2018-04-19 - 14:58
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın Başkanlığında toplandı.

Gündem dışı söz alan CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, Giresun'un turizm potansiyelinin değerlendirilmesi hakkında yaptığı konuşmada, 2017 yılında Türkiye'nin 31 milyon civarında turist ağırladığını ve sezonu 26 milyar dolar gelirle kapattığını anımsattı.

Bu yıl ise 35 milyon civarında turist gelmesinin beklendiğini, bu rakamın yetersiz olduğunu ifade eden Bektaşoğlu, "Çünkü nüfusu bizden çok düşük olan, turizm potansiyelleri bizden çok az olan ülkeler, dünya turizm pastasından bizden daha fazla pay almaktadır." dedi.

Güneş ve denizden gelir elde etmenin dışında inanç, kültür, tarih, sağlık ve termal turizmi gibi alanların da desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Bektaşoğlu, "Mevcutlarla birlikte yayla turizminin de geliştirilmesi gerekir. Bu tanıtımda Karadeniz yüzde 100 bu kurala uygundur. Özellikle Giresun, Karadeniz'in cazibe merkezi olmaya taliptir. Giresun'un dünyaya tanıtılması gereken pek çok tarihi birikimi vardır. Kendine özgü flora kültürü mevcuttur. Giresun için yatırımcıları özendirecek desteklemeler yapılmalıdır." diye konuştu.

AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider de 57. Alay'a ilişkin gündem dışı konuşmasında, Çanakkale zaferlerinin bir başka cephesi 57. Alay'ın anılacağı günlere yaklaşıldığını, 57. Alay'ın tüm fertleriyle şehit olduğunu söyledi.

57. Alayı en iyi ifade eden kişinin Çanakkale'nin Komutanı Mustafa Kemal Atatürk olduğunu aktaran Gider, şunları söyledi:

"Atatürk, bu olayın içerisinde yaşıyor, tespitini yapıyor ve bu milletin içinden çıkmış bir kahraman, bir liderdir. Bu durumun bir benzerini yeni yaşadık. Türkiye'de düşmanın adı değişiyor, ancak saldıran düşman tek, saldırdığı ise Türkiye'nin bayraktarlığını yaptığı İslam coğrafyasıdır. Ne yazık ki kendisine ateş eden de kendisinin büyütüp beslediği askerlerdir. Bugün gururla müşahede ediyoruz ki bu milletin önünde kendisine önderlik edebilecek bir lideri varsa, bugün bunun adı Recep Tayyip Erdoğan. Dün Atatürk'tü, ondan önce Fatih Sultan Mehmet'ti, ondan önce Alparslan'dı. Kendisine liderlik eden bir önderi varsa bu millet ölümden hiç korkmadı. 57. Alay başta olmak üzere tüm şehitlerimizi anıyorum."

HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım ise Adıyaman'ın sorunları hakkındaki gündem dışı konuşmasında, Adıyaman'da tütün üreticisinin kafasının karışık olduğunu, hükümetin baskıcı tutum sergilediğini öne sürdü.

Üreticinin 2 Temmuz'dan sonra bir kilo tütün dahi satamayacağını savunan Yıldırım, "Çünkü kafalarında birçok soru işareti var. Hükümet zamana yayarak tütünü ortadan kaldırmak istiyor. Bu baskıcı uygulamasıyla da esnafa yönelik ciddi cezalar verilmektedir. Düşün artık bu insanların yakasından. Hükümetin, Adıyamanlı umurunda bile değil. Adıyamanlı bu yaptığınızı unutmayacak." dedi.

HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir ve HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak'ın milletvekilliği düşürüldü.

TBMM Genel Kurulu'nda, Baydemir ve Irmak'ın hakkında mahkemelerce verilen ve kesinleşmiş cezalara ilişkin Başbakanlık tezkereleri okunarak, bilgiye sunuldu.

Anayasa gereğince, TBMM Genel Kurulu'nda okunan tezkerelerin ardından Baydemir ve Irmak'ın milletvekilliği düştü.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak'ın "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan çarptırıldığı 10 yıl hapis cezasını, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi de HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir'e polise hakaret suçundan yerel mahkemenin verdiği 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasını onamıştı.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti ile MHP'nin ortak verdiği Genel Seçiminin Yenilenmesi ve Seçimin 24 Haziran 2018 Tarihinde Yapılması Hakkındaki Önergesinin 48 saat geçmeden TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülmesine ilişkin AK Parti Grup önerisi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin gündem ve çalışma saatlerine ilişkin grup önerisi ele alındı.

Kabul edilen öneriye göre, Genel Seçiminin Yenilenmesi ve Seçimin 24 Haziran 2018 Tarihinde Yapılması Hakkındaki Önerge, 48 saat geçmeden Anayasa Komisyonunda görüşülecek.

Genel Kurul, haftalık çalışma günlerinin dışında yarın saat 14.00'te de toplanacak.

23 Nisan 2018 Pazartesi günü yapılacak özel birleşimde, konuşmaların tamamlanmasından sonra kanun tasarı ve teklifleri ile komisyonlardan gelen işlerin görüşülmesine devam edilecek.

CHP, önerinin İçtüzüğe aykırı olduğu gerekçesiyle usul tartışması açtı. Ancak TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, tutumunda bir değişiklik olmadığını belirterek, öneriyi işleme aldı.

Öte yandan, HDP'nin "Bireysel silahlanma" ve CHP'nin "FETÖ'nün siyasi ayağı" ile ilgili araştırma önergelerinin bugün ele alınması önerileri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, 24 Haziran 2018 yılında yapılması öngörülen seçimlerin hayırlı olmasını diledi.

Türkiye'nin, tarihi, kültürel değerleri, tabiatıyla, kıyılarıyla ciddi bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini düşündüğünü anlatan Usta, rakamların bunu gösterdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin, kalkınma planında 2018 yılı için öngörülen seyahat ve turizm geliri rakamı 40,8 milyar dolar iken en son açıklanan rakam 23 milyar dolar olduğunu vurgulayan Usta, "Turizm geliri ile ilgili 5 yıl önce 41 milyar dolar hedeflerken bugün bu rakamın 23 milyar dolar olacağını, yaklaşık 18 milyar dolar hedeften sapacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla burada konjonktürel bazı sıkıntılar olmuş olabilir. Ancak Türkiye turizmle ilgili hedeflerinin çok gerisindedir. Değerlerimizi öne çıkarmamız lazım. Özellikle Karadeniz'in turizm potansiyelinin öne çıkarılması önemli. Yeşili, mavisi, inanç turizmi ile eşsiz güzelliklere sahip bir bölgemizdir. Tanıtım faaliyetleri yapılmalı. Cari açığın azaltılması açısından bu büyük önem arz etmektedir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, Osman Baydemir ve Selma Irmak'ın vekilliklerinin düşürülmesine ilişkin karar okunmadan önce görüşlerini ifade etti.

Kerestecioğlu, "Siz halka 'sizin iradenizi tanımayız.' diyorsunuz. Ey hukukçular, sizlerde bu dönemin tarihine bu iktidarla birlikte geçtiniz. Selma Irmak ve Osman Baydemir'in bir kaydı vardır ama o kayıt adli sicil kaydı değil, Türkiye halklarının kalbine kazınmış bir kayıttır. Panik halinde seçime gitme kararı aldınız, seçime giderken bile vekillerimizin vekilliklerini düşürmeye yeltendiniz." dedi.

Kerestecioğlu'nun konuşması sonrasında HDP Grubu Genel Kurul Salonunu terk etti.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir ve Hakkari Milletvekili Selma Irmak'a ait mahkeme kararlarının okunmasının TBMM'nin iradesine dışarıdan bir müdahale anlamına geldiğini savunan Altay, "Bu tür durumların dönem sonuna bırakıldığına ilişkin sayısız örnek var. Demokrasiye, milli iradeye saygılı birisi bir inisiyatif almanızı acizane tavsiye ediyorum. Milletin oyuyla seçilmiş insanların buradaki görevini en azından 24 Haziran tarihine kadar sürdürmeleri işin yakışığıdır. " ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise Anayasanın 84. maddesinin bu kararların okunmasını emrettiğini aktararak, Kerestecioğlu'nun, bunu bir "acziyet" olarak değerlendirmesine tepki gösterdi. Muş, "Burada kesinleşmiş yargı kararını 'bu bir acziyettir, halk iradesine saygısızlıktır' gibi ifadelerle sulandırmaya çalışmak doğru değildir. Burada bir acziyet söz konusu değildir. Acziyetle konuşanlar bir suçluluk psikolojisinin aslında Meclis'teki dışa vurumunu ortaya koymaktadırlar. Dolayısıyla parti grubumuza dönüp 'acziyet içerisindesiniz' diyenler bu suçluluk psikolojilerini halka nasıl izah edeceklerini bir düşünsünler." değerlendirmesinde bulundu.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, CHP'nin daha önce seçime dair "hodri meydan" dediğini belirterek, "Biz de 'hodri meydan' diyoruz. Dolayısıyla seçimden kaçmak olmaz. Biz milletimize güveniyoruz, Allah'ın izniyle gümbür gümbür seçimi alacağız." dedi.

Eroğlu, TBMM Genel Kurulunda, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın üçüncü bölümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Erken seçime ilişkin CHP'nin daha önce "hodri meydan" dediğini anımsatan Eroğlu, "Biz de 'hodri meydan' diyoruz. Özellikle 'hodri meydan' söyleminizle bunu önce siz istediniz. Dolayısıyla seçimden kaçmak olmaz. Biz milletimize güveniyoruz, Allah'ın izniyle gümbür gümbür seçimi alacağız. AK Parti olarak hazırız. Türkiye hazır, AK Parti hazır." ifadelerini kullandı.

Veysel Eroğlu, tasarıyla çiftçilerin üzerine ek yükler bineceği iddialarına karşı, çiftçilerin borçlarının yapılandırıldığını, bundan sonra baraj, gölet ve sulama şebekesinden intikal edecek borçlarının dikkate alınmayacağını, bunun da çiftçiler üzerinden büyük bir yükün kalkması anlamına geldiğini söyledi.

AK Parti hükümetleri öncesinde 65 milyar dolar tutarında hazine garantili hükümetler arası ikili iş birliği anlaşmalarının imzalandığına dikkati çeken Eroğlu, bu durumun hem hazinenin borçlanma yükünü hem de faiz yükünü fevkalade artırdığını ifade etti.

Eroğlu, şöyle konuştu:

"Bunlar büyük baraj ve hidroelektrik santralleri ve sulama tesisleri. Bunun dışında başka bir şey yoktur. Bunlarla ilgili toplam borçlanma yükü 65 milyar dolar. Biz bunun uygun olmadığını söyledik. Ancak bu iş birliği anlaşmaları Anayasa'ya göre kanun hükmünde. Biz de dedik ki hazinenin borçlanma yükü olmadan yap işlet devret ile yapmak istiyorlarsa buyursunlar dedik ve böylece kanunla bunları bertaraf ettik ve 65 milyar dolarlık borç yükünü ortadan kaldırdık. Şu anda GAP Bölgesinde 600 bin hektarlık alanı öz kaynaklarla sulamaya açtık. Dolayısıyla şu anda bizim Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak hazine garantili herhangi bir çalışmamız yoktur. Diğer bakanlıklarla ilgili durumu bilmiyorum. Benim bakanlığımla ilgili net söylüyorum yok."

Veysel Eroğlu, İzmir Efes'te antik bir kanalın bulunduğunu belirten Eroğlu, kanalı tarihi özelliğini bozmadan açmak istediklerini, çalışmanın turizm amaçlı olduğunu dile getirdi.

Kendisinin katılımcı anlayışı önemsediğinin altını çizen Eroğlu, bu konuda herhangi bir tavsiyesi olanı da dinlemeye hazır ve herkesin mutabık kaldığı bir projeyi yapmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi.

Eroğlu, suyun ticarileştirilmesi konusundaki eleştirilerin doğru olmadığını ifade etti. Tasarıda yanlış anlaşılabilecek bir maddeyi ortak istişare ile çıkardıklarını anımsatan Eroğlu, "Burada suyun satışı, ticarileştirilmesi kesinlikle söz konusu değil. Sadece sulama ile ilgili bir takım işletme giderlerinin alınması söz konusu. Mülkiyet hakkını korumak hepimizin vazifesidir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek, yasalaştı.

Kanuna göre, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki koruma hizmetleri, hizmet alanların isteğine bağlı olarak alınacak.

Kendi koruma önlemlerini alan kamu kuruluşları ile gerçek veya tüzel kişilere ait tarımsal işletmelerden, koruma ücreti alınmayacak, koruma sandığından tazminat ödenmeyecek.

DSİ baraj, gölet ve kanal gibi su yüzeyleri ile rezervuar alanında azami su kotu ile işletme kotu arasında kalan yerlerde güneş enerjisi sistemlerinin kurulmasına yönelik uygun talepleri bedeli karşılığında kiralayabilecek.

DSİ Genel Müdürlüğü su tahsislerini yapacak, ayrıca arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yürütecek.

DSİ bünyesinde "Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri", " Arazi Toplulaştırması Etüt ve Projelendirme" ,"Değerlendirme ve Destekleme" daire başkanlıkları oluşturulacak. Genel müdür yardımcısı sayısı 4'ten 5'e çıkacak.

DSİ'nin gerçekleştirdiği arazi toplulaştırması işlemleri için yapılan harcamalar ile baraj, gölet gibi depolama tesislerinin sulama amacına ilişkin yatırım bedeli ve sulama tesislerinin yatırım bedeli amortismana tabi olmayacak. Yeraltı suyu sulama kooperatiflerinden, sulama tesisinin mülkiyetinin devrinden vazgeçenlerden tesis bedeli alınmayacak.

DSİ Genel Müdürlüğü, yargı harçları dahil her türlü harçtan, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden, damga ve gelir vergisinden muaf olacak.

İlgili kanunların verdiği yetkiye istinaden su kaynaklarının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca tahsisi, kiralanması, ruhsatlandırılması gibi işlemlerde DSİ'nin görüşü alınacak. Bu durumda, DSİ tarafından ayrıca tahsis yapılmayacak.

Yatırım programında yer alan ve Maden İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilen DSİ projeleri içerisinde kalan yerlerde maden arama veya işletme ruhsatı verilmeden önce DSİ'nin uygun görüşü alınacak.

Kanunla, arazi toplulaştırılması yapılacak.

Arazilerin doğal ve suni etkilerle bozulmasının, parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde ise doğal özellikleri, kullanım bütünlüğü, mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirilip ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ile köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması amacıyla arazi toplulaştırması yapılacak.

Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde DSİ uygulayıcı kuruluş olarak yetkili olacak. DSİ dışındaki kurum ve kuruluşlar, DSİ'nin iznine tabi olarak proje idaresi sıfatıyla arazi toplulaştırabilecek ve tarla içi geliştirme yapabilecek.

Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri uygulanacak arazi üzerinde, DSİ veya proje idaresi tarafından yapılacak fiili uygulamalar, hak sahiplerinin iznine tabi olmayacak.

Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yürütülen alanlarda tarımsal faaliyetleri kısıtlamaya DSİ veya proje idaresi yetkili olacak.

DSİ veya proje idaresi, gerekli hallerde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazileri toplulaştırabilecek veya kamulaştırabilecek.

Arazi toplulaştırması uygulamalarında, tahsisli araziler asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki araziler ile birleştirilerek asgari büyüklükte yeni tarımsal araziler oluşturulabilecek. Bu suretle oluşturulan araziler öncelikle arazi toplulaştırmasına veya kamulaştırma konusu olan arazi maliklerine, bu kişiler satın almadığı takdirde, yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünde tarım arazisi bulunmayan yöre çiftçilerine rayiç bedeli üzerinden satılacak.

DSİ sulama kooperatiflerinin kurulmasına izin verecek, denetleyecek.

DSİ'nin, finansal ve mali yapısı sürdürülemez olan sulama tesislerini işleten kooperatifler ile yaptığı devir sözleşmeleri, DSİ'nin teklifi ve Orman ve Su İşleri Bakanı'nın onayıyla feshedilecek.

Sulama tesislerinden izinsiz su kullananlara, işletme ve bakım ücretinin yüzde 50 fazlası tutarında idari para cezası verilecek.

Sulama tesislerini devralan idareler, bu tesislerin inşa amaçlarına uygun olarak işletme, bakım ve onarım hizmetlerini yapmakla, bu tesislerin proje alanında DSİ tarafından gerekli görülen sulama ve drenaj amaçlı ilave yapıları projelendirip inşa etmekle, tesislerin rehabilitasyonunu sağlamakla, sulama tesisinden faydalananlardan alınacak su kullanım hizmet bedelini belirlemekle görevli olacak.

Sulama tesisleri, DSİ tarafından hizmet alımı suretiyle işlettirilebilecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ait arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleriyle ilgili araç gereçler, sözleşmeler, davalar, makine ve teçhizat DSİ'ye devredilecek. DSİ, bakanlıkça işlemleri devam eden arazi toplulaştırması işleri ve tarla içi geliştirme hizmetlerine son verebilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilememiş baraj ve gölet gibi depolama tesislerinin sulama amacına ilişkin yatırım bedeli ve sulama tesislerinin yatırım bedellerinin tahsilinden ve takip işlemlerinden vazgeçilecek.

Sulama tesisi mülkiyetinin devrinden feragat eden yer altı suyu sulama kooperatifleri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce inşa edilen tesis bedelini ödemeyecek. Bu alacaklardan tahsil edilenler iade edilmeyecek.

Orman Genel Müdürlüğü, devlet ormanlarında arkeolojik kazı ve restorasyon yapılmasına, bu alanların kullanımına, tarihi eserlerin restorasyonu, korunması için gerekli tesislere, odun kömürü, terebentin, katran, sakız gibi işletilmesinde ağaç kullanılan ocakların açılmasına, balık üretmek üzere tesis kurulmasına, göl, baraj, deniz yüzeyinde yapılan balık üretimi için karada yapılması mecburi tesislere ve yer altında depolama alanı kurulmasına bedeli karşılığı, 29 yıla kadar izin verebilecek.

Bu süre sonunda her türlü bina ve tesis, bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü tasarrufuna geçecek. Bu bina ve tesisler, Orman Genel Müdürlüğü ihtiyaçları için kullanılabilecek veya kiraya verilecek.

Genel bütçe kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarına bu madde kapsamında verilen izinlerden bedel alınmayacak. Ancak bedelsiz izne konu tesisler de dahil olmak üzere tesislerin izin sahibince üçüncü kişilere kiralanması halinde orman sayılan alana isabet eden kira bedelinin yüzde 50'si, her yıl Orman Genel Müdürlüğü bütçesine izin sahibi tarafından yatırılacak.

Devlet ormanlarından elde edilen dikili ağaç da dahil orman ürünlerinin piyasa satışlarında açık artırma esas olacak. Amenajman plan verilerine uygun olarak dikili ağaç da dahil orman ürünleri satışları, 5 yıllık süreleri geçmemek üzere yapılabilecek.

Devlet ormanlarında yaptırılan ağaçlandırma, bakım, imar, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri, iş yerinin ve iş yerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle iş yerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve iş yerindeki köylülere veya iş yeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere yaptırılacak.

Orman idaresi, orman yangınlarını önlemek ve söndürmek maksadıyla her türlü hizmeti yapacak veya yaptıracak.

Orman sayılan alanlar dışındaki yangınlarda ormana sirayet etme riski bulunan kırsal alan yangınlarının söndürülmesine imkanlar ölçüsünde katkı sağlanacak.

Orman yangınlarıyla mücadelede gönüllülerden de faydalanılacak.

Gönüllülerin yangına ulaşım ile yangın söndürmeye yarayacak aletleri ve giyecekleri, devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda sahipleri tarafından karşılanacak.

Yangına katılan personel ve gönüllülerin iaşe giderleri, yangın söndürme faaliyetleri süresince orman idaresi tarafından sağlanacak.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***