2009-01-29 - 15:11
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖYMEN: ''DERİN STRATEJİ DİYE DİYE, SONUNDA ORTADOĞUNUN DERİN KUYULARINA DÜŞECEĞİZ''
CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ ile birlikte Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in Gazze'ye saldırısı ve Türkiye'nin tutumunu değerlendirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen,
Hükümetin, İsrail'in, Gazze saldırısından sonra izlediği politikaların;
saldırıların sona ermesine ve kalıcı bir çözüme katkısı olmadığını, Türkiye'nin,
büyük ölçüde devre dışı kaldığını savundu.
Öymen, TBMM'de CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ ile düzenlediği
basın toplantısında, İsrail'in Gazze'ye saldırısı ve Türkiye'nin tutumunu
değerlendirdi.
Bazı radikal bölge ülkeleri hariç diğer ülkelerin, Hamas'a belli bir
mesafe koyduğunu belirten Öymen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ise Hamas'ı
''hararetle'' savunduğunu, Hamas'ın füze saldırılarını mazur göstermek için
tahrikin İsrail'den geldiğini söylediğini bildirdi.
Öymen, ''Dünyanın hangi demokrasisinde silahlı gücü olan partiler,
seçimlere katılıyor? Demokrasi kuralları içinde bir elinde sandık, bir elinde
füze olan partiler var mı?'' diye sorarak, Erdoğan'ın ölçü olarak sadece
seçimlerin yapılmasını aldığını iddia etti.

-''AŞIRI SÖYLEMLERİ, YÜREKLENDİRDİ''-

Erdoğan'ın aşırı söylemlerinin, Türkiye'de daha önce örneklerini
görmedikleri, Yahudi karşıtı, ırkçı sokak gösterilerinde bulunanları
yüreklendirdiğini savunan Öymen, Türkiye'ye, 1492'de engizisyondan kaçarak
sığınan, barış, huzur içinde yaşayan Musevi asıllı vatandaşları da tedirgin
ettiğini söyledi.
Öymen, Hamas'ın tüzüğüne göre, örgütün hedefinin; İslami cihat yoluyla
İsrail'i haritadan silmek olduğunu, İslamiyet'in, hayatın bütün kesimlerine
egemenliğinin istendiğini, Kuran'ın da anayasaları sayıldığını dile getirdi.
Hamas Lideri İsmail Haniye ile Suriye Sorumlusu Halid Meşal'in, ''AK
Parti'yi örnek aldık, siyasi olaylara bakış açımızda benzerlikler var'' dediğini
ifade eden Öymen, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in ise her vesileyle Hamas'a
tepki gösterdiğini anımsattı.

-''PKK İLE HAMAS AYNI LİSTEDE''-

Hamas'ın, ABD, AB ve dünyanın bir çok ülkesi tarafından, terör örgütü
olarak nitelendirildiğine dikkati çeken Öymen, AB Konseyi'nin 2005'te yayımladığı
ortak tutum belgesi ekinde terör örgütü listesinde Hamas'ın 17, PKK'nın ise 23.
sırada yer aldığını bildirdi. Öymen, PKK ile Hamas'ın, AB'nin gözünde aynı terör
örgütü listesinde yer alan örgütler olduğunu kaydetti. Öymen, 2007 tarihli AB
kararında da Hamas'ın 10, PKK'nın 17. sırada terör örgütü olarak gösterildiğini
belirtti.
Öymen, ''Hükümetin, İsrail'in son Gazze saldırısından sonra izlediği
politikalar, saldırıların sona ermesine, kalıcı bir çözüme hiçbir katkıda
bulunmadı. Müzakerelerin ağırlık merkezini, Türkiye değil, Mısır oluşturdu. Zirve
toplantıları Mısır'da yapıldı. Türkiye, büyük ölçüde devre dışında kaldı'' diye
konuştu.
Uluslararası yardım kampanyası yapılması ve Türkiye'nin öncü rol
oynamasını öneren Öymen, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kosova'ya insani yardımda Türkiye, birinci sırada yer almıştı. Nerede o
Türkiye? O zaman AKP iktidarı yoktu. İktidar, meselenin yanlış ucundan tuttuğu
için bu çalışmalarda devre dışında kalıyor. Mısır üzerinde etkinliği yok. Mısır
ile Fransa arasında yapılan çalışmalara, 'biz de bir temsilci gönderelim' diye
rica minnet gönderiyorsunuz. Başbakanımız, tecrübesi olan devlet kuruluşlarından
yararlanmak yerine, derin strateji bilgisi olan bazı uzmanlardan yararlanmayı
tercih ediyor. Derin strateji diye diye, korkarız ki sonunda Ortadoğunun derin
kuyularına düşeceğiz.''
Bir soru üzerine Öymen, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Ermenistan
ziyaretinin hiçbir sonuç vermediğini, Ermenistan ile ilişkilerin, Türkiye'nin tek
taraflı taviz vermesinden başka bir görünüm sergilemediğini öne sürdü.

-''AB'DEN AÇIKLAMA İSTEMELİ''-

CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ da konuşmasında, Türkiye-AB
ilişkilerine yer verdi.
AB'nin en üst karar organlarının, son 2 yılda, Türkiye'ye tam üyelik
yolunun kapatıldığı, müzakerelerin tam üyelikle yürütülmeyeceğini içeren kararlar
aldığını belirten Elekdağ, bu kararların Fransa'nın inisiyatifiyle alındığını
söyledi.
Elekdağ, geriye kalan 26 ülke arasında Türkiye'yi desteklediği
söylenenlerin de bulunduğunu dile getirerek, ancak hiçbirinin, ''Türkiye'ye
verdiğimiz sözler var, bunlar geçerlidir'' demediğini ifade etti. Elekdağ, ''27
ülke, ortaklaşa Türkiye'nin müzakereleri katılım amacıyla yapmadığını belirten
kararlar aldı. 26 ülkeden biri 'hayır' deseydi, AB üst karar organları,
Türkiye'yi AB'den dışlayan bu kararları alamayacaklardı. Türkiye, AB'den açıklama
istemeli, 'Katılım için müzakere etmiyorsak ne için ediyoruz? Bütün şartları
yerine getirirsek AB'ye üye olma imkanı var mı?' diye sormalı'' diye konuştu.
Ermenistan'ın, Türkiye'ye ''Sınırlarını aç, Ermenistan'ı tanı'' dediğini
ifade eden Elekdağ, ''Eğer Türkiye sınırları açarsa, dış politikada bugüne kadar
yaptığı en büyük hata olur. Türkiye, Azerbaycan'ı kaybeder'' uyarısında
bulundu.