2012-07-02 - 15:00
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, partisinin Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ve bazı milletvekilleriyle parlamentoda düzenlediği basın toplantısında TBMM Genel Kurulu'nda bugün kabul edilen özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını öngören kanunla ilgili eleştirilerini dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, partisinin Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ve bazı milletvekilleriyle parlamentoda düzenlediği basın toplantısında TBMM Genel Kurulu'nda bugün kabul edilen özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasını öngören kanunla ilgili eleştirilerini dile getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:
"Ak Parti biraz önce 3. Yargı paketi adı altında getirilen düzenlemeyi TBMM'de kabul etti. AK Partililer bunu bir zafer olarak ilan ettiler. Ortada AK Parti açısından bir zafer vardır ancak bu Pirus zaferi olacaktır. Yıktıklarının altında AK Parti kendisi de kalacaktır. Bugün yarattıkları canavar bir gün gelip onları da yiyecektir. Şimdi bu andan itibaren Türkiye'de bir Özel Yetkili Mahkemeler vardır, birde AK Parti'nin kurmuş olduğu kendine bağlı olan bir yargı sistemi vardır. Özel Yetkili Mahkemeler kalkmamıştır. Özel Yetkili Mahkemeler bütün şiddeti ile bütün acımasızlığı ile, ve bütün hukuk tanımazlığı ile sistemimizde vardır ve devam edecektir. Özel Yetkili Mahkemeler varlıklarıyla yaptıkları soruşturmalarla, yürüttükleri yargılamalarla kamuoyunda çok büyük bir tartışmanın konusu olmuştur. Böyle bir tartışmanın konusu olduğu halde bu mahkemelerden hemen herkes şikâyet ettiği halde ve hükümette bu şikâyetleri görmüş ve bu şikâyetleri dikkate alan bir noktada olduğunu belirttiği halde vardığı nokta çok farklı olmuştur. AK Parti bambaşka bir şey yapmıştır. Türk hukuk sistemini ve yargı sitemini AK Parti bugün yıkmıştır. Ancak bu yıkıntıların altında kendileri de bir gün kalacaktır. Ben buna inanıyorum." dedi
İkili bir özel yetki yaratıldığını iddia eden Tarhan, ''Eski ÖYM'ler klonlanarak, yeni terörle mücadele mahkemeleri haline getirilmiş. Bunlar Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı. Aynı eylemlerden ötürü iki ayrı mahkemede yargılanma gibi bir sonuç yaratıyor'' dedi
Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Belki şu anda pek farkında değiliz ama bu yasa değişikliği son yıllara damga vuran önemli bir yasa değişikliğidir. Önümüzdeki günlerdi ve yıllarda çok ağır sonuçlarını yaşayabileceğimiz bir yasa değişikliği bu. 12 Eylül 2010 referandum sürecinde iki yıl sonra olabilecekleri o %58 pekiyi görememişti ancak bugün yaşadıklarımız bize gösteriyor ki o günkü tespitlerimiz doğru idi. Toplumda özgürlüklerin daraltılması için yargının bir araç olarak kullanılmasından duyduğumuz endişeyi biz o zaman paylaşmıştık. Türkiye yıllardır adına Özel Yetkili Mahkemeler denilen antidemokratik bir yapı ile karşı karşıyadır ve Toplum bu mahkemeler aracılıyla susturulmaya çalışılıyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ bu mahkemeler için ihtisas mahkemeleridir benzetmesi yapmıştı. Şimdi de hukuk devleti içerisinde yeri olmayan antidemokratik mahkemelerdir söylemini geliştirdi. Yani duruma göre ağız değiştirme yolunu seçti. Oysa hukuk bilen birisinin ihtisas mahkemelerinin ne olduğunu iyi bilmesi gerekirdi. İhtisas mahkemeleri yargılananlar için, yargılamanın muhatapları için güvenceleri güçlendirilmiş görev yapanların tamamının da uzman olması beklenen mahkemelerdir ki Özel Yetkili Mahkemelerde bunun tam tersi yargılananların güvenceleri zayıflatılmıştır. Ben bu mahkemelerin kaldırılmasında zamanlamanın önemli olduğunu, özel nedenleri olduğunu ve AK Parti için, İktidar için esrarengiz sebepleri olduğunu düşünüyorum. Bu mahkemelerin kaldırılmasını dile getiren çevrelerin İktidar kanadından gelmesinin özel nedenleri olduğunu düşünüyorum. Bugün sonuca baktığımız zaman içler açısı bir sonuç ile karşı karşıyayız. Baktığımız zaman Özel Yetkili Mahkemelerin muhafaza edildiğini görüyoruz. Sadece Ceza Muhakemeleri Yasasından taşınıp Terörle Mücadele Yasasının içerisine 250,251,252 olduğu gibi yani o maddelerdeki yetkiler, bu inanılmaz güçlü yargılayanların kudreti, onu oluşturan yetkiler oraya olduğu gibi getirildi ve monte edildi. Sadece bu yapının adresi değiştirildi. CMK'dan alınıp TMK'nın içine alındı. Üstelik Özel Yetkili Mahkemelerde daha açılmış davalar bakımından kesin hüküm verilinceye kadar o yetkilerin muhafaza edilmesine karar verildi. Bu olağan üstü bir şeydir. Avrupa'da ve dünyada çok sınırlı örnekleri vardır ki bu kesin hükme gidecek sürenin 30 yıl olduğunu belirtmeliyim. Yani bu tür bir davada zaman aşımı süresi 30 yıldır. Düşünebiliyor musunuz eğer 30 yıl süresince bu dava bitmez ise 4 kişilik hakim, savcı heyeti bir dava için 30 yıl bekleyecekler ve o yetkilerini muhafaza edecekler eğer ömürleri vefa ederse."
Tarhan, ''Bir robokok mahkemesi düşünün. Robokok kuşanmış yetkilerini; bu iki yapının birden toplumun içine salındığını düşünün, sonuçlarının çok ağır olacağını göreceksiniz. Bu tam anlamıyla politik bir yapılanma. Politik yargının iki atlısıdır ve toplumu susturmakta yarışacaklardır. Bu yapılanmaların kime ait olduğu, bunun gizemini herhalde çözdünüz. Bir kayıkçı kavgasının sonucunda oluşmuştur bu iki yapı. Bu kayıkçı kavgasından, kendi aralarındaki iktidar çatışmasından iki başlı bir yargı doğdu. En acı olan, artık yargının bağımsızlığı değil, yargının kimi ve kimlere bağlı olduğunu tartışır hale geldik. Bugün yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi, demokrasi adına utanç verici bir gündür'' ifadelerini kullandı.
Hükümetin böyle bir düzenleme ile neyi amaçladığına ilişkin soru üzerine de Tarhan, ''Amaçlanan; benim hırsızımı, benim yolsuzumu, benim uğursuzumu siz sürek avına tabi tutamazsınız, onu koruyacak kollayacak olan benim, bu mesaj verilmiştir'' dedi.
Bir gazetecinin Anayasa Mahkemesi'ne gitmeyi değerlendirip değerlendirmeyecekleri sorusuna Tarhan, ''Elbette değerlendireceğiz. Benim gözlemim bir hukukçu olarak, eşitlik ilkesine açık aykırılık var, açıkça Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır kanaatimce'' diye cevap verdi. (15:00)
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:
"Ak Parti biraz önce 3. Yargı paketi adı altında getirilen düzenlemeyi TBMM'de kabul etti. AK Partililer bunu bir zafer olarak ilan ettiler. Ortada AK Parti açısından bir zafer vardır ancak bu Pirus zaferi olacaktır. Yıktıklarının altında AK Parti kendisi de kalacaktır. Bugün yarattıkları canavar bir gün gelip onları da yiyecektir. Şimdi bu andan itibaren Türkiye'de bir Özel Yetkili Mahkemeler vardır, birde AK Parti'nin kurmuş olduğu kendine bağlı olan bir yargı sistemi vardır. Özel Yetkili Mahkemeler kalkmamıştır. Özel Yetkili Mahkemeler bütün şiddeti ile bütün acımasızlığı ile, ve bütün hukuk tanımazlığı ile sistemimizde vardır ve devam edecektir. Özel Yetkili Mahkemeler varlıklarıyla yaptıkları soruşturmalarla, yürüttükleri yargılamalarla kamuoyunda çok büyük bir tartışmanın konusu olmuştur. Böyle bir tartışmanın konusu olduğu halde bu mahkemelerden hemen herkes şikâyet ettiği halde ve hükümette bu şikâyetleri görmüş ve bu şikâyetleri dikkate alan bir noktada olduğunu belirttiği halde vardığı nokta çok farklı olmuştur. AK Parti bambaşka bir şey yapmıştır. Türk hukuk sistemini ve yargı sitemini AK Parti bugün yıkmıştır. Ancak bu yıkıntıların altında kendileri de bir gün kalacaktır. Ben buna inanıyorum." dedi
İkili bir özel yetki yaratıldığını iddia eden Tarhan, ''Eski ÖYM'ler klonlanarak, yeni terörle mücadele mahkemeleri haline getirilmiş. Bunlar Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı. Aynı eylemlerden ötürü iki ayrı mahkemede yargılanma gibi bir sonuç yaratıyor'' dedi
Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Belki şu anda pek farkında değiliz ama bu yasa değişikliği son yıllara damga vuran önemli bir yasa değişikliğidir. Önümüzdeki günlerdi ve yıllarda çok ağır sonuçlarını yaşayabileceğimiz bir yasa değişikliği bu. 12 Eylül 2010 referandum sürecinde iki yıl sonra olabilecekleri o %58 pekiyi görememişti ancak bugün yaşadıklarımız bize gösteriyor ki o günkü tespitlerimiz doğru idi. Toplumda özgürlüklerin daraltılması için yargının bir araç olarak kullanılmasından duyduğumuz endişeyi biz o zaman paylaşmıştık. Türkiye yıllardır adına Özel Yetkili Mahkemeler denilen antidemokratik bir yapı ile karşı karşıyadır ve Toplum bu mahkemeler aracılıyla susturulmaya çalışılıyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ bu mahkemeler için ihtisas mahkemeleridir benzetmesi yapmıştı. Şimdi de hukuk devleti içerisinde yeri olmayan antidemokratik mahkemelerdir söylemini geliştirdi. Yani duruma göre ağız değiştirme yolunu seçti. Oysa hukuk bilen birisinin ihtisas mahkemelerinin ne olduğunu iyi bilmesi gerekirdi. İhtisas mahkemeleri yargılananlar için, yargılamanın muhatapları için güvenceleri güçlendirilmiş görev yapanların tamamının da uzman olması beklenen mahkemelerdir ki Özel Yetkili Mahkemelerde bunun tam tersi yargılananların güvenceleri zayıflatılmıştır. Ben bu mahkemelerin kaldırılmasında zamanlamanın önemli olduğunu, özel nedenleri olduğunu ve AK Parti için, İktidar için esrarengiz sebepleri olduğunu düşünüyorum. Bu mahkemelerin kaldırılmasını dile getiren çevrelerin İktidar kanadından gelmesinin özel nedenleri olduğunu düşünüyorum. Bugün sonuca baktığımız zaman içler açısı bir sonuç ile karşı karşıyayız. Baktığımız zaman Özel Yetkili Mahkemelerin muhafaza edildiğini görüyoruz. Sadece Ceza Muhakemeleri Yasasından taşınıp Terörle Mücadele Yasasının içerisine 250,251,252 olduğu gibi yani o maddelerdeki yetkiler, bu inanılmaz güçlü yargılayanların kudreti, onu oluşturan yetkiler oraya olduğu gibi getirildi ve monte edildi. Sadece bu yapının adresi değiştirildi. CMK'dan alınıp TMK'nın içine alındı. Üstelik Özel Yetkili Mahkemelerde daha açılmış davalar bakımından kesin hüküm verilinceye kadar o yetkilerin muhafaza edilmesine karar verildi. Bu olağan üstü bir şeydir. Avrupa'da ve dünyada çok sınırlı örnekleri vardır ki bu kesin hükme gidecek sürenin 30 yıl olduğunu belirtmeliyim. Yani bu tür bir davada zaman aşımı süresi 30 yıldır. Düşünebiliyor musunuz eğer 30 yıl süresince bu dava bitmez ise 4 kişilik hakim, savcı heyeti bir dava için 30 yıl bekleyecekler ve o yetkilerini muhafaza edecekler eğer ömürleri vefa ederse."
Tarhan, ''Bir robokok mahkemesi düşünün. Robokok kuşanmış yetkilerini; bu iki yapının birden toplumun içine salındığını düşünün, sonuçlarının çok ağır olacağını göreceksiniz. Bu tam anlamıyla politik bir yapılanma. Politik yargının iki atlısıdır ve toplumu susturmakta yarışacaklardır. Bu yapılanmaların kime ait olduğu, bunun gizemini herhalde çözdünüz. Bir kayıkçı kavgasının sonucunda oluşmuştur bu iki yapı. Bu kayıkçı kavgasından, kendi aralarındaki iktidar çatışmasından iki başlı bir yargı doğdu. En acı olan, artık yargının bağımsızlığı değil, yargının kimi ve kimlere bağlı olduğunu tartışır hale geldik. Bugün yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi, demokrasi adına utanç verici bir gündür'' ifadelerini kullandı.
Hükümetin böyle bir düzenleme ile neyi amaçladığına ilişkin soru üzerine de Tarhan, ''Amaçlanan; benim hırsızımı, benim yolsuzumu, benim uğursuzumu siz sürek avına tabi tutamazsınız, onu koruyacak kollayacak olan benim, bu mesaj verilmiştir'' dedi.
Bir gazetecinin Anayasa Mahkemesi'ne gitmeyi değerlendirip değerlendirmeyecekleri sorusuna Tarhan, ''Elbette değerlendireceğiz. Benim gözlemim bir hukukçu olarak, eşitlik ilkesine açık aykırılık var, açıkça Anayasa'nın 10. maddesine aykırıdır kanaatimce'' diye cevap verdi. (15:00)
