2010-06-24 - 13:05
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK
Parti Hükümetinin 18 Kasım 2002'de kurulduğunu ifade ederek, ''30 kasıma kadar
yapılan iki Bakanlar Kurulunda da OHAL gündeme alınmadı. Dolayısıyla, Hükümet,
OHAL'i gündeme almayarak sonlandırılması yönünde bir irade ortaya koymuştur''
dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AK Parti Hükümetinin 18 Kasım 2002'de
kurulduğunu ifade ederek, ''30 kasıma kadar yapılan iki Bakanlar Kurulunda da OHAL
gündeme alınmadı. Dolayısıyla, Hükümet, OHAL'i gündeme almayarak sonlandırılması
yönünde bir irade ortaya koymuştur'' dedi.
Bozdağ, yaptığı açıklamada, ''Türkiye'de OHAL uygulamasına
AK Parti Hükümetinin son verdiğini'' söyledi.
OHAL uygulamalarının 4'er ay süreyle ilan edildiği günden beri
uzatılageldiğini belirten Bozdağ, OHAL'in en son MHP'nin de koalisyon ortağı
olduğu dönemde, 30 Temmuz 2002 tarihinde 4 ay süreyle uzatıldığını kaydetti.
Bekir Bozdağ, ''AK Parti Hükümetinin 18 Kasım 2002'de kurulduğunu''
anımsatarak, şöyle konuştu:
''30 Kasım tarihine kadar iki defa Bakanlar Kurulu toplanmıştır. Her
ikisinde de OHAL, Bakanlar Kurulu gündemine alınmamıştır. Dolayısıyla, AK Parti
Hükümeti OHAL'in uzatılması yönünde bir irade ortaya koymadığı, aksine OHAL'i
gündeme almayarak sonlandırılması yönünde bir irade ortaya koyduğu için OHAL
uygulaması uzatılmayarak sonlandırılmıştır. Bunu, zihniyet kodları anormal
yönetimlere odaklanmış, her sorunun çözümünü olağanüstü yöntemlerle aramayı
marifet addeden siyasi partilerin anlaması elbette beklenemez. Çünkü OHAL
olağandışı bir yönetim biçimi olup, uygulanması için karara gerek varken süresi
dolduğunda olağan yönetime geçmek için ayrıca bir karar almaya gerek yoktur.
Süresi dolmadan kaldırılması için karara ihtiyaç vardır. AK Parti Hükümeti
kurulduğunda zaten 12 günlük süre kaldığı için Hükümetimiz bunu gündemine
almayarak ve uzatmayarak uygulamasına son vermiştir.
Bunu, bugün Genel Başkan düzeyinde Hükümete OHAL çağrısı yapan bir
partinin, OHAL uygulamasına son veren bir partiyi eleştirmesi ve olayı
çarpıtarak, 'Biz kaldırdık' diye övünerek ifade etmesi büyük bir çelişkidir.
Gerçekler ortadadır, eğip bükerek değiştirilmesi mümkün değildir.''
AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ, ''terörist başı Abdullah Öcalan
yakalandığında mevzuatta idam cezasının olduğunu'' söyledi.
Mahkemenin Öcalan hakkında verdiği idam kararı kesinleştikten sonra
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı Başbakanlığa gönderdiğini ifade eden
Bozdağ, ''Başbakanlığın da dosyayı Meclis'e göndermesi ve Meclisin infaz
konusunda karar vermesi gerekiyordu. Ancak, 12 Ocak 2000'de, rahmetli Bülent
Ecevit, Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Mesut Yılmaz bir araya gelip 7,5 saat
görüştükten sonra Öcalan'ın dosyasını Meclise göndermeyip Başbakanlık'ta
bekletilmesi kararı aldılar, bunu da kamuoyuna canlı yayında açıkladılar.
Abdullah Öcalan'ın idam cezasını Meclis'e gönderme cesaretini, yürekliliğini
gösteremeyenlerin, bugün bu konuda konuşmaya hakları olamaz. Onlar Meclis'e
gönderdiler de millet mi mani oldu?'' diye konuştu.
Bekir Bozdağ, Türkiye Ulusal Programının, MHP'nin de içinde bulunduğu
Hükümet tarafından kabul ve ilan edilerek Resmi Gazetede yayımlandığını dile
getirdi.
Bozdağ, şunları kaydetti:
''Ulusal programla, Avrupa'ya, 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre
kesinleşmiş idam cezalarının yerine getirilmesi kararı münhasıran TBMM'nin
yetkisindedir. Hükümet, TBMM'nin 1984 yılından bu yana yasama hakkının özüne
dokunulmaması yönünde benimsediği uygulamaya saygılıdır. Türk ceza hukukunda ölüm
cezasının kaldırılması hususu, şekil ve kapsamı itibariyle orta vadede TBMM
tarafından ele alınacaktır' diyerek... Hükümet olarak AB'ye Abdullah Öcalan'ı
idam etmeme ve idam cezasının kaldırılması sözünü veren ve bunu ulusal programla
ilan eden MHP değil midir, orada Sayın Bahçeli'nin ve bakanlarının imzası yok
mudur? Elbette vardır.''
Bekir Bozdağ, Devlet Bahçeli'nin 25 Haziran 2001'de, dönemin Hürriyet
Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e röportaj verdiğini söyledi.
Bozdağ, Özkök'ün, ''Meclis'te idam dosyasının gereğini yapalım, getirin şu
dosyayı Meclis'te oylayalım' derlerse ne olacak?'' diye sorması üzerine
Bahçeli'nin, ulusal programı aynen okuyarak, ''İdam cezaları uygulanmayacak'
diyen moratoryumu kim imzaladı? Altında bizim imzalarımız yok mu? Elbette
imzamıza sadık kalacağız'' dediğini ifade etti. Bozdağ, ''Bu konuda imzasına
sadık kalacağını ve Öcalan'ı idam etmeyeceğini Ertuğrul Özkök aracılığıyla ilan
eden Sayın Bahçeli'nin kendisi değil midir?'' diye sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ, şunları kaydetti:
''Anayasa'nın 38. maddesine, 3 Ekim 2001 günlü ve 4709 sayılı yasa ile
eklenen 9. fıkrada, 'Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri
dışında ölüm cezası verilemeyeceği' hükme bağlanarak, bu 3 suç dışında idam
cezası verilmesini kaldıran, terör suçlarında ise idam cezasının kanunlara
konulması veya konulmamasını Meclis'in takdirine bırakarak, idam cezasının
kaldırılmasının önündeki Anayasal engelleri kaldıran Anayasa değişikliğinin
altında Sayın Bahçeli, bakanları ve milletvekillerinin imzası var mıdır, yok
mudur? Bahçeli ve bakanlarının imzası bu değişikliğin altında vardır.
2002 yılında, TCK'dan idam cezasını kaldıran değişiklik TBMM Adalet
Komisyonunda görüşülürken, idam cezasını kaldıran hükmün teklif metninden
çıkartılması için verilen önergeye destek vermeyerek, idamın kaldırılmasının
Genel Kurula inmesini sağladılar mı, sağlamadılar mı? O zamanki MHP Trabzon
Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu bu önergeye kabul oyu verirken, diğer MHP'li
üyeler kafasını aşağıya eğip çekimser kaldılar mı, kalmadılar mı? Çekimser
kaldılar. Bütün kamuoyu da bunun şahididir.
Önergenin oylaması aşamasına gelindiğinde, komisyon 2 saati aşkın ara
verip, Sayın Devlet Bahçeli komisyon üyelerini ikna etmek için uğraştı mı,
uğraşmadı mı? Rahmetli Mehmet Gül'ü tam oylama sırasında bir kez daha makamına
çağırarak, oylamaya katılmasını engelledi mi, engellemedi mi? Bunun bir sürü
tanığı vardır. Sayın Orhan Bıçakçıoğlu'na sorsunlar, diğer üyelere sorsunlar.
Sayın Bahçeli, bu yolla bunu engellemiştir.''
Bozdağ, ''dolayısıyla idam cezasını kaldıran maddenin komisyonda teklif
metninden çıkartılmasını bizzat Devlet Bahçeli'nin engellediği'' görüşünü dile
getirdi.
''Bahçeli'nin talimatı doğrultusunda, Orhan Bıçakçıoğlu dışındaki MHP'li
üyelerin oyuyla önergenin reddedildiğini ve idam cezasını kaldıran hükmün TBMM
Genel Kuruluna geldiğini'' anlatan Bozdağ, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bir yandan idam cezasının kaldırılmaması için hamaset nutukları
atarken, öte yandan idam cezasının kaldırılmasının başına bir iş gelmemesi için
Genel Başkan Bahçeli düzeyinde teyakkuz halinde olan MHP değil midir? Şimdi o
günden bugüne, bu konudaki mesuliyeti tartışmamız ortada iken hala konuyu
çarpıtma gayreti içerisinde olunması, bu konudaki suçluluk psikolojisinden
kurtulma çabasından başka bir şey değildir.
Bütün bu söylediklerini bir yana bırakın, MHP'nin iktidara geldiği 18
Nisan 1999'dan idamın kalktığı 2002 yılına kadar geçen süre 3 yıldan fazladır ve
bu zaman zarfında da idam cezası mevzuatta vardır. Peki, bu kadar asma
taraftarıydılar da neden asmadılar? Cumhuriyet tarihinde, idam dosyası
Başbakanlık'ta bekleyen tek mahkum Abdullah Öcalan'dır. Neden dosyasını Meclis'e
gönderemediler? Dün bunu yapamayanların, yasaların verdiği yetkiyi kullanma
cesaretini gösteremeyenlerin, bugün konuyu çarpıtarak, Başbakanımızın çatışmanın
olduğu bölgelerde yaptığı ziyareti eleştirmeleri büyük bir çelişkidir. Millet
MHP'nin yaptıklarını da biliyor, AK Parti'nin yaptıklarını da biliyor. Herkesin
gördüğü gerçekleri tersten anlatmak, milletin nazarındaki gerçeği ortadan
kaldırmayacaktır.'' (13.05)
kurulduğunu ifade ederek, ''30 kasıma kadar yapılan iki Bakanlar Kurulunda da OHAL
gündeme alınmadı. Dolayısıyla, Hükümet, OHAL'i gündeme almayarak sonlandırılması
yönünde bir irade ortaya koymuştur'' dedi.
Bozdağ, yaptığı açıklamada, ''Türkiye'de OHAL uygulamasına
AK Parti Hükümetinin son verdiğini'' söyledi.
OHAL uygulamalarının 4'er ay süreyle ilan edildiği günden beri
uzatılageldiğini belirten Bozdağ, OHAL'in en son MHP'nin de koalisyon ortağı
olduğu dönemde, 30 Temmuz 2002 tarihinde 4 ay süreyle uzatıldığını kaydetti.
Bekir Bozdağ, ''AK Parti Hükümetinin 18 Kasım 2002'de kurulduğunu''
anımsatarak, şöyle konuştu:
''30 Kasım tarihine kadar iki defa Bakanlar Kurulu toplanmıştır. Her
ikisinde de OHAL, Bakanlar Kurulu gündemine alınmamıştır. Dolayısıyla, AK Parti
Hükümeti OHAL'in uzatılması yönünde bir irade ortaya koymadığı, aksine OHAL'i
gündeme almayarak sonlandırılması yönünde bir irade ortaya koyduğu için OHAL
uygulaması uzatılmayarak sonlandırılmıştır. Bunu, zihniyet kodları anormal
yönetimlere odaklanmış, her sorunun çözümünü olağanüstü yöntemlerle aramayı
marifet addeden siyasi partilerin anlaması elbette beklenemez. Çünkü OHAL
olağandışı bir yönetim biçimi olup, uygulanması için karara gerek varken süresi
dolduğunda olağan yönetime geçmek için ayrıca bir karar almaya gerek yoktur.
Süresi dolmadan kaldırılması için karara ihtiyaç vardır. AK Parti Hükümeti
kurulduğunda zaten 12 günlük süre kaldığı için Hükümetimiz bunu gündemine
almayarak ve uzatmayarak uygulamasına son vermiştir.
Bunu, bugün Genel Başkan düzeyinde Hükümete OHAL çağrısı yapan bir
partinin, OHAL uygulamasına son veren bir partiyi eleştirmesi ve olayı
çarpıtarak, 'Biz kaldırdık' diye övünerek ifade etmesi büyük bir çelişkidir.
Gerçekler ortadadır, eğip bükerek değiştirilmesi mümkün değildir.''
AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ, ''terörist başı Abdullah Öcalan
yakalandığında mevzuatta idam cezasının olduğunu'' söyledi.
Mahkemenin Öcalan hakkında verdiği idam kararı kesinleştikten sonra
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı Başbakanlığa gönderdiğini ifade eden
Bozdağ, ''Başbakanlığın da dosyayı Meclis'e göndermesi ve Meclisin infaz
konusunda karar vermesi gerekiyordu. Ancak, 12 Ocak 2000'de, rahmetli Bülent
Ecevit, Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Mesut Yılmaz bir araya gelip 7,5 saat
görüştükten sonra Öcalan'ın dosyasını Meclise göndermeyip Başbakanlık'ta
bekletilmesi kararı aldılar, bunu da kamuoyuna canlı yayında açıkladılar.
Abdullah Öcalan'ın idam cezasını Meclis'e gönderme cesaretini, yürekliliğini
gösteremeyenlerin, bugün bu konuda konuşmaya hakları olamaz. Onlar Meclis'e
gönderdiler de millet mi mani oldu?'' diye konuştu.
Bekir Bozdağ, Türkiye Ulusal Programının, MHP'nin de içinde bulunduğu
Hükümet tarafından kabul ve ilan edilerek Resmi Gazetede yayımlandığını dile
getirdi.
Bozdağ, şunları kaydetti:
''Ulusal programla, Avrupa'ya, 'Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre
kesinleşmiş idam cezalarının yerine getirilmesi kararı münhasıran TBMM'nin
yetkisindedir. Hükümet, TBMM'nin 1984 yılından bu yana yasama hakkının özüne
dokunulmaması yönünde benimsediği uygulamaya saygılıdır. Türk ceza hukukunda ölüm
cezasının kaldırılması hususu, şekil ve kapsamı itibariyle orta vadede TBMM
tarafından ele alınacaktır' diyerek... Hükümet olarak AB'ye Abdullah Öcalan'ı
idam etmeme ve idam cezasının kaldırılması sözünü veren ve bunu ulusal programla
ilan eden MHP değil midir, orada Sayın Bahçeli'nin ve bakanlarının imzası yok
mudur? Elbette vardır.''
Bekir Bozdağ, Devlet Bahçeli'nin 25 Haziran 2001'de, dönemin Hürriyet
Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e röportaj verdiğini söyledi.
Bozdağ, Özkök'ün, ''Meclis'te idam dosyasının gereğini yapalım, getirin şu
dosyayı Meclis'te oylayalım' derlerse ne olacak?'' diye sorması üzerine
Bahçeli'nin, ulusal programı aynen okuyarak, ''İdam cezaları uygulanmayacak'
diyen moratoryumu kim imzaladı? Altında bizim imzalarımız yok mu? Elbette
imzamıza sadık kalacağız'' dediğini ifade etti. Bozdağ, ''Bu konuda imzasına
sadık kalacağını ve Öcalan'ı idam etmeyeceğini Ertuğrul Özkök aracılığıyla ilan
eden Sayın Bahçeli'nin kendisi değil midir?'' diye sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ, şunları kaydetti:
''Anayasa'nın 38. maddesine, 3 Ekim 2001 günlü ve 4709 sayılı yasa ile
eklenen 9. fıkrada, 'Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri
dışında ölüm cezası verilemeyeceği' hükme bağlanarak, bu 3 suç dışında idam
cezası verilmesini kaldıran, terör suçlarında ise idam cezasının kanunlara
konulması veya konulmamasını Meclis'in takdirine bırakarak, idam cezasının
kaldırılmasının önündeki Anayasal engelleri kaldıran Anayasa değişikliğinin
altında Sayın Bahçeli, bakanları ve milletvekillerinin imzası var mıdır, yok
mudur? Bahçeli ve bakanlarının imzası bu değişikliğin altında vardır.
2002 yılında, TCK'dan idam cezasını kaldıran değişiklik TBMM Adalet
Komisyonunda görüşülürken, idam cezasını kaldıran hükmün teklif metninden
çıkartılması için verilen önergeye destek vermeyerek, idamın kaldırılmasının
Genel Kurula inmesini sağladılar mı, sağlamadılar mı? O zamanki MHP Trabzon
Milletvekili Orhan Bıçakçıoğlu bu önergeye kabul oyu verirken, diğer MHP'li
üyeler kafasını aşağıya eğip çekimser kaldılar mı, kalmadılar mı? Çekimser
kaldılar. Bütün kamuoyu da bunun şahididir.
Önergenin oylaması aşamasına gelindiğinde, komisyon 2 saati aşkın ara
verip, Sayın Devlet Bahçeli komisyon üyelerini ikna etmek için uğraştı mı,
uğraşmadı mı? Rahmetli Mehmet Gül'ü tam oylama sırasında bir kez daha makamına
çağırarak, oylamaya katılmasını engelledi mi, engellemedi mi? Bunun bir sürü
tanığı vardır. Sayın Orhan Bıçakçıoğlu'na sorsunlar, diğer üyelere sorsunlar.
Sayın Bahçeli, bu yolla bunu engellemiştir.''
Bozdağ, ''dolayısıyla idam cezasını kaldıran maddenin komisyonda teklif
metninden çıkartılmasını bizzat Devlet Bahçeli'nin engellediği'' görüşünü dile
getirdi.
''Bahçeli'nin talimatı doğrultusunda, Orhan Bıçakçıoğlu dışındaki MHP'li
üyelerin oyuyla önergenin reddedildiğini ve idam cezasını kaldıran hükmün TBMM
Genel Kuruluna geldiğini'' anlatan Bozdağ, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bir yandan idam cezasının kaldırılmaması için hamaset nutukları
atarken, öte yandan idam cezasının kaldırılmasının başına bir iş gelmemesi için
Genel Başkan Bahçeli düzeyinde teyakkuz halinde olan MHP değil midir? Şimdi o
günden bugüne, bu konudaki mesuliyeti tartışmamız ortada iken hala konuyu
çarpıtma gayreti içerisinde olunması, bu konudaki suçluluk psikolojisinden
kurtulma çabasından başka bir şey değildir.
Bütün bu söylediklerini bir yana bırakın, MHP'nin iktidara geldiği 18
Nisan 1999'dan idamın kalktığı 2002 yılına kadar geçen süre 3 yıldan fazladır ve
bu zaman zarfında da idam cezası mevzuatta vardır. Peki, bu kadar asma
taraftarıydılar da neden asmadılar? Cumhuriyet tarihinde, idam dosyası
Başbakanlık'ta bekleyen tek mahkum Abdullah Öcalan'dır. Neden dosyasını Meclis'e
gönderemediler? Dün bunu yapamayanların, yasaların verdiği yetkiyi kullanma
cesaretini gösteremeyenlerin, bugün konuyu çarpıtarak, Başbakanımızın çatışmanın
olduğu bölgelerde yaptığı ziyareti eleştirmeleri büyük bir çelişkidir. Millet
MHP'nin yaptıklarını da biliyor, AK Parti'nin yaptıklarını da biliyor. Herkesin
gördüğü gerçekleri tersten anlatmak, milletin nazarındaki gerçeği ortadan
kaldırmayacaktır.'' (13.05)
