2013-12-05 - 15:33
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Anayasa Mahkemesi'nin, CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay'ın başvurusu ile ilgili verdiği kararı değerlendirdi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Anayasa Mahkemesi'nin kararından sonra Mustafa Balbay ve aynı konumda olan milletvekillerinin şu an itibariyle bırakılmış olması gerekirdi" dedi.
Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Anayasa Mahkemesi'nin, CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay'ın başvurusu ile ilgili verdiği kararı değerlendirdi.
MHP ve CHP milletvekilleri ile ilgili hüküm verildiğini ve bu kararlar Meclis'e geldiğinde "sonuç doğuracak kritik eşikte" olduğunu belirten Kaplan, yargının yapacaklarının dışında Meclis'in de tarihi görev ve sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. Kaplan, "Yargı, uygulama yanlışların düzeltecek, Meclis de mevzuatı yasayı değiştirecek, engelleri kaldıracak" dedi.
"Mustafa Balbay'ın ve aynı konumda olan milletvekillerinin şu an itibariyle bırakılmış olması gerekirdi" ifadesini kullanan Kaplan, "Meclis Başkanı Cemil Çiçek, dört partiyi bir araya getirmeli. Uzun tutukluluk süresi makul bir seviyeye indirilmesi; bundan herkes yararlanmalı" diye konuştu. Kaplan, şunları söyledi:
"BDP milletvekillerinin beş yıla yakın tutuklulukları doldu ve istenilen cezayı zaten yattılar. Bizim milletvekillerimiz, belediye başkanları, parti yöneticileri, daha önce uzun tutukluluk ve adil yargılama hakkının ihlali nedeniyle AİHM'ye zaten başvurdular. Ama Anayasa Mahkemesi'nin bu emsal kararı sonucu eğer yerel mahkemeler bir karar verirse, bu genele teşmil olur. Bu emsal karar üzerinden tutuklu milletvekilleri, belediye başkanları, siyasiler, mahkemeler başvurup sonuç alabilirler. Göreceğiz, mahkemeler, Meclis bu sınavı geçecek mi? Seçilme hakkının ihlali ve uzun tutukluluk, ikisi de insan hakları ihlalidir. Bu iki ayıbın artık ortadan kaldırılması gerekiyor."
Kaplan, bir soru üzerine, "Özel yetkili mahkemeler kadar hukuku katleden bir kurum görmedim. Ben bunlara inanmıyorum, güvenmiyorum. Yaptırım uygulanmazsa, bu kararları uygulamayabilecekleri konusunda da endişem var" dedi.
Kaplan, bir başka soru üzerine de 2015 seçimlerine yüzde 10 seçim barajıyla gidileceğinin anlaşıldığını kaydetti.
Bugün TBMM'ye sevk edilen ve demokratikleşme paketinde yer alan maddeleri içeren tasarıyla ilgili bir soru üzerine Kaplan, "Tasarıda Gezi Parkı eylemlerine yönelik düzenlemeler var. Gezi eylemlerinden çıkarılan dersler ve nasıl yasak geliştiririm maddeleri var. Toplantı ve gösteriyi yasaklayan anlayışa demokratikleşme değil otoriterleşme denir" diye konuştu.
Kaplan, paketi, "Böyle bir demokratikleşme paketi ile çözüm sürecini yan yana koyduğunuzda, dağ fare doğurdu, çok eksik" diye değerlendirdi.
Kaplan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Anayasa Mahkemesi'nin, CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay'ın başvurusu ile ilgili verdiği kararı değerlendirdi.
MHP ve CHP milletvekilleri ile ilgili hüküm verildiğini ve bu kararlar Meclis'e geldiğinde "sonuç doğuracak kritik eşikte" olduğunu belirten Kaplan, yargının yapacaklarının dışında Meclis'in de tarihi görev ve sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. Kaplan, "Yargı, uygulama yanlışların düzeltecek, Meclis de mevzuatı yasayı değiştirecek, engelleri kaldıracak" dedi.
"Mustafa Balbay'ın ve aynı konumda olan milletvekillerinin şu an itibariyle bırakılmış olması gerekirdi" ifadesini kullanan Kaplan, "Meclis Başkanı Cemil Çiçek, dört partiyi bir araya getirmeli. Uzun tutukluluk süresi makul bir seviyeye indirilmesi; bundan herkes yararlanmalı" diye konuştu. Kaplan, şunları söyledi:
"BDP milletvekillerinin beş yıla yakın tutuklulukları doldu ve istenilen cezayı zaten yattılar. Bizim milletvekillerimiz, belediye başkanları, parti yöneticileri, daha önce uzun tutukluluk ve adil yargılama hakkının ihlali nedeniyle AİHM'ye zaten başvurdular. Ama Anayasa Mahkemesi'nin bu emsal kararı sonucu eğer yerel mahkemeler bir karar verirse, bu genele teşmil olur. Bu emsal karar üzerinden tutuklu milletvekilleri, belediye başkanları, siyasiler, mahkemeler başvurup sonuç alabilirler. Göreceğiz, mahkemeler, Meclis bu sınavı geçecek mi? Seçilme hakkının ihlali ve uzun tutukluluk, ikisi de insan hakları ihlalidir. Bu iki ayıbın artık ortadan kaldırılması gerekiyor."
Kaplan, bir soru üzerine, "Özel yetkili mahkemeler kadar hukuku katleden bir kurum görmedim. Ben bunlara inanmıyorum, güvenmiyorum. Yaptırım uygulanmazsa, bu kararları uygulamayabilecekleri konusunda da endişem var" dedi.
Kaplan, bir başka soru üzerine de 2015 seçimlerine yüzde 10 seçim barajıyla gidileceğinin anlaşıldığını kaydetti.
Bugün TBMM'ye sevk edilen ve demokratikleşme paketinde yer alan maddeleri içeren tasarıyla ilgili bir soru üzerine Kaplan, "Tasarıda Gezi Parkı eylemlerine yönelik düzenlemeler var. Gezi eylemlerinden çıkarılan dersler ve nasıl yasak geliştiririm maddeleri var. Toplantı ve gösteriyi yasaklayan anlayışa demokratikleşme değil otoriterleşme denir" diye konuştu.
Kaplan, paketi, "Böyle bir demokratikleşme paketi ile çözüm sürecini yan yana koyduğunuzda, dağ fare doğurdu, çok eksik" diye değerlendirdi.
