2016-03-31 - 15:45
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Yasa Tasarısı'nın 1. bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.

TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı ile AK PARTİ, CHP ve MHP grup başkanvekilleri, geçen yıl görevi başında şehit edilen savcı Mehmet Selim Kiraz'ı andı.

Gündem dışı söz alan HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir, ilin sorunlarına ilişkin konuşmasında, şehirdeki parti üyelerine baskı yapıldığını ve bazılarının gözaltına alındığını öne sürdü.

Ağrı'nın, yaşam kalitesi bakımından 81 il içinde 79. sırada yer aldığını ve ilin sürekli göç verdiğini ifade eden Taşdemir, buraya atanan kamu görevlilerinin de yaşam koşullarının yetersizliği gerekçesiyle kısa bir süre çalıştıktan sonra tayinlerini istediklerini söyledi.

Düziçi'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü nedeniyle söz alan AK PARTİ Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu ise Düziçi'nin 96 yıl önce düşmanı kovduğunu anımsatarak, Anadolu topraklarının öneminin gelecek kuşaklara da aktarılmasının gerekliliğine dikkati çekti.

Durmuşoğlu, "Dünün hesaplarını kapatamayan hainler şimdi de dünyanın birçok yerinde bombalarını patlatarak planlarını uygulamak istiyorlar. Aziz milletimiz dün olduğu gibi bugün de kandan beslenenlere adeta bir yumruk gibi cevabını veriyor ve vermeye devam edecektir. 96 yıl önce Düziçi'ni bizden koparmaya çalışan çeteler ve istilacılar nasıl başarısız olmuşsa bugün de yurt dışıyla iş birliği yaparak ülkemizde kaos ortamı oluşturmaya çalışan çeteler mutlaka başarısız olacaktır." dedi.

Kırklareli'nin sorunları hakkında konuşan CHP Kırklareli Milletvekili Türabi Kayan da Trakya'da 2 bin 500 civarında fabrika bulunduğunu ve bu fabrikalarda endüstri meslek lisesi mezunlarının çalıştırılmak istendiğini söyledi. Kayan, bölgedeki bir endüstri meslek lisesinin ise imam hatip okulu yapılmak üzere kapatıldığını belirtti.

Bugünün aynı zamanda 31 Mart vakasının yıl dönümü olduğunu anımsatan Kayan, "Bugün bu konuda hevesleri olanlar var, ülkemizi tekrar geriye götürmeye gayret edenler var." iddiasında bulundu.

Başkanvekili Bahçekapılı ise geçen yıl görevi başında şehit edilen cumhuriyet savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı rahmet ve saygıyla andığını dile getirdi. Bahçekapılı, terörü bir kez daha şiddetle lanetlediğini belirtti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, Kiraz'a rahmet dileyerek, "Bu hadise ibretlerle dolu bir hadisedir, daima da ibret olmaya, bize ders vermeye devam edecektir. Terörün fırsat bulduğunda ne denli bir azgınlık, ne denli bir alçaklık cüretine erişebileceğini, kalkışabileceğini gösteren bu elim saldırı, sadece merhum değerli savcımıza değil Türk yargısına, Türk demokrasisine ve Türkiye'deki tüm vatandaşlarımıza dönük bir saldırıdır." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, nereden gelirse gelsin, kim yaparsa yapsın kararlılıkla terörün karşısında durulması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin terörden çekmeye ve bunun ağır bedellerini ödemeye devam ettiğini söyledi.

Kiraz'a, Allah'tan rahmet dileyen Gök, "CHP olarak bugüne kadar adını koyarak, 'ama'sız, PKK, DHKP-C, IŞİD ya da adı bilinen bütün terör örgütleri ne ise hepsinin yapmış olduğu bütün terör olaylarını lanetliyoruz. CHP, terör karşısında her zaman olduğu gibi bundan sonra da üzerine düşen görevi yapmaya devam edecektir." görüşünü dile getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da Kiraz'ı rahmetle andığını dile getirerek, bugüne kadar meydana gelen bütün terör eylemlerini lanetlediğini belirtti.

Terörle mücadelenin topyekün yapılması ve kararlı bir tutum takınılması gerektiğini ifade eden Akçay, Hükümetin kapsamlı bir terörle mücadele programının olmadığını öne sürdü.

HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise bugünün İran'da 1947'de idam edilen Gazi Muhammed'in ölüm yılı olduğunu hatırlatarak, bütün "katliamlara" karşı durduklarını söyledi.

Öte yandan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın, Sur'da yaşamını yitiren Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin fotoğrafı basılı tişört giydiği ve siyah kurdele taktığı görüldü.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Babaeski'de meslek liselerinin kapatılarak imam hatibe dönüştürüldüğü iddiası doğru değil." dedi.

Avcı, TBMM Genel Kurulunda, CHP Kırklareli Milletvekili Türabi Kayan'ın gündemdışı konuşmasındaki, "Babaeski'de mesleki ve teknik anadolu lisesinin kapatılarak imam hatibe dönüştürüldüğü" iddiasına yanıt verdi.

Konuyu araştırdığını, kendisindeki bilgilerin farklı olduğunu belirten Avcı, Kayan'daki bilgilerin yanlış olduğuna dikkati çekti.

Bakan Avcı, Babaeski'de üç mesleki ve teknik lise bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Biri Gazi Meslek Lisesi, diğeri Babaeski Meslek Lisesi ve üçüncüsü de İMKB Meslek Lisesi...İmam hatibe dönüştürülüyor denilen halen faaliyetine devam eden Gazi Meslek Lisesinin 190 öğrencisi var. Önümüzdeki dönemde 190 öğrenci Babaeski Meslek Lisesine alınıyor. Çünkü Gazi Meslek Lisesi binası 12 derslikli ve eski bina...Babaeski Meslek Lisesi 24 derslikli ve 330 öğrencisi var. İMKB Meslek Lisesi de 18 derslikli ve 293 öğrencisi var. 'Babaeski'de meslek liseleri kapatılıyor imam hatibe dönüştürülüyor' iddiası doğru değil. Üç tane var; ikisi günün şartlarına uygun atölyesi olduğu için devam ediyor. Diğeri de zaten eski ve tadilattan sonra başka bir okula dönüştürülebilir. Ama şu an üçü de devam ediyor."

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP?nin, turizm sektörünün sorunlarıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.

MHP, TBMM Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurul'a taşıdı.

Öneri üzerinde konuşan MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, turizm sektörünün yıllardır çözüm bekleyen sorunları bulunduğunu belirterek, "AKP iktidarının yanlış iç ve dış politikaları sonucu hem iç politikada hem de dış politikada sıkıntılar çözüleceği yerde daha da derinleşmektedir. Ülkemizin başkenti Ankara'da bombalı araçlar patlatılıyor, İstanbul'un göbeğinde canlı bomba eylem yapabiliyor, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde operasyonların devam ettiği, il ve ilçelerimizde topraktan adeta bombalar fışkırıyor. Ortaya çıkan tablo gerçekten vahim." diye konuştu.

Mehmet Erdoğan, hükümetin açıkladığı paketin beklentileri karşılamadığını, çözüm olmadığını ileri sürerek, en önemli turizm yöresi olan Muğla için tanıtım yapılmasını, ayrıca sağlık turizminin teşvik edilmesini istedi.

Erdoğan, "Bu işin şakası yok. Önlemlerin hızla alınması için Meclis Araştırması açılmalı. Bugün çözüm üretilmezse, gelecekte yaşanacak maddi krizin bedelini kimse ödeyemez." dedi.

AK PARTİ Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, yasal düzenlemeler ve bazı desteklerle turizmin sıkıntılarını aşmaya çalıştıklarını belirterek, Ruble'deki devalüasyon ve sıkışmış Avro bölgesinin turizmi olumsuz etkileyen faktörler olduğunu bildirdi.

Güvenlik konusunun sadece Türkiye'nin problemi olmadığını, örneğinin Brüksel, Fransa ve ABD'de yaşandığını anlatan Enç, "Burada topyekün bir mücadeleden bahsetmemiz gerekiyor. Eğer sizin dışınızda gelişen birtakım yapılar, ülkenizi sürekli savaş halinde gösterirse buraya tabii ki de turistin gelmesinde sıkıntılar doğurabilir. Bu, muhalefetin, iktidarın, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın da desteğiyle aşılacak bir problemdir. Buradaki kırılma çok önemli. Psikolojik anlamda eğer siz bunu aşamazsanız bu krizin etkisi daha da derinleşecek. Türkiye kesinlikle güvenli bir ülkedir." diye konuştu.

Enç, CHP sıralarından laf atılması üzerine, "O şekilde gülerseniz psikolojik anlamda bu kırılmayı sağlayamazsınız. Eğer siz sürekli 'terör var, Başbakan'ı görevden al' derseniz, bu ülkeye turist getirmekte zorlanırsınız." ifadesini kullandı.

Kültür ve Turizm Bakanlığının ciddi şekilde çalıştığını, turizm sektörünü rahatlatmak için bütçe imkanlarıyla hizmetleri yapmaya devam edeceklerini anlatan Enç, krizlerin fırsatları da doğurduğunu, farklı ülkelere de destinasyonlar olması gerektiğini kaydetti.

Birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, laf atılması üzerine, bazı milletvekillerinin yüzlerinde "alay edici" ifade olduğunu, bunun konuşmacı, Meclis ve Divan'a hakaret niteliği taşıdığını belirterek, "Lütfen bu edadan vazgeçin. Kim üzerine alınırsa..." dedi.

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak da öneri lehinde söz alarak, deniz, güneş ve kum ile turizmi sürdürmenin mümkün olmadığını vurgulayarak, sektörün Rusya ve Almanya pazarına dayandırıldığını, pazarlardan biri çökünce sektörün de çöktüğünü aktardı.

Budak, turist getirmek için huzur ve güven olması gerektiğine işaret ederek, "Rusya'dan 2,5 milyon turist geliyordu. Şimdi onu beklemeyin. Almanya'dan gelenlerde de gerileme var. Sektör 'bittik' diyor. Bu milli meseledir, buradan muhalefet üretmeyi düşünmüyoruz. 2017 yılı de kayıptır, 2018 yılında da toparlanamayız. Turizm sektörünün bu politikalarla sürme imkanı yok." değerlendirmesinde bulundu.

HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, turizmin barış ve güvenliğin olduğu yerde anlamlı olduğuna vurgu yaparak, aksi durumda alınacak tedbirlerin yeterli görülmeyeceğini ifade etti.

Sur'da bakanların yaptığı açıklamayı dinlediğini aktaran Doğan, Sur ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanlarının orada bulunmadığını, şartlar ne olursa osun, belediye başkanlarını da işe katmanın devlet adabı gereği olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından, MHP grup önerisi kabul edilmedi.

HDP'nin, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaşamını yitiren Baro Başkanı Tahir Elçi'nin ölümünün araştırılmasına ilişkin önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.

HDP, Elçi'nin ölümüne ilişkin araştırma önergesinin gündeme alınarak, görüşülmesi için TBMM Genel Kuruluna grup önerisi getirdi.

Elçi'nin ölümünün ardından, bölgedeki delillerin bilinçli bir şekilde toplanmadığını savunan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, olay sırasındaki polis kamerası kaydında 13 saniyelik bir kısmın olmadığını aktardı.

Ortada olaya ilişkin bir şüpheli bulunmadığını dile getiren Beştaş, "Tahir Elçi konuşmasından dolayı hedef gösterildi, öldürüldü. Faillerini devlet biliyor, hükümet biliyor ve bu failleri açıklamıyor. Diğer binlerce faili meçhul cinayet gibi bunun da faillerini aklamak, sürüncemede bırakmak ve olayı karartmak telaşındadır" görüşünü ileri sürdü.

Beştaş, "Tahir Elçi'yi tahir olmayanlar vurdu, tahir olamayanlar vurdu. Ve bu, bizim açımızdan çok önemli bir mevzudur. Meclisin bu konuda bir araştırma yapması hayati önemdedir" değerlendirmesinde bulundu.

Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı da meslektaşı Tahir Elçi'yi sevgiyle andığını söyledi.

AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, menfur saldırıyı kınadığını belirterek, Elçi ile olayda yaşamını yitiren polis memurlarına rahmet diledi.

Tunç, "Tahir Elçi'ye yapılan saldırı, milletimizin birlik ve beraberliğine yapılan bir saldırıdır. Bölgenin huzura kavuşmasını istemeyen teröristlerin amacına hizmet eden bir saldırıdır. Tahir Elçi'nin öldürülmesi hepimizi derinden üzmüştür. Çünkü Tahir Elçi, Diyarbakır Barosu Başkanı olarak yaptığı açıklamalarla şiddetin çözüm olmadığını hep savunmuştur, hendek kazmanın yanlışlığına 'tweet'leriyle vurgu yapmıştır, çatışmanın sona erdirilmesi gerektiğini ifade etmiştir" dedi.

Olaya ilişkin adli ve idari soruşturmaların devam ettiğini hatırlatan Tunç, adli soruşturmanın bir an önce sonuçlandırılmasını beklediklerini kaydetti.

HDP'nin önergesinin aslında Tahir Elçi'nin öldürülmesi olayını araştırmak için değil, PKK propagandası yapmak için yazıldığını savunan Tunç, şiddet çağrısının ve terörü teşvik etmenin hiçbir şekilde düşünce ve ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Tunç, "Olayın aydınlatılmasından rahatsız olan PKK'dır. Tahir Elçi'nin ölümüne neden olan da PKK'dır. Tahir Elçi'nin ölümü gerçekten hepimizi üzmüştür. Olayın bir an önce açığa kavuşması hepimizin dileğidir. Ancak araştırma önergesi, Tahir Elçi'nin ölümüyle, ölümünün araştırılmasıyla ilgili bir önerge değildir" ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Diyarbakır Barosu 28 Kasım 2015 tarihinde tarihinin en ağır bedelini Tahir Elçi'yi vererek ödedi. Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır bölgesi, insanlık tarihi birçok bedel vermişti ama Tahir de kendi bedelini ödedi" diye konuştu.

Elçi'nin çabalarıyla birçok faili meçhul cinayetin aydınlandığını dile getiren Tanrıkulu, AK PARTİ sıralarına yönelik olarak, "Bu ülkeyi biz yönetmiyoruz, Diyarbakır'ı da biz yönetmiyoruz. Sizler yönetiyorsunuz, sizler. Baro Başkanını ya oraya göndermeyeceksin ya da öldürtmeyeceksin" sözlerini sarfetti.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı da şehit edenleri lanetlediğini belirten Tanrıkulu, "Ama bunu bugün bu cihet bağlamında bir savunma mekanizması olarak kullanmanızı da lanetliyorum ve alçakça buluyorum" dedi.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır ise Tanrıkulu'nun, gruplarına yönelik tahrikte bulunduğunu söyledi.

Olaya ilişkin soruşturmanın devam ettiğini anımsatan AK PARTİ İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise bölgede inceleme yapmak isteyen güvenlik güçlerinin terör örgütünün saldırılarıyla engellenmek istendiğini belirtti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı da şunları kaydetti:

"Askerler, teröre karşı mücadele için operasyon maksadıyla dağlara giderken onların önünü kesenler vardı. Peki aynı insanlar Sur'da, Nusaybin'de, İdil'de o çukurları kazan çocukların önüne niçin geçmediler? O çocuklar hayattayken onların nefesleriyle, soluklarıyla, hayatlarıyla niçin ilgilenmediler? Ne zaman ilgilenmeye başladılar? Ölü bedenleriyle ilgilendiler. Ölü bedenleri üzerinden siyaset yapmak diye bir suçlama getirilecekse önce siz düşüneceksiniz."

Acıların istismar edilmesine karşı çıkacaklarını dile getiren Bostancı, "Halk, kendi çocuklarına sahip çıkanla onların ölü bedenleriyle ilgilenenleri ayırt etmesini çok iyi bilir" dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Bostancı'ya, "Sayın Bostancı, cenazeleri kimin istismar ettiğini merak ediyorsan, bir elini cenazeye dayayıp diğer eliyle de miting alanına seslenenlerin fotoğraflarına bakmanı tavsiye ediyorum. Kimin istismar ettiğini merak ediyorsan, gazeteci ordusunun önünde canlı yayında yaşamını yitirmiş asker ailelerine bağlanıp oradan siyaset devşirmeye çalışanlara bakmanı tavsiye ediyorum" karşılığını verdi.

Başkanvekili Bahçekapılı, tartışmaların uzaması üzerine birleşime ara verdi.

Bahçekapılı, aradan sonra CHP?li Tanrıkulu?nun konuşmasında "lanetleme ve alçak" ifadelerini tutanaklardan okudu.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, hiçbir milletvekilinin bir gruba karşı lanetleme ve alçakça ifadesini kullanmasını tasvip etmediklerini belirterek, Tanrıkulu'nun kastının AK PARTİ Grubu olmadığını, kendisine laf atan AK PARTİ Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu?na söylediğini kaydetti. Özel, ifadenin kastı aştığını kaydetti.

AK PARTİ Grup Başkanvekili Bostancı, Özel?e teşekkür ederek, Tanrıkulu'nun konuşmasının çözüme katkısı olmadığını, kendisiyle ilgili umutlarını kaybetmek istemediklerini söyledi.

Çavuşoğlu da söz alarak Tanrıkulu aracılığıyla CHP'nin HDP'lileştiğini ileri sürdü. Özel, sataşma gerekçesiyle yaptığı konuşmada, "Bir kişi hakkında ve onun üzerinden grubumuza yönelik algı operasyonu düzenleniyor" diye konuştu.

Konuşmaların ardından HDP grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, atık yağların neden olduğu su ve çevre kirliliğinin araştırılmasıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine CHP, önerisini Genel Kurula taşıdı.

CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'de kişi başına 20 kilogram yağ tüketildiğini, bunda ayçiçek yağının ağırlıkta olduğunu, bu miktarın dörtte birinin atık haline geldiğini ifade etti.

Gaytancıoğlu, atık yağların uygun tesislerde işlemden geçirilerek biyodizel yakıt ve yan ürünler elde edilebildiğini, bununla ilgili yasa da çıkarıldığını anlattı. Yılda 350 bin ton atık yağ oluştuğuna işaret eden Gaytancıoğlu, bunun yakıtta kullanılmasını önerdiklerini söyledi.

Türkiye'de daha başka kaynakların da olduğuna işaret eden Gaytancıoğlu'nun, "Sadece bitkisel yağları söyledim ama başka hayvansal yağlar var; kemik, deri, iç yağ, tavuk yağları var. Bunlarla birlikte 150 bin ton daha hayvansal yağ var. Biz bu kadar zengin bir ülke değiliz. Bunların hepsini toplayacak tesisler kuralım. 'Yapıcı muhalefet yapmıyorsunuz' diyorsunuz, işte size yapıcı muhalefet." sözlerini, AK PARTİ milletvekilleri alkışladı.

Gaytancıolu, atıkların neden olduğu kirlilikle ilgili Meclis Araştırması açılmasını istedi.

AK PARTİ İstanbul Milletvekili Hulusi Şentürk, öneri aleyhinde görüşlerini ifade ederken, biyodizel üretiminin teşviki için AK PARTİ iktidarı döneminde düzenlemeler yapıldığını belirterek, bu yolla üretimde önemli artış gerçekleştiğini, 2015 yılında Türkiye'de elde edilen biyodizelin 69 bin ton olduğunu, bunun 21 bin tonunun atık yağların geri dönüşümünden elde edildiğini kaydetti.

Şentürk, atık yağların toplanmasıyla ilgili bilincin yükselmesi için çalışmalar yapıldığını dile getirerek, ilgili bakanlığın ciddi adımlar attığını, Meclis Araştırması gibi işi politik noktalara çekmek yerine evsel atıkların toplanmasında seferberlik yapılmasına gayret gösterilmesini istedi.

Öneri lehinde HDP Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir'in konuşmasında "Kürdistan" ifadesini kullanması üzerine birleşimi yöneten Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Taşdemir'in konuşmasını tamamlamasının ardından "Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge yoktur. Bütün bölgeler birbirine eşittir. Burası Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosudur. Lütfen burada ayrımcı dili kullanmayalım." dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, tarihsel gerçekliği ifade ettiklerini ve yasal, anayasal engel olmadığını, sürekli aynı konuda tartışma açılmasının doğru olmadığını söyledi. Bunun üzerine söz alan AK PARTİ Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Anayasa'nın herkesi bağladığını belirterek, "Anayasa'da olmayan ideolojik amaçlı politik dil olarak ifade ediliyor. Buraya itirazı ortaya koymak son derece haklıdır." diye konuştu.

Bahçekapılı, düşüncesini ifade etiğini belirterek, itirazını sonuna kadar savunacağını söyledi.

Öte yandan TBMM Genel Kurulunda, AK PARTİ, CHP, HDP ve MHP grup başkanvekilleri, Diyarbakır'da 4 polisin şehit olduğu, 14 polisin yaralandığı terör saldırısıyla ilgili olarak söz alarak, şehit olan polislere rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken'in, "çözüm konusunda Meclisin inisiyatif alması", "savaşın sona ermesi" ve diyalog kanalları açılarak müzakere yöntemlerine başvurulması gerektiğini söylemesine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.

Başkanvekili Bahçekapılı, tüm partilerin siyasetlerini ve ait olduğu ideolojik sınırları düşünmeden birlikte teröre karşı durması gerektiğini belirterek, "Ancak bu sayede lanetlediğimiz terörü geriletebiliriz. Parlamentoda birlik mesajlarının yükselmesini diliyorum." dedi.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****