ziya Altunyaldız, "Komisyonumuza gelen teklifin kanunlaşmasıyla ülkemizde nükleer enerjiye ilişkin düzenleyici kontrolün sürdürülmesinin sağlanacağına ve ülkemizin nükleer enerji alanında hukuki sorumluluk rejiminin bütünüyle tesis edileceğine inanıyorum." diye konuştu.
Teklif sahibi AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, teklifle ilgili komisyona sunum yaptı.
Kaya, nükleer güç santrallerinin uzun soluklu projeler olduğunu, bu nedenle bu projelerin güçlü ve istikrarlı yönetim, sağlam hukuki çerçeve ve yetişmiş insan gücü ile yapıldığını anlattı.
Geçmiş bütün hükümetlerin nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla faydalanmayı bir devlet politikası olarak uyguladığını ifade eden Kaya, "Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde AK Parti hükümetlerinin gösterdiği çaba ile nükleer enerji hedefimizin gerçekleşmesine geçmişte hiç olmadığı kadar yakınız." dedi.
Kaya, 4 ünitesinde inşaatı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin, dünyanın en büyük nükleer santral şantiyesi olduğunu ifade ederek, santralinin ilk ünitesinin Cumhuriyet'in 100. yılında işletmeye alınacağını dile getirdi.
Birer yıl ara ile diğer ünitelerde işletmeye alındığında Türkiye'nin toplam elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10'unun Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile karşılanacağını anlatan Kaya, "Akkuyu'nun yanında Sinop ve Trakya bölgesinde kurulacak iki yeni nükleer santral için çalışmalarımız devam etmektedir." diye konuştu.
AK Parti olarak hedeflerinin, Türkiye'nin güçlü, rekabet edebilir, güvenilir ve sürdürülebilir bir enerji altyapısına sahip olmasını sağlamak olduğuna işaret eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nükleer enerji ülkemiz için bir tercihin çok ötesinde bir anlam ifade etmektedir. Milli bir hedef olan nükleer projelerimizin tüm hızıyla sürdüğü şu günlerde, nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonun güvenli ve emniyetli kullanımını sağlamak için hukuki düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Nükleer enerji ve radyasyon sektöründe çalışanların, bireylerin, toplumun, gelecek nesillerin ve çevrenin, tüm dünyada olduğu gibi, korunmasını sağlamak adına yeni bir 'Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi' hazırlanmış ve bu vesileyle 702 sayılı KHK'nin iptaliyle doğacak olan hukuki boşluğun giderilmesi hedeflenmiştir."
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar ise nükleer enerjiyle ilgili, Türkiye'deki hukuki ve idari altyapının güçlendirilmesi için bu düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirtti.
Nükleer Düzenleme Kurumu Başkanı Zafer Demircan da komisyona bilgi verdi.
Daha sonra teklifin görüşmelerine geçildi.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, gelecek yıllarda dünyada enerji alanında bir hakimiyet mücadelesine şahit olunacağını belirterek, nükleer tesislerle ilgili bir düzenleme yapılmasının elzem olduğunu söyledi.
Türkiye'nin enerjide dışa, Rusya'ya bağımlı olduğunu iddia eden Öztürk, ileride oluşabilecek en ufak krizde bile büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kalınabileceğini ileri sürdü.
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısından sonra ülkelerin çeşitli yaptırımlar uyguladığını ifade eden Öztürk, "Bu doğrultuda bizim verebileceğimiz en güzel, en büyük cevabın Akkuyu Nükleer Santrali'nin millileştirilmesi olacağını düşünüyoruz. Zamanlama açısından böyle bir dönemde bu kanun teklifinin gelmesi aslında bir fırsattır, aynı zamanda milli güvenlik ve beka meselesidir. Bu konunun da gündeme getirilmesi Akkuyu Nükleer Santrali'nin millileştirilmesi gerektiğini parti olarak düşünmekteyiz." diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, enerjide Rusya'ya "göbekten" bağlanıldığını ileri sürerek, nükleer santralin yap-işlet-devret modeliyle değil yap-sahip ol-işlet esasıyla Ruslara verildiğini iddia etti.
Tesisin Türkiye'ye devrolmayacağını öne süren Tarhan, "Tüm sistemi Rusya yapacak, sahibi olacak ve de işletecek. Biz bu işin neresindeyiz? Ruslardan başka kimse tam olarak sistemi veya güvenlik önlemlerini bilmiyor çünkü Ruslar, tesisleri de kendi toprağı gibi kabul etmiş. Bu yönüyle Akkuyu'yu egemen bir devletin sınırları içinde olup da bir başka devlete ait olan ve o devlet tarafından işletilen ilk ve tek NES olma özelliğini taşıyor." dedi.
Rusya-Ukrayna savaşının ortasında bu teklifin görüşülmesinin hata olduğunu savunan Tarhan, kanun teklifinin STK'lerin ve uzmanların görüşleri alınmadan, kendilerine de yeterli süre tanınmadan görüşülmeye başlandığını ileri sürdü.
Tarhan, kanun teklifini "baştan sakat" olarak tanımlayarak, bir düzenleyici kurumun kanunda olması gereken tüm ana özelliklerinin kanunun başında belirlenmesi gerekirken buna uyulmadığını, daha önce KHK'da yer verilen teşkilat yapısı, kadro sayısı, özlük hakları gibi hususların da teklif metninden çıkarıldığını öne sürdü.
Teklifin yetersiz olduğunu iddia ederek eleştirilerde bulunan Tarhan, parti olarak nükleer ve kimyasal silahların bölgede ve dünyada yayılmasını önlemek için etkin mücadele vereceklerini ifade etti. Tarhan, "Bugünümüz ve geleceğimiz için en temiz, en çevre dostu ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ülkemize, milletimize en iyi ve en uygun koşullarda enerjiyi sağlayacağız." dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ruslarla yapılan nükleer enerji santrali anlaşmasına göre teknoloji transferi bulunmadığını, bunun da çok büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.
Altıntaş, Türkiye'nin bu konuda teknolojik bilgisi olmadığını, transfer konusuna da eğilmediğini öne sürdü.
Siyasi yönüyle bakılacak olursa, yasa teklifinin bir hafta öncesine kadar önemli olduğunu ancak bugün o önemi kaybettiğini ileri süren Altıntaş, "Çünkü bugün Rusya inşaata devam edebilecek mi? Ben çok sıkıntılı görüyorum." diye konuştu.
Türkiye'nin nükleer teknolojiye sahip olması için bir hafta öncesine göre çok daha fazla zorluk çıkacağını dile getiren Altıntaş, "Çevreciler açısından olumlu bir tarafı da olabilir, ona bir şey diyemem ama ben nükleer teknolojinin Türkiye'nin öğrenmesi gereken bir teknoloji olduğunu düşünüyorum; buna sahip çıkmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, enerjiye ihtiyaç duyan dünyanın yok olmaya doğru gitmesi anlamına geldiğini ileri sürdü.
Çepni, yenilenebilir enerjiyi kendilerinin de savunduğunu ancak bunun kamusal olması, özelleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'de iletim-dağıtım hatlarının iyileştirilmesiyle Akkuyu Nükleer Santrali'nin üreteceği elektriğin 4-5 katı elektrik elde edilebileceğini iddia eden Çepni, Atatürk ve Keban barajlarının yüzde 30-35 kapasiteyle çalışabildiğini, bu kapasite yüzde 50-60'a çıkarıldığında başka projelere ihtiyaç duyulmamasını sağlayacağını öne sürdü.
Kompakt ampul kullanımıyla bile Akkuyu'da üretilecek olandan fazla elektrik elde edilebileceğini ileri süren Çepni, doğadan, halktan yana bir enerji politikası uygulanmak istendiğinde çözümün de mümkün olduğunu belirtti.
Çepni, Türkiye'nin enerjiye ihtiyacı olmadığını, ihtiyaçtan fazla üretim olduğunu savunarak, "Türkiye'de enerjiye ihtiyaç var' edebiyatı kocaman bir yalandır." dedi.
Nükleer santralin neden olacağı tahribatların telafisinin mümkün olmadığını öne süren Çepni, hazırlanan kanun teklifine "evet" diyecek olanların bir suça ortak olacağını iddia etti.
AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, nükleer enerji santrallerinin diğer santrallere göre daha fazla enerji üretebileceğini belirterek, Akkuyu'da yapımı devam eden santralin hizmete girmesiyle Türkiye'nin enerji alanındaki eksiğinin önemli ölçüde giderileceğini dile getirdi.
Santralin Türkiye ekonomisinde de yeni bir dönemeç olacağına işaret eden Özkan, proje safhasında bölge insanının ciddi anlamda tepkisiyle karşılaşmasının nedeninin bölgeye, başka yerlerden gidenlerin provoke etmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Özkan, bölge insanının da şu anda projeye karşı olmadığını söyledi.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerinin görüşülmesine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Altunyaldız, dünyada enerjiye olan talebin gün geçtikçe arttığını, enerji yatırımlarının öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını belirterek, bu alanda yapılan çalışmalara bakıldığında enerji talebi ile ekonomik aktivite arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin bulunduğunu kaydetti.
Enerji talebindeki yüzde 1'lik artışın ülkelerin büyüme oranına yüzde 0,59'luk katkı sunduğunu dile getiren Altunyaldız, Uluslararası Enerji Ajansı'nın, 20. yüzyılın ikinci yarısıyla beraber başlayan enerji talebindeki artışın önümüzdeki dönemde de süreceğini öngördüğünü ifade etti.
Ajansın verilerine göre önümüzdeki 20 yıllık dönemin sonunda enerji talebindeki artışın yüzde 48'i bulacağını aktaran Altunyaldız, temiz ve sürdürülebilir bir çevre için gerekli enerji üretim yollarının öneminin de arttığını dile getirdi.
Ziya Altunyaldız, çevreyi, toplumu ve gelecek nesilleri göz önüne alan güvenilir, ucuz, sürdürülebilir ve erişilebilir enerji kaynaklarına olan ihtiyacın diğer alternatiflere göre nükleer santralleri bir adım öne çıkardığını vurguladı.
Nükleer enerjinin, küresel emisyon azaltım hedefleri doğrultusunda etkinliğinin altını çizmek istediğini belirten Altunyaldız, mevcuttaki nükleer enerjinin, CO2 emisyonlarını tüm dünyada yılda 2 milyar ton oranında azalttığını söyledi.
Altunyaldız, 10 AB ülkesinin bir araya gelerek AB Komisyonuna sunduğu nükleer enerjinin "yeşil ve sürdürülebilir" bir enerji kaynağı olarak kabul edilmesi için hazırlanan tasarının da kabul edildiğini anımsattı. Ziya Altunyaldız, "Komisyonumuza gelen teklifin kanunlaşmasıyla ülkemizde nükleer enerjiye ilişkin düzenleyici kontrolün sürdürülmesinin sağlanacağına ve ülkemizin nükleer enerji alanında hukuki sorumluluk rejiminin bütünüyle tesis edileceğine inanıyorum." diye konuştu.
Teklif sahibi AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, teklifle ilgili komisyona sunum yaptı.
Kaya, nükleer güç santrallerinin uzun soluklu projeler olduğunu, bu nedenle bu projelerin güçlü ve istikrarlı yönetim, sağlam hukuki çerçeve ve yetişmiş insan gücü ile yapıldığını anlattı.
Geçmiş bütün hükümetlerin nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla faydalanmayı bir devlet politikası olarak uyguladığını ifade eden Kaya, "Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde AK Parti hükümetlerinin gösterdiği çaba ile nükleer enerji hedefimizin gerçekleşmesine geçmişte hiç olmadığı kadar yakınız." dedi.
Kaya, 4 ünitesinde inşaatı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin, dünyanın en büyük nükleer santral şantiyesi olduğunu ifade ederek, santralinin ilk ünitesinin Cumhuriyet'in 100. yılında işletmeye alınacağını dile getirdi.
Birer yıl ara ile diğer ünitelerde işletmeye alındığında Türkiye'nin toplam elektrik talebinin yaklaşık yüzde 10'unun Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile karşılanacağını anlatan Kaya, "Akkuyu'nun yanında Sinop ve Trakya bölgesinde kurulacak iki yeni nükleer santral için çalışmalarımız devam etmektedir." diye konuştu.
AK Parti olarak hedeflerinin, Türkiye'nin güçlü, rekabet edebilir, güvenilir ve sürdürülebilir bir enerji altyapısına sahip olmasını sağlamak olduğuna işaret eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Nükleer enerji ülkemiz için bir tercihin çok ötesinde bir anlam ifade etmektedir. Milli bir hedef olan nükleer projelerimizin tüm hızıyla sürdüğü şu günlerde, nükleer enerji ve iyonlaştırıcı radyasyonun güvenli ve emniyetli kullanımını sağlamak için hukuki düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Nükleer enerji ve radyasyon sektöründe çalışanların, bireylerin, toplumun, gelecek nesillerin ve çevrenin, tüm dünyada olduğu gibi, korunmasını sağlamak adına yeni bir 'Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi' hazırlanmış ve bu vesileyle 702 sayılı KHK'nin iptaliyle doğacak olan hukuki boşluğun giderilmesi hedeflenmiştir."
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar ise nükleer enerjiyle ilgili, Türkiye'deki hukuki ve idari altyapının güçlendirilmesi için bu düzenlemeye ihtiyaç olduğunu belirtti.
Nükleer Düzenleme Kurumu Başkanı Zafer Demircan da komisyona bilgi verdi.
Daha sonra teklifin görüşmelerine geçildi.
İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, gelecek yıllarda dünyada enerji alanında bir hakimiyet mücadelesine şahit olunacağını belirterek, nükleer tesislerle ilgili bir düzenleme yapılmasının elzem olduğunu söyledi.
Türkiye'nin enerjide dışa, Rusya'ya bağımlı olduğunu iddia eden Öztürk, ileride oluşabilecek en ufak krizde bile büyük bir sıkıntıyla karşı karşıya kalınabileceğini ileri sürdü.
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısından sonra ülkelerin çeşitli yaptırımlar uyguladığını ifade eden Öztürk, "Bu doğrultuda bizim verebileceğimiz en güzel, en büyük cevabın Akkuyu Nükleer Santrali'nin millileştirilmesi olacağını düşünüyoruz. Zamanlama açısından böyle bir dönemde bu kanun teklifinin gelmesi aslında bir fırsattır, aynı zamanda milli güvenlik ve beka meselesidir. Bu konunun da gündeme getirilmesi Akkuyu Nükleer Santrali'nin millileştirilmesi gerektiğini parti olarak düşünmekteyiz." diye konuştu.
CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, enerjide Rusya'ya "göbekten" bağlanıldığını ileri sürerek, nükleer santralin yap-işlet-devret modeliyle değil yap-sahip ol-işlet esasıyla Ruslara verildiğini iddia etti.
Tesisin Türkiye'ye devrolmayacağını öne süren Tarhan, "Tüm sistemi Rusya yapacak, sahibi olacak ve de işletecek. Biz bu işin neresindeyiz? Ruslardan başka kimse tam olarak sistemi veya güvenlik önlemlerini bilmiyor çünkü Ruslar, tesisleri de kendi toprağı gibi kabul etmiş. Bu yönüyle Akkuyu'yu egemen bir devletin sınırları içinde olup da bir başka devlete ait olan ve o devlet tarafından işletilen ilk ve tek NES olma özelliğini taşıyor." dedi.
Rusya-Ukrayna savaşının ortasında bu teklifin görüşülmesinin hata olduğunu savunan Tarhan, kanun teklifinin STK'lerin ve uzmanların görüşleri alınmadan, kendilerine de yeterli süre tanınmadan görüşülmeye başlandığını ileri sürdü.
Tarhan, kanun teklifini "baştan sakat" olarak tanımlayarak, bir düzenleyici kurumun kanunda olması gereken tüm ana özelliklerinin kanunun başında belirlenmesi gerekirken buna uyulmadığını, daha önce KHK'da yer verilen teşkilat yapısı, kadro sayısı, özlük hakları gibi hususların da teklif metninden çıkarıldığını öne sürdü.
Teklifin yetersiz olduğunu iddia ederek eleştirilerde bulunan Tarhan, parti olarak nükleer ve kimyasal silahların bölgede ve dünyada yayılmasını önlemek için etkin mücadele vereceklerini ifade etti. Tarhan, "Bugünümüz ve geleceğimiz için en temiz, en çevre dostu ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ülkemize, milletimize en iyi ve en uygun koşullarda enerjiyi sağlayacağız." dedi.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Ayhan Altıntaş, Ruslarla yapılan nükleer enerji santrali anlaşmasına göre teknoloji transferi bulunmadığını, bunun da çok büyük bir eksiklik olduğunu söyledi.
Altıntaş, Türkiye'nin bu konuda teknolojik bilgisi olmadığını, transfer konusuna da eğilmediğini öne sürdü.
Siyasi yönüyle bakılacak olursa, yasa teklifinin bir hafta öncesine kadar önemli olduğunu ancak bugün o önemi kaybettiğini ileri süren Altıntaş, "Çünkü bugün Rusya inşaata devam edebilecek mi? Ben çok sıkıntılı görüyorum." diye konuştu.
Türkiye'nin nükleer teknolojiye sahip olması için bir hafta öncesine göre çok daha fazla zorluk çıkacağını dile getiren Altıntaş, "Çevreciler açısından olumlu bir tarafı da olabilir, ona bir şey diyemem ama ben nükleer teknolojinin Türkiye'nin öğrenmesi gereken bir teknoloji olduğunu düşünüyorum; buna sahip çıkmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, enerjiye ihtiyaç duyan dünyanın yok olmaya doğru gitmesi anlamına geldiğini ileri sürdü.
Çepni, yenilenebilir enerjiyi kendilerinin de savunduğunu ancak bunun kamusal olması, özelleştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'de iletim-dağıtım hatlarının iyileştirilmesiyle Akkuyu Nükleer Santrali'nin üreteceği elektriğin 4-5 katı elektrik elde edilebileceğini iddia eden Çepni, Atatürk ve Keban barajlarının yüzde 30-35 kapasiteyle çalışabildiğini, bu kapasite yüzde 50-60'a çıkarıldığında başka projelere ihtiyaç duyulmamasını sağlayacağını öne sürdü.
Kompakt ampul kullanımıyla bile Akkuyu'da üretilecek olandan fazla elektrik elde edilebileceğini ileri süren Çepni, doğadan, halktan yana bir enerji politikası uygulanmak istendiğinde çözümün de mümkün olduğunu belirtti.
Çepni, Türkiye'nin enerjiye ihtiyacı olmadığını, ihtiyaçtan fazla üretim olduğunu savunarak, "Türkiye'de enerjiye ihtiyaç var' edebiyatı kocaman bir yalandır." dedi.
Nükleer santralin neden olacağı tahribatların telafisinin mümkün olmadığını öne süren Çepni, hazırlanan kanun teklifine "evet" diyecek olanların bir suça ortak olacağını iddia etti.
AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, nükleer enerji santrallerinin diğer santrallere göre daha fazla enerji üretebileceğini belirterek, Akkuyu'da yapımı devam eden santralin hizmete girmesiyle Türkiye'nin enerji alanındaki eksiğinin önemli ölçüde giderileceğini dile getirdi.
Santralin Türkiye ekonomisinde de yeni bir dönemeç olacağına işaret eden Özkan, proje safhasında bölge insanının ciddi anlamda tepkisiyle karşılaşmasının nedeninin bölgeye, başka yerlerden gidenlerin provoke etmesinden kaynaklandığını dile getirdi. Özkan, bölge insanının da şu anda projeye karşı olmadığını söyledi.
Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerinin görüşülmesine geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
