2016-10-06 - 16:10
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, "15 Temmuz darbe girişimine karşı kararlı bir mücadele sergileniyor. Hukukun temel ilkeleri bu mücadelede en temel düstur. İşin Meclis boyutu var. Olağanüstü hal dolayısıyla KHK'lar çıkarıldı, gerek görülünce çıkarılacak. Bunların da Meclis'te görüşülmesinde, hızlı, verimli, bütün muhalefet partilerinin de katkılarının sağlanması istikametinde bir anlayış güdüyoruz." dedi.

AK Parti Sakarya Milletvekili Mustafa İsen, Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin kuruluş yıl dönümüne ilişkin gündem dışı yaptığı konuşmada, konseyde, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'nin kurucu üye olarak yer aldığını belirterek, konseyin, temel araç ve görevlerini sıraladı.

İsen, konseyin siyasi anlamda önemli çalışmalar yaptığını, AK Parti iktidarı döneminde faaliyetlerin ivme kazandığını kaydetti.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Prof. Dr. Bahriye Üçok'un ölüm yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmada, "Bahriye Üçok, Anadolu aydınlanmasının başladığı 1919 yılında doğdu. 1919'un hakkını verdi. Cumhuriyet aydınlanmasının örnek kadını oldu." değerlendirmesini yaptı.

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan ise kapatılan radyo ve televizyonlara ilişkin gündem dışı konuştu.

Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bugün Türkiye'deki ilk uçak fabrikasının açılışının yıl dönümü olduğunu, fabrikanın ilerleyen yıllarda kapatılmasının da sıradan ve tarihi bir vaka olarak düşünülemeyeceğini belirtti.

Akçay, Türkiye'nin, savunma sanayisinde önemli projeler yürüttüğünü vurgulayarak, "Beklentimiz bu projelerin yüzde 100 yerli ve milli olarak kendi tasarım ve mühendislerimizle üretilmesidir." diye konuştu.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı, iki yıl önce 6-7 Ekim tarihinde, HDP'nin "Kobani olayları" dolayısıyla halkı sokağa çağırması neticesinde birçok yerde vahşetler yaşandığını, 2 polisin şehit edildiğini ve Diyarbakır'da yoksullara kurban eti dağıtan Yasin Börü ile üç arkadaşının da aralarında bulunduğu 49 kişinin hayatını kaybettiğini, 221 vatandaş ve 139 polisin yaralandığını anımsattı.

Bostancı, "HDP, demokratik mecralardan yetki ve kuvvet alan bir siyaset olarak sokağa yönelik bu tür çağrıların ne tür sonuçlar çıkaracağı hususunda sanıyorum Kobani olaylarından sonra bir derse sahip olması gerekir ama bugüne kadar HDP'den bu anlamda ders alındığına ilişkin bir değerlendirme ve özeleştiri görmedik. Aksine, bu olayların bir provokasyon olduğu yolunda bir savunma gördük. Bu provokasyon savunması doğal olarak insanın aklına şu soruyu getiriyor, 'acaba HDP MYK'sının da 6-7 Ekim tarihlerinde halkı sokağa çağırması bu provokasyonun bir parçası mıydı?' Bunu sormak isterim." ifadesini kullandı.

15 Temmuz darbe girişimine karşı kararlı bir mücadele sergilendiğine işaret eden Bostancı, şöyle devam etti:

"Hukukun temel ilkeleri bu mücadelede en temel düstur. İşin Meclis boyutu var. Olağanüstü hal dolayısıyla KHK'lar çıkarıldı, gerek görülünce çıkarılacak. Bunların da Meclis'te görüşülmesinde, hızlı, verimli, bütün muhalefet partilerinin de katkılarının sağlanması istikametinde bir anlayış güdüyoruz. Bu çerçevede, diğer grup başkanvekilleriyle de görüştüm. Bir heyet teşekkül edecek, bu görüşmelere ilişkin istişareleri yürütmek üzere. Verimli bir çalışma olmasını ve değerli katkılarla bu mücadelenin tahkim edilmesini bekliyoruz."

HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım, 6-7 Ekim olaylarıyla ilgili araştırma önergeleri verdiklerini, bunların AK Parti'nin oyu ile reddedildiğini bildirdi.

Yıldırım, "Önceki gün seçilen komisyonunuzun sözcüsü ne diyor? 'Bin yılın en büyük Türk büyüğüymüş Sayın Gülen.' Bunu sizin darbe komisyonunda divana seçtiğiniz komisyon üyeniz söylüyor." diye konuştu.

Naci Bostancı ise FETÖ'nün bütün ayaklarına yönelik hukuk temelli bir mücadelenin sürdürüldüğünü, bununla bağlantılı olanların ve darbe girişimine destek verenlerin cezasını hukuk karşısında göreceğini ifade etti.

Bostancı, "Darbe komisyonu sözcüsünün, Fetullah Gülen konusundaki değerlendirmeleri hususunda eğer ciddi bir analiz veya araştırma yapmış olsalardı, bunların, millet aleyhine faaliyetleri açığa çıktıktan sonra ona karşı basında yürütülen mücadelenin önemli simalarından biri olduğunu görürdü." değerlendirmesinde bulundu.

TBMM Danışma Kurulu'nun toplanamaması üzerine MHP, grup önerisini Genel Kurula taşıdı.

Öneri üzerinde konuşan MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, son dönemde kamuda işe girme, ilerleme, yükselme, tayin ve terfilerde liyakatın dikkate alınmadığını savundu. Aksu, personel rejimindeki tahribat nedeniyle kamu hizmetinde verimsizlik yaşandığını ifade ederek, "15 Temmuz darbe girişimi, ülke yönetimindeki liyakatın önemini ve 'önce ülke' ilkesinin gerekliliğini göstermiştir. Kamuya yapılacak atamalarda bu kriterler esas alınmalı. Vatandaşlara duyarlı kamu yönetimi olmalı." dedi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Türkiye'de her iktidarın devletin kadrolarını ele geçirilecek bir alan olarak gördüğünü, ilkeleri yerle bir ederek kendisine göre kamu personel rejimi uyguladığını, AK Parti döneminde ise bunun ayyuka çıktığını savundu.

Toğrul, "AKP döneminde personel alımı sübjektif kriterlere göre yapıldı, parti çıkarları gözetildi. Üniversitelerde akademisyen alımı, öyle tarif ediliyordu ki sadece o kişi başvurabiliyordu, tezlerin adı yazılıyordu. Ama 15 Temmuz'dan sonra AK Parti, 'FETÖ ile mücadele ediyoruz' dediğinde resim daha da değişti, yüz binlerce kamu personeli işten çıkarıldı, tutuklandı. Yüzbinlerce insanı hangi kritere göre attınız? AKP, yeni cemaatlerle, kendi yandaşlarını boşalttığı alana doldurmaya çalışıyor. KPSS'de sorun yoktu. KPSS'de sorun şuydu: Siz KPSS sorularını çalarak o cemaate önceden sızdırdınız, problem olan bu..." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de öneri lehinde yaptığı konuşmada, "Türkiye'de bir güçlük yaşandığında devlet stop ediyorsa, kurulmuş olan sistem çağdaş, gelişmiş ülkeye layık değil demektir. Soruları çalınmasaydı Ecevit döneminde getirilen KPSS, dayısı olmayanların dayısı, bacısı olmayanların bacısıdır. 2010'da AKP bunu koruyamadı. Bugün 'kandırıldık' diyor. Sorunun köküne gidip hatanın nerede yapıldığına bakmak yerine, yeni bir mülakat sistemi getirip... Eskiden ağabeyi, ablası olanlar giriyordu şimdi reisi sevenler giriyor. " dedi.

Kendilerine mülakat sistemiyle ilgili binlerce başvuru geldiğini belirten Özel, elindeki dosyayı AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı'ya vereceğini söyledi. Mülakatta adaylara sorulan sorulardan örnekler veren Özel, bunlar arasında "Oruç tutuyor musun, gezi olayları ve ezanın Kürtçe okunması hakkında ne düşünüyorsun, Sayın Öcalan ifadesiyle ilgili ne düşünüyorsun? Reis hakkında ne düşünüyorsun" bulunduğunu söyledi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın öğretmen alımlarında mülakatta sorulan sorulara verdiği yanıta işaret eden Özel, şöyle konuştu:

"Bu açıklamayı duyunca benim aklıma bir tek Temel Reis geldi; şöyle gelse, bir kavanoz ıspanağı içse, ondan sonra da bu sözü söyleyen Milli Eğitim Bakanı'nı, çocukluğumuzdaki gibi dan dan, dan dan dört bir tarafa bir vuruverse dedim.

Böyle bir yaklaşım olur mu? "Bakana sormak lazım. Saatleri geri alabilirsiniz, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer olabilir. İleri alabilirsiniz, Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu, Başbakan CHP'den...Sizin çocuklar mülakata girseler, birileri onlara 'Berkin Elvan hakkında ne düşünüyorsun?' diye sorsalar. Reis, Berkin Elvanı yuhalattığına göre...O gün 'Berkin Elvan şöyledir, böyledir' diye bir not verecekler; 51. Katsayıya göre çarpıp bölün, 59 çıkıyor. Tercih yapamayacak neyse onu veriyor inadına namussuz. Ne hissedersiniz Naci Bey, AKP Grubu? 28 Şubatı konuşanlar ne dersiniz? Bir takım çocuklar mezhepleri, etnisiteleri, dünya görüşleri sorgulanırken vicdanları ile cüzdanları, gelecek kaygılarıyla devlet memuru olurken yalan söyleyip söylememe arasına sıkışıyorlar. Böyle bir devlet inşa ediyorsunuz. Bu konuda sizi uyarıyoruz ve uyarmaya devam edeceğiz."

Bostancı, sataşma gerekçesiyle söz alarak, Bakan Yılmaz ile görüştüklerinde, mülakatlarda basında yer aldığı gibi sübjektif sorular sorulmadığını ilettiğini anlattı. Bostancı, "Böyle keyfi sorular varsa, bunun gereğini devlet yapacaktır. Hakkaniyet esaslı yaklaşımı tahkim etmek ve bunu takipçisi olmak hepimizin boynun borcudur. Gereken incelemelerin yapılmasını takip edeceğim. Ancak sonuçta devlette görev alacak öğretmenlerin siyasi kanaatleri değil, öğretmenlik yeteneğinin esas olduğu ve böyle öğretmenlerle desteklenmiş milli eğitimin herkes için iyi olduğunu biliyoruz." dedi.

Bostancı, HDP'nin, Toğrul'un konuşmasında, kendilerine yönelik olarak, "KPSS sorularını çalarak cemaate sızdırdınız" sözlerine itiraz ederek, açıklama yapmasını istedi. Bunun üzerine Toğrul, "İdarenin hiçbir sorumluluğu yok mu sınav niye iptal edildi, kurumların başkanları niye tutuklandı?" karşılığını verdi.

AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez ise öneri aleyhinde konuşmasında, mülakat sisteminin yeni uygulamaya konulduğunu belirterek, "Müfettişlik görevi yürüten biri olarak söylüyorum; öğretmenlik hem liyakatı hem kariyeri hem de sadakati gerektiren meslektir. Dünyanın hiçbir yerinde devlet memuru alınırken sadece sınavla almıyor. Ben de öğretmenlik, müfettişlik yaptım. Üstelik AK Parti öncesi dönemlerde. Hem yazılı hem mülakatla seçildim. Diğer mesleklerde nem sınav hem mülakatla alındı. Öğretmenlik diğer mesleklerden daha mı değersizdir?" dedi.

Konuşmaların ardından önerinin oylamasına geçildi. Ancak üst üste yapılan üç oylamada karar yeter sayısının bulunmaması üzerine Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, birleşimi 11 Ekim Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.