2013-01-17 - 12:25
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "AK Parti zihniyeti mahrem olan kişisel sağlık bilgilerimiz dâhil her şeyi satacağını göstermiştir!" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında "AK Parti zihniyeti mahrem olan kişisel sağlık bilgilerimiz dâhil her şeyi satacağını göstermiştir!" dedi.
CHP'li Atıcı, Sağlık Bakanlığı'nın "Sağlık Net 2" sistemi ile kişisel sağlık verilerini neden zorla topladığının anlaşıldığını belirtti.
CHP Mersin Milletvekili Atıcı, "Sağlık Bakanlığı kişisel bilgilerin korunması konusunda sabıkalıdır. Hatta acizdir. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'ndeki bilgilerin çalınması hakkında 23.08.2011 tarihinde sorduğum sorulara Sağlık Bakanı cevap verememiştir. AKP Hükümeti halkımızın mahrem bilgilerini korumak yerine satmayı tercih etmiştir." dedi
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, sözlerinde şunları kaydetti:
"Bugün sizlerle ve kamuoyuyla mahrem olan kişisel sağlık bilgilerimizin AKP Hükümeti tarafından nasıl ve hangi amaçlarla satıldığını paylaşacağım.
Sosyal Güvenlik Kurumu halkımızın hastalıklarının neler olduğunu ve hangi ilaçları kullandığını bir firmaya şimdilik 72 milyon liraya satmıştır.
Bu rakamın daha sonra daha detay bilgiler karşılığında 500 milyon liraya kadar çıkabileceği ileri sürülmektedir. Bu asla kabul edilemez bir durum olduğu gibi AKP'nin 10 yıldır uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programı ile halkın sağlığını ve bilgilerini nasıl satabileceğini göstermiştir.
Bilgileri satın alan şirket de bilgileri işledikten sonra istediği başka firmalara satabilecektir. Böylece mahrem olan sağlık bilgilerimiz üzerinden birçok firma ciddi kâr elde etmiş olacaktır.
Şimdi Sağlık Bakanlığı'nın "Sağlık Net 2" sistemi ile kişisel sağlık verilerimizi neden zorla topladığı anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı, kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarına başvuranların kişisel bilgi ve verilen hizmete ilişkin bilgileri tek merkezde toplamaya başlamıştır.
Kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarının vatandaştan toplayıp, merkezi sisteme elektronik ortama göndermekle yükümlü bilgiler içinde;
Bütün kimlik, adres, iletişim bilgileri. Hamilelik testleri, Sağlık geçmişi, özürlülük durumu, Medeni hal, Alkol-madde-sigara kullanımı, İş, meslek, öğrenim durumu, gelir durumu, Hastalık şikâyetleri, hastanın öyküsü (anemnezi), Bütün tetkik sonuçları, 15-49 yaş arası kadınların, doğum ve düşük sayıları, Kadın sağlığı işlemleri, kullanılan aile planlaması yöntemi, Gebelik testi sonuçları, Son adet tarihi, Babanın kan grubu gibi Teşhis ve tedavi işlemleri ve daha pek çok bilgi yer almaktadır.
Uluslararası ilaç tekelleri, pazarlama şirketleri, sigorta şirketleri avuçlarını ovuşturarak bilgilerin toplanmasını beklemektedir çünkü bu bilgiler sigorta ve ilaç firmaları için altın değerindedir. Ülkemizde kişisel bilgileri ve verileri koruma kanunu yoktur. Bilgilerimiz güvencede değildir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı gibi Sağlık Bakanı da bütün mahrem bilgilerimizi yarın bir firmaya satabilir. AKP zihniyeti mahrem olan ilaç ve hastalık bilgilerimizi satarak yine mahrem olan diğer sağlık bilgilerimizi de satacağının işaretini vermiştir.
AKP Hükümeti sağlık bilgilerimizin satış işlemini mevzuata uydurmayı da ihmal etmemiştir. Bir yönetmelik çıkararak sağlıkla ilgili verilerin özel kişi ve kuruluşlarla sözleşme karşılığı paylaşılabileceği konusunu düzenlenmiştir. Yönetmelikte talep eden herkesle sözleşme karşılığı bu verilerin paylaşılacağı belirtilmiştir.
Sağlık Bakanlığı kişisel bilgilerin korunması konusunda sabıkalıdır. Hatta acizdir. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'ndeki bilgilerin çalınması hakkında 23.08.2011 tarihinde sorduğum sorulara Sağlık Bakanı cevap verememiştir. AKP Hükümeti halkımızın mahrem bilgilerini korumak yerine satmayı tercih etmiştir. Bu durum özel hayata müdahaledir ve asla kabul edilemez!
AKP'nin Sağlıkta Dönüşüm adıyla çürüttüğü sağlık sistemimizde Hükümet sadece kâr etmekten başka bir şeyi düşünemez hale gelmiş ve bu uğurda her şeyi satabileceğini göstermiştir. Bu durum sağlık gibi asla satılamayacak bir konuda AKP'nin sağlık politikalarının 10 yılın sonunda iflas ettiğini göstermektedir. Bu iflas, halkımıza şimdilik kızamık, sıtma verem gibi bulaşıcı hastalıklar ve 49 yıla kadar hastane kira borçlanması şeklinde yansımıştır.
Sağlık Bakanı halkımıza daha fazla zarar vermeden derhal istifa etmeli veya görevden alınmalıdır. AKP Hükümeti de halkımızın mahrem bilgilerinden elini çekmeli ve yaptığı etik olmayan davranışlardan dolayı halkımızdan özür dilemelidir."
H. Alper Durmaz.
CHP'li Atıcı, Sağlık Bakanlığı'nın "Sağlık Net 2" sistemi ile kişisel sağlık verilerini neden zorla topladığının anlaşıldığını belirtti.
CHP Mersin Milletvekili Atıcı, "Sağlık Bakanlığı kişisel bilgilerin korunması konusunda sabıkalıdır. Hatta acizdir. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'ndeki bilgilerin çalınması hakkında 23.08.2011 tarihinde sorduğum sorulara Sağlık Bakanı cevap verememiştir. AKP Hükümeti halkımızın mahrem bilgilerini korumak yerine satmayı tercih etmiştir." dedi
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, sözlerinde şunları kaydetti:
"Bugün sizlerle ve kamuoyuyla mahrem olan kişisel sağlık bilgilerimizin AKP Hükümeti tarafından nasıl ve hangi amaçlarla satıldığını paylaşacağım.
Sosyal Güvenlik Kurumu halkımızın hastalıklarının neler olduğunu ve hangi ilaçları kullandığını bir firmaya şimdilik 72 milyon liraya satmıştır.
Bu rakamın daha sonra daha detay bilgiler karşılığında 500 milyon liraya kadar çıkabileceği ileri sürülmektedir. Bu asla kabul edilemez bir durum olduğu gibi AKP'nin 10 yıldır uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programı ile halkın sağlığını ve bilgilerini nasıl satabileceğini göstermiştir.
Bilgileri satın alan şirket de bilgileri işledikten sonra istediği başka firmalara satabilecektir. Böylece mahrem olan sağlık bilgilerimiz üzerinden birçok firma ciddi kâr elde etmiş olacaktır.
Şimdi Sağlık Bakanlığı'nın "Sağlık Net 2" sistemi ile kişisel sağlık verilerimizi neden zorla topladığı anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı, kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarına başvuranların kişisel bilgi ve verilen hizmete ilişkin bilgileri tek merkezde toplamaya başlamıştır.
Kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarının vatandaştan toplayıp, merkezi sisteme elektronik ortama göndermekle yükümlü bilgiler içinde;
Bütün kimlik, adres, iletişim bilgileri. Hamilelik testleri, Sağlık geçmişi, özürlülük durumu, Medeni hal, Alkol-madde-sigara kullanımı, İş, meslek, öğrenim durumu, gelir durumu, Hastalık şikâyetleri, hastanın öyküsü (anemnezi), Bütün tetkik sonuçları, 15-49 yaş arası kadınların, doğum ve düşük sayıları, Kadın sağlığı işlemleri, kullanılan aile planlaması yöntemi, Gebelik testi sonuçları, Son adet tarihi, Babanın kan grubu gibi Teşhis ve tedavi işlemleri ve daha pek çok bilgi yer almaktadır.
Uluslararası ilaç tekelleri, pazarlama şirketleri, sigorta şirketleri avuçlarını ovuşturarak bilgilerin toplanmasını beklemektedir çünkü bu bilgiler sigorta ve ilaç firmaları için altın değerindedir. Ülkemizde kişisel bilgileri ve verileri koruma kanunu yoktur. Bilgilerimiz güvencede değildir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı gibi Sağlık Bakanı da bütün mahrem bilgilerimizi yarın bir firmaya satabilir. AKP zihniyeti mahrem olan ilaç ve hastalık bilgilerimizi satarak yine mahrem olan diğer sağlık bilgilerimizi de satacağının işaretini vermiştir.
AKP Hükümeti sağlık bilgilerimizin satış işlemini mevzuata uydurmayı da ihmal etmemiştir. Bir yönetmelik çıkararak sağlıkla ilgili verilerin özel kişi ve kuruluşlarla sözleşme karşılığı paylaşılabileceği konusunu düzenlenmiştir. Yönetmelikte talep eden herkesle sözleşme karşılığı bu verilerin paylaşılacağı belirtilmiştir.
Sağlık Bakanlığı kişisel bilgilerin korunması konusunda sabıkalıdır. Hatta acizdir. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'ndeki bilgilerin çalınması hakkında 23.08.2011 tarihinde sorduğum sorulara Sağlık Bakanı cevap verememiştir. AKP Hükümeti halkımızın mahrem bilgilerini korumak yerine satmayı tercih etmiştir. Bu durum özel hayata müdahaledir ve asla kabul edilemez!
AKP'nin Sağlıkta Dönüşüm adıyla çürüttüğü sağlık sistemimizde Hükümet sadece kâr etmekten başka bir şeyi düşünemez hale gelmiş ve bu uğurda her şeyi satabileceğini göstermiştir. Bu durum sağlık gibi asla satılamayacak bir konuda AKP'nin sağlık politikalarının 10 yılın sonunda iflas ettiğini göstermektedir. Bu iflas, halkımıza şimdilik kızamık, sıtma verem gibi bulaşıcı hastalıklar ve 49 yıla kadar hastane kira borçlanması şeklinde yansımıştır.
Sağlık Bakanı halkımıza daha fazla zarar vermeden derhal istifa etmeli veya görevden alınmalıdır. AKP Hükümeti de halkımızın mahrem bilgilerinden elini çekmeli ve yaptığı etik olmayan davranışlardan dolayı halkımızdan özür dilemelidir."
H. Alper Durmaz.
