2008-06-04 - 18:10
Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla
Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, ESPAD (Avrupa Gençlerde Madde
Kullanımı Değerlendirme Projesi) konusunda bazı öğretim üyelerinin
görüşlerini dinledi.
Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla
Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, ESPAD (Avrupa Gençlerde Madde
Kullanımı Değerlendirme Projesi) konusunda bazı öğretim üyelerinin
görüşlerini dinledi.
Alınan bilgiye göre, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan
Yargıç, istatiksel çalışmalar ile koruyucu çalışmaların bir arada
yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, ESPAD araştırmasının Türkiye
koşullarına uyarlanarak yapılmasının daha faydalı olacağını söyledi.
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldırım Doğan da
Türkiye'nin madde bağımlılığı ile mücadelede koruma ve önleme
çalışmalarına ağırlık verdiğini belirterek, bu ortamda yapılacak ESPAD
ve benzeri araştırmaların gençlerde merak dürtüsünü harekete
geçirebileceği uyarısında bulundu.
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Arıkan ise bazı Avrupa
ülkelerinde madde kullanımının serbest olduğuna dikkati çekerek,
ESPAD'da yer alan soruların, Türkiye'de aynen sorulamayacağını belirtti.
Prof. Dr. Arıkan, bu nedenle soruların bazılarının yok sayılması,
bazılarının da değiştirilmesi gerektiğini savundu.
ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebi Sümer de ESPAD'ın 2003 yılında
Türkiye'de uygulandığını ve yararlı sonuçlar verdiğini kaydederek,
Türkiye'de sigara, alkol ve madde bağımlılığı konusunda tatmin edici bir
veri tabanı bulunmadığını ifade etti. Prof. Dr. Sümer, ESPAD'ın ülke
koşullarına uyarlanarak 4 yılda bir uygulanmasının yararlı olacağını
söyledi. Prof. Dr. Sümer, madde bağımlılığı konusunda bir veri bankası
kurulmasını da önerdi.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Çılga, ESPAD'in
koruma-önleme çalışmalarına yön gösterici olma yerine, veri tabanı
oluşturmayı amaçladığını anlattı. Doç. Dr. Çılga, bu nedenle beklenen
faydanın elde edilemeyebileceğini savundu.
-''SORULAR TAHRİK EDİCİ OLABİLİR''-
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhunde Öktem, projede
yer alan bazı soruların merak uyandırıcı niteliği nedeniyle risk
gruplarını tahrik edebileceği uyarısında bulundu.
Ankara Numune Hastanesi Klinik Şefi Doç. Dr. Nesrin Dilbaz da madde
kullanımı ve bağımlılığının toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu
vurgulayarak, uygulanan koruma-önleme çalışmalarının hedefe ulaşıp
ulaşmadığını belirlemenin tek yolunun araştırma yapmak olduğunu söyledi.
ESPAD'ın 2003 yılında uygulandığını hatırlatan Doç. Dr. Dilbaz,
soruların çoğunun çıkartılmasına, çoğunun da değiştirilmesine karşın
araştırmanın henüz yapılamadığını söyledi. Doç. Dr. Dilbaz, araştırmanın
bir an önce yapılmasının önemine dikkati çekti.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Özcebe ise
araştırma teknikleri hakkında ayrıntılı bir sunum yaparak, ESPAD
araştırmasının, ''Olmazsa olmaz'' soruları dışında kalan soruların
Türkiye koşullarına uygun olarak değiştirilebileceğini bildirdi.
Milletvekilleri de bilim adamlarının sakıncalı soruları ayıklayarak,
ESPAD araştırmasının okullarda uygulanmasını istediler.
ESPAD 2003 yılında okullarda uygulanmış, 2007 yılında ise uygulanmasına,
bazı sorular sakınca içerdiği gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığınca
izin verilmemişti.
Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla
Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, ESPAD (Avrupa Gençlerde Madde
Kullanımı Değerlendirme Projesi) konusunda bazı öğretim üyelerinin
görüşlerini dinledi.
Alınan bilgiye göre, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan
Yargıç, istatiksel çalışmalar ile koruyucu çalışmaların bir arada
yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, ESPAD araştırmasının Türkiye
koşullarına uyarlanarak yapılmasının daha faydalı olacağını söyledi.
Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldırım Doğan da
Türkiye'nin madde bağımlılığı ile mücadelede koruma ve önleme
çalışmalarına ağırlık verdiğini belirterek, bu ortamda yapılacak ESPAD
ve benzeri araştırmaların gençlerde merak dürtüsünü harekete
geçirebileceği uyarısında bulundu.
Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Arıkan ise bazı Avrupa
ülkelerinde madde kullanımının serbest olduğuna dikkati çekerek,
ESPAD'da yer alan soruların, Türkiye'de aynen sorulamayacağını belirtti.
Prof. Dr. Arıkan, bu nedenle soruların bazılarının yok sayılması,
bazılarının da değiştirilmesi gerektiğini savundu.
ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebi Sümer de ESPAD'ın 2003 yılında
Türkiye'de uygulandığını ve yararlı sonuçlar verdiğini kaydederek,
Türkiye'de sigara, alkol ve madde bağımlılığı konusunda tatmin edici bir
veri tabanı bulunmadığını ifade etti. Prof. Dr. Sümer, ESPAD'ın ülke
koşullarına uyarlanarak 4 yılda bir uygulanmasının yararlı olacağını
söyledi. Prof. Dr. Sümer, madde bağımlılığı konusunda bir veri bankası
kurulmasını da önerdi.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Çılga, ESPAD'in
koruma-önleme çalışmalarına yön gösterici olma yerine, veri tabanı
oluşturmayı amaçladığını anlattı. Doç. Dr. Çılga, bu nedenle beklenen
faydanın elde edilemeyebileceğini savundu.
-''SORULAR TAHRİK EDİCİ OLABİLİR''-
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhunde Öktem, projede
yer alan bazı soruların merak uyandırıcı niteliği nedeniyle risk
gruplarını tahrik edebileceği uyarısında bulundu.
Ankara Numune Hastanesi Klinik Şefi Doç. Dr. Nesrin Dilbaz da madde
kullanımı ve bağımlılığının toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu
vurgulayarak, uygulanan koruma-önleme çalışmalarının hedefe ulaşıp
ulaşmadığını belirlemenin tek yolunun araştırma yapmak olduğunu söyledi.
ESPAD'ın 2003 yılında uygulandığını hatırlatan Doç. Dr. Dilbaz,
soruların çoğunun çıkartılmasına, çoğunun da değiştirilmesine karşın
araştırmanın henüz yapılamadığını söyledi. Doç. Dr. Dilbaz, araştırmanın
bir an önce yapılmasının önemine dikkati çekti.
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilal Özcebe ise
araştırma teknikleri hakkında ayrıntılı bir sunum yaparak, ESPAD
araştırmasının, ''Olmazsa olmaz'' soruları dışında kalan soruların
Türkiye koşullarına uygun olarak değiştirilebileceğini bildirdi.
Milletvekilleri de bilim adamlarının sakıncalı soruları ayıklayarak,
ESPAD araştırmasının okullarda uygulanmasını istediler.
ESPAD 2003 yılında okullarda uygulanmış, 2007 yılında ise uygulanmasına,
bazı sorular sakınca içerdiği gerekçesiyle Milli Eğitim Bakanlığınca
izin verilmemişti.
